A'DAN Z'YE
A'DAN Z'YE
Ece
Ece
A
Ayyh
ha
an
n
A H M A H M E T S O Y S AE T S O Y S A LL©
© □□ O
O
A
A ’’dd aa nn ZZ ’’ y y ee EEcc ee A A y y hh aa nn
HAZIRLAYAN HAZIRLAYAN A
Ahhmm eet t SoSo yysasa ll KİTAP TASARIMI KİTAP TASARIMI
Y
Yetetkkin in BBaaşşaarrırır DÜZELTİ DÜZELTİ Fahri Güllüoğlu Fahri Güllüoğlu
KİTAP-LIK DERGİSİNİN (59. SAYI) HEDİYESİDİR KİTAP-LIK DERGİSİNİN (59. SAYI) HEDİYESİDİR
©
© YYaap i p i KK r e d i Kr e d i K üü l t ül t ü rr S a
S a nn a t a t YY a ya y i n c i l ii n c i l ik k TT İ c aİ c a r er e t t v e S a n av e S a n ay İ A .y İ A .Ş .Ş . İs
İstiti kklalal l CCaaddddeses i i NNoo. . 2288 5 5 BBeyey ooğğlu lu 3344 44 333 3 İsİstatannbbuull Telef
Telefon: (o 212) 2on: (o 212) 2 52 452 4 7 00 (7 00 (pbx) Faks: (pbx) Faks: (o 212) o 212) 293 293 07 2307 23 http://www.yapikrediyayinlari.com http://www.yapikrediyayinlari.com http://www.shop.superonline.com/yky http://www.shop.superonline.com/yky http://www.teleweb.com.tr http://www.teleweb.com.tr e-posta:
e-posta: y ykkkkuultltuurr@@ yykkyykkuultltuur.r.ccoomm .t.trr BASKI VE CİLT
BASKI VE CİLT Promat Promat
A
Aççıı
Ec
Ece e Ayhan’Ayhan’ ı ı tanıtanımadmad ığımığım , , bilmediğim zabilmediğim za manları manları hatırlamayahatırlamaya çalışıyorum. Türk şiirinde uzaktan bir isimdi benim için. Ben İlhan çalışıyorum. Türk şiirinde uzaktan bir isimdi benim için. Ben İlhan Berk’i (şahsen de) tanıyordum, Dağlarca’yı epeyi biliyordum. Ece Berk’i (şahsen de) tanıyordum, Dağlarca’yı epeyi biliyordum. Ece A
Ayyhhaann’’ ın ın şişiiririni ini İlİlhan han BBeerrkk’’ in in ççook k öönneemmsseeddiiğğiinni i hahatıtırlrlııyoyorurum. m. BirBir gün, kardeşim Engin, İlhan Berk’in evinde Ece Ayhan’la tanışmış. gün, kardeşim Engin, İlhan Berk’in evinde Ece Ayhan’la tanışmış. 70’lerin sonu olabilir. 77’nin başlarında tanıştığım Nilgün Marma 70’lerin sonu olabilir. 77’nin başlarında tanıştığım Nilgün Marma ra da Ece Ayhan’ı seviyordu. Ben henüz Ece Ayhan’ın şiirine doğru ra da Ece Ayhan’ı seviyordu. Ben henüz Ece Ayhan’ın şiirine doğru gitmiyordum,
gitmiyordum, az biliaz biliyordyordum. Şimdi hatırladıum. Şimdi hatırladım, m, bibiryryererde de (henüz b(henüz birir kitabına sahip değildim) Put, Zanzalak
kitabına sahip değildim) Put, Zanzalak AğacıAğacı vs. şiirini okumuş, oto vs. şiirini okumuş, oto
matik
matik yayazı ve sürrzı ve sürrealizm çağrışımları akealizm çağrışımları ak lıma gelmlıma gelmişti, işti, birbiraz “az “ ilkeilkel”l” bulmuştum. Asıl, 8o’in sonunda tanıştığım Orhan Çörek, çok sev bulmuştum. Asıl, 8o’in sonunda tanıştığım Orhan Çörek, çok sev diğin
diğini i belirtibelirtip banp bana ma maviavi-pe-pembmbe e kapaklı Ykapaklı Yoorrt t SaSauuuul’l’ u u verdiverdiğinğinde öde ö ğğ renmeye başladım Ece Ayhan’ın şiirini. Bir iki yıl sonra karşıma çı renmeye başladım Ece Ayhan’ın şiirini. Bir iki yıl sonra karşıma çı kan Turgay Özen de beni aynı yöne itti. Onun için, Ece Ayhan, kan Turgay Özen de beni aynı yöne itti. Onun için, Ece Ayhan, Dağ-larca’yla birlikte çağdaş Türk Şiirinin en öde gelen ismiydi. Ben as larca’yla birlikte çağdaş Türk Şiirinin en öde gelen ismiydi. Ben as lınd
lında a yine de yine de birbiraz diraz direniyordum. eniyordum. Saygıyla okuyorduSaygıyla okuyordu m, m, amam a a EcEce e AAyy han’da, aynı zamanlarda okuduğum Cemal Süreya ve Sezai han’da, aynı zamanlarda okuduğum Cemal Süreya ve Sezai Kara-koç’ta da, tabii İlhan Berk’in, Turgut Uyar’ın ve Edip Cansever’in koç’ta da, tabii İlhan Berk’in, Turgut Uyar’ın ve Edip Cansever’in çoğu
çoğu şiirlşiirlerinde erinde olduğu olduğu gibi, gibi, BBatatı ı modernlmodernliğine öykünen, iğine öykünen, birbiraz az zorzor la
lama ma bir bir ananlalayıyış ş sezsezinlinliyoiyordumrdum. . BBir ir CCididarara a İİççimimi i ve ve EEliflifli’nin Oktli’nin Oktay ay RRi- i-fat
fat’’ ı ı bana dbana d ahaha a yakın geliyordu (elbette yakın geliyordu (elbette DaDağlarcğlarc a’yla bira’yla birliklikte)te). . AmaAma bir
bir gügün, n, İlhİlhan Berk’an Berk’ iin n evinde, evinde, eski bir eski bir derginin özel sayıderginin özel sayısındsında (yanıla (yanıl mıyorsam), Ece Ayhan’ın Orhan Veli’yle ilgili sözleri beni etkilemiş mıyorsam), Ece Ayhan’ın Orhan Veli’yle ilgili sözleri beni etkilemiş ti, kendime yakın bulmuştum, Artaud’yu düşünmüştüm. Arapların ti, kendime yakın bulmuştum, Artaud’yu düşünmüştüm. Arapların At
At KoşturmKoşturmaları aları dda a bebeni ni ililk ek ettkkilileeyeyen n EcEce e AyAyhahan n şşiiirirlelerrininddeendndii..
B
B
B
e y a z
e y a z
B
Bis
ism
mil
illa
lah
h tû
tû H
Haaffıız
z P
Poosstt
insanoğlu babasızdır.
insanoğlu babasızdır.
Evet, daha çok anlamaya başlıyordum, otomatik yazı görün Evet, daha çok anlamaya başlıyordum, otomatik yazı görün tüsünün ötesinde derin ve sahici şeylerin söz konusu olduğunu Ece tüsünün ötesinde derin ve sahici şeylerin söz konusu olduğunu Ece A
Ayyhhaann’’ddaa, , ve ve eşeşssiz iz bibir r şşeekikillde de ssöz öz kkoonunusu su oolldduuğğuunnuu. . DDevevlet let vve e TaTabi- bi-at’taki üç dipyazı’ya çok daha dikkatli bakıyordum. Bunları hâlâ da at’taki üç dipyazı’ya çok daha dikkatli bakıyordum. Bunları hâlâ da Ece Ayhan şiirinin manifestosu olarak kabul edebiliriz. Bu metinler Ece Ayhan şiirinin manifestosu olarak kabul edebiliriz. Bu metinler de, şiirle ve sanatla ilgili problematik, toplum ve tarihle ilgili de, şiirle ve sanatla ilgili problematik, toplum ve tarihle ilgili
proble-matikle iç
matikle iç içe içe geçgeç mimiş durş durumdaumda; ve bu nokt; ve bu noktada artada artık Bık Batatı ı modernlimodernliğiği ne öykünmeden söz edilemeyeceğini anlıyordum. Örneğin, birinci ne öykünmeden söz edilemeyeceğini anlıyordum. Örneğin, birinci di
dipypyazazı’sı, ı’sı, ““ Şiir Şiir AlAlınlınlıklıklararı ı Üzerine”Üzerine” nnin son in son paragrafparagrafını ını okuyalokuyalım:ım:
Bu yazıda bile, burnunu bir parmağa karıştırtan, zalim bir kamu çi Bu yazıda bile, burnunu bir parmağa karıştırtan, zalim bir kamu çi çeğinin bozduğu bir çocuk yüzü, yukarı kaçtığından, onun boş bıraktığı so çeğinin bozduğu bir çocuk yüzü, yukarı kaçtığından, onun boş bıraktığı so ğan mürekkebiyle yazılmış sırayı, ateşi olanlar yakıp
ğan mürekkebiyle yazılmış sırayı, ateşi olanlar yakıp görürler vegörürler ve utanırlar utanırlar
mı? Çağdaş bir masal babası yerinize utanıyor. mı? Çağdaş bir masal babası yerinize utanıyor.
Ece Ayhan’da iktidar söz konusuydu, arzu söz konusuydu ve Ece Ayhan’da iktidar söz konusuydu, arzu söz konusuydu ve zulüm (ezilenlerin öznelliği, ya da ezilen öznellik) söz konusuydu. zulüm (ezilenlerin öznelliği, ya da ezilen öznellik) söz konusuydu. Bütün bunlar, modern ve yeni bir biçim aracılığıyla ortaya konuyor Bütün bunlar, modern ve yeni bir biçim aracılığıyla ortaya konuyor du. Sanat
du. Sanat yayapıpıtı tı - - şişi ir-ir- soso mm uu tutu n n içiçinine derie derinlemesinlemesine gine giririyoryordu. Dadu. Da hası, cümlenin ve yazının en sonunda yer alan utanıyor sözü ahlak hası, cümlenin ve yazının en sonunda yer alan utanıyor sözü ahlak sal bir çığlığı dile getiriyordu. Şiirlerinin bu etik yanı üstünde dur sal bir çığlığı dile getiriyordu. Şiirlerinin bu etik yanı üstünde dur muyordu ya da ondan söz etmek istemiyordu o zamanlar Ece Ay muyordu ya da ondan söz etmek istemiyordu o zamanlar Ece Ay han. Bütün bunlar, fark etmeye başladığım andan itibaren, beni han. Bütün bunlar, fark etmeye başladığım andan itibaren, beni Ec
Ece Ayhan’e Ayhan’ ıın şiirinn şiirine çoe çok k yaklaştırdıyaklaştırdı..
Tam da o sırada Beyaz dergisi çıkmaya başlamıştı. Turgay Tam da o sırada Beyaz dergisi çıkmaya başlamıştı. Turgay Özen ve ben derginin Ece Ayhan’cılarıydık (ve Dağlarca’cıları). 83 Özen ve ben derginin Ece Ayhan’cılarıydık (ve Dağlarca’cıları). 83 sonu mu yoksa 84 mü,
sonu mu yoksa 84 mü, tam tam hatırhatırlamıylamıyorum, amorum, am a daa daha çok 84 ha çok 84 olol aa bilir, Ece Ayhan İstanbul’a geldi ve Nilgün’ün oturduğu Kızıltop bilir, Ece Ayhan İstanbul’a geldi ve Nilgün’ün oturduğu Kızıltop rak’taki eve yerleşti. Böylece tanıştık. Tanıştığım insan, şiirlerinin rak’taki eve yerleşti. Böylece tanıştık. Tanıştığım insan, şiirlerinin bende yarattığı izlenimi doğruladı. İnanılmaz ciddiydi. Durmadan bende yarattığı izlenimi doğruladı. İnanılmaz ciddiydi. Durmadan
ÇANAKKALE’DEKİ İLKOKULU. “AYAKKABIM YOKTU. BAZEN YALINAYAK, ÇANAKKALE’DEKİ İLKOKULU. “AYAKKABIM YOKTU. BAZEN YALINAYAK,
BAZEN DE TAKUNYAYLA GİOERDİM...” DİYE ANLATIRDI (FOTOĞRAF: ÖZAY ERKILIÇ) BAZEN DE TAKUNYAYLA GİOERDİM...” DİYE ANLATIRDI (FOTOĞRAF: ÖZAY ERKILIÇ)
İL
İL KOKOKUKULLA A GİGİTTTT İĞİĞ İİ Y
YILIL LALA RRDA DA OTURDUKLARI OTURDUKLARI Ç A N A K K A L E ’ D E K İ Ç A N A K K A L E ’ D E K İ
EV (F
EV (F OTOĞ RAOTOĞ RAF:F: Ö
Ö . . EErr k ik i l i çl i ç ))
Y
YAALLOVOV AAKKÖYÖY ÜÜ’’ NNDEDE KİKİ BABAEVİNİN ÖNÜNDE BABAEVİNİN ÖNÜNDE (( FFo t o ğ r a f o t o ğ r a f :: Ö Ö . . EErr k ik i l i çl i ç )) Z Z e y r e ke y r e k O O r t a o k u l ur t a o k u l u ’’nn aa GİTTİĞİ YILLARDA GİTTİĞİ YILLARDA OTURDUKLARI OTURDUKLARI C A N K U R T A R A N ’ D A K İ C A N K U R T A R A N ’ D A K İ EVİN ÖNÜNOE EVİN ÖNÜNOE (FOTOĞ RAF: (FOTOĞ RAF: Ö Ö . . EEr k i l i çr k i l i ç )) konuşuyor,
konuşuyor, birşeyler birşeyler anlatıyanlatıyor, söyledikleri or, söyledikleri kadkadar hatta oar hatta onlarınların ön ötete sinde eşsiz kişiliği cezbediyordu. Doğru yerde durduğunu anlıyor sinde eşsiz kişiliği cezbediyordu. Doğru yerde durduğunu anlıyor
konuşuyor,
konuşuyor, birşeyler birşeyler anlatıyanlatıyor, söyledikleri or, söyledikleri kadkadar hatta oar hatta onlarınların ön ötete sinde eşsiz kişiliği cezbediyordu. Doğru yerde durduğunu anlıyor sinde eşsiz kişiliği cezbediyordu. Doğru yerde durduğunu anlıyor dunuz. Doğru olduğu için de zor biryer. Dayanılmaz biryer. Bu yüz dunuz. Doğru olduğu için de zor biryer. Dayanılmaz biryer. Bu yüz den, yanında insanlara ihtiyacı vardı. Uçurumdaydı. Ya da temel den, yanında insanlara ihtiyacı vardı. Uçurumdaydı. Ya da temel deydi; ama temel,
deydi; ama temel, bibir uçurr uçurumdu. umdu. Darbeler Darbeler yemiştyemişti, ai, a mma susma susm uyoruyor du. Ya
du. Yaralralıydıydı ı amam a a hayat doluydu.hayat doluydu.
C
C
ee ss a r
a r ee tt
O günlerdeki Nilgün Marmara’yı hatırlıyorum, hep insanca O günlerdeki Nilgün Marmara’yı hatırlıyorum, hep insanca gülümseyen, büyük gözleriyle sessizce konuşan, ve biracıyı gizledi gülümseyen, büyük gözleriyle sessizce konuşan, ve biracıyı gizledi ğini sezinleyebileceğiniz. Şairliğini de gizliyordu, bilen ender in ğini sezinleyebileceğiniz. Şairliğini de gizliyordu, bilen ender in sanlardan biriydim. Ece Ayhan’ın yanındaydı. Çünkü, demin söyle sanlardan biriydim. Ece Ayhan’ın yanındaydı. Çünkü, demin söyle diğim gibi Ece Ayhan’ın insanlara ihtiyacı vardı. Bu insanlığı, yanına diğim gibi Ece Ayhan’ın insanlara ihtiyacı vardı. Bu insanlığı, yanına y
yaakkllaaşşaann, , yyaannmma a ggeelleennlleerrdde e dde e ggöörerebibilliirrddiininizz. . ÖÖrrnneeğğiin n TTuurrggaayy Özen’in Ece Ayhan’a duyduğu saygıyı unutamam. Evet, bir Özen’in Ece Ayhan’a duyduğu saygıyı unutamam. Evet, bir mec-lis’ti, o sıralar Ece Ayhan’ın etrafında, ama hiç de edebiyatçıların lis’ti, o sıralar Ece Ayhan’ın etrafında, ama hiç de edebiyatçıların şapel (chapelle) dedikleriyle ilgisi yoktu. Ece Ayhan, müritlerini top şapel (chapelle) dedikleriyle ilgisi yoktu. Ece Ayhan, müritlerini top lamış bir ustayı çağrıştırmıyordu. Yalın ve kırılgan bir insanlık sı lamış bir ustayı çağrıştırmıyordu. Yalın ve kırılgan bir insanlık sı caklığı yayılıyordu oradakiler arasında. Edebiyatla ilgisi uzak insan caklığı yayılıyordu oradakiler arasında. Edebiyatla ilgisi uzak insan lar
lar da da geliygeliyordu, ordu, örneğiörneğin Aleko n Aleko lakaplı lakaplı AAli li Atakul, Atakul, marjinamarjinal ve l ve dederinrin bir
bir arkaarka daşıdaşım. m. NilgüNilgün de n de onu çok seviyoonu çok seviyordu.rdu. İş
İşte te bbiirrggüün n o o eevvdde e (8(84 4 ssoonnu u mumu, , 885 5 babaşşı ı mı) mı) iilglgiinç nç bbiirrttooppllaan n--tı oldu. Cemal Süreya günlüklerinde söz etti. "Hepimiz toplanalım” tı oldu. Cemal Süreya günlüklerinde söz etti. "Hepimiz toplanalım” denildi, ve il
denildi, ve ilk k defdefa “a “ İkİkinincci Yeni” topi Yeni” toplandılandı. . Nilgün Nilgün yoktu. yoktu. OnlOnların dıarın dı şında bir tek Turgay Özen’le ben vardık. Onlar: Ece Ayhan, İlhan şında bir tek Turgay Özen’le ben vardık. Onlar: Ece Ayhan, İlhan Berk, Cemal Süreya, Edip Cansever, Tomris Uyar (Turgut Uyar, ra Berk, Cemal Süreya, Edip Cansever, Tomris Uyar (Turgut Uyar, ra hatsız olduğu için gelememişti). Turgay’la çıkıp rakı aldığımızı ha hatsız olduğu için gelememişti). Turgay’la çıkıp rakı aldığımızı ha tırlıyorum. Tevfik Akdağ ile Ercüment adlı bir arkadaşları da ora tırlıyorum. Tevfik Akdağ ile Ercüment adlı bir arkadaşları da ora daydı. Çok konuşuldu. Edip Cansever, biraz ayrıydı, ve biraz bıkkın daydı. Çok konuşuldu. Edip Cansever, biraz ayrıydı, ve biraz bıkkın gibi, diz
gibi, dizeyeyi sevmediğini i sevmediğini söylüyordu, herkesten söylüyordu, herkesten aayyrı benimle rı benimle konukonu şş muştu bir ara. Cemal Süreya, Ece Ayhan’a “Yahudi” benzetmesi muştu bir ara. Cemal Süreya, Ece Ayhan’a “Yahudi” benzetmesi y
yaappttıı, , ggaalliibba a dda a oonna a "sen, "sen, hhepepimimizi izi gömeceksin” gömeceksin” ddeeddii. . CCeemmaal l SSüürreeyya a veve Ece Ayhan çok neşeliydiler.
Ece Ayhan çok neşeliydiler.
Ç
Ç
Ç
a n a k k a l e
a n a k k a l e
Ece Ayhan’ın İstanbul hayatı, Nilgün’ün evinden ayrıldıktan Ece Ayhan’ın İstanbul hayatı, Nilgün’ün evinden ayrıldıktan sonra, değişik yerlerde sürdü. Bunlardan biri de Mustafa Irgat’ın sonra, değişik yerlerde sürdü. Bunlardan biri de Mustafa Irgat’ın Cih
Cih angiangi r Başkurt Sor Başkurt So kakak’taki evk’taki eviydiydi. O i. O sıralar Mustafa Irgat’sıralar Mustafa Irgat’ la la yakınyakın laşmaya başlamıştık. Önemli birisiydi. Şiirleri ve sinema yazıları laşmaya başlamıştık. Önemli birisiydi. Şiirleri ve sinema yazıları benzersizdir. Ece Ayhan’ın yolunda gidenlerin başında gelir. Onu, benzersizdir. Ece Ayhan’ın yolunda gidenlerin başında gelir. Onu, bizden çok öncelerden tanıyordu. Aralarında gerilimler oluyordu, bizden çok öncelerden tanıyordu. Aralarında gerilimler oluyordu, zaman zaman uzaklaşmalar, ilişkilerinde bir şey kopmuş gibiydi. zaman zaman uzaklaşmalar, ilişkilerinde bir şey kopmuş gibiydi.
Ece Ayhan’la ilgili İstanbul anılarım var, en sonuncu anım da Ece Ayhan’la ilgili İstanbul anılarım var, en sonuncu anım da İs
İsttananbbuull, , kkasasım ım 22000011. . BiBir r dde e ÇÇaannaakkkkaalle e aanınıllararıım m vavar. r. Ece Ece AAyyhhaann’’ ının iki “coğrafi” kökeni bulunmaktadır: biri, İstanbul, diğeri Çanakka iki “coğrafi” kökeni bulunmaktadır: biri, İstanbul, diğeri Çanakka le, annesinin köyü, Eceabat, Çanakkale şehri. Tarihleri kesin vere le, annesinin köyü, Eceabat, Çanakkale şehri. Tarihleri kesin vere miyorum, a
miyorum, a ma ma EcEce e AyAyhahan 9n 9 0’0’ ıın başındn başında a bir bir süre süre Berlin’e gitBerlin’e gitti, sonti, son ra İstanbul’a döndü. 92 sonlarında Ankara’ya oradan da Çanakka ra İstanbul’a döndü. 92 sonlarında Ankara’ya oradan da Çanakka le’ye gitti. Elimde, 26 ocak 1993 tarihli bir mektubu var. Endişeli, le’ye gitti. Elimde, 26 ocak 1993 tarihli bir mektubu var. Endişeli, tedirgin.
tedirgin. HaHayatyatının zının zor or bir bir dönedöne minminde. Çde. Ç anan akak kaka lele’ye b’ye bir ir bakımbakım a sıa sı ğınıyor.
ğınıyor.
...
...
telefon
telefo
n ed
ediv
iver hemen
er hemen ben s
ben sık
ıkış
ıştım
tım, , Ya
Yapı K
pı K rreeddii’’de
deki
ki...
... kkit
itaapp
la
lar
r ne olurs
ne olursa olsun he
a olsun heme
men basılsın,
n basılsın, okunmadık
okunmadık yyeer olursa ora
r olursa orası çı
sı çı
k
kaarrıl
ılaabbil
ilir
ir sö
sözg
zgel
elim
imi.
i. K
Kiittaappllaar ç
r çıkı
ıkınc
nca K
a Koon
naak
k O
Otteellii’’ne gön
ne gönde
deril
rilsin
sin..
A
Akkssil
ilik
ik bu
bu yyaa, , h
haast
sta
a dda o
a oldu
lduk.
k. N
Ney
eyse o
se olu
lur böy
r böyle şe
le şeyl
yler diy
er diyeli
elim.
m.
Ben
Ben Ç
Çaan
naakkkkaale
le’’den
den bbiir ye
r yerre
e kı
kıppır
ırda
dam
mıy
ıyor
orum
um, , zzaate
ten
n kı
kıpı
pırd
rda-
a- ya
yam
mıy
ıyor
oru
um
m dda
a ha.
ha.
Ece Ayh
Ece Ayhan
an
N
Noot:
t: M
Mek
ektu
tup ya
p ya zzm
m a
a oolu
lur mu
r mu??
Bu parça, Ece Ayhan’ın içinde bulunduğu durumu, ve “ruh Bu parça, Ece Ayhan’ın içinde bulunduğu durumu, ve “ruh halin
halini” i” gösteriyor.gösteriyor. İş
İşte te ÇÇaannaakkkkaalle e sseerrüüvveennii, , böböyyle le babaşşlılıyyoror. . 2200002 2 yıyılılınının n bbaaşşllaarrıı na kadar, çoğunlukla Çanakkale’de ikamet edecektir.
na kadar, çoğunlukla Çanakkale’de ikamet edecektir.
DİYALEKTİK
DİYALEKTİK
DİYALEKTİK
DİYALEKTİK
Ece Ayhan’ın son yazılarının çoğu da Çanakkale’de yazılmış Ece Ayhan’ın son yazılarının çoğu da Çanakkale’de yazılmış tır. Örneğin, şimdiye kadaryayımlanmış en yakın tarihli şiiri, tır. Örneğin, şimdiye kadaryayımlanmış en yakın tarihli şiiri,
Desde-m
moonna - a - OOtteelllloo. . Bir Bir bölbölümümününü ü anan mmak ak istiyorum:istiyorum:
3.
3. Çünk
Çünkü h
ü her b
er biir ş
r şeeyy f
fiizziik
k -
- kkim
imya
ya iç
iç içe
içeddir
ir
Ko
Koyd
yduğ
uğum
umun
un bu
bu ddün
ünya
yada
da
B
Bir
irbbir
irin
ine k
e ken
enetl
etlen
enmi
miş
ş bbir
ir ççif
ift t ggiibbi s
i siivviil ve
l ve ssiivviil l
Bu son dönem şiirindeki diyalektiğe gönderme, bizi Ece Ay Bu son dönem şiirindeki diyalektiğe gönderme, bizi Ece Ay han’ın yapıtının bütünündeki devrimci çizgiye ve onun odağındaki han’ın yapıtının bütünündeki devrimci çizgiye ve onun odağındaki diyalektik
diyalektik düşüdüşünceye götürebilir. Ece nceye götürebilir. Ece Ayhan’Ayhan’ ıın n ““ Marksizmi”Marksizmi” , , hemhem gerçekliğe yaklaşımında ekonomiye ve finansa tanıdığı öncelikte, gerçekliğe yaklaşımında ekonomiye ve finansa tanıdığı öncelikte, bununla bağlantılı olarak tarihsel bakış açısına verdiği önemde, bununla bağlantılı olarak tarihsel bakış açısına verdiği önemde, hem de ça
hem de ça ğdğd aş aş burjuva burjuva devletine kardevletine karşı siyasal bir şı siyasal bir duruşu duruşu öne çıkaröne çıkar masında belirir. Bütün bunlarla birlikte, yöntemsel bir bakış açısı masında belirir. Bütün bunlarla birlikte, yöntemsel bir bakış açısı ola
olararak “k “ karşıtlkarşıtların çarın ç atatışışmmasası”ı” nnı dile getirir. ı dile getirir. İşte İşte ÖÖlülümmüün n AArkrkasasınındadann Konuşmak’ın son bölümü:
Konuşmak’ın son bölümü:
ister Hacivat’ın, ister Karagöz’ün olsun, ölü bir altyapıya
ister Hacivat’ın, ister Karagöz’ün olsun, ölü bir altyapıya
d
daaya
yan
nddığ
ığı ı için,
için, bbir
irbbir
irin
inin
in tteerrssi i oolm
lmaakt
ktaan
n öte,
öte, bbiir
r an
anla
lam
mı,
ı, kkaarrşşıt
ıtla
la
rı
rın
n ççaatı
tışm
şmaası
sı oolm
lmay
ayan
an bu
bu düş
düşün
üncele
celer,
r, to
toppra
rakkla
lard
rdaa, , ha
halk
lkın
ın aarraassın
ın
da
da, , bbir
ir ha
halif
life,
e, bbiir
r ooğğu
ul l bbır
ıraakkm
maaya
yaca
cakktı
tır,
r, bı
bıra
rakm
kmıy
ıyoor.
r. H
Haalk
lk kken
enddii
sü
süre
reci
cini k
ni ken
enddi i yyaarraatm
tm aak
k üz
üzer
ere
e ır
ırm
maak
k aağğız
ızla
larrın
ındda
a to
toppla
lan
nm
maayya
a bbaaşş
lamıştır, deltalarda yatıyor çoluk çocuk. Şairler de şiirlerin deniz
lamıştır, deltalarda yatıyor çoluk çocuk. Şairler de şiirlerin deniz
lere döküldükleri bu yerlerde, ayakta. Irmaklar tersine akıtıldığı
lere döküldükleri bu yerlerde, ayakta. Irmaklar tersine akıtıldığı
sa
sabbah
ah, , aayyaakkla
lar
r bbaaş
ş ol
olac
acak
ak, , bbaaşşla
lar
r aaya
yak,
k, h
haan
nggi i kkaayyn
naakkla
lara
ra ggiiddiillee
ceğ
ceğin
ini b
i bil
iliy
iyoor h
r halk.
alk.
A
An
nca
cak
k rûmun
rûmun şu
şuaara
rası
sı ölümün
ölümün ar
arka
kası
sınd
ndan
an kon
konuşu
uşur!
r!
Ec
Ece e AyhAyhan’an’ ıın bn bu devrimciliğinin u devrimciliğinin ne kane kadar farkına varılmışdar farkına varılmıştır?tır? Gerçi:
Gerçi:
(...) (...)
6.
(...) (...)
6.
6. Nerede
Nerede kalm
kalmıştık? Tari
ıştık? Tarihe
he ağar
ağarken ü
ken üç
ç ağ
ağır
ır yı
yıld
ld ız
ız
Sür
Sürüner
ünerek geçiyor b
ek geçiyor bir hükümet k
ir hükümet kuşu kan
uşu kanatları yolu
atları yolukk
(...) (...)
(Y
(Yoo rr tt S Sa v u la v u l , , DDee v lv l ee tt V Vee T Taa bbİİaa tt Y Yaa DDaa O O rr tt aa İİkkİİdd ee nn AAy ry r iill a na n ÇÇo c u k l a ro c u k l a r
İÇİN ŞİİRLER’E 1977’DE EKLENMİŞ ŞİİR) İÇİN ŞİİRLER’E 1977’DE EKLENMİŞ ŞİİR)
diz
dizeleelerinrinin göndermin gönderm esini -iesini -i ddam am edileedilen n DDeneniz iz Gezmiş vGezmiş ve arke ark adaadaşlaşla rı- okurlar
rı- okurların çoğın çoğu u bilmektedir sanırım, ambilmektedir sanırım, am a a EcEce e Ayhan’Ayhan’ ıın n siysiyasi düasi dü şüncesini İdris Küçükömer etkili bir kemalizm, hatta bir şüncesini İdris Küçükömer etkili bir kemalizm, hatta bir anti-T.C. çizgisiyle sınırlamak yanlış olur. Ece Ayhan, halkla devleti kar T.C. çizgisiyle sınırlamak yanlış olur. Ece Ayhan, halkla devleti kar şı karşıya düşünürken, Osmanlı ve Türk tarihinin somut örneğin şı karşıya düşünürken, Osmanlı ve Türk tarihinin somut örneğin den yola çıkmakta ve ona göndermektedir, ama bu tavırda, evren den yola çıkmakta ve ona göndermektedir, ama bu tavırda, evren sel bir boyutun olduğu da yadsınmamalıdır:
sel bir boyutun olduğu da yadsınmamalıdır:
(...) Halkın,
(...) Halkın, bü
bütü
tün im
n imparatorluk
paratorluk bo
boyu
yunc
nca,
a, yü
yüzy
zyılla
ıllar doku
r dokudu
du
ğu
ğu öz
özell
ellik
ikle
lerin
rinde
den
n ba
başl
şlıc
ıcaası
sı, , ek
eksen
sendek
deki b
i bir
iris
isi i yyaaddaa, , de
devle
vlette
tten
n h
hooşl
şlaan
n
m
mam
amas
ası,
ı, bi
binle
nlerce m
rce mez
ezra
raaaya
ya kkaç
açm
maası
sıddır
ır;
; bu
bu olgunun
olgunun te
ters
rsin
ini si
i siz
z kim
kimee
y
yut
uttu
turu
rurs
rsu
un
nu
uz?
z?(.
(...)
..)
(ÖLÜMÜN ARKASINDAN KONUŞMAK) (ÖLÜMÜN ARKASINDAN KONUŞMAK)
EŞCİNSELLİK
EŞCİNSELLİK
Ece Ayhan’ı ayıran, iktidara vücudun açısından bakmasıdır, Ece Ayhan’ı ayıran, iktidara vücudun açısından bakmasıdır, başka deyişle vücudun karşısına iktidarı koyması, vücudun iktidar başka deyişle vücudun karşısına iktidarı koyması, vücudun iktidar la çelişkisini ele almasıdır. Vücut, hayati ihtiyaçları olan vücuttur la çelişkisini ele almasıdır. Vücut, hayati ihtiyaçları olan vücuttur (yemek, içmek,
(yemek, içmek, barınmak - barınmak - kendkendini ini vücut vücut olarak sürdürebilmeninolarak sürdürebilmenin koşulları), ama bununla birlikte cinsel arzuları olan vücuttur, koşulları), ama bununla birlikte cinsel arzuları olan vücuttur, arzu-sal vücu
sal vücuttur. ttur. EcEce e Ayhan, Ayhan, bebelli bir lli bir eşsieşsinsel nsel arzuarzuyu dile getiyu dile getirmektrmektedir.edir. Bu eşcinsel arzunun hem nesnesi hem de öznesi durumunda olan Bu eşcinsel arzunun hem nesnesi hem de öznesi durumunda olan insa
insan n grubu, grubu, yeniyetmelerdiyeniyetmelerdir:r:
PAPİRÜS
PAPİRÜS
PAPİRÜS
PAPİRÜS
ECE AYHAN BÖLÜMÜ ECE AYHAN BÖLÜMÜ
cemal
cemal süreya süreya mm uzaffer uzaffer buyrukçu buyrukçu füruzfüruzanan fazıl
fazıl lıilıiisnü isnü dağlarca dağlarca turgut turgut uyauya rr metin
metin eloğlu eloğlu celâlettin celâlettin çetin çetin sennur sennur sezersezer refik
refik tlurbaş tlurbaş mm uzauza ffer ffer erdost erdost ahmet ahmet koksalkoksal gün
gün ay ay akarsu akarsu mehmet mehmet seyda seyda doğan doğan hızhızlanlan
D
B
B
B iir
r oğ
oğlan
lan ta
tanı
nırı
rım
m
D
Der
erin y
in yeeşşiil l ggöözl
zlü
ü
Gönlü
Gönlü güney denizleri
güney denizlerinin
nin dib
dibii
( Ü ç
( Ü ç GGee nn cc İİnn KKaa ll bbİ, İ, İİll kk ŞŞ İİİİr l e rr l e r ))
Ece Ayhan, bunlara çoğu zaman çocuk der. Onlarla bazen öz Ece Ayhan, bunlara çoğu zaman çocuk der. Onlarla bazen öz deşleşmektedir. Yayımlanmış ilk kitap, Kınar Hanımın Denizleri deşleşmektedir. Yayımlanmış ilk kitap, Kınar Hanımın Denizleri (1959), bu oğlanların, çocukların şarkısıdır. Lanetli çocukluk, liriz (1959), bu oğlanların, çocukların şarkısıdır. Lanetli çocukluk, liriz min kaynağıdır bu şiirlerde. En güzel örneklerden biri, Gül Gibi Kan min kaynağıdır bu şiirlerde. En güzel örneklerden biri, Gül Gibi Kan to şiiridir. Çocuğun acısı, ilk başta ailenin geçim sıkıntısı, parçalan to şiiridir. Çocuğun acısı, ilk başta ailenin geçim sıkıntısı, parçalan mışlığı, şiddetinden ileri gelir. Dışa fırlatılmıştır bu çocuklar, ve bu mışlığı, şiddetinden ileri gelir. Dışa fırlatılmıştır bu çocuklar, ve bu y
yüüzzdeden n dde e dıdışışın n şşiidddedettiinne e mmararuzuzdduurlrlarar. . Bu Bu şşiidddedetti, i, ssookkaakkttaa, , ookkuullddaa,, çıraklık yaptıkları işte yaşarlar. Kaçmak, dışarıya atılanların kaderi çıraklık yaptıkları işte yaşarlar. Kaçmak, dışarıya atılanların kaderi gibidir ve özgürlüğü. Lanetli çocukluğun şarkısı, lanetli arzunun da gibidir ve özgürlüğü. Lanetli çocukluğun şarkısı, lanetli arzunun da şark
şarkısıdısıdır. ır. BBu aru arzu zu --oo nn a a bağbağlı şiddetle lı şiddetle bebe rarabebe r- bir r- bir sonrsonraki yaaki yapıtttapıttta,, Bakışsız Bir Kedi Kara’da (1965) daha belirginleşecektir. Kitabın ilk şi Bakışsız Bir Kedi Kara’da (1965) daha belirginleşecektir. Kitabın ilk şi ir
irininin ilin ilk k sözcsözcüğü üğü ilileennçç’tir ’tir (lanet). (lanet). BurBuradaada, , şiirşiirlerlerin toin ton’n’ u u çok dçok dahaha ka kaa ranlıktır. Düzyazı biçimi, kopuk, saklı ama yine de söz konusu olanı, ranlıktır. Düzyazı biçimi, kopuk, saklı ama yine de söz konusu olanı, işin aslını, belli eden anlatılara olanak sağlamaktadır. Bir kâbus ha işin aslını, belli eden anlatılara olanak sağlamaktadır. Bir kâbus ha va
vası sı eeggeemmeennddiirr. . SöSözü zü edediillen en ggüüzezelllliik, k, ararzuzuya ya ggööndndeeririrr::
(...) -
(...) - Kim
Kim be
beni
niml
mle arkadaşlı
e arkadaşlık edeb
k edebilir?Kim
ilir?Kim ? O K
? O Keş
eşiş’
iş’in
in ka
ka
nın
nını ı ta
taşı
şıddığ
ığım
ım ssööyl
yleen
niy
iyoor ve
r ve du
duru
rulm
lmaaz
z bbir ç
ir çaalk
lkaan
ntı
tıyl
yla
a or
orad
adan
an oora
raya
ya
ko
koşuy
şuyoru
orum ya
m yalı
lın
naayyaak
k ve küçücük
ve küçücük çenemd
çenemde bü
e büyük
yük bbir ben,
ir ben, kkaappaalı g
lı gü
ü
z
zeell
lliğ
iğim
imle
le ta
tanı
nını
nıyo
yoru
rum
m hâ
hâlâ
lâ. . L
Lek
ekes
esi i ggiibbi i U
U..
(BİR FOTOĞRAFIN ARABİ) (BİR FOTOĞRAFIN ARABİ)
Kâbus niteliğindeki birarzusal ortamı dile getiren şiirlerin ba Kâbus niteliğindeki birarzusal ortamı dile getiren şiirlerin ba şında belki de aynı yapıtta yer alan Gizli Yahudi şiiri bulunmaktadır: şında belki de aynı yapıtta yer alan Gizli Yahudi şiiri bulunmaktadır:
(...) Otelde, onun (Ceset’imin) yatağında yatarım. Saçlarının
(...) Otelde, onun (Ceset’imin) yatağında yatarım. Saçlarının
ka
kappka
kara
ra öyl
öyle uz
e uzad
adığ
ığı za
ı zam
man
anla
lard
rda,
a, diri
dirimin
min ond
ondan
an esir
esirged
gediği ve benim
iği ve benim
on
ona
a verm
vermeye
eye ça
çalışt
lıştığ
ığım
ım şşeey
y ne
neyd
ydi a
i aca
cabba?
a? ddiy
iyed
edir
ir kur
kurarım
arım. . Ko
Koca
cama
man
n
E
E CC E E A Y HA Y H A N A N 1133
ök
öküz elle
üz ellerimle
rimle. . A
Alç
lçaak b
k bir mahm
ir mahmuz.
uz. K
Kü
ükü
kürt kokusu. Da
rt kokusu. Dağğla
lan
nm
mış b
ış bir
ir kıç
kıç..
B
ök
öküz elle
üz ellerimle
rimle. . A
Alç
lçaak b
k bir mahm
ir mahmuz.
uz. K
Kü
ükü
kürt kokusu. Da
rt kokusu. Dağğla
lan
nm
mış b
ış bir
ir kıç
kıç..
B
Baakkır
ır çalığ
çalığı.
ı. D
Daam
maarl
rlaarı
rım
mddaakki i la
lağğım
ımla
lard
rda
a bbir
ir f
faarree, , in
inddiğ
iğim
im ke
kent
nti i ve
ve
içimdeki darağacını
içimdeki darağacını ke
kemiri
mirir.
r. Deliler,
Deliler, fa
farele
reler,
r, erk
erkek
ek fa
fare
rele
ler bölüşür
r bölüşür kö
kö
m
mür
ürleşm
leşmiş
iş bbir
ir cese
cesedi.
di. Ma
Mahz
hzend
ende.
e. Onu
Onu sevm
sevmenin
enin sö
sözcü
zcükle
kleri
ri ol
olm
mam
amış
ış
tır,
tır, bu be
bu belin
linde a
de an
naah
hta
tarl
rlaar
r sevi
sevişin
şin sö
sözcü
zcükl
kler
eri ol
i olm
mam
amış
ıştı
tır ki.
r ki. (.
(...)
..)
Kitabın ikinci bölümü, kitapla aynı adı taşıyan Bakışsız Bir Kedi Kitabın ikinci bölümü, kitapla aynı adı taşıyan Bakışsız Bir Kedi Kara, baştan başa kara bir eşcinsellik lirizmiyle örülüdür. Bu muhte Kara, baştan başa kara bir eşcinsellik lirizmiyle örülüdür. Bu muhte şem kitaptan söz edeceğiz ilerleyen bölümlerde. Eşcinsellik, Ece Ay şem kitaptan söz edeceğiz ilerleyen bölümlerde. Eşcinsellik, Ece Ay han
han’’ ıın n dadaha sonraki yapıtlarında ha sonraki yapıtlarında da kendida kendini derinden duyurmaya dni derinden duyurmaya d ee v
vam am ededeececekkttiir. r. ÖzÖzelelliliklkle e DDeueuletlet VeVe Tabiat Ya Da Orta İkiden Ayrılan Ço Tabiat Ya Da Orta İkiden Ayrılan Ço
cuklar İçin Şiirler’de (1973), yapıtın başlığının da belirttiği gibi, çocuk cuklar İçin Şiirler’de (1973), yapıtın başlığının da belirttiği gibi, çocuk la
la rr--vve e eşcineşcinsel asel arzrzu- söz u- söz konusukonusudur, toplumsal vdur, toplumsal ve sie siyasayasal l bakış bakış açıaçı sını daha belirgin bir şekilde içeren biryaklaşımla (Mor Külhanı' şiirin sını daha belirgin bir şekilde içeren biryaklaşımla (Mor Külhanı' şiirin deki Şiirimiz erkek emzirir abiler dizesi burada hatırlanabilir).
deki Şiirimiz erkek emzirir abiler dizesi burada hatırlanabilir).
Ece Ayhan, eşcinselliği değil, fuhuşu tematize etmiştir. İkisi Ece Ayhan, eşcinselliği değil, fuhuşu tematize etmiştir. İkisi arasında bağlantı olduğu kuşkusuzdur. Birazdan göreceğimiz gibi, arasında bağlantı olduğu kuşkusuzdur. Birazdan göreceğimiz gibi, fuhuşu son yıllarında yoğun bir şekilde konu edinmesinde, fuhuşu son yıllarında yoğun bir şekilde konu edinmesinde, Çanak-kaleli Melâhat figürü büyük rol oynamıştır. Ece Ayhan, bu figürle bir kaleli Melâhat figürü büyük rol oynamıştır. Ece Ayhan, bu figürle bir bakıma özdeşleşmektedir.
bakıma özdeşleşmektedir. A
Amma a yyapapıtıtınının ın ddıışşıınnddaa, , Ece Ece AAyyhhaann’’ ın ın eeşşcciinnsseelllliik k ilile e ililişişkikisi si nene olmuştur diye sorulabilir, madem ki burada hayatından da bahsediyo olmuştur diye sorulabilir, madem ki burada hayatından da bahsediyo ruz. Bir kere, şunu hatırlatmak doğru olur: daha 8o’lerin başların ruz. Bir kere, şunu hatırlatmak doğru olur: daha 8o’lerin başların da, ama eminim bu daha önceleri daha da yoğundu, Ece Ayhan da, ama eminim bu daha önceleri daha da yoğundu, Ece Ayhan hakkında özellikle “devrimci” geçinen edebiyat meraklıları ve hakkında özellikle “devrimci” geçinen edebiyat meraklıları ve şair-lerce kötü dedikodular, söylentiler yayılıyordu. “O sapıktır, Sivas’ın lerce kötü dedikodular, söylentiler yayılıyordu. “O sapıktır, Sivas’ın bir ilçesinde bir çocuğa şunu bunu yapmıştır, bu yüzden kayma bir ilçesinde bir çocuğa şunu bunu yapmıştır, bu yüzden kayma kamlıktan atılmıştır, hapis yatmıştır” vs gibi. Bu söylentilere ruh kamlıktan atılmıştır, hapis yatmıştır” vs gibi. Bu söylentilere ruh sağlığıyla ilgili, ameliyat geçiren beyninin durumuyla ilgili kötü sağlığıyla ilgili, ameliyat geçiren beyninin durumuyla ilgili kötü söyle
söyle ntilerdntilerd e ekleniyoe ekleniyordu. Feodrdu. Feodal ve burjal ve burjuva ahuva ahlaklakı arasındı arasınd a a bocboc aa layıp, bunun ötesine geçemeyen “devrimci” ahlakçılığı eşcinselliği layıp, bunun ötesine geçemeyen “devrimci” ahlakçılığı eşcinselliği kabul edemiyordu. Bunun ötesinde, belki asıl kabul edilemeyen, kabul edemiyordu. Bunun ötesinde, belki asıl kabul edilemeyen, eşcinselliği dile getiren birinin de Marksizmden esinlenmesi, öz eşcinselliği dile getiren birinin de Marksizmden esinlenmesi, öz gün bir “devrimci” olmasıydı.
gün bir “devrimci” olmasıydı. Eşc
Eşcinsinsellellik, ik, EcEce e Ayhan’Ayhan’ ıın n yapıtında yapıtında olduğolduğu u kadar hakadar hayatında yatında dada derindedir, u
derindedir, ulu lu ortorta konuştuğu ba konuştuğu b iroiro lgu lgu değildideğildir. r. Bunda, eşcinselliğinBunda, eşcinselliğin
toplumsal bir laneti çekmesi kadar gizli bir lirizmi -bir lirizm esrarı toplumsal bir laneti çekmesi kadar gizli bir lirizmi -bir lirizm esrarı nı- barındırmasının da rolü aranmalıdır, Ece Ayhan’ın durumunda. nı- barındırmasının da rolü aranmalıdır, Ece Ayhan’ın durumunda.
toplumsal bir laneti çekmesi kadar gizli bir lirizmi -bir lirizm esrarı toplumsal bir laneti çekmesi kadar gizli bir lirizmi -bir lirizm esrarı nı- barındırmasının da rolü aranmalıdır, Ece Ayhan’ın durumunda. nı- barındırmasının da rolü aranmalıdır, Ece Ayhan’ın durumunda. Bana sadece bir kez, beni altüst eden bir açıklıkla, bahsettiğini hatır Bana sadece bir kez, beni altüst eden bir açıklıkla, bahsettiğini hatır lıyorum eşcinsellikle bağından. Ama eski zamandan bahsediyordu. lıyorum eşcinsellikle bağından. Ama eski zamandan bahsediyordu. Onunla tanıştığım, onunla yakın bir dostluk kurduğum süre içinde, Onunla tanıştığım, onunla yakın bir dostluk kurduğum süre içinde, eşcinsellikle bağının kendisi tarafından dile getirilmesine hiç tanık eşcinsellikle bağının kendisi tarafından dile getirilmesine hiç tanık olmamıştım, eşcinsellikle ilgili bir tavrını hiç gözlemlememiştim. olmamıştım, eşcinsellikle ilgili bir tavrını hiç gözlemlememiştim. Tam tersine,
Tam tersine, kadınlara kadınlara kakarşı cinsel rşı cinsel ilgiler ilgiler dile gdile getirdiği etirdiği anlanlar hatırlıyar hatırlıyoo rum. Neyse, ama her şeyi söyleyemem, Taksim meydanında o za rum. Neyse, ama her şeyi söyleyemem, Taksim meydanında o za manlar bulunan
manlar bulunan banklardan banklardan birinbirinde de oturmuştuk, oturmuştuk, ggoo’’lalarırın başln başlarıyarıydı.dı. Es
Eski ki ve ciddve ciddi, i, önem önem verdiği bir verdiği bir yaşyaşanmanmışlıışlıktaktan, n, bir bir birlibirliktekteliktlikten en babahh sediyordu. Aktiflikten, pasiflikten bahsediyordu. “Tabii ki o istemiş sediyordu. Aktiflikten, pasiflikten bahsediyordu. “Tabii ki o istemiş olsaydı...” Bahsetmeye hakkım yok. Ama nedense, içimden bir şey, olsaydı...” Bahsetmeye hakkım yok. Ama nedense, içimden bir şey, eşcinselliğin de hakkını vermeliyim diye beni dürtüyor.
eşcinselliğin de hakkını vermeliyim diye beni dürtüyor.
FF
u h u ş
u h u ş
Ece Ayhan’ın yapıtında, çocuklar kadar kadınlar da şiddete Ece Ayhan’ın yapıtında, çocuklar kadar kadınlar da şiddete maruz varlıklar olarak karşımıza çıkıyor, ta ilk başlardan beri. Ana, maruz varlıklar olarak karşımıza çıkıyor, ta ilk başlardan beri. Ana, hala, teyze, abla gibi aile iktidarıyla bağlantılı figürlerin dışında, hala, teyze, abla gibi aile iktidarıyla bağlantılı figürlerin dışında, ““ kantocu”kantocu” , , sahne sahne kakadındını ve aı ve asısıl orospul orospu lar önlar öne çıkmaktade çıkmaktadır:ır:
H
Haarm
rm oon
nie
ie’’lere
lere çe
çeki
kilm
lmiş
iş ooro
rosp
spu
ula
lar
r ggib
ibi k
i kaan
nto
tola
ları
rı
o k
o kaan
nto
tola
ları
rı so
soyu
yutla
tlan
nm
mış
ış ır
ırm
maakkla
lard
rda
a kkaan
nto
toccu
uppeerru
uzz’’un
un
ölü
ölü bütü
bütünü
nü ççiz
izer
erle
ler öl
r ölüm
ümcü
cülü
lükl
kler oy
er oyna
narl
rlaarm
rmış
ış
ve çarşambaları
ve çarşambaları gid
gidip ırm
ip ırm aklard
aklarda boğulurl
a boğulurlarmış
armış
((ÖÖ ll üü BBü t ü nü t ü n , , KKi n a ri n a r HHaa nn iim im inn DDee nn İİz l e rz l e r İ)İ)
Fuhuş,
Fuhuş, EcEce e AyhaAyhan’n’ ıın n yapıyapı tında tetında temel mel bir bir yeryere sahiptire sahiptir. . İİkki an-i an-latısal yapıtı, Çanakkaleli Melâhat’a İki El Mektup
latısal yapıtı, Çanakkaleli Melâhat’a İki El Mektup Ya Da ÖzelYa Da Özel Bir Fuhuş Bir Fuhuş
Tarihi (1991) ile Mor Ötesi Requiem’in (özellikle bu ikinci yapıtın) ön Tarihi (1991) ile Mor Ötesi Requiem’in (özellikle bu ikinci yapıtın) ön celikli konusudur. Ayrıca, son dönem şiirlerinden Patron! Ya Da Bir celikli konusudur. Ayrıca, son dönem şiirlerinden Patron! Ya Da Bir
Patron! şiirinde şu vurgu yer almaktadır: Patron! şiirinde şu vurgu yer almaktadır:
B
B
Bey
eyoğ
oğlu
lu n
nddaakkif
ifu
uh
hu
uşl
şlaa, p
, pez
ezev
even
enkl
kler
erle ve o
le ve oro
rosp
spul
ular
arla
la iç içe
iç içe yyaa
şıy
şıyor
orsu
sun.
n. Z
Zaate
ten
n sen
sen de
de on
onla
lard
rdan
an bi
biris
risin
in. . To
Topr
praak z
k zeem
min
inli
li bi
bitir
tirim
imha
ha-- ne
nelerl
lerle se
e senl
nli-b
i-ben
enlis
lisin
in..
Ş
Şiir de öyle d
iir de öyle değil midir? Gerçe
eğil midir? Gerçekl
klikt
ikte şi
e şiir
ir fu
fuh
hu
uşşla
la iç
iç içe gid
içe gider.
er.
B
Bööyyle ya
le ya şşaayyaabbiilliir an
r ancak
cak. . Be
Beni
nim
m se
senl
nli-
i-be
ben
nli d
li dey
eyişi
işim
m budur.
budur.
(PATRON!, YA DA BİR PATRON!, SON ŞİİRLER) (PATRON!, YA DA BİR PATRON!, SON ŞİİRLER)
Fuhuşun Ece Ayhan’ın şiirinde böyle merkezi bir konumda Fuhuşun Ece Ayhan’ın şiirinde böyle merkezi bir konumda bulu
bulu nmasnması, onun gerçekliğin ı, onun gerçekliğin iikki i temel temel boyboyutu ekonutu ekonomi omi ilile e cinsellicinselli ği bir
ği bir araya getiren araya getiren bir bir olgu olmolgu olm asınasın da aranmalıdır. da aranmalıdır. Bu bBu bir ir araya garaya g ee lişte, şiddet, iktidarın ve kaba gücün şiddeti, kendini gösterir. Vü lişte, şiddet, iktidarın ve kaba gücün şiddeti, kendini gösterir. Vü cutların mülk edinilip ekonomik değişe sokulması -böylece sömü cutların mülk edinilip ekonomik değişe sokulması -böylece sömü rülmesi, kullanılması, harcanması, tutsak edilmesi- toplumu var rülmesi, kullanılması, harcanması, tutsak edilmesi- toplumu var eden altyapının insan dışı gerçeğini dışa vurur. Fuhuş, toplumsalın eden altyapının insan dışı gerçeğini dışa vurur. Fuhuş, toplumsalın y
yaarraassıınnıın n aaççıığğa a ççııkkmmaassııddıırr. . Bu Bu ggeerrççeeğğiin n bibilliinncciindndeedidir r Ece Ece AAyyhhaann’’ ının orospusu. Çocuktan farkı, onun bu bilinç düzeyidir:
orospusu. Çocuktan farkı, onun bu bilinç düzeyidir:
En
En cu
cum
mar
arte
tesil
sili i bbir İs
ir İstan
tanbu
bul l düşün
düşünerek bu ka
erek bu kant
ntol
olar
arı d
ı düşü
üşünüy
nüyor
or
sun
sun
İsta
İstanb
nbul
ul or
oros
ospu
pular
ları s
ı send
endika
ikasın
sının
ın böğrü
böğründe m
nde meşr
eşrutiy
utiyette
etten s
n sak
aklı
lı
(K
(Ka n t oa n t o A Ağ a c iğ a c i, , KKi n a ri n a r HHaa nn ii m im inn DDee nn İİz l e rz l e r İ)İ)
Morötesi Requiem, Çanakkaleli Melâhat’ın yazgısı üzerine bir Morötesi Requiem, Çanakkaleli Melâhat’ın yazgısı üzerine bir meditasyon’dur. Bu parçalıklı anlatı, Ece Ayhan’ın kendi hayatıyla meditasyon’dur. Bu parçalıklı anlatı, Ece Ayhan’ın kendi hayatıyla ilgili anlatıyla kesişmektedir bu yapıtta. İki anlatı düzlemi, bazen ilgili anlatıyla kesişmektedir bu yapıtta. İki anlatı düzlemi, bazen aynı parçada birlikte kurgulanmıştır:
aynı parçada birlikte kurgulanmıştır:
Çanakkaleli Melâhat Geliyor! Korkusu. Telaşı. Yelyepelek.
Çanakkaleli Melâhat Geliyor! Korkusu. Telaşı. Yelyepelek.
insanın
insanın iki
iki yan
yanınd
ında
a uzam
uzamış taşıdığ
ış taşıdığı
ı iki uz
iki uzun
un ell
elleri n
eri ner
erey
eye koyacağı
e koyacağı
nı
nı bi
bilm
lmem
emesi.
esi. Sö
Sönm
nmüş
üş bbiir
r ta
taç.
ç. Un
Unutu
utulm
lmuş
uş oyu
oyunc
ncak
akla
lar.
r. Gece
Gece came-
came- kâ
ÇANA
ÇANA KKAKKA LE’LE’ DDE E COCO NK NK BAYIRBAYIRI’NI GI’NI GÖSTERİRKEN ÖSTERİRKEN (FOTOĞ(FOTOĞRAF: RAF: Ö. Ö. ERKILERKILIÇ)IÇ)
T o m
T o m r İr İ s U y a r , E cs U y a r , E c e e A y h a n , C e m a l S ü r e yA y h a n , C e m a l S ü r e y a , S ea , S e y h a n y h a n E r ö z ç e l İ k , N İ l g ü n E r ö z ç e l İ k , N İ l g ü n MM a r m aa r m a r a , r a , C e m a lC e m a l U
U z u nz u n o g l u , K a a n Ö n a l , I lo g l u , K a a n Ö n a l , I l h a n B e r k , h a n B e r k , T e v f İ k AT e v f İ k A k d ak d a ğ ,ğ , 1 9 8 41 9 8 4..
B
Bu
u se
sefe
fer a
r abbla
lam
mız
ız aağğla
lam
maala
larrım
ımız
ıza
a aald
ldır
ırm
maaddaan
n ddaaya
yak
k aata
tard
rdı.ı.
Gerekmediğinde bile evire
B
Bu
u se
sefe
fer a
r abbla
lam
mız
ız aağğla
lam
maala
larrım
ımız
ıza
a aald
ldır
ırm
maaddaan
n ddaaya
yak
k aata
tard
rdı.ı.
Gerekmediğinde bile evire
Gerekmediğinde bile evire çev
çevire
ire. . V
Ve
e böylece
böylece bbiz
izi i oyu
oyunca
ncaklarım
klarımız ol
ız ol
du
duğu
ğuna
na in
inan
andı
dırm
rmış
ıştı
tı, , is
iste
terrse
sen
n in
inan
anm
ma!
a! Gerç
Gerçekten
ekten in
inaan
nır
ır m
mıyd
ıydık
ık
o
ora
rası
sı aayyrı
rı iş. A
iş. A m
ma
a ev
evcil
cilik
ik oyn
oynark
arken
en ol
olm
may
ayan
an ooyu
yun
nca
cakkla
ları
rım
mız
ızla
la uslu
uslu
usl
uslu kö
u köşemizd
şemizde oynardık.
e oynardık.
((MMo ro r ö tö t ee ssİ İ RRe qe q uu e me m))
Demin, Ece Ayhan’ın Çanakkaleli Melâhat ile bir bakıma öz Demin, Ece Ayhan’ın Çanakkaleli Melâhat ile bir bakıma öz deşleştiğini
deşleştiğini söyledik. söyledik. Bu, Bu, yukayukarıda rıda alıalıntntısıısını nı yaptığımız yaptığımız ““ PatPatroron! Yn! Yaa Da Bir Patron!” şiirindeki Gerçeklikte şiir fuhuşla iç içe yider savıyla Da Bir Patron!” şiirindeki Gerçeklikte şiir fuhuşla iç içe yider savıyla iliş-kilendirilmelidir. Nasıl fuhuş, fahişeye gerçekliğin temelini görme kilendirilmelidir. Nasıl fuhuş, fahişeye gerçekliğin temelini görme konusunda bir bilinç sağlıyorsa, şiirin -dolayısıyla şairin- de temel konusunda bir bilinç sağlıyorsa, şiirin -dolayısıyla şairin- de temel işlevi gerçekliği görmek, ve kendi yarattığı yollarla onu adlandır işlevi gerçekliği görmek, ve kendi yarattığı yollarla onu adlandır mak, kayda geçirmektir. Bu durumda, şair ile fahişe aynı lanetli ka mak, kayda geçirmektir. Bu durumda, şair ile fahişe aynı lanetli ka deri paylaşabileceklerdir. Burada, epik bir yana da işaret etmekte deri paylaşabileceklerdir. Burada, epik bir yana da işaret etmekte dir E
dir Ece ce AyhAyhan: Çanakkan: Çanakkaleli aleli Melâhat öldürülmüştür, Melâhat öldürülmüştür, sonu sonu bir bir kahrakahra manın sonu gibi olmuştur.
manın sonu gibi olmuştur.
GERÇEKLİK
GERÇEKLİK
Böylece, gerçek şiir (deyim, Ece Ayhan’ındır, DeuletVeTabiat’ın Böylece, gerçek şiir (deyim, Ece Ayhan’ındır, DeuletVeTabiat’ın son
son dipyazdipyazıı’’ sındsında yea yer r alır), alır), gegerçrçekekliğliğe e götgötürüürür. r. Ece Ece AyhAyhanan’’ ın ın gerger çekçekliklik
ve
ve ggeerrççeek k ddeeddiiğğii, , bibir tersine çer tersine çevirmvirme, ya e, ya dda a tersyüz etme tersyüz etme iişşlleemimiylyle e bbaağğ lantılıdır. Bunu bir iki örnek vererek anlatabilirim. Çok Eski lantılıdır. Bunu bir iki örnek vererek anlatabilirim. Çok Eski Adıyla-d
dırır’’ ıın n (19(198282), “), “ PadişaPadişah h İİle le AslaAslan” n” başbaşlıklı son şlıklı son şiiriiirinin nin sosonunundnda, ger-a, ger-çek’ten söz edilmektedir:
çek’ten söz edilmektedir:
7
7
. .
““ Cesare
Cesaretli
tli padişah,
padişah, zincirs
zincirsiz
iz aslan”
aslan”
d
diiyyeeddiirryyaazzm
mış
ış ssaa
rı
rı kkes
esil
ilddiğ
iği b
i bel
elli b
li biir v
r vak
akan
anüv
üvis.
is.
8.
8.
K
Kar
ara
a gözüm
gözümde
de ve
ve de
de kara
kara ger
gerçek
çekte;
te;
cesaretli aslandır
cesaretli aslandır
di
CİHAT BURAK’LA CİHAT BURAK’LA T u T u r g a y Ö z er g a y Ö z e n , Mn , M u s t a f a I r g a t , E c e u s t a f a I r g a t , E c e A y h a n , A y h a n , A h mA h m e t e t S o y s aS o y s a l l v e v e a r ka r k a da d a şa ş l a r : l a r : i s T e mi s T e m m um u z ı gz ı g s s .s s . E C E A Y H A N E C E A Y H A N
Gerçek, ya da gerçekliğin, bir tersyüz etme işlemiyle bağlı Gerçek, ya da gerçekliğin, bir tersyüz etme işlemiyle bağlı gösterildiği ikinci bir örnek de verebilirim:
Gerçek, ya da gerçekliğin, bir tersyüz etme işlemiyle bağlı Gerçek, ya da gerçekliğin, bir tersyüz etme işlemiyle bağlı gösterildiği ikinci bir örnek de verebilirim:
gösterildiği ikinci bir örnek de verebilirim:
X
XX
XX
XIII
I
E
Ey
y ge
gem
mil
iler
eriy
iyle
le bbir
irli
likkte
te yyit
iteen
n dden
eniz
izle
lerr
V
Ve bağlı
e bağlı liman
limanlarıd
larıdır!
ır! kki unutulma
i unutulmasın
sın
Gerç
Gerçekl
eklikt
ikte, g
e, gem
emiler terketm
iler terketmektedir
ektedir f
faare
rele
leri
ri..
(Z
(Za m b a k l ia m b a k l i PADİŞAH) PADİŞAH)
Gerçeklik, kabul edilmiş ya da dayatılmış olan değildir, hat Gerçeklik, kabul edilmiş ya da dayatılmış olan değildir, hat ta onun te
ta onun tersi olarak da rsi olarak da belirebilmektedir, abelirebilmektedir, a çıkgörçıkgörür bakışa. ür bakışa. Bu Bu tersters gerçeklik, ya da gerçek, kara gerçek’tir, gerçeğin bu kara niteliğine gerçeklik, ya da gerçek, kara gerçek’tir, gerçeğin bu kara niteliğine y
yuukkaarrııdda a ddeeğğiinnddiikk. . GGeerrççeekklliiğği i aaççıığğa a ççııkkaarrmmaak k ggeerreekkmmeekktteeddiirr; ; ggeerr çekliğin üstü örtülüdür (ideoloji tarafından). Şiir, gerçek şiir, böyle çekliğin üstü örtülüdür (ideoloji tarafından). Şiir, gerçek şiir, böyle
bir
bir açıaçığa çıkağa çıkarma işlemi ilrma işlemi ile e özdeşözdeş leşmeleşmektedktedir. Air. Açığa çıkmış çığa çıkmış gegerçerçe kk lik,
lik,
doğ
doğ
ru’dur (hakikat anlamında). Şiir, gerçekliği kendi yoluyla, dilru’dur (hakikat anlamında). Şiir, gerçekliği kendi yoluyla, dil ile, sözcüklerle elde etmek uğraşını verecektir. Gerçekliğin üstün ile, sözcüklerle elde etmek uğraşını verecektir. Gerçekliğin üstün deki ideolojik perde de belli bir dildir, standart dil, toplumun ege deki ideolojik perde de belli bir dildir, standart dil, toplumun ege menlerinin dayattıkları dil. Şair, gerçekliği elde etme uğraşında, menlerinin dayattıkları dil. Şair, gerçekliği elde etme uğraşında, kendi hakikat dilini oluşturacak, dolayısıyla standart dilin yapısını kendi hakikat dilini oluşturacak, dolayısıyla standart dilin yapısını bozacakbozacak, , sözcüklerin, sözcüklerin, cümle yapısının ve ritmcümle yapısının ve ritmin uyuyain uyuyan n potansiyelpotansiyel lerini canlandıracaktır. Şairin, gerçekliği elde etme uğraşında dil ile lerini canlandıracaktır. Şairin, gerçekliği elde etme uğraşında dil ile oynam
oynam ası ası siysiyasi bir asi bir etketkinlinlikiktirtir. Ama bu. Ama burada rada bir bir olguyu daolguyu da ha ha hesahesababa katm
katm ak gerekir: ak gerekir: imgeyi. Standimgeyi. Stand art diart dil, bell, belli li bir bir imge imge düzenidüzenini yürürni yürür lüğe koymuştur. Bu imge düzeni, algının düzeniyle belli bir bağ lüğe koymuştur. Bu imge düzeni, algının düzeniyle belli bir bağ içindedir, bir anlamda onun kopyasıdır. Dilin ideolojik düzeni, ken içindedir, bir anlamda onun kopyasıdır. Dilin ideolojik düzeni, ken dini dünyanın düzeni olarak ortaya koyar. Bu standart dili kırıp, dini dünyanın düzeni olarak ortaya koyar. Bu standart dili kırıp, kend
kendi i hakikat dhakikat dililinini oluşti oluşturacauracak şair, imgelerin de dayatılmış dk şair, imgelerin de dayatılmış d üzeüze nini bozacak, kendi imgelerini yaratacaktır. Ece Ayhan’ın şiirinde nini bozacak, kendi imgelerini yaratacaktır. Ece Ayhan’ın şiirinde (ama her gerçek şiir’de de), imge, dil üstüne yoğun bir çalışmadan (ama her gerçek şiir’de de), imge, dil üstüne yoğun bir çalışmadan fışkırmaktadır; dil, imge yaratmaktadır; bunun karşılığında imge fışkırmaktadır; dil, imge yaratmaktadır; bunun karşılığında imge de dilden tam anlamıyla sıyrılmamaktadır, bir bakıma dilin maddi de dilden tam anlamıyla sıyrılmamaktadır, bir bakıma dilin maddi koyuluğunu taşı
koyuluğunu taşı maktamaktadır; dır; dildil, imgenin , imgenin yerçekimidir; yerçekimidir; şişiirir, , hiçbihiçbir r zaza
man imgelerin saydam evreni durumuna gelmemektedir; imgeye man imgelerin saydam evreni durumuna gelmemektedir; imgeye karışık dilsel olgu varlığını hissettirmektedir.) Böyle bir şiirdeki dil karışık dilsel olgu varlığını hissettirmektedir.) Böyle bir şiirdeki dil
man imgelerin saydam evreni durumuna gelmemektedir; imgeye man imgelerin saydam evreni durumuna gelmemektedir; imgeye karışık dilsel olgu varlığını hissettirmektedir.) Böyle bir şiirdeki dil karışık dilsel olgu varlığını hissettirmektedir.) Böyle bir şiirdeki dil ve
ve iimmgge e pprroobblleemmaattiiğğii, , tatabibii i kki i aannllaam m ddüüzzlleemmiinne e dda a yyaannssıımmaakkttaaddıırr..
H
H
ee rr m e
m e tt
İ
İ
zz m
m
İşt
İşte e bu bu nnookkttaaddaa, , EcEce e AAyyhhaann’’ ın ın hermhermetizm’etizm’i i kokonu nu eeddiillmemellididiirr.. Kendisi, açıkça, defalarca şiirinin ve şiirin hermetizm’ini Kendisi, açıkça, defalarca şiirinin ve şiirin hermetizm’ini olumla-mıştır, savunmuştur. Kapalı şiir, demiştir buna. Gerçeği göstermek, mıştır, savunmuştur. Kapalı şiir, demiştir buna. Gerçeği göstermek, yaz
yazıyıyı ı kkaappaayyaarraak k oollananakakllı ı oollmmaakkttaaddıırr. . YazıYazıyı yı kkaappaammaakk, , yyuukkaarrııdda a bbee lir
lirttttiğiğimimiz iz gibi, digibi, dil l üstünde üstünde hakikate (gerçhakikate (gerç eğin eğin açığaçığ a çıkarılmasına)a çıkarılmasına) y
yöönneelliik k bibir r ççaallıışşmma a yyaappmmaakkttıırr. . Bu Bu ççaallıışşmma a yyaappııllmmaazzssaa, , didililin n iiddeeoolloo j jiik k ddüüzezennininin in öötteessiinne e ggeeççiilleemmeezz; ; bu bu ddüüzzeenn, , şu şu yya a dda a bu bu şşeekkiilldde e tteekk rarlanır sadece. Ece Ayhan’ın hermetizm anlayışının bu siyasi yanı rarlanır sadece. Ece Ayhan’ın hermetizm anlayışının bu siyasi yanı v
vuurrgguullaannmmaallııddıırr. . BuBu, , hheerrhhaannggi i bibir r hheerrmemettizizm m ddeğeğiillddiir. r. BiBir r MaMauurriicece Scève, Gongora, John Donne’un Rönesans ve Rönesans sonrası Scève, Gongora, John Donne’un Rönesans ve Rönesans sonrası hermetizmi değildir örneğin. Tam Mallarmé anlamında da bir her hermetizmi değildir örneğin. Tam Mallarmé anlamında da bir her metizm değildir. Mallarmé’den çok Rimbaud’ya gönderir bu her metizm değildir. Mallarmé’den çok Rimbaud’ya gönderir bu her metizm. Rimbaud’dan vakti gelince söz edeceğiz: Ece Ayhan için şi metizm. Rimbaud’dan vakti gelince söz edeceğiz: Ece Ayhan için şi irde temel, göndermedir. Ama sürrealizm’den, irde temel, göndermedir. Ama sürrealizm’den, “gerçeküstücü-lük”ten de söz edebiliriz. Özellikle Kınar Hanımın Denizleri (1959), lük”ten de söz edebiliriz. Özellikle Kınar Hanımın Denizleri (1959), gerçeküstücü bir şiir kitabı gibi okunabilir, niye okunmasın? Tabii gerçeküstücü bir şiir kitabı gibi okunabilir, niye okunmasın? Tabii ki iyi anlamda bir gerçeküstücülük, yerel, Türkiye gerçekliğiyle ki iyi anlamda bir gerçeküstücülük, yerel, Türkiye gerçekliğiyle bağlantılı, ağırbaşlı, hakikatin peşinde, siyasi, acıya değen bir ger bağlantılı, ağırbaşlı, hakikatin peşinde, siyasi, acıya değen bir ger çeküstücülük, Breton, Eluard, Aragon, Desnos şiirinin büyük anla çeküstücülük, Breton, Eluard, Aragon, Desnos şiirinin büyük anla rıyla eş değerde. Otomatik yazı izlenimi veren bölümlerin (örneğin rıyla eş değerde. Otomatik yazı izlenimi veren bölümlerin (örneğin ““ KudKudüs Fareüs Fareleleri”ri” , , ““ BBir ir ÖÖllü Macar ü Macar CamCam bazbaz ”” , , ““ CambazCambaz lar lar ÇadırıÇadırı”” ,, ““ PuPut / t / ZanzaZanza lak lak AğaAğacı” cı” vs şiirvs şiirlerinlerinde) de) yanı sıra, yanı sıra, büyük kurgubüyük kurgu larlar (“
(“ FayFayton”ton” , , ““ KınKınar ar HaHanınımımın Den Deniznizleleri”ri” , , ““ KambiyKambiy o”o” , , ““ Okarina”Okarina” ,, ““ DeDeniznizkızkızı ı EftalyEftalya” vs.). a” vs.). Ve Ve şiirlşiirlerin generin genelelininde de büyübüyük bir k bir lirlirizizmm..
IŞIK
IŞIK
IŞIK
IŞIK
Tam da burada şunu sorabiliriz: karanlık, ya da
Tam da burada şunu sorabiliriz: karanlık, ya da kara gerçek,kara gerçek,
nereye kadar gösterilebilir aslında? nereye kadar gösterilebilir aslında?
i.
i. Şii
Şiirimiz
rimiz karadır
karadır abile
abilerr
K
Keen
nddi ken
i kendi
dine
ne ça
çalan
lan bbiir d
r daavvu
ul l zu
zurn
rnaa
Sesini
Sesini duy
duyunca ken
unca kendi kendi
di kendine güreş
ne güreşmeye ba
meye başlayan
şlayan
Ta
Taşınır m
şınır mal helalar
al helalarında
ında kara
kara ka
kamu
munu
nun
n
Şey
Şeye d
e dar pantolonla
ar pantolonla kostak
kostak del
delikanl
ikanlıl
ıları
arın
n şiiridir
şiiridir
A
Aşşk
k ör
örgü
gütl
tlen
enm
mek
ekti
tir b
r biir düşün
r düşünün
ün aabbil
ileerr
((MMo rro KKü l h a nü l h a n İ, İ, DDee v lv l eett V Vee T Taa bbİİaa tt Y Yaa DDaa O O rr tt aa İİkk İİdd ee nn
A
Ay ry r iill a na n ÇÇo c u k l a ro c u k l a r İİçç îînn ŞŞm r l e rm r l e r ))
Bu ünlü şiir, Deulet
Bu ünlü şiir, Deulet VeVe Tabiat’ta yer alan diğer ünlü şiirlerle Tabiat’ta yer alan diğer ünlü şiirlerle
birlikte, Ece Ayhan’ın kara gerçek’i gösterirken hermetizm’den en birlikte, Ece Ayhan’ın kara gerçek’i gösterirken hermetizm’den en çok ayrıldığı döneme işaret eder. Anlam, imge daha açıktır; ritim çok ayrıldığı döneme işaret eder. Anlam, imge daha açıktır; ritim dah
dah a “a “ akıcıdır”akıcıdır” . E. Ece ce Ayhan’Ayhan’ ı ı bbu şiiu şiirlerler r ““ poppopülerüler” yapmıştır. ” yapmıştır. BBu şu şiiriir ler, soylu anlamında şarkı’lardır (canto’lar). Şiir olarak Kanto ya da ler, soylu anlamında şarkı’lardır (canto’lar). Şiir olarak Kanto ya da Kanto olarak Şiir, özellikle Kınar Hanımın Denizleri’nde karşımıza çı Kanto olarak Şiir, özellikle Kınar Hanımın Denizleri’nde karşımıza çı kan bir olgudur. Şiir, şarkı olduğunda ya da şarkıya yaklaştığında, kan bir olgudur. Şiir, şarkı olduğunda ya da şarkıya yaklaştığında, ile
iletiştişim güim gü ç ç kazanmaktadır.kazanmaktadır.
İ
İLLE
ET
TİİŞŞİİM
M
Çünkü Ece Ayhan’ın anladığı anlamda kapalı şiirin, iletişimi Çünkü Ece Ayhan’ın anladığı anlamda kapalı şiirin, iletişimi y
yook k ssaayymmaassı ı ddüüşşüünnüülleemmeezz. . ZZaatteenn, , 88oo’’ llererdeden n iititibabarren en dduurrmamaksksıızızınn ço
çoğğaaltlttıtığğı günlükleriı günlüklerin, “n, “ dedenenemmelelererinin”” , , söyleşilerin böyle bir söyleşilerin böyle bir ileiletiştişimim tasasıyla yazıldığı düşünülebilir. Tehlike, bu noktada, şiir dışı yazı tasasıyla yazıldığı düşünülebilir. Tehlike, bu noktada, şiir dışı yazı larda ifade edilenin şiirin anlamı yerine geçmesidir. Şiiri larda ifade edilenin şiirin anlamı yerine geçmesidir. Şiiri
kavraya-K Ko m e to m e t v v ee ÖÖmm ee rr UU ll uu çç ’’ll aa FFrr a n s ia n s i zz KKü l t ü rü l t ü r MM ee rr k e zk e z İ’ İ’nn dd ee (( FFo t o ğ r a f o t o ğ r a f : Ö. E: Ö. Er k i l i çr k i l i ç )) A A h m e th m e t SSo y s a lo y s a l v v ee PPee rr İ İhh aa nn MMa ğ d e na ğ d e n İİll ee (( FFo t o ğ r a f o t o ğ r a f : Ö. E: Ö. Er k i l i çr k i l i ç )) E C E E C E A Y H A N A Y H A N 2233