• Tidak ada hasil yang ditemukan

Aristophanes - EŞEK ARILARI.docx

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Membagikan "Aristophanes - EŞEK ARILARI.docx"

Copied!
65
0
0

Teks penuh

(1)

KİŞİLER

PHİLOKLEON'UN İKİ UŞAĞF PHtLOKLEON (Kleon dostu) BDELYKLEON (Kleon düşmanı)' EŞEK ARILARI KILIĞINDA

İHTİYARLAR KOROSU KORO BAŞİ KORO BAŞININ OĞLU KÖPEK KILIĞINDA İKİ, ADANE BİR MİSAFİR BİR KADIN BİR ERKEK

EŞEK ARILARI (YARGIÇLAR)

SOSİAS /Ne o? Nen var, zavallı Ksantias?

KSANTİAS JBu gece bekçiliği canıma tak dedi artık, biraz kestireyim dedim.

SOSİAS

Yine sırtın mı kaşınıyor senin? Ne azılı bir canavar bekliyorsun .burda, bilmiyor musun?

KSANTİAS Biliyorum, biliyorum, ama yine de kestirmek istiyor canım.

SOSİAS

.Sopaya razıysan kestir: 'Benim de gözlerimden uyku akıyor, .ama tutuyorum kendimi. Hişşl! Kendine gel! Sen yoksa çektin ,mi kafayı?

KSANTİAS Yok canım, ne diye kafayı çekeyim, şarabı çektim.

SOSİAS

Ben çekmedim sanki! Çekmekten yana yolumuz bir seninle. Az önce uyku bindirdi benim de kelleme, Pers'lerin gürzü gibi. •Olmayacak bir düş gördüm. 10 E ş e k A r ı l a r ı E ş e k A r ı l a r ı 11 KSANTİAS

Tuhaf şey, ben de bir düş gördüm, görülmedik bir düş,. Ama sen anlat önce.

SOSİAS

Bir kartal gördüm, dev gibi bir kartal; süzülüverdi

meydanın üstüne. Tunç kakılı bir kalkanı pençesiyle kaptığı gibi uçurdu-' göklere. Sonra baktım aynı kalkanı Kleonymos atıyor elinden yere.

KSANTİAS

(2)

bilmece bildirmece diye sor istersen sofra başında: Kimin kalkanı uçar havaya, düşer yere, fırlar denize?

SOSİAS Bu düş hayra alâmet değil; bir belâ dolaşıyor başımda.

KSANTİAS Aldırma, korkulacak bir şey yok, yemin ederim yok.

SOSİAS

Adam silâhını atar kaçar da nasıl korkulacak bir şey olmaz? Haydi, neyse; sen ne gördün, anlat.

KSANTİAS Benimkisi uzun, dallı budaklı: Devlet gemisiyle ilgili.

S OSİAS Dalını budağım kes de gövdeye gel!

KSANTİAS

İlk dalışımda bir koyun sürüsü gördüm, Pnyks meydanında toplanmış. Ellerinde değnek, sırtlarında aba. Sonra baktım bir ca^

navar, açmış ağzını yummuş gözünü: nutuk çekiyor, boğazlanan bir domuz gibi sesler çıkararak...

SOSİAS Tuh be!

KSANTİAS >Ne oluyorsun?

SOSİAS

Vazgeç, vazgeç; anlatma. Leş kokuları salıyor senin düş, boğulacağım.

KSANTİAS

^Derken bu iğrenç canavar bir terazi alıyor eline, bir öküzün ^postunu tartıyor.

SOSİAS

'Eyvanlar olsun, Yunanistan gidiyor elden! Herif milletin denesini yüzüp satacak.

KSANTİAS

'Canavarın yanı başında Theoros'u gördüm; yere oturmuş, ba-•51 bir karga başı olmuş. Birden Alkibiades yanıma geldi, her -sözün yarısını yutarak; dedi ki bana: «Bak, Toyos'a bak: yaysı insan, yaysı kaka!»

SOSİAS İyi söylemiş, böylesi daha yakışıyor Theoros'a.

KSA NTİAS Tuhaf değil mi

Theoros'un karga olması?

12 E ş e k A rı l a n E ş e k A r ı l a r ı 13 SOSlAS Yoo! Hiç de değil.

KSANTİAS Neden?

SOSİAS

Neden olacak: İnsan gibi yaşarken karga oluvermiş. Demek ki yakında aramızdan çıkıp leş kargalarına yem olacak.

(3)

SOSİAS

Haydi artık, iş başına: seyircilere konumuzu anlatalım. Ama küçük bir giriş yapalım önce:

Bizden öz şiir möz şiir beklemeyin bu oyunda. Ama eşek şakası yapacak da değiliz size. Bizi beğenesiniz diye, size avuç dolusu ceviz atmıyacağız. Gülesiniz diye de Herakles'in elinden lokmasını almaya, ya da .Euripides'i kötülemeye niyetimiz yok! Bugünlerde alkış toplayan Kleon'a bile yüklenecek değiliz. Pek budalaca olmayan küçük bir konumuz var: Ne kafanızı patlatır, ne de gülmekten çatlatır sizi. Yukarının aşağısında, aşağının yukarısında bir şey.

Şu yukarıda, damın üstünde uyuyan koca adam bizim efendimiz. Babasını eve kapadı: dışarı çıkması yasak, bizim işimiz de onu kollamak. Babasını neden mi kapadı eve? Bir acayip derde tutulmuş babası, öyle bir dert ki, biz söylemezsek dünyada bilemezsiniz ne olduğunu. Bir deneyin isterseniz: Düşünün bakalım, ne olabilir bu dert? Amynias, Pronapes oğlu, ne diyor ordan? Kumar delisiymiş! Bak hele! kendi foyasını çıkarıyor ortaya. Ağzını tutsa daha iyi ederdi. Hayır, o değil, ama bir delilik var işin içinde... Bak bak! Sosias da «Şarap delisi» diye fıslıyor Derkylos'un kulağına. Olur mu hiç? Yaşamasını

bilen'-düşkünmüş. Amma da yaptın, Skambonidesli: Öyle olsa bu hallere düşer miydi hiç... Boşuna kafa yormayın, bulamayacaksınız. Bilmek istiyorsanız, susun da söyleyeyim size: Adam yargıçlık hastalığına tutulmuş, delisi Dolmuş bu işin. Tek düşüncesi adam yargılamak. Hep yargıçlar arasında, hem de en ön sırada oturmasa kahrından ölecek. Geceleri uyku girmiyor gözüne. Bir an dalsa hemen mahkemede buluyor kendini rüyada. Oy vermekle öylesine bozmuş ki adam, gece yatağından fırlayıp oy kupası arıyor karanlıkta. Gençler nasıl duvarlara

sevdiklerinin adını yazarsa, bu da oy kupası resimleri çiziyor. Bir sabah horozu gün doğarken öttü diye mahkemeye verdi hayvanı. Horoz sanıklar-dan rü§vet almış da mahsus geç ötmüş: bizimki duruşmaya vaktinde yetişmesin diye. Şimdi artık akşam yemeğini yer yemez, getirin pabuçlarımı! diye bar bar bağırıp mahkemenin yolunu tutuyor, gidip orada bir sütuna dayanıp uyuyor, gün doğarken mahkemede hazır bulunsun diye. Mumlarla mühürlerle oynamaktan, eşek anlarına dönmüş bir halde geliyor eve. Çakıl taşı tükenir de oy kupasına taşımı atamam diye o kadar çakıl topladı getirdi ki, bahçe deniz kıyısına döndü. Kısacası yargı margı derken oynattı adam. Onun için kapadık eve, kaçmasın diye de nöbet .bekliyoruz ikimiz. Oğlu çok üzülüyor babasının bu haline. Önce sokaklarda yargıç kıhğıyla dolaşmasına engel olmak istedi, baş edemedi. Sonra hamamlara soktu, müshiller içirtti: Nafile. Davullu dümbelekli büyücüler tuttu, büyü şenlikleri yaptırdı. Bizimki bir davulu kaptığı gibi soluğu mahkemede aldı. Bütün bunlar işe

yaramayınca adamı bir gemiye bindirip Askle-pios tapınağına yolladdc. Ertesi sabah mahkemedeydi yine. Bunun üzerine eve kapadık. Bütün delikleri tıkadık sıkı sıkı. Ama herif bölmeyi burgu gibi delip kaçtı yine. Sonunda evin çevresine bir ağ da gerip bekçilik ediyoruz gece gündüz. Bu belâlı adamın adı Philokleon, şuradaki oğlunun adı da

Bdelykleon: Kendini bilen, hem de pek iyi bilen bir delikanlı.

i

Eşek Arıları

BDELYKLEON

(Damın üstünden, uyanarak) Hey! Ksantias, Sosias! Uyuyor musunuz?

KSANTİAS

S 14

Ne var? Vay canına!

(4)

O S İ A S K S A N T İ A S Bdelykleon kalkmış. BDELYKLEON

Biriniz bu yana gelsin, çabuk. Babam bacaya girdi, sıçan gibi uğraşıyor içinde. Aman gözünü aç; hamamın oluğundan kaçı-vermesin. Sen de kapıyı kolla. SOSİAS Peki bayım. BDELYKLEON Eşek Arıları BDELYKLEON

Öyle ya! En boğucu duman ondan çıkar. Haydi, gir içeri, çabuk! Nerede bu bacanın kapağı? İçeri, diyorum sana! Dur, §u kütükle tıkayalım bacayı. Başka bir delik ara bakalım. Ama olanlar bana oluyor: Şimdi de duman oğlu diyecekler bana.

KSANTİAS Kapıyı zorluyor bu sefer.

BDELYKLEON

Aman sıkı dur; dayan var gücünle kapıya. Ben de geliyorum yardıma. Sürgüyü kolla. Takozu kemirmesin sakın içeriden.

PHİLOKLEON

(Kapının ardından.) Ne istiyorsunuz benden? Niçin mahkemeye

bırakmıyorsunuz beni, reziller! Drakontides beraat mı etsin? Bunu mu istiyorsunuz?

KSANTİAS Ederse etsin; size ne?

(5)

Hey tanrılar, nedir bu gürültü? Ne oluyor? Kim o bacadan çıkan?

PHİ LOKLEON Benim ben: 'Ben dumanım, tütüyorum.

BDE LYKLEON Dumansın ha? Hangi ağacın dumanı?

PHİLOKLEON ağacının.

PHİLOKLEON

Delphoi kâhini ne dedi bana biliyor musun sen? Bir suçlu benim yargımdan yakayı kurtarırsa, hemen taş kesilecekmişim olduğum yerde.

KS ANTİAS' Yaman kâhinmiş doğrusu, diyecek yok!

PHİLOKLEON

Ne olur, bırak beni, gideyim. Yalvarırım sana. Öldüğüm gündür bırakmazsan. Eş ek Ar ıla n KS A NT lA S Dünyada bırakmam. PHİLOKLE ON Peki. Ağlan kemiririm ben de, görürsün sen.

K SANTİAS Hangi dişlerinle kemireceksin?

PHİLOKLEON

Başıma gelen! Başıma gelen! Nasıl gebertsem bu herifi, nasıl? ; Bir kılıç verin bana, çabuk! Ya da

getirin balmumunu, ölüm cezasını basayım şuna. BDELYKLEON

(Aşağı inerek.) Kötü, bizimkinin niyeti yine çok kötü.

PHİLOKLEON

Yok canım, söz veriyorum sana. Mahkemeye falan değil, aybaşı panayırına gideceğim, benim eşeği satmaya, küf eleriyle birlikte.

B DELYKLEON Ben yapamaz mıyım bu işi? P HİLOKLEON Benim yapacağım gibi yapamazsın. B DELYKLEON Orası doğru, ben daha iyi yaparım.

P HİLOKLEON Haydi İncir

(6)

öyleyse, gel çıkar hayvanı

dışarı. Eşek Arıları 17

K SANTİAS Bak, bak, ne kurnazlıklar düşünüyor!

BDELYKLEON

Evet, ama yutan kim? Çaktım dalgayı. Giriyorum içeri. Şu eşeği alıp gideyim de bari, sevgili babam yeni dolaplar çevirmeye

kalkmasın.

(İçeri girip eşeği çıkarır. Philokle-on eşeğin karnına asılıdır.)

Eşşekoğlu eşek! Ne ağlıyorsun? Seni satacağız diye mi? Haydi yürü. Ne sızlanıyorsun? Karnında sıpa mı var yoksa?

KSANTİAS Aman, bu da ne? Eşeğin karnından bir adam sarkıyor!

BDELYKLEON

Kimmiş o? Dur bakalım hele. Sahi be! Hey, kimsin sen? İn misin, cin misin?

PHİLO KLEON Ben kimse değilim vallahi, hiç kimse.

BDEL YKLEON Hiç kimse mi? Nerden çıktın öyleyse?

PHİLO KLEON İtaka'dan.

Çabuktüyen'in oğluyum.

BDELYKLEON

Seni gidi hiç kimse seni! Başına gelecekler var senin! (Uşağına.) Haydi, çıkar şunu eşeğin altından. Vay aşağılık herif! Nerelere saklanmış. Sen gel de eşek sıpası deme buna.

18 ek Ar ıla n Eş ek Ar ıla rı 19

PHİLOKLEON Beni rahat

bırakmazsanız savaş çıkar: Savaş açarım size.

BDELYKLEON

(7)

Eşeğin gölgesi için.

BDELYKLEON Yiğitliğine diyecek yok ama, kafadan sakatsın.

PHİLOKLEON

Kafadan sakat ha? Sen daha benim kim olduğumu

bilmiyorsun. Yargıç babanın kanma girmeden kadrini

bilmeyeceksin.

BDELYKLEO

N Haydi, gir içeri eşekle beraber.

PHİLOKLEON

İmdat, yargıçlar! Sevgili yargıdaşlarım! İmdat, Kleon! Gelin,

kurtarın beni!

BDELYKLEON

(Babasını kapayarak.)'

Gir de içeride bağır. (U$ağınaj Gel, sürgüle şu kapıyı; taş da

yığ önüne. Loğ taşını da getir, daya.

KSANTİAS Vay

kafam! Kim düşürdü bu sıvayı başıma?

BDELYKLEON

Bir sıçan var her halde.

KSANTİAS

Ne sıçanı canım! Baksanıza! Damda .biri

var. Dam üstünde yargıç var!

BDELYKLEON Başıma gelen!

Şimdi de serçe oldu bizimki; uçacak! Ağ

nerde? Ağı getirin! Kış, kış! İçeri! Hey

Zeus! Böylesi babaya bekçilik etmek Sınır

boyunda düşman kollamaktan daha zor.

KSANTİAS

Eh, yargıcımız girdi gayri kafese, kaçamaz.

Gidip biraz kestirsek fena olmaz.

BDELYKLEON'

Sen aklım mı kaçırdın, sersem herif? Yargıç

sürüsü gelir nerdeyse onu çağırmaya.

KSANTİAS

Nasıl olur? Gün daha yeni ağardı.

BDELYKLEON

Sen ne söylüyorsun? Geç bile kaldılar

Her zaman geceyansı gelirler,

fenerlerle. Vız vız seslenirler

karanlıkta.

KSANTİAS

Biz de basarız taşı gelirlerse.

BDELYKLEON Çıldırdın mı? Kızdırmaya gelmez morukları. Eşek arılan gibi saldırırlar adama.

Eşek Anları

Sipsivri şişleri de var

kıçlarında Bağıra çağıra,

hoplaya zıplaya Üşüşür

üstüne sokarlar seni.

KSANTİAS

Sen merak etme; kovanla yargıç gelsin

isterse: Bu taşlarla haklarından gelirim.

(Ellerinde sopalar,

kıçlarında şişlerle

ihtiyarlar korosu girer.)

KORO BAŞI

Yürü, Komias, daha canlı! Nedir bu

uyuşukluk? Sen eskiden tazı gibiydin,

tazı. Bak, Khariûades daha iyi yürüyor

senden. Hey, Strymodorös, yargıçların en

belâlısı! Evergides, nerdesin? Ya sen

Phlyalı Kabes? Hey gidi hey! Bu mu kaldı o

parlak gençlikten? Bizans önlerinde böyle

miydik seninle? Ne yapmıştık hani, bir gece

nöbetinde: Fırıncı karının dibeğini

yürütmüş, Kesip yakmıştık, çorba pişirmek

için. Aman, çabuk olalım, dostlar, çabuk!

Lakhes'ı yargılayacağız, unutmayın. Bir

kovan dolusu parası varmış adamın. Kleon

efendimiz tam vaktinde gelin, dedi. Üç

günlük de öfke istedi, baldan tatlı: Herifi

gereğince cezalandırmak için. Yürüyelim

arkadaşlar, gün doğmadan yetişelim.

Fenerciler fenerleri sağa sola sallasın.

Taşlara dikkat, düşüp kol bacak kırmayın.

(Koro, fener tutan

çocukların ardından yola

koyulur.)

(8)

Eşek Arılan 21

BİR

ÇOCUK Hey, babalık, önüne bak,

çamura basma.

ı

K

ORO BAŞI k Sen bk çöp al da,

fenerin fitilini temizle.

Ç

OCUK İstemez, fitili

dürterim parmağımla.

KORO BAŞI

Sersem, fitil çıkarılır mı o kadar

Bu zeytinyağı kıtlığında?

Para senden çıkmıyor diye ver yansın ha?

(Çocuğa bir tokat atar.)

ÇOCUK

Yoo, i§i dayağa dökerseniz

Söndürür fenerleri,

evlerimize gideriz. Siz de

ördek gibi yüzersiniz

çamurda.

KORO BAŞI

Şuna bak! Ben senin babanı bile

döverim. Hay körolası, batıyordum

az kalsın çamura. Bu yağmur dört

beş> gün daha yağar. Baksanıza şu

mantarlara dört bir yanda. Ama

ekinler geç kaldı bu yıl, Hem bol

yağmur istiyorlar hem poyraz. Bu

evdeki yargıç dostumuza ne oldu?

Ne diye çıkıp katılmıyor aramıza?

Hiç beklettiği olmadı kendini böyle:

Tersine, hep önden gider bağıra

çağıra. Türkü söylemeye bayılır, bu

dostumuz.

2 2

Eşek Arılan

Ç

OCUK Yok, baba; kuru

incir isterim.

K

ORO İncir mi dedin?

Gebersen almam!

Ç

OCUK Öyleyse ben de

seninle gelmem.

KOR O

Üç can besliyorum

kazancımla, Un var,

odun var, et var

alınacak: Sen tutmuş

kuru incir istersinl

ÇOC

UK

Ya bugün mahkeme

kurulmazsa, Nerden

çıkacak yemek paramız?

Yargı margı olmazsa

Neyle doyacak

karnımız?

KOR O A m a n , a ğ z ı n ı b a y ı r a a ç : O z a m a n a

Gelin, duralım da bir tükrüyle çağıralım şunu

Duyar duymaz çıkarır kapıdan burnunu.

KORO Ne oluyor? Niçin? Ne var? Neden çıkıp ses vermez bu ihtiyar?

Pabuçlarım yitirmiş olmasın? Bir yere mi çarptı .kaldı karanlıkta? Ayaklan mı şişti? Basurları mı kızıştı yoksa? Odur en amansız En katı yürekli yargıç aramızda. Yalvardılar mı ona Sallar başını şöyle: Taş yumuşar, ben yumuşamam, der. Dünkü yargıya üzüldü belki: Sanık inandırıp bizi Atina'yı sevdiğine, Kurtardı paçayı elimizden. Ceza veremedi diye Ateşli hastadır bizimki yine. Öyle yaman adamdır bu adam! Kalk gel, yiğit yargıç üzülme; Yeni bir kodaman var yargdanacak. Koca Trakya'yı satmış adam, Gel de onu atmaya bak kazana. Haydi evlat, yürü bakalım.

BİR ÇOCUK Baba, bir şey istesem alır mısın?

KORO Elbette, yavrum, söyle, ne istersin? Aşık isteyeceksin besbelli?

(9)

ç k a l ı r ı z , o ğ u l , a ç ! UK Anam, ey anam ne diye, Ne diye doğurdun beni? KOR O

Seni beslemek

için her gün

Başım dertlere

girsin diye.

ÇOC UK

Ey zavallı yiyecek

torbam: İçim

bomboş, neyleyim

seni?

23

(10)

r l Eşek Arıları

KORO VE ÇOCUK Ah, neyleyim, neyleyim? Boş kursağı neyleyim!

PHİLOKLEON

(Ağlar arkasında bir delikten görünür.) Dostlar, çoktan duydum sesinizi;

Ama çıkıp gelemem ardınızdan. Bırakmıyorlar beni mahkemeye, Gidip yargı vermeye

Canlara kıymaya bırakmıyorlar. Ey eli yıldırımlar saçan Zeus^ Gel yak beni, duman et beni! Yalan et, yılan et beni! Acı bana, kurtar beni tanrım! Bir tavuk et pişir beni

Yıldırım ateşinde, kızgın küllerde Sonra tutup kanatlarımdan Kaynar salçalara at beni! Ya da bir çakıl taşı et de beni Oy kupalarına at mahkemede.

KORO Kimmiş o? Söyle dostlarına: Kimmiş seni eve kapayan?

PHİLOKLEON Kendi oğlum! Ama duymasın sakın: Surda yatmış uyuyor, Alçak sesle konuşun.

Eşek Arıları KORO

Niçin yapıyor bunu? Oğlun ne ister senden?

PHİLOKLEON Yargıç olma, can yakma, diyor. Sözünü dinlersem Kuş sütüyle besleyecekmiş beni. istemem, eksik olsun kuş sütü.

KORO Vay alçak, vay adalet düşmanı! Gençleri kötülüyorsun diye Kızmış olmalı sana. O da mutlak birlik olmuştur Devlete kundak kuranlarla.

KORO BAŞI Haydi şimdi, bir yolunu bul da Çık

oradan, gel katıl bize, Oğlunu uyandırmadan.

PHİLOKLEON Dile kolay! Siz bulun bir yolunu. Çıkabilsem durur muyum burda? Yanıp tutuşuyorum yargı diye.

KORO BAŞI Bir delik yok mu canım? Der

duvarı, çık dışarı, Kılık kıyafet de değiştir Kurnaz Odysseus gibi.

25

26 Eşek Arılan Eşek Arılan 27

(11)

Her delik tıkalı: Sinek çıkamaz. Bir başka yolunu bulun. Burgu değilim ki ben.

KORO BAŞI

Unuttun mu nasıl askerlikte Çaldığın şişleri saplayıp İnivermiştin duvardan aşağıya.

PHİLOKLEON

Evet, hatırlıyorum, ama O durum nerde, bu durum nerde? O zaman gençtim, kolum uzundu Gücüm kuvvetim yerindeydi. Göz hapsinde de değildim, Burda nöbetçiler var başımda, İki kişi, ellerinde şişler Kapıda bekliyorlar beni Et çalmış kediyi bekler gibi.

KORO

Haydi, bul yine bir kolayını. Hem de artık çabuk ol, arı kardeş: Bak, tan yeri ağardı çoktan.

PHİLOKLEON

Ağları kemireyim öyleyse, yok başka çare. Ey ağların koruyucusu Artemis, Bağışla günahımı!

KORO Gördün mü? Buldun işte:

İnsan böyle kavuşur hürriyete. Haydi, çenene kuvvet!

PHİLOKLEON Oldu, kemirdim; tamam! Aman, susun, oğlum

duymasın.

KORO

Korkma, arı kardeş, korkma; Ağzını açarsa ardına düşer Kan kustururuz ona. Anlatırız neymiş karşı komak İki tanrıçanın buyruklarına

KORO BAŞI Bir ip bağla beline, Sonra sığınıp Zeus tanrıya Salıver kendini pencereden aşağıya.

PHİLOKLEON Ya nöbetçiler görür de beni Atarlarsa yine içeri?

Ne yaparsınız o zaman?

KORO BAŞI Meşe odunundan katı yüreklerimizle Koşarız senin

yardımına. Budur yapacağımız bizim; Tutamazlar seni burda.

PHİLOKLEON Peki, iniyorum size güvenip. Ama bir kaza gelirse

başıma, Eşek Arıları

Yas tutun, ağlayın bana: Mahkeme yakınına gömün beni.

KORO BAŞI Korkma, korkma, bir şey olmaz: Haydi, koyuver kendini Yurdun tanrıları korur seni.

PHİLOKLEON Ey kurtların kurdu Lykos, Sen ki hoşlanırsın

benim gibi, Sanıkların ağlaşmasından, Cezalıların

gözyaşlarından; Sen ki, duymak için bağrışmaları Mahkeme önünde durursun heykelinle; Sen ki ağlayan insan görmekten Tek haz duyan kahramansın; Sen acı bana, kurtar

bugün beni, Kurtar kapı yoldaşını. Ben de söz veriyorum sana: Bundan sonra ne işer, ne yellenirim, Heykelinin yanı başında.

BDELYKLEON Hey, uşaklar, uyanın!

KSANTİAS Ne var? Ne oluyor? BDELYKLEON Sesler duyuyoru m bir yanda: İhtiyar bir delik mi buldu yine? 28

(12)

(Damdan bağırır.) (Uyanarak.) Eşe k Arıl arı KSA NTİA S Delik değil, bir ip bulmuş: Sarılıp sarkmış pencereden aşağı. BD EL YK LE ON Vay ip kaçkını, nedir bu yaptığın?

Sakın ineyim deme aşağı. Koş ulan, al şu zeytin dalını: Vur beline de aklı basma gelsin!

PHlLOKLEON İmdat!

Yargıç kurtaran yok mu içinizde?

Hepinizin bir davası vardır elbet bu yıl... Hey, Smikythion, Tisiades, Pheredipnos! Şimdi değil de ne zaman

Yardım edeceksiniz bana? . Kodese tıkıldıktan sonra mı?

KORO BAŞI

Ne bekliyoruz bütün öfkemizi boşaltmak için; Yuvamıza saldıranlara karşı?

KORO

Evet, zamanıdır, tam zamanı, Çıkanp şişleri adam sokmanın. Kuşanın cübbeleri, yargıçlar, ileri! Kleon'a da ulaştırın haberi: O da gelsin katılsın savaşa Bir devlet düşmanına karşı. Böylesi adama ölüm gerek: Mahkemeleri kaldırmak istiyor dünyadan!

29

(Seyircilere.)

(13)

Eşek

Anları

Çıksın kınlarından kılıçlar, Azgın bir

öfkeyle doldurup yürekleri Saldıralım

üstüne! İleri! Görsün ne demekmiş,

ne demek Eşek arılarını ürkütmek!

KSANTİAS

Tanrılar! Savaş, var galiba, felâket! Bu

sivri şişlere gelemem ben.

KORO

31

(Koroya .)

(Bdelykl

Blrak babam, diyoruz sana.

Yoksa pişman olursun

Kaplumbağa gibi kabuklu doğmadığına.

PHÎLOKLEON

Saldırın yoldaşlarım, kudurmuş arılarım!

Kiminiz kıçlarına sokun şişleri Kiminiz

suratlarına, Kiminiz parmaklarına!

(Kurtulmaya çalışır.)

(Köleleri çağırır.) (Köleler gelir.)

(Koro'ya)

(Eve girer.) BDELYKLEON

Hey, yardıma koşun!

Midas, Phryx, Masyntias, gelin buraya!

Yakalayın şu adamı, kaçırmayın sakın:

Yoksa bağlatırım sizi, yemek de vermem.

Vızlayın vızlayabildiğiniz kadar:

(14)

30 3 K O ( Y Y E Y i Ş İ U G K U H H ( B ( B K H B K B S B ( N S E

Durun, yiğitlerim, durun biraz:

Bırakın bağırmayı da beni dinleyin!

KORO BAŞI Biz

dinlemeyiz, bağırıra istediğimiz kadar

BDELYKLEON

Boşuna! Ne yapsanız bırakmam onu.

KORO BAŞI

Korkunç bir şey bu yaptığın senin:

Zorbalığın ta kendisi!

KORO

Ey yüce Devlet

Ey Theoros, tanrıların düşmanı!

Ve siz ey başımıza geçen Bütün

parlak nutukçular!

KSANTlAS

Aman, Herakles yardımcımız olsun!

Şişleri var, şişleri, baksanıza!

; BDELYKLEON

Var, evet: Bunlarla şişlediler mahkemede

Gorgias'ın öğrencisi Philippos'u

Sen de şişleneceksin, sen de!

Haydi, davranın yargıçlar

(Öteki uşağa.

(15)

4 3 KORO N Y B S S S D Z BDELYKLEON B KORO S BDELYKLEON E KORO BAŞI S BDELYKLEON H KORO B S B BDELYKLEON İ KSANTİAS D

(16)

3 3 BDELYKLEO N E B B K K V Z PHİLOKLEO N S K B B S BDELYKLEO N T A A P BDELYKLEO N D PHİLOKLEO N K BDELYKLEON ; PHİLOKLEON ; B PHİLOKLEON i ; BDELYKLEON Y P KORO . BDELYKLEON .

(17)

8 3 KORO G PHİLOKLEON KORO O KORO BAŞI H PHÎLOKLEON H Ş B Y B H H K B B A Y D B « S O S A K B PHİLOKLEON B A S P B K K K S B K G Ç (Bdelyk leon'a.)

(18)

Eşek Arıları B « B D O B Ö A BDELYKLEON P PHİLOKLEON G İ O N Z İ Y Z Ö B K K BDELYKLEON A A Eşek Arıları BDELYKLEON K o n u ş k o n u ş a b i l d i ğ i n k a d a r l E r g e ç PHtLOKLEON İ Y Ö S 40

(19)

4

E İ O Y N İ A N B U ( B B D K N Eşek Arıları P KORO A KORO BAŞI S BDELYKLEON K PHİLOKLEON S BDELYKLEON D 43 (Bdelykl eon'a.) 42

(20)

i .

Eşek Arıla

Atina'ya dışandan gelen paralan say, Sonra içeriden, çarşıdan pazardan, Limandan surdan hurdan gelen vergileri, Hacizleri, para cezalarını, yüzde birleri. Bütün bunlar iki ton torba altın eder. Şimdi yargıçların yıllık kazancını hesapla: Atina'da en çok altı bin yargıç olduğuna göre Hepsine yüz elli torba düşüyor demektir.

PHİLOKLEON Demek devletin gelirinin onda biri bile değil Bütün yargıçların aldığı para?

BDELYKLEON Değil ya, ne sandın?

PHİLOKLEON Nereye gidiyor öyleyse bunca para?

BDELYKLEON Ben Atina için çalışıyorum, Halk uğruna savaşıyorum, diyenler yok mu? Onlara gidiyor paralar. Çünkü sen bu güzel lâflara kanıp Başa getiriyorsun onları. Bu adamlar öteki şehirlerden de Ellişer torba altın koparıyorlar: Ya bu parayı verirsiniz, Ya da sizi yakar yıkarım, diyerek. Sense kendi kırallığmın artıklarıyla Zar zor geçinmektesin. Birleşmiş devletler bakıyorlar ki, Atina halkı yemeden de yaşıyor nasıl olsa

(21)

B PHİLOKLEON B BDELYKLEON K H PHİLOKLEON A BDELYKLEON K KORO BAŞI İ O (Kılıç elinde (Daha hızlı.) (Bdelykl eon'a.) (Philokl eon'a.)

(22)

4 8 4 İ L H BDELYKL EON E H K E A A S A A S PHİLOKL EON A B PHİLOKL EON B « « « T BDELYKL EON H PHİLOKLE ON H BDELYKLE ON H P «

(23)

BDELYKLEON Y BDELYKLEON T H B B H G BDELYKLEON Ü BDELYKLEO N Y PHİLOKLEON P BDELYKLEON B PHİLOKLEON G G B A L V BDELYKLEON N PHİLOKLEON N

(24)

5

5 B

PHİLOKLEON

(Birçok e^ya taşıyan iki hizmetçiy~

İ B

B

(Bir mangalla bir tencereyi önüne sürerek.) E P B H Y B ( D P B N P L B( A (Eve girer.) (Kendi kendine.)

(25)

PHİLOKLEON A h su lta nı m, yü ce ka hr a m an ım ... A m an ne de ko rk un ç m uş su rat ın! BDELYKLEON Tı pk ı Kl eo n' un su rat PHİLOKLEON A 55 54 (Yerinden kalkarak.) (Eve girer.) (Evden çıkarke

(26)

( K e n d i k e n d i n e . ) d

(27)

or B ir d a v a a çı la c a k ol u rs a. .. B D E L Y K L E O N G it, ge tir ik i E

(28)

O

H

(29)

(

BDELYKLEON

(Bulduğu bir çubukla dönen

Philo-B

u

d

a

n

e

s

i

?

P H İ L O K L E O N

D

o

m

u

z

a

h

ı

r

ı

n

ı

n

s

ı

r

ı

ğ

ı

.

B D E L Y K L E O N D o m u z ç o b a n l ı ğ ı n a m ı

(30)

k a l k a c a k s ı n ş i m d i d e ? P H l L O K L E O N Y o k c a n ı m s e n d e !

N

i

y

e

t

i

m

d

o

m

u

z

u

n

a

y

a

r

g

ı

ç

l

ı

k

e

t

m

e

k

.

(

O

t

u

r

u

(31)

r

.

)

H

a

y

d

i

,

g

e

t

i

r

b

a

k

a

l

ı

m

s

u

ç

l

u

y

u

:

V

e

r

e

c

e

ğ

i

m

c

e

z

a

y

ı

b

i

l

i

y

o

r

u

m

ş

i

m

d

i

d

e

n

.

(Eve girer.) (Sabırsızlanır.)

(32)

PHİLOKLEON BDELYKLEON PHtLOKLEON ( Hay karg alar belâ mı vers in! Oy kup asın ı unut tum içeri de! DEL YKL EON Dur yah u! Ner eye koş uyo rsun ? n

Oy

kupa

sını

getir

mey

e.

BDELYKLEON

Vaz

geç!

Al

şu

huni

leri.

( PHİLOKLEON

Peki

,

bunl

ar

da

olur,

Olur

ama

kum

saati

miz

de

yok.

ݧte, getirdim hepsini.

Çağır artık suçluyu.

Şimdi.

(33)

BDELYKLEON B H A (Köleler gerekeni getirmek üzere B E E D G H B Ç G B

(Hizmetçi, köpek kılığına girmiş iki ki$i getirir: Maskelerin biri Lak-hes'i öteki Kleon'u andırır.)

BDELYKLEON • D

P 58

(34)

6

Dinleyin şimdi; suçlandırmayı okuyorum: Davacı Kydathenah Köpek verdiği dilekçede Aixoneli Labes'in tek başına

Sicilya peynirini yiyip bitirdiğini İleri sürmüş bulunmaktadır.

Bunun cezasıysa boynuna halka vurulup İncir ağacına bağlanmaktır.

PHİLOKLEON Yoo, bu suçu işlemişse gerçekten Doğru köpek cennetine gider.

BDELYK

Görür (Kendi kendin

PHİLOK Eşek

BDELYKLEON Suçlandıran Labes burada Önünüze getirilmiş bulunmaktadır.

PHİLOKLEON Vay alçak vay! Nasıl da belli suratından Hırsızın biri olduğu!

(Köpek sırıtıp dişlerini gösterir.) Dişlerini gösterip beni kandıracak aklı sıra!

(35)

İ P B ( P S B bir 61

(36)

6 6 P H B Y A ( E K C P K V • yX) P V H B ( L

(Çağrılan nesneler insan kılığında gelirler.) ( ( B t| YJ BDELYKLEON N P V

(37)

ş Y B P B Y P D Y D ( Eşek Arıları PHİLOKLEON Y B A H A Ç (Küçük köpeklen taklit eden çocuklar evden çıkıp bağrışır, ağla-şırlar.) G

6

(38)

H B D H P B G T İ ( P B (Kupaları boşaltır.) (Philokleon, baygınlık geçirir.) (Bir köle su getirir, Bdelykleon, babasını ayıltmaya çalı$ır.) (Elinden tutar, masanın çevresin ikinci kupanın durur.) P (Oyunu Labes, kurtuldun! Baba! Ne oluyorsun! Eyvah! Su yok mu?

Kalk, (Kendi

(39)

P H İ L O K L E O N B e n a r t ı k BDELYKLEON K PHİLOKLEON K BDELYKLEON E P KORO BAŞI G

(40)

B aş ka şa irl er in ad ı ar ka sı nd a gi zl en er ek , B aş ka la rı nı n ka rn ın a gi ri p bi r ha yl i g ül d ür m üş si z S K B K A A H M E S A V ' E K G D Y A K ö

(41)

ü k o k u y o r m u ş F o k b a l ı k l a r ı g i b i , ö n ü L a m i a ' n ı n B . S A S N B -.

(42)

. R a E ek Arıları Ç Y N C A B M Ş B O B A O B N İ M Ö D G S P Z G S T K İ A i 70

Türlü yalanlar, dolanlar, korkutmalarla Para sızdınyorlarmış sizlerden.

O kadar ki kiminiz fırlayıp yataktan Başvuracak yer arıyormuşunuz geceyarısı. Bunlara karşı sizi korumak,

Memleketi bunlardan kurtarmak isteyen Böyle bir savunucu bulmuşken kendinize Tutmadınız, bıraktınız onu geçen yıl: Oysa yepyeni düşünceler getirmişti size. Anlamayıp körlettiniz bu düşünceleri. Dionysos'un tapmağına yüz sürerek Yeminler ediyor ki bugünedek sizler

O dizelerden iyisini duymadınız komedyada. Yüzünüz kızarmalı anlamadığınız için o zaman. Şairimize gelince, bilenler bildi onun değerini: Umutlan yıkılmasına yıkıldı,

Ama yine de geldi düşmanların üstesinden. Bari bundan böyle, siz ey tuhaf insanlar, Şairler çıkıp önünüze

Yeni şeyler söylediler mi size .Sevin, tutun onları.

Alın düşüncelerini, ayvalar gibi, Saklayın dolaplarınızda:

Böylece üstünüz başınız Sanat kokar bütün yıl.

İLK YARIM KORO Biz ne yamandık eskiden korolarda, Ne yiğittik savaşlarda! Üstümüze insan yoktu bir zamanlar. Nerde o günler şimdi! Ak kuğu tüylerine döndü saçlarımız. Ama kalan gücümle de

(Daha çabuk.

(43)

ş B Ç İ İ B B B H G E Ö B S O S K K S B N B Y B B A E G B S (Philokleon, ardına düşen oğlunun-ısrarlarından kurtulmak için, ca

halde çıkar: Arka bir kölenin bir elinde yün yelek, bir elinde ayakkabılar vardır.)' 7 E ş H ( i İ C N

(Yeni yeleği uzatarak.) (Yeleğini

zorla çıkarır.) P B E ş P 7

Çıkar sırtlndakini, giy şunu: At omuzlarına herkes gibi. 72

BDELYK LEON

(44)

B D P B P ( Y BDELYKLEON , N \ P H P H B B B PHİLOKLEON O BDELYKLEON • PHİLOKLEON Y BDELYKLEON H PHİLOKLEON B BDELYKLEON N PHİLOKLEON O

(45)

Eşek Arıları BDELYKLEON Ş PHİLOKLEON BDELYKLEON N PHlLOKLEON B BDELYKLEON Y PHİLOKLEON H BDELYKLEON A T F PHlLOKLEON N 7 76 Elbette.

(46)

Eşek Arıları PHİLOKLEON G BDELYKLEON Y P

7

78

(47)

P B B D S Y D P BDELYKLEON G ( PHİLOKLEON (

(48)

Eşek Arıları BDELYKLEON S e n z o r s ö y l e r s i n b u n u , y a k a r s e n i , S ü PHİLOKLEON Ben BDELYKLEON E « D PHlLOKLEON Tatlı BDELYKLEON Ş G « G PHİLOKLEON 80

(49)

Eşek Arıları 81 B D E L Y K E A P Y B K P Ö B ( KORO İ E Eşek Arıları Y K E Y Ö O S N V B H T PHÎLOKLEON K ( 8 3 82

(50)

8 4 E

(Hizmetçi eve girer. Philokleön

Elinde bir meşale,

çıplak bir jlautacı kız ve dövüp sövdüğü kimseler vardır. Türkü söyler: « ( U H ( (

(Kalabalık iki yandan çıkar, Philo kızı evine doğru gö E ş B Ü Ç B B i A B İ O ( BDELYKLEÖN ( H 8 P PHİLOKLE ON

N

P

S

(

A

M

(

85

(51)

B D

M

P P H

S

B

E

Y

B

O

A

B

(Bir ekmekçi kadın bos bir sepetle ve tanık diye getirdiği Khere-phon'la girer.) 8 KADIN G e l , t a n r ı l a r a ş k ı n a , ( B a b a s ı n a . )

(52)

K A D I N B e n i m l e a l a y h a ? K i m o l u r s a n o l , M a h k e m l

(53)

s a n a b i r d a v a c ı d a h a , T a n ı ğ ı y l a b i r l i k t e h e m

(54)

A Eşek Arıları BDELYKLEON

S

PHİLOKLEON S ADAM

V

PHİLOKLEON B A N

B

H K

B

B ADAM 9 Eşek Arıları P H İ L O K L E O N D u r , s ı v ı ş m a d a d i n l e : S i b a r 90

(55)

is' d e bi r k a dı n bi r ki rp iy i y ar al a m ış . ADAM ( B u n u d a a kl ın d a tu t! PHİLOKLEON (

K

ir

pi

gi

b

a

r

i

s

l

i

k

a

d

ı

n

:

«

B

e

h

e

y

s

e

r

s

e

m

,

d

e

m

i

ş

k

i

r

p

i

y

e

(56)

:

T

a

k

y

er

in

e

bi

r

sa

rg

ı

b

ez

i

ar

as

a

y

n

y

a!

A

D

A

M

S

en

b

u

nl

ar

ı

ba

şy

ar

ca

a

t

a

y

ı

m

s

e

n

i

i

ç

e

r

i

d

e

.

.

.

(

B

a

b

a

s

ı

n

ı

s

ı

r

t

l

a

r

(57)

.)

PHİLOKLEON N e y a pı y o rs u n ? bi r g ü n E zo p' a. ..

D

u

y

d

u

n

d

e

ğ

i

l

m

i

s

ö

y

l

e

d

i

k

l

e

r

i

n

(58)

B D E L Y K L E O N

(59)

ş S O ( N K D Z İ C A U B N B K C N D V (Philokleon ve oğlu evden çıkar Philokleon, Euripides'in bir almak, üzere,

gözü olan bir dev, bir Kyklops kılığında Polyphemos girer.) E ( ( « P H B H 9 P H P H S H H

(Yengeç kılığında cüce bir dansö-rü göstererek:) B

P 92

(60)

HİZMETÇİ ' Y e n g e ci k o s' u n k ü ç ü k o ğl u. PHİLOKLEON B ( HİZMETÇİ A l sa n a bi r tr a g e d y a o y u nc us u da ha : O da Y en ge ci k os o ğ ul la rı n da n. P H İL O K L E O N B ir lo k m a d a h

(61)

a d e s e n e: D o y d u k gi tt i! ( P H İ L O K L E O N B u d a n e s i ? a ri d e s m i, ö r ü m c e k m i? H İ Z M E T Ç İ A il e n i n ' s ü t k u

(62)

z u s u , t r a g e d y a y a z a r ı ! PHİLOKLEON N e m u t l u b i r b a b a y m ı ş ş u Y e n g e c i k o s , B a k n e y a m a n o y u n c u l a r ç ı k a r ı y o r s

(63)

h n e y e ! D u r , i n i p b i r b o ö l ç ü ş e l i m ş u n l a r l a . E (Hizme tçiye.) Sen bir güzel salça hazırla bari, Haşlar yeriz belki bu yaratıkl arı! î ( O r k e s t

(64)

r a n ı n o r t a s ı n a

(65)

KORO BAŞI Haydi, bizler açılıp yer verelim şimdi: Rahatça tepinsinler ortada.

(Koro iki yana çekilir ve oyun $0-.^, volan söyler. Ph • cikoslar çılgınca bir dansa] ba . lor. Philokleon

ötekilerin'--, lannı kabaca takîit eder.) '•

! '

KORO

Haydi, ey denizin ünlü evlâtları,. , ı . - . Hoplaym, çiçeksiz, meyvasız kumlarda!

Dönsün fini fırd,: ay aklarınız; "* ' Basın

çifteleri Phrynikhos .gibi.' ^ Seyirciler görünc'e sizi bacak, favada, 'Vay, vay, vay! diye bağrışsınlar.' Dön sahnede, fır dön, pır dön, vur dön; : .Kaldır, göklere değsin .bacağın!

.Kasırga ol, dongeç ol, hortum ol! Sultanı geliyor «ünkü denizlerin, , Oğulcuklarım .görmeye, hora teperken, ı Haydi, 'ahn götürün bM dinarı, Bu kanatlıj 'bu rüzgârlı, adımlarla. , . 'Komedya korolarının bîr sahneden

| «1 l i • I

-ı Oynaya .oynaya ilk ç-ık-ış-ıd-ır bu^

Referensi

Dokumen terkait

Dampaknya adalah banyak warisan seni budaya khususnya seni rupa yang lapuk dimakan usia, terlantar, terabaikan dan dilecehkan keberadaannya; Kedua, keanekaragaman

bölümlerinin staj müracaat formunu indirip doldurduktan sonra yüksekokul sektereliğine teslim etmeleri gerekmektedir.Yaz staj formu sekreterliğe teslim edildiği günün bir

Bagi menjadikan proses pengajaran dan pembelajaran lebih seronok dan difahami, guru perlu menggunakan cara pengintegrasian Seni Dalam Pendidikan yang merangkumi bidang seni muzik,

pendedahan kepada individu atau masyarakat yang tidak mempunyai pengetahuan tentang. seni atau yang meminati bidang seni untuk lebih memahami dan mendalami suatu

Fakultas/Jurusan/Prodi : Fakultas Sastra/Seni dan Desain/ Pendidikan Seni Tari dan Musik6. Motto Hidup : Buat Orang

K. İSMAİL - Ne oldun usta? Sen biraz bozuldun yine. İSMAİL - Sen kendin büyüksün, resmin ufak olmuş ne çıkar? FASULYECİYAN - Severim seni İsmayil. Yanık, âşık, zendost.

Berbicara tentang jatidiri seni rupa Indonesia tidak bisa dilepaskan dengan sejarah perkembangan seni rupa Indonesia zaman pengaruh Hindu- Budha yang berlandaskan

"Sen devam et." Bupu, Raistlin'e bu deli insanlara katlanmak zorunda olduğu için derin bir sempatiyle bakıyordu; sonra büyücünün elini tutarak batıya doğru seyirtmeye başladı caddeden;