• Tidak ada hasil yang ditemukan

Stephen Arroyo - Astroloji,Karma&Dönüsüm.pdf

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Membagikan "Stephen Arroyo - Astroloji,Karma&Dönüsüm.pdf"

Copied!
274
0
0

Teks penuh

(1)
(2)

ASTROLOJi, KARMA

&

D0N0$0M

Dogum Haritasmm i�sel Boyutlari

Stephen Arroyo

(3)

Bari§ ilhan Yaymevi Astroloji/Psikoloji: 17

ASTROLOJI, KARMA VE D0N0�0M Dogum Haritas1nin ii;:sel Boyutlan Stephen Arroyo

lngilizce'den c;eviren

Gui Cehreli

Yayma Haz1rlayan Ban� llhan

ASTROLOGY, KARMA & TRANSFORMATION The Inner Dimensions of the Birth Chart © 1978, 1992 Stephen Arroyo

© 2003, Turki;:e yay1n haklan Ban� llhan Yay1nevi'ne aittir. 2.Bask1 2015, $ubat Kapak Resmi Ay�em Aksoy Kapak Di.izenleme Ban� llhan Ofset Haz1rhk Vildan Bizer Bask1

Mart Matbaa Sistemleri San.ve lie. A.$. Merkez Mah. T athpinar Sok. Mart Plaza No:13 Nurtepe - Kag1thane I istanbul

Tel: (0212) 321 23 00 pbx Faks: (0212) 295 11 07 ISBN 978-975-7029-36-6

Yaymc1 Sertifika No 10727 Bas1mevi Sertifika No 19644

Bari§ l lhan Ya ymevi & Dam§manhk BARI$ iLHAN

Av. Sureyya Agaoglu Sok. Geren Apt. No: 20 D.5 Te�vikiye 34365 - i STANBUL

Tel: (0212) 247 31 77 Faks: (0212) 231 55 17 E-posta: barisilhan@superonline. com www. barisilhanyayinevi.com www. astrolojidergisi. com

(4)

ASTROLOJi, KARMA

&

DONO�OM

Dogum Haritasmm i�sel Boyutlan

Stephen Arroyo

(5)

iC::iNDEKiLER

GiRi$

. . . 11

1.

KARMA .

. . . 19

Dogum Haritasmm Ozel Unsurlan .

. . . 26

Saturn .

. . . 26

A<;1lar ve Elementler .

. . . 27

"Karm1k" Bur<;lar .

. . . 30

"Su" Evleri .

. . . 31

Ay . . . .

. .

. . .

, 36 2.

DONU$UM .

. . . 41

Gune� ve Ay Prensipleri .

. . . 45

Sosyal Baglamda Dtinu�um

49

Yuksek Bilin<;lilik .

. . . 50

3.

DONU$UMUN ANAHT ARLARI: BOLUM I

URANUS VE NEPTUN .

. . . 53

Uranus

. . . 58

Neptun . . . .. . .

61

4.

DONU$UMUN ANAHTARLARI: BOLUM II

PLUTO .

. . . 69

Pluto' nun Transitleri .

. . . 72

Reenkarnasyon ve Karma .

. . . 75

Pluto' nun Ev Konumu

77

Pluto'nun A<;1lan .

. . . 84

5.

SATURN: DOGASI VE DONGULERi

. . . 89

Dogum Haritasmdaki Saturn .

. . . 93

Saturn'un A<;1lan

. . . 95

Saturn'un Transitleri

. . . 98

(6)

Satum'un Diger Planetlere Transitleri

104

Satum'un Evlerden Ge<;:i�i

. . . 105

6.

DOG UM HARiT ASINDAKi D0NU$UM A<;:ILARI

. . . . 121

Modem Zamanlarda A<;:Iiar

. . . 125

A<;:Iiarm Dogas1

. . . 127

Ai;1lar ve Karma

. . . 134

Uranus Ai;ilan

. . . 135

Gune�-Uranus Ai;1lan

137

Ay-Uranus Ai;Iian

. . . 138

Merkiir- Uranus Ai;1lan

. . . 139

Venus-Uranus A<;:Iian

. . . 140

Mars-Urani.is A<;:1lan

142

Nepttin A<;:1lan

. . . 144

Gi.ine�-Nepttin A<;:1lan

147

Ay-Nepttin A<;:1lan

. . . 148

Merkur-Neptun A<;:Iian

. . . 149

Venus-Neptun Ar;1lan

150

Mars-Neptiin A<;:Iian

152

Pluto A<;:1lan

. . . 154

Gune�-Pluto A<;:Iian

. . . 154

Ay-Pluto A<;:Iian

. . . 156

Merkur-Pluto A<;:1lan

. . . 158

Venus-Pluto Ar;Iian

. . . 159

Mars-Pluto A<;:Iian

. . . 160

Lunar A<;:1lar

. . . 162

Dogum Haritasmdaki Temalan Anlamak

. . . 164

7.

KARMA ve iLi$KiLER

. . . 167

Satum'un Meydan Okuyucu Haritalararas1 Ai;ilan

. . . 171

Uranus'un Meydan Okuyucu Haritalararas1 Ar;Iian

. . . 17 4

Neptun'un Meydan Okuyucu Haritalararas1 A<;:Iian

. . . 176

Pluto'nun Meydan Okuyucu Haritalararas1 A<;:Iian

. . . 179

Kompozit Haritalar

. . . 181

8.

D0ND$DMDN DONGULERi: BOLDM I

PROGRESYONLAR

183

Progres Gune�

. . . 189

Progres Ay

. . . 193

Progres Ay'm Evlerden Ger;i�i

. . . . . . 195

Progres Ay'm A<;:Iian

. . . 197

Diger Onemli Progresyonlar

. . . 198

9.

DOND$DMDN DONGULERi: BOLDM II

(7)

Transitler ve Karma

. . . 205

Transitlerin "Etkilerinin" Anahtar Kavramlan

. . . 208

Transitler Tarafmdan Aktive Edilen Planetlerin Anahtar Kavramlan

. . 210

Be� D1� Planetin Transitleri

. . . 213

Jupiter Transitleri

. . . 213

Saturn Transitleri

. . . 215

Uranus Transitleri

. . . 217

Nepti.in Transitleri

. . . 218

Pluto Transitleri

. . . 220

Transitlerin Zamanlamas1

223 10.

YUKS EL EN ve TEPE NOKT ASI:

Ki$iLiK YAPISININ HAY A Ti UNSURLARI

. . . 229

Yukselen

. . . 230

Yukselen'in Yoneticisi

. . . 234

Yukselen'in A<;:1lan

. . . 236

Tepe Noktas1 ve A<;:1lan

. . . 241

Kar�1la�hrmalardaki Dort Ko�e Noktas1

. . . 243

11.

EDGAR CAYCE OKUMALARINDAKi ASTROLOJi

KA

VRAMLARI

. 247

"Planetsel Ge<;:ici ikametler"

. . . 252

12.

ASTROLOG VE DANl$MANLIK

. . . 259

Tavsiye Vermeme Sanah

265

ideallerin Onemi

. . . 266

(8)
(9)

Karim, ortagim ve dam�manun Kathy'e Onun te�viki, pratik ve ruhsal yardimi ve varligtntn takdiriyle

(10)
(11)

GiRi�

Bir ki�i ,ok uzaklara gitmeden batan danyayz bilebilir; Bir ki�i pencereden bakmadan cennetin yolunu gorebilir. Bir ki�i ne kadar uzaga giderse o kadar az bilir.

-Lao Tzu

Biiyiik ki�isel degi�imler ya�ad1g1m bir donemde ba�layan ve C. G. Jung'un <;alr�mala­

nru derinlemesine irdeleme ile devam eden astroloji <;alr�malanna ilk ba�lad1g1mdan bu

yana, astrolojide bir<;ok astroloji kitabmm yazdrgmdan <;ok daha fazla �ey oldugunu ogren­

dim. Geleneksel astrolojinin sembolleri ve kadim lisanmm arkasmda gen� bir potansiyel

bilgelik alam oldugu, ya�amm kendisine ait kanunlannm daha derin anlay1�1 ve kendini

adamr� bir ogrenciyi deneyimin ruhsal boyutlanrun daha iistiin bir �ekilde anla�rlmasma

gotiirecek i<;goriilerin yattrgr ger<;eginin her zaman sezgisel olarak far kmdaydrm. Bundan

dolayr, bir astroloji kitabmm ardmdan bir digerini yutarcasma okuduk<;a kendimi sem­

bollerin daha derin anlamlanm, ruhsal geli�im ve iistiin far kmdalrk i<;in boylesine biiyiik

bir potansiyel ta�1d1gma inand1g1m kozmik lisanm i<;sel onemini ara�tmrken buldum.

\:alr�malanm1 siirdiirdiik<;e, astrolojinin diinyasal olarak �artlandmlmr� mantrklr bir

aklm anlayr�mrn <;ok otesindeki bilin<; seviyeleri ve deneyim boyutlan ile i�ledigi benim i<;in

giderek artan bir a<;rklrk kazanmaya ba�ladr. Astrolojiyi daha derin kokleri ve onemi ba­

krmmdan sadece yiiksek derecede sezgili aklm (buna "goniil gozii" de diyebiliriz) ger<;ek

anlamda algrlayabilecegini anladrm ve yrllar ge<;tik<;e ki�inin meditasyon, devamlr <;alr�ma

ve kendini teslimiyet yoluyla yazarlann o kadar <;ok kitapta sozel olarak a<;rklamaya <;a­

lr�trklan temel ger<;egi hemen alg1layabilecegi noktaya kadar sezgisini gii<;lendirebilece­

gini far k ettim.

(12)

Ancak, erken donemdeki <;ah�malanmda astrolojiye Bati kiiltilriinden pek <;ok insanm

aksine <;ok az �ilphecilikle yakla�hg1m halde, hem kadim hem de modern astroloji yazila­

nndaki dil�ilnce, muhakeme, objektiflik ve ruhsal farkmdahk kalitesi beni <;ok derinden

ilzdii. Bu hayal kmkhg1 sadece temelde olaylar, kehanet ve yilzeysel karakter analizi ilze­

rinde odaklanan <;ah�malar ile smlfh kalmay1p, ayru zamanda baz1 insanlar i<;in zaman

zaman uygun olsa da <;ogunlukla genellemeleri ve vaazlanyla sa<;malad1g1 i<;in <;e�itli as­

trolojik faktorlerin

esas

anlammdan uzak kalan "ezoterik astroloji" yaymlarma da uzam­

yordu. Bundan dolay1, zamanla Dane Rudhyar'm <;ah�malan ile birlikte yoga, tedavi, Dogu

dinleri ve bir<;ok ruhsal egitmenin konu�ma ve yaz1lanm derinlemesine incelemeye ve

bunlara ilave olarak y1llarca ilgilenmeye devam ettigim Jung'un k1yas kabul etmeyen bi­

limsel ara�tlrmalarma yoneldigim i<;in kendimi �ansh kabul ediyorum. Biitiin bu

ugra�1-larla birlikte enerji alanlanyla ilgili giderek netle�en alg1lanm, aynca yilzlerce son derece

egitici riiyanm uzun silreli incelenmesi ve merkezdeki bir ruhsal ideal <;evresinde ya�amm

bir<;ok boyutunun sezgisel sentezi beni �imdi <;ok rahat ettigim bir astroloji anlay1�1 ve uy­

gulama metoduna getirdi.

Bunu belirtmekle astrolojik "yorumda" "kapah bir sistem" geli�tirdigimi soylemek is­

temiyorum. Bilakis, bu tip yakla�1mlar zamanla kati ve yersiz hale gelirler ve kanaatime

gore tam anlam1yla tahammill edilemeyecek derecede sirurlay1c1 tilrde sistemlerdir. Demek

istedigim, kendi anlayi�1mda ve dam�manhk <;ah�mamda takip ettigim yolun benim geli­

�imim ve hatta dam�anlanm ve ogrencilerim i<;in geleneksel olay yonelimli veya "ezoterik"

astrolojiden <;ok fazla �ey i<;eren, denenmemi� teoriler ve varsay1mlar demetinden daha

yaplCI ve faydah oldugudur. Pek <;ok astroloji kitabmda rastlamlan hatalar ve temelsiz ge­

nellemeler ki�inin bilin<; seviyesine gore rafine edilip hassas ayarlanmad1g1 takdirde, ki�i­

sel durumlar i<;in uyguland1gmda son derece y1k1c1 etkileri olmaktad!f. Hele ki�i, bu

onergeleri tam bir dilriistlilk ve tarafs1zhkla geli�igilzel smarsa bunlarm <;ogunun ger<;ek

ya�am deneyimiyle tamamen ilgisiz olduklanm deneyimleyerek ke�federse, daha da gil­

liln<; olduklanm gorilr.

Astrolojik <;ah�malanma ba�lad1g1mda �u transitlerin etkisinin silrdilgilnii bilmek belki

okuyucunun ilgisini <;ekebilir: Satilrn natal Yiikselen'e kavu�umda, Neptiln Venils'e a<;1

halinde ve Ba�ak burcundaki Pluto ve Uranus natal Uranils'e yakm a<;1 durumunda, yani

hepsi "zor" veya "gerilimli" olarak bilinen a<;ilar. Bundan bahsetmemin nedeni astroloji­

nin benim i<;in tam gunliik bir kariyer ve dil�ilnme ve ger<;egi arama yolu olmasmm yam

s!fa eskiden ve halen kendi dogam1 antan ve �imdiki deneyimin daha yilksek seviyelerine

dogru beni ilhamlaitd!fan bir ara<; oldugu ger<;egini gostermektedir. Bu kitap ya�amm bir­

le�tirici prensiplerini ve astrolojinin daha derin anlamlanm ara�tmrken derledigim fikir­

lerin bir sonucudur. Kendi <;ah�malanmm seyri esnasmda geleneksel kitaplardan bana

anla�1lmas1 zor gelen veya hic;bir kitapta yer almayan c;ok geni� <;e�itlilikte konu

(13)

ba�hkla-nm

i<;ermektedir. Yiizlerce hazu yorum ile dolu "yemek tarifi kitabi" tarzmda bir kitap

yazmak giri�imi degildir ve burada okuyucunun

en azzndan

bur<;larm, planetlerin, evlerin

ve a<;tlarm geleneksel temel anlamlan ve karakteristikleri hakkmda zaten bilgisi oldugunu

kabul ediyorum.

Bu <;ah�mada, oncelikleastrolojinin baz1 boyutlarnu aydmlatmak istiyorum. Astrolojik

yorumun bir<;ok seviyesi vardir. Astrolojik literatiirde ihmal edilmi� olan, derin manalar,

i<;sel boyutlar ve yorumun biiyilmeye yonelik deneyimsel seviyesidir. Kehanet formiilleri,

eskimi� kavramlar ve basit karakter analizleri ile tatmin olanlar i<;in bu kitap yersizdir.

Hala �oyle sorular sorabilenler ise bu kitab1 faydah ve bilgi verici bulacaklardir: Astroloji

neden i�ler? Belli bir ki�i neden dogum haritasmda belli a<;ilarla dogmu�tur? Goreceli ola­

rak zor ya�anan bu doneminin

amacz

nedir? Belli bir ki�i belli bir problemle etkili bir �ekilde

ba�a <;1kmay1 neden ba�aramanu�br? Bu kitap temelde ki�isel ve klinik deneyimlere da­

yandmlnu�br ve bunu olabildigince pratik hazirlamaya <;ah�bm. Ancak, tarb�ilan baz1

konu ba�hklanrun inceligi ve geni� alan kapsamas1 nedeniyle baz1 yerlerde aym zamanda

son derece spekiilatiftir; <;iinkii biitiin sorularm biitiin cevaplanna sahip oldugumu iddia

etmedigim gibi ya�anun daha yuksek boyutlan hakkmda tam bilgi elde etmek i<;in gere­

ken yuksek ruhsal farkmdahg1 temin ettigimi de kesinlikle iddia etmiyorum. Jiu kitap. ki­

�inin kulland1gmda haritalan mekanik bir �ekilde yorumlayabilecegi bir kurallar dizisi

olmay1p, daha ziyade kisinin kendi sezgisi ve ki�isel deneyimi ile birlikte kullanacag1 bir

_!�hberdir. Ozel kurallar astrolojik <;ah�malamruzm ilk safhalarmda bize rehber olabilir,

ama dikkatle haz1rlaruru� tilm kural ve kanunlanm1zdan daha iistiln olan Birlik ve Sevgi,

her

am

ve ba�ka bir insarun gizemi ile her kar�1la�may1 aydmlatan, bir ya�am ger<;egi ha­

line geldik<;e bir kenara birakilmahdu.

Herhangi bir "okiilt" <;ah�madaki biiyiik tehlike, ogrencinin her �eyi merkezi, birle�ti­

rici ger<;egin sadece bir yans1mas1 veya a<;1s1 olarak gormek yerine, Bir' in sonsuz ikincil ifa­

delerinde kaybolabilmesidir. Bu giri�'in ba�lang1cmda Lao Tzu' clan alman soz sadeligin te­

mel degeri ve ger<;egini <;ok gilzel bir �ekilde ifade etmektedir ve herhangi bir astrolojik

haritada yer alan <;ok say1daki faktoril tutarh,

anl

amh bir biitiin halinde sentez etmeye ba�­

layabilmesi i<;in, astroloji ile ugra�an ki�ide bu idrakin derhal ortaya <;1kmas1 gerekir. Bilincin

yiiksek seviyelerinde ortaya <;1kan Birlik, varolu�un daha alt seviyelerine yans1d1gmda c;ok­

luk halini almaktadir. Ki�i merkezi ger<;eklikten uzakla�bk<;a ya�am da o derece <;e�itli ve

tezat goriinUr. Ancak ki�i merkeze, o yiiksek Birlik' e bagland1k<;a, giderek artan a<;1khkla,

dogum haritasmm biitUn, birle�mi�, ya�ayan bir sembol oldugunu, bir insanm <;ok <;e�itli

faktorlerin sadece bir birle�imi olmay1p, o ilahi potansiyelin ya�ayan bir i.initesi oldugunu

goriir. Ve astrolojinin ilgilendigi bi.iyiime i�lemi

(om.

transitler ve progresyonlar) zaman

zaman olu�an ve birbiriyle <;ak1�an soyut dongiiler olmay1p, <;ok degi�ik seviyeler ve <;ok

degi�ik boyutlarda e� zamanh olarak i�leyen birle�mi� ve geli�en bilin<;liligin btitiin

(14)

a<;1la-ndir. Bundan dolay1 bir astroloji ogrencisi veya uygulay1c1s1 bu bilgiyi dolays1z, yard1m

edici, ki�iselle�tirilmi� bir sanat olarak kullanmay1 dii�Uniiyorsa, giiniimiizde neredeyse

tum astrolojik yaymlarttdolduran degi�ik kehanet veya yorum "teknikleri" hakkmda en­

di�e duymamahd1r. Bana "Birisinin haritasma bakmaya nereden ba�lamahy1m?" diye so­

ran ogrencilerime s1khkla soyledigim gibi, eger haritadaki bir faktorii tamamen anlarsamz,

o sizi her �eyin <;1k1� noktas1 olan merkeze goturecektir. Yani, anlad1gm1z bir �ey hakkmda

konu�maya ba�laym, bunu ki�inin ki�isel deneyimi ve anlay1�1 ile ili�kilendirin ve bundan

sonrasm1 kendi ak1�ma birakm. Albert Einstein'm soyledigi gibi, herhangi bir �eyin oziine

girebilirseniz, sonunda en derin hakikat ve ger<;eklikle kar�1la�irs1mz.

Benim i�aret ettigim basitlik ula�Iimaz bir ideal degildir; kulaga ho� gelen, ama pra­

tikte uygulanamayan ve ilgisiz bir �ey degildir. Bir ki�inin Birlik hakkmdaki farkmdah­

gmdan ve ki�inin i<;sel ya�ammm sonsuz potansiyellerinin farkmdahgmdan geli�en bir

ozelliktir. Aki!, Dogu bilgeliginin de belirttigi gibi "hakikatin katili" olabilir, ki bu durumda

a<;1khgm ve 1�1gm dii�mamd1r. Ger<;ekten de ki�inin akh, bir haritamn karma�1k detaylan

i<;inde kaybolursa dam�anmm butiinliigiinii ve ki�isel degerlerini gozden yitirebilir. Bu

durumda akil ger<;egin dii�mamd1r ve sadece karma�1k detaylar kiitlesiyle mevcut prob­

lemi cilalamaya hizmet eder. Dam�an, akh <;ok <;e�itli yeni �eyler dii�iinmeye yonlendiril­

digi i<;in belli bir siire kendini daha iyi hissedebilir. Ancak bu rahathk ki�i mevcut durumla

tekrar yiizle�mek, yogun ve derin bir �ekilde kar�1la�mak durumunda kalmca ne kadar

siirebilecektir?

Ancak, akil aym zamanda ya�amm ve ki�isel kaderin sirlarma eri�ilmesi zor hakikatini

aydmlatmaya yard1m eden yiiksek benligin bir arac1 olarak da hizmet edebilir. Herhangi

bir astrolojik diyalogun kalitesi her �eyden <;ok aklm duruluguna, konsantrasyonun de­

rinligine ve daru�marun belirli ya�amideallerinedayanmaktad1r. Ve astrologunfelsefi veya

ruhsal degerlerini, boy le bir ozelligin "mistik" bilimsellikten uzak veya "saglam astrolojik

esaslarm" bilgisi ile uyumsuz oldugu iddias1yla goz ard1 etmeye kalk1�an birisi bana gore

ba�kalarma verdigi dam�manhk hizmetinin sorumlulugu ve yaphg1 <;ah�manm etkisi hak­

kmda <;ok az bilince sahiptir. Bugiinlerde baz1 astrolojik <;evrelerde ya�anan kaos ve buna

bagh olarak astroloji ile yeni yeni ilgilenen ogrencilerin zihnini etkileyen karma�a, sadece

yaphg1m1z <;ah�manm temelindeki felsefi ve ruhsal yakla�1mlarm iistiinliigiinii

tamd1g1-ffi!Zda <;oziime ula�abilir. Dr. Kenneth Regus'unmiikemmel bir makalesinde yazd1g1 gibi:

"En miikemmel haliyle astroloji sadece bilimlerin temel konusu olan madde v e enerji ile ilgilenmez. Sadece yiiksek bir felsefi yakla�1m dunyamlZI ve <;evresini kozmos haline getiren iistiin bi<;imlendirici gii<;leri uygun bir �ekilde ele alabilir; bu en iistiin astrolojik ger<;eklerden biridir ve bilimsel degildir.

(15)

as-trolojik bilginin felsefi ve insani seviyelerinin sadece asas-trolojik c;ah�malann esas ogeleri ol­ makla kalmay1p ayru zamanda ytice bir tistunltik olarak tamnmas1 anlanuna gelir". (Astro­ logy Now, Vol. l, No. 1, sf. 18)

Okuyucuyu bu bUtiinliik ve sadelige yonlendirirken neyin dogru oldugunu neyin ol­

mad1glill soylemek bana dii�mez. Ancak bu kitabm dogas1, baz1 manalan onermek veya <;:e­

�itli faktarler arasmdaki aymrru belirtebilmek i<;:in kendi anlay1� ve degerlerimi kullanmam1

gerektirmektedir. Bu kitapta, bir haritada "tema" olarak adland1rd1g1m �eyden olduk<;:a

s1khkla bahsederek astrolojinin geneldeki sadeligini ortaya koymaya <;:ah�tim. Dr. Zippo­

rah Dobyns tiim harita faktarlerini temsil eden on iki harfli astrolojik alfabeden s1khkla

bahseder; Richard Ideman bu temel faktOrler arasmdaki "diyalog"lardan bahsederek pla­

netleri, bur<;:lan ve evleri birbirine bagh bir biiriln halinde birle�tirir. Ben on iki temel as­

trolojik prensip arasmda milmkiln olan her tiirlii kar�1hkh etkile�imi tarif etmek ii;in

"kar�1hkh ah�veri�" terimini s1khkla kulland1m: Astroloji ogrencisinin bu yakla�1mdan

faydalanabilecegine inamyorum; mantik <;:eri;evesinde ele almd1gmda her �eyi iyijkotU

veya uygun/uygunsuz olarak sm1flandiran yorum seviyesinden tamamiyla iistiln bir ha­

rita faktarlerini gorme yoludur.

Bahsetmekte oldugum biitiinliik bu kitapta Zodyak'in on iki burcundan her biri ii;in

Pacia Ryneal tarafmdan <;:izilen mandalalarda <;:ok gilzel vurgulanm1�tlr. Bir mandala bir­

ligin ve yogunla�m1� bi<;:imin miikemmel bir semboliidiir ve bir<;:ok astrolog dogum hari­

tasma insanm ki�isel mandalas1 olarak yakla�maktan bahsetmektedir. Kadim Zodyak

mandalalan Arap, Yahudi, Hint, Babil, Yunan, Roma, Tibet, Sumer ve Avrupa Hiristiyan

ktiltiirlerinde mevcuttur. Bana gore bu modem mandalalar hem kadim sembolizmi hem

de modern yogunlugu kullanarak astrolojik sembollerin derin boyutlanm grafik olarak

ortaya koymaktad1r. Hem teorik hem de pratik yorumlama bak1mmdan astrolojiyi

mo-*Bu yakla�1ma a�ina olmayan okuyucular ic;in boyle "kar�1hkh ah�veri�leri" orneklerle ac;1kla­ mak gerekir. Buna verilecek bir ornek astrolojik alfabenin yedinci ve onuncu harfleri (veya prensip­ leri) arasmda olan ve her biri genelde birbirine benzerlik ta�1d1g1 halde ozel durumlarda bir miktar farkh �ekilde or ta ya c;1kan kar�1hkh ah�veri�lerdir: Saturn Terazi' de; Sattirn yedinci evde; Venus Og­ lak'ta; Venus onuncu evde; ttim Ventis-Sattirn ac;lian; ve belli bir dereceye kadar yedinci ev ile onuncu ev ve Terazi ile Oglak arasmdaki btiti.in kare ac;liar.

Ba�ka bir ornek de dordtincti ve onuncu prensipler arasmdaki tum kar�1hkh ah�veri�ler olabilir: Ay Oglak'ta; Saturn Yengec;'te; Ay onuncu evde; Sattirn dordtincti evde; ttim Ay-Sattim ac;lian; ve belli bir dereceye kadar dordtincti ile onuncu ve Yengec; ile Dglak arasmdaki ttim kar�1t ac;liar.

Eger herhangi bir ki�isel harita ozel bir kar�1hkh ah�veri� tipinden iki veya daha fazla durumu ic;erirse, bu dinamik o ki�inin ya�ammda en azmdan tali bir "tema" olu�turur. Eger harita tic; veya daha fa'llasm1 il;erirse, o zaman temel bir ya�am temas1 ifade edilmektedir.

(16)

demle�tirme zamam gelmi�tir ve Pacia Ryneal'm sanatl modemizasyona dogru geli�mekte

olan trendin bir yans1mas1d1r.

Son olarak, belirtmek gerekir ki boy le (karma, reenkamasyon ve kendini donil�ttinne

gibi sorularla ilgilenen) bir kitap hem

/1

sagduyu" hem de gene! olarak kullamlan astroloji

yorum tiplerinin altmda dile getirilmeden yatan varsay1mlara tamamen ters dti�en varsa­

y1mlar ilzerine dayandmlm1�tlr. Bunun boyle olmasmm nedeni, ki�i reenkamasyon ve kar­

may1 ya�amm gen;:ekleri olarak gordilgunde ve kendini ruhsal bir ideale dayah ki�isel

degi�ime adad1gmda,

/1

olaylara dayah" astrolojin]n geleneksel kahplarmm, anlam ve yo­

rumlarmm tersine donmesidir. Ki�i fiziksel duyulanffilzm alg1lad1gmdan daha yilksek bir

hakikatin kabulilne dayanan daha irdeleyici bir yakla�1m1 ele ald1gmda, en onemli <;:o­

zilmlerin d1� dtinyadan degil de i<;:imizden geldigi ortaya <;:1kmaktad1T.

0

zaman ki�i belli

bir durum veya zaman donerninde ne kadar kolayhk veya rahatI deneyimledigine odak­

lanmaktansa, tilm 11zor" deneyimlerdeki derslere ve buyilme potansiyellerine yonelerek

11kolay11 deneyimleri dengesini kaybetmeden veya egosunu buyiltmeden ya�amma kabul

eder. Boyle bir yakla�1mda maddesel diizlemde ya�amm uygunlugu ve rahatI bilyilk onem

ta�1yan bir faktOr degildir; onun yerine as1l oncelik ta�1yan �ey varolu� hali ve ki�isel geli­

�im silrecidir.

Omegin bir kl�i Venils'iln Ay, Nepttin, Uranus veya Satilm'e kare a<;:1 yaptigi bir ko­

numla dogmu�sa, ki�inin a�k ili�kileri veya diger ili�kilerinde belli derecede sorunu ol­

mas1 <;:ok onemli degildir. Onemli olan o deneyimin gen]� anlamda bilin<;:sel geli�imimizde

neyi ifade ettigi, bize neyi ogretebilecegi ve amac1d1T. Bu sebeple bu kitapta okuyucuyu

ki�isel ihtiya<;:lar, potansiyeller ve ama<;:lar yonilnde i<;:sel uyam� saglayacagiru umdugum

do gum haritas1, transitler, progresyonlar ve harita kar�1la�trrma faktOrlerinin derin bir se­

viyede anla�tlmasma yoneltmeye <;:ah�tim. Bu kolay bir i� degildir, <;:ilnkil ya�am <;:ok a�a­

mah bir silre<;:tir. Bir ki�i omegin belli bir transitin yilzeyde pek <;:ok insanm tamy1p cevap

verecegi bir �ekilde kendin] gostereceginden em]n olabilirse de, genellikle o zaman silre­

cinin e� zamanh olarak uzun silreli tesiri olacak bir ya�am geli�imi veya farkmdahkta olu­

�an bir degi�im gibi daha derin bir aniaffil da vard!T. Astrologungorevi ve ya�ad1gi en zor

meydan okuma bu anlam1 mil�terisine a<;:1klamak ve daru�a

rurun

dikkatini yilzeysel degi­

�ikliklerden ziyade silrmekte olan esas hadisenin ilzerinde odaklamasma yard1mc1 ol­

maktir. Jung'un da makalelerinde pek <;:ok defa belirttigi gibi, sizin bilin<;:li olarak temasta

olmad1gm1z �ey ba�1rnza 11kader11 olarak gelir. Sanki sizin ba�1rnza geliyor gibidir ve bu

durumda siz onun sorumlulugunu almaz veya onun olu�masmdaki ro!Unilzil fark et­

mezsiniz. Ki�i i<;:sel ya�am1yla bilin<;:li olarak ne kadar baglantl halinde ise astroloji ona o

kadar fazla �ey sunar; bu, sansasyonel silrprizler veya kaderi yonlendirmek �eklinde degil

de bizim ho� kar�1layarak, ki�isel degi�imimiz i<;:in firsatlar olarak kullanabilecegimiz ki­

�isel geli�im a�amalanrn a<;:1ga kavu�turmak �eklinde olur.

(17)

.

ASTROLOJI

(18)
(19)

1

KARMA

Bir insamn ba�ma gelenler onu ba�kalarmdan ayzran 6zelligidir. Tii m par-9alann birbiriyle uyumlu oldugu bir modeli temsil eder. Ya�amz devam et­ tigi Sl'irece bu par9alar birer birer 6nceden belirlenmi� bir tasarzma uygun olarak yerine oturur.

-C. G. Jung

Her �eyden once astrolojinin karma ile olan baglanhsm1 goz oniine ald1g1m1zda, okiil­

tistler, astrologlar ve hayatlanm1z1 yonlendiren evrensel kanunlarla ilgilenen diger grup­

lann <;ok <;e�itli tarzlarda kulland1g1 "karma" teriminin anlamma a<;1khk getirmeliyiz.

Karma esas olarak kutsal kitap dii�iincesi olan "

t

nsan ne ekerse onu biser" diisturuyla

ozde� olan evrensel neden-sonu<; kanununu kasteder. Bu kanun bizim neden-sonu<; iize­

rine diinyevi dii�iincelerimizin geni�letilmi� uygulamas1dir; a<;1khr ki deve dikeni eken hi<;

kimse giil hasat etmeyi bekleyemez. Karma yasas1 "her etki i<;in e�it ve zit bir tepki vard1r"

diyen Newton'un mekanik yasas1yla benzerdir. Evrensel karma yasas1 ile diinyevi etki­

tepki fizik kurah arasmdaki tek fark bunlarm kapsad1klan alanlardir. Karma yasas1 haya­

hn maddi diinyada sadece bir cisimlenmeylesm1rlanmayansiirekli bir deneyim oldugunu

varsayar. Bu durumda evrensel karma yasas1, evrensel denge ve adaletin saglanmas1 ve ko­

runmasmm bir yolu olarak tammlanabilir. Hatta ya�amm en basit, her �eyi ku�atan kural­

larmdan biridir.

Karma baz1larmm "firsatlar yasasi" olarak adlandird1g1 yasadan aynlamaz, yani daha

tannsal olabilmek i<;in her birimizi ihtiya<; duydugumuz ruhsal dersleri saglayan �artlarla

(20)

yi.iz yi.ize getiren evrensel bir yasadir.

Karma kavram1 evrenin bir denge durumunu saglad1g1 kutupla�ma fenomenine da­

yamr. Bu bir dinginlik hali demek degildir, olduk<;a dinamik, si.irekli degi�en bir dengedir.

Bu kavramm dogasmda, gelecekte "tepki" meyvesi verecek olan nedensel gi.ici.i i<;inde

tutan ki�isel bir ruh (veya baz1 di.i�ilnce ak1mlarmdaki gibi "varhk") var say11Ir. Bu si.ireci

ilk ba�latan meleke "irade"dir ve nedensel fenomenin btitun yap1s1 "arzu" olarak adlan­

dmhr. "Arzu" bir fikir veya i<;te

!i

nin ortaya konmas1 maksad1yla enerjinin yonlendiril­

mesi �eklinde iradenin uygulanmas1 olarak gori.ilebilir.

Ku�kusuz karma dti�i.incesi reenkarnasyon teorisinden (veya yasasmdan) aynlamaz.

Baz1 yazarlar karma ve reenkarnasyon kelimelerini popiller kavrammdan daha i.isti.in bir

kozmik silrecin benzetme ve sembolleri olarak gormi.i�lerse de, karma ve reenkarnasyon

ogretisini ya�amsal bir ger<;ek olarak kabul eden <;ogunluk kelimelerin geleneksel, bariz

anlamlarmdan ho�nuttur. C::ogu ki�i i<;in reenkarnasyon si.ireci olilmsilz varhklann, ruhla­

rm veya ozlerin daha yi.iksek bir varolu� haline (veya bilin<;lilik haline) haz1rhk olarak baz1

dersleri ve ozel varolu� yollanm ogrenmek i<;in fiziksel di.in ya ortam1 vas1tas1yla ortaya

<;1-k1�1dir. Dnlil medyum (�imdilerde Jess Stern' in "The Sleeping Prophet" ismindeki <;ok

satan kitabmdan soma bu isimle amlmakta olan) Edgar Cayce' in psi�ik yorumlarmda one

silrillen reenkarnasyon teorisine gore tilm "varhklar" "ba�lang1<;ta" yarahlm1�lardir ve

sevgi, sabir, 1hmhhk, denge, ozveri, inan<; gibi temel ruhsal derslerin ogrenilmesi i<;in pe­

riyodik olarak cisimlenirler. Cayce'e gore "ak1l in�a edendir, "benzer benzeri <;eker", ba­

g1�lama, karma, reenkarnasyon gibi temel evrensel kurallar hakkmda bilgiye sahip olmak

ruhsal geli�ime yard1mc1dir. "Uituf, ihsan veya bag1�lama kanunu" Cayce'in psi�ik yo­

rumlannda en onemli alandir.

Newton mekaniklerini modern nilkleer fizikle k1yaslad1g1m1zda oldugu gibi, karma

yasas1 da, Cayce'e gore, insan kendisini "isa Bilinci"ne a<;1k tuttugu takdirde bag1�lama

yasasma k1yasla daha bi.iyilk seviyede i�ler. Bu "isa Bilinci", kutupla�ma (veya kar�1thk) ya­

sasmm i�ledigi seviyede yer almad1g1 i<;in,

tepkisiz olan birligin

insani deneyimidir.

Dolay1-s1yla, eger Cayce'in "bag1�lama yasas1" kavramm1 kabul edersek, karma yasasmm

hayatlanm1zm temelindeki nihai gi.i<; olmad1g1 fikriyle kar�1la�mz. Yine de karmay1 anla­

mak, ne oldugunu, nasil i�ledigini bilmek yard1mc1 olabilir. Cayce "her ya�am silresinin

kendinden onceki ti.im enkarnasyonlann toplam1 oldugunu" ve "gerek iyi gerekse kotil

olarak onceden in�a edilmi� olan her �eyin bu firsatta (yani �imdiki enkarnasyonda) var ol­

dugunu" ifade etmi�tir. Binlerce kay1th psi�ik yorumunda Cayce, insanm hayatmm zorla­

y1c1 bir a�amasm1 veya birtak1m ozel sorunlan deneyimlerken sadece "kendisiyle

kar�1la�tigmi" diger bir deyi�le, ki�inin ge<;mi�te yaratm1� oldugu deneyimlerle �imdi yi.iz­

le�mekte oldugunu defalarca vurgulam1�hr.

(21)

a<;1k-larur.

·

Arzu giiciinii karmay1 ba�latan en derin gil<; olarak kabul edersek abartm1� olmay1z.

Sadece ayn dii�mii� bir ego arzular, <;iinkii oz benlik (veya ruh) zaten her �ey ile birdir ve

hi<;bir �eyi arzulamaz. Ozde karma yasas1 bize "eninde sonunda istedigine sahip olursun"

der. Fakat tabii ki biz ta ki onlan deneyimleyinceye kadar arzulanm1zm sonu<;lanm anla­

yamay1z. Ornegin bir adam maddi zenginlik arzu eder. Boylece, gelecekte bir zamanda, son

derece zengin bir aile ve liiks i<;ine dogar. $imdi o istedigine kavu�mu�tur, fakat tatmin

olmu� mudur? Hayir. Ba�ka arzular hemen ortaya <;1kar, <;iinkil yerinde duramayan akh

dogas1 geregi arzu tiretmektedir. Ger<;ekte adam yeni buldugu zenginligin sadece tannin

edicilikten uzak olmakla kalmay1p aym zamanda korkun<; bir yuk oldugunu kavrayabilir.

Fakir ken hi<; olmazsa kaybedecek bir �eyi olmad1g1 i<;in ozgiirdiir. $imdi servet sahibi ola­

rak aslmda artik istemedigi fakat yine de bagland1g1 �eyleri kaybetme endi�esi i<;indedir.

Bu durumda soru �una donii�iir: Ki�i tekrar ozgiir olabilmek i<;in sahte arzularmm bagla­

nm nas1l kopartabilir (veya kurtulabilir)? (Biiytik ingiliz �air William Blake bu baglan

"aklm sahte kelep<;eleri" olarak isimlendirmi�tir.) i�te bu ozgilrliik biitiln kendini ger<;ek­

le�tirme ve kurtulu� yollarmm pe�inden ko�tugu ama<;tlr.

Karmik ya�amm i�leyi�i ve dogas1 hakkmda en geli�mi� kavray1� zenginligi <;ogu Do­

gulu, ve bundan ottirii ogretileri Budist ve Hindu geleneklere kok salm1�, spirittiel egit­

menlerin ogreti ve yaz1larmda bulunur. Bah diinyasma ogretisini geni� ol<;tide ilk yaym1�

Dogulu iistatlardan biri olan Paramahansa Yogananda'nm yazm1� oldugu

"Bir Yogi'nin

Otobiyografyas1"

adh etkileyici ve gilzel kitabmda a�ag1daki paragraf1 buluruz:

"Almyaz1s1, karma, kader -nas1l isterseniz oyle adlandmn- her nas1lsa, fakat asla �ans eseri olarak degil, duygusal ve zihinsel baz1 ay1rt edici tizelliklerimizi, fiziksel yap1m1z1 ve 1r­ kmuz1 belirleyen bir adalet yasas1 vard1r. Anla�ilmas1 gereken tinemli nokta, kendi temel ya­ p1m1zdan kac;amasak bile, onunla uyumlu c;ah�abilecegimizdir. i�te burada serbest irade ba�lar. Anlay1�muzm sm1rlanru sec;mek ve ay1rt etmekte ozgtiriiz ve sec;me giictimtizti dogru kulland1g1m1z takdirde anlay1�1m1z artar. 0 halde, bir kere sec;im yap1lmca insan tercihinin sonuc;lanm kabul etmeli ve buradan devam etmelidir."

Yogananda aynca ki�inin karmas1yla nas1l verimli ba� edecegini ve kaderine kar�1

hangi uygun tavn almas1 gerektigini de a<;1klam1�tlr:

"Cec;mi� karmanm tohumlan bilgeligin ilahi ate�inde yanarlarsa filizlenemezler. insa­

nm kendini kavramas1 derinle�tikc;e ince spirittiel titre�imleriyle tum evreni etkiler, ve ken­

disi de anla�1lmayan akmbdan (karma) daha az etkilenir."

*Bu konuda daha geni� ara�hrma yap�ak isteyenler incil'de yer alan reenkarnasyon ve karma ile ilgili ba�vuru kaynaklarma bakabilirler: Job 14:14; Eccles. 1:11; Jer. 1:5; Matt. 17:9-13 & 16:13-14; Mark 6:15; Luke 9:8; John 3:7 & 1:21,25;Col. 3:3;Jude 1:4; ve Rev. 3:12

(22)

Yogananda'run

guru' su

ttim eski sanat ve bilimlerin Ustad1 oldugu i<;in astrolojiyle de

yakmdan ilgiliydi. Bu nedenle astroloji ve i<;eriginin kapsanu hakkmdaki yorumlan goz

onUne almaya degerdir:

"Bir <;ocuk goksel 1�mlar bireysel karmas1yla matematiksel bir uyumda oldugu gtin ve sa­ atte dogar. Horoskobu degi�tirilemez ge<;mi�inin ve olas1 geleceginin sonu<;lanm gosteren meydan okuyucu bir portredir. Fakat do gum haritas1 sadece sezgisel bilgeligi olan ki�iler ta­ rafmdan hakk1yla yorumlanabilir; bunlar da son derece az say1dad1r.

Bazen astrologlara planetsel i�aretlere gore en zorlu donemlerimi se<;melerini soylerdim ve her �eye ragmen o s1rada tistlendigim i!?leri ba!?arm1!?1mdir. Ger<;ekten de boyle zaman­ larda ba�anlanma olagand1!?I zorluklar e�lik eder. Fakat inanc1m her zaman dogru <;ikffil!?hr; ilahi korumaya inan<; ve insarun Tann' nm ltitfu olan iradesini dogru kullanmas1, her §eyden ileri muhte�em gti<;lerdir."

Budist ilmin derinliklerine nUfuz etmeye <;ah�m1� pek <;ok Batih tarafmdan dogru �e­

kilde yorumlanamanu� bir terim olan "nirvana", Budist geleneginde spirittiel (tinsel) uy­

gulamalann ve ozgiirle�tirme tekniklerin]n gayesine verilen isimdir.

"Niroana"

kelimesinin

ger<;ek anlam1 "karma riizgarmm esmedigi yer" dir. Diger bir deyi�le tinsel geli�imi ta­

mamlamarun tek yolu, illiizyon dtizleminin ve karma sahasmm otesinde bir farkmdahk

dtizeyinln �uuruna varmaktir.

("Buda"

basit bir ifadeyle "uyamk olan ki�i" anlamma gelir.)

Ki�i bu ogretilerden, karma ile ugra�mamn tek yolunun

neticede

onu a�mak oldugu sonu­

cunu <;1karabilir. Bununla birlikte fiziksel enkamasyonger<;ekle�tik<;e karma yasas1 �u veya

bu �ekilde bizi etkiler; ve boylelikle bu ya�am safhasmda pay1nuza dii�en karmik model­

lerden bir anlay1� geli�tirmeyi ba�arabilmek son derece yararhdu, <;tinkti bu durum kade­

rimizi zarafet, teslimiyet ve metanetle kar�Iiamam1za yard1mc1 olur.

Hindistan'da karmik yasanm <;oztimlenmesinde <;ok derinlere giden eski bir gelenek,

karma �ekillerini ii<; gruba baler.

Pralabd karma,

bu ya�am sUresinde yiizle�ilmesi gereken

karma veya kader olarak kabul edilir. Bu temel kader modelinin ki�inin bu enkamasyo­

nunda ugra�mas1 gereken bir yap1 ve deneyim s1ralamasm1 i<;eren, temelde degi�tirileme­

yen bir model oldugu dti�Uniiliir. Bununla birlikte ya�ama spirittiel bir yakla�1m tarzmm,

spirittiel bir tistadm yard1mnun veya Tannsal bag1�m, zaman zaman ozellikle agu karma­

nm tesirini azaltarak "k1h<; yarasnu" "igne batmasma" <;evirebilecegi belirtilmi�tir.

Kriya­ man karma,

bu ya�am sUresinde yapt1g1m1z ve etkileri ile daha sonra yUzle�ecegimiz

karmad1r. C::e�itli spirittiel okullarm bazen <;ok katI boyutlara ula�an terbiyelerindeki temel

neden, davraru�larm kontrol edilmesinin, yolda ilerleyen ki�iyi gelecekteki ruhsal geli�i­

mini engelleyebilecek daha fazla karma yapmaktan koruyacagma inarulmas1du. Bu tip di­

siplinleri yUriitmenin d1�mda, bu ya�am1m1zda karma yaratmay1 engellemenin birincil

yolu gunliik i�lerimizi yiiriitmekte uygun ruhsal durumu ve tavn yaratirken yogun

(23)

arzu-lardan ve baglanmaarzu-lardan kendimizi uzak tutmakhr. Dogal olarak uygun ruhsal durumu

ve tavn elde etmek son derece zordur ve spiritilel ogretilerin c;oguna gore meditasyon yap­

madan boy le bir hale ula�mak kesinlikle imkans1zdir. Son olarak,

Sinchit karma,

birc;ok gec;­

mi� ya�amlar silresince biriktirdigimiz, ama bu enkamasyonda pek aktif olmayan karma

birikimine verilen isimdir. Bu ogretilere gore, binlerce enkamasyon boyunca o kadar c;ok

karmik karma�a elde edilir ki, gec;mi�teki bi.itiln dii�ilnce ve hareketlerin tamammm so­

nuc;lanyla sadece bir ya�am silresinde kar�1la�mak imkans1zd1r. Bundan dolay1 bu ya�an­

turuzm kaderi veya

pralabd

ile baglanhh olmayan karma bolilmi.imi.iz rezerv olarak sakh

kahr. Bu ogretilere gore, milkernrnel bir spiriti.iel ilstat bizdeki bu yilkiln bir k1sm1ru hafif­

letmedigi silrece gelecekte bir zamanda o karmarun tamarnI ile yilzle�mek durumunda ka­

lmz.

Amerika' da birc;ok mi.iridi olan Meher Baba ismindeki spiritilel ogretmen karmarun i�­

leyi�ini benzer �ekilde ac;1klamaktadrr:

"Sen, bi.iytik bir beden olarak Gerc;ek Benliginin farkma varmcaya kadar tekrar tekrar dogarsm. Sen, akil olarak sadece bir kere dogar ve bir kere ollirstin; bu bak1mdan enkarnas­ yon ya�amazsm. Bliytik beden stirekli degi�ir, ama akil (zihinsel beden) bu sure boyunca aym kahr. Btittin izlenimler (sanskaras) ak1lda depolamr. Bu izlenimler ard1 ardma devam eden enkamasyonlarda yeni karma yoluyla ya ttiketilir ya da etkisizle�tirilir. Her tlirlti iki­ lik halini a�mana yard1mc1 olacak deneyim zenginligine sahip olmak ic;in erkek, di�i; zen­ gin, fakir; parlak, silik olarak dogarsm."

Astrolojinin kesinligi ve derin seviyede yararhhgma a�ina olan herhangi bir insarun

dogum haritasuun bir ki�inin temel ya�am modelini (potansiyelleri, yetenekleri, baglan,

problemleri ve baskm zihinsel karakteristikleri) sembolik olarak gosterdigini inkar edece­

gini zannetmiyorum. Bu boyle olduguna gore, o halde, dogum haritas1 ki�inin bu ya�a­

nundaki kader ya da

pralabd

karmasmm izdil�ilmilni.i veya rontgenini de c;1kanyordur.

Astroloji, Psikoloji ve Dort Element

adh kitab1mda son derece detayb olarak gosterdigim gibi,

dogum haritas1 ki�inin ti.im seviyelerde ortaya c;ikan enetji modelinin gostergesi olarak

kabul edilebilir. Bunlar: fiziksel, zihinsel, duygusal ve ilhamsal olup, dart element olan

toprak, hava, su

ve

ate�

ile bagda�1khr.

Sinchit

veya rezerv karma bu ya�am si.iresine tahsis

edilmedigi ic;in dogum haritasmda belirgin degildir. Benzer �ekilde

kriyaman

karma da be­

lirgin degildir, c;i.inki.i bu ya�am si.iresinde hangi karmay1 yaratacaguruz konusunda,

s1-rurb da olsa, belli derecede ozgi.irli.ige sahibizdir. Bundan dolay1 "kader", "alm yaz1s1" gibi

terimlerden bahsederek karmarniza olan cevab1m1zda ya�amlanm1z1 olurnlu bir yonde de­

gi�tirecek bir �ey yapamayacag1rniz veya olamayacaguruz izlenimini vermek istemiyorum.

Bilakis, dogum haritas1 karmay1 ve dolay1s1yla bizi baglayan ve kendimizi ozgi.ir hisset­

memizi engelleyen smirlamalar1 gostermesine ragmen, ayru zamanda �u siradaki ifade

(24)

tar-z1m1z1 degi!?tirmek ii;in ugra!?mam1z gereken ya!?am alanlanm ai;1ki;a gormemizi de sag­

lar. Edgar Cayce' in yazilannda s1ki;a tekrar ettigi gibi, "Ak1l yaratandir". Biz akhm1zm i.ize­

rinde durdugu, 1srar ettigi !?ey haline geliriz. Boylece eger tavulanmlZI ve di.i!?i.ince

tarz1mm degi!?tirebilirsek, meditasyon vas1tas1yla bilincimizi daha yi.iksek bir frekansa ge­

tirebilirsek, bir ideale

sahip olmakla

kalmay1p o ideali

ya§arsak,

o zaman engellerden kur­

tulmaya ve ya!?amm ritrni ile serbesti;e nefes almaya ba!?layabiliriz.

Yirminci yi.izy1lm

en

bi.iyi.ik astrologlanndan biri olan Dane Rudhyar'm yazilannda be­

lirttigi gibi geri;ekten de olay lar ki!?ilerin ba!?ma

ki§ilerin olaylarm ba§ma geldi gi

kadar onemli

bir !?ekilde gelmez. Bu sozler, ister ho!? olsun ister olmasm, karmam1zla kar!?ila!?tiki;a ruh­

sal ve psikolojik bi.iyi.ime olas1hklanm1zm ozetidir. Diger bir deyi!?le, deneyimlere yakla­

!?Im1m1z asil kritik faktardi.ir. Zorlu deneyimlerde ac1 i;ekmemizi (ve "kaderimize" lanet

etmemizi) veya ya!?amm bize ogrettigi dersleri alarak olgunla!?mamlZI belirleyen yegane

!?ey bizim olaylara yakla!?Im tarz1m1zdir.

Dolay1s1yla dogum haritas1 zihinsel yap1m1z1, gei;mi!?teki etkilenmelerimizi ve Meher

Baba tarafmdan

sanskaras

olarak isimlendirilen zihinsel izlenim ve modellerimizi gosterir.

Harita gei;mi!?te

di'i§iindiiklerimiz

ve

yaptzklarzmzzdan

dolay1 !?imdi ne oldugumuzu ifade

eder. Bu eski, yerle!?ik modeller kolay kolay degi!?tirilemezler. Bunu boy le kabul etmek ge­

rekir! Sadece modas1 gei;mi!? bir "irade gi.ici.i" uygulamas1 ile kuvvetli ah!?kanl1klan degi!?­

tirmek kolay bir mesele degildir. Bu modeller "Yeni C::ag" psikoterapileri veya insanlan

!?evke getirerek "Hayatlmm yonetimini elime ahyorum; her !?eyi geri;ekle!?tirebilirim; kendi

kendime ac1 verdigimin farkmday1m; vs .... " benzeri sozlerle egoyu !?i!?iren felsefeler gibi

baz1 anlams1z jargonlar ile cilalanarak da degi!?tirilemez. insanm spiriti.iel geli!?imi boyle

!?eylerin i;ok otesindedir. Ki!?inin problemleriyle ba!?a i;1kmada "irade varsa bir i;oziim de

vard1r" yakla!?Iffil meydan okumanm i;ok yogun oldugu bir durumda i;oker. Ki!?inin i;atI!?­

malanyla ve spiriti.iel krizle i;ozi.im bulma giri!?imi ya!?am enerjilerini k1sa bir si.ire ii;in tu­

tabilir, ve bunun hemen arkasmdan yalanc1-spiritiiel kai;1!?m s1ghgm1 i;arp1c1 bir !?ekilde

ortaya koyan sel gibi bir kuvvet sahmm1 gelir. Karrnik modeller geri;ektir ve kuvvetlidir.

Bu ah!?kanl1klar pozitif di.i!?i.inme i.izerine yapilan bir konu!?manm ardmdan bir gecede kay­

bolup gitmez. Bu ya!?am kuvvetleri kabullenilmeli, onaylanmah ve ciddi bir dikkatle ele

almmahd1r.

Kendini bilmek ve kendini geri;ekle!?tirmek Tann'y1 geri;ekle!?tirmek ii;in gerekli bir

ba!?lang1i;t1r; ama -ba!?lang1i;ta- ruhsal geri;ekler egitimi alan veya astrolojinin daha i.istun

seviyeleri ile ugra!?an bir ogrencinin, benlige ait ilk ii;gori.ileri olumsuz ozelliklerini, duy­

gularuu ve davranI!? modellerini ai;1ga i;1karmaya ba!?lad1grnda, !?evki kmhr. Ki!?inin geli­

!?iminin i!?te bu noktasmda hem ki!?inin kendisinin hem de ogrenciye rehberlik veya

dam!?manhk yapan insarun i;ok biiyi.ik ozen gostermesi gerekir. Bu noktada, bir kapmm ka­

ranhk bir odaya bir I!?Ik huzmesi girecek kadar, i;ok hafifi;e aralanmas1 durumunda

(25)

ha-vada w;u�an tozlar ve belki de o ana kadar fark edilmemi� olan kirler nas1l gozle gorillilr

hale geliyorsa, kendini bilmeye yonelik ilk ad1mlar kat edildiginde bu w1k huzmesi ister as­

troloji isterse ba�ka bir aydmlahc1 metot olsun, ogrencinin i;ogu zaman kendi benligi, ka­

deri ve dogum haritasma kar�1 h1zla olumsuz bir tepki geli�tireceginin ai;1klanmas1 gerekir.

Bu ki�iye w1k yogunlugu arthki;a kendi hatalan, zay1fhklan ve olumsuz ozelliklerinin gi­

derek daha fazla farkmda olacag1, ama bu farkmdahgm aslmda kendini daha fazla bilme­

nin ve belirgin bir geli�imsel ilerlemenin belirtisi olarak ho� kar�ilanmas1 gerektigi

ai;1klanmahdir. Ogrenci bu ii;gori.l,yil korku veya endi�e duymak ii;in bir bahane olarak

kullanmak yerine, ki�isel ya�ammm olumlu yonde donil�ilmilnde belirgin bir yap1c1 ha­

reket ii;in bir ad1m olarak kullanmaya te�vik edilmelidir. Daha da ileri giderek ogrenciye

bir ki�inin kendisini tarumas1 arthki;a karmasmm daha ince bir seviyede onaya i;1kmaya

ba�layacag1, i;ilnkil arhk benligi hakkmda bilmesi gereken �eyleri ogrenmeye ai;1k oldugu

ii;in onu spirituel uyu�ukluk uykusundan uyandiracak �oklar veya dramatik hadiselere

ihtiyai; kalmad1g1 i�aret edilmelidir. Jung'un belirttigi gibi:

"Psikolojik kurala gore eger ic;sel bir durum bilinc;Ie fark edilmezse d1� diinyada kader olarak kar�1m1za c;1kar. Yani, ki�i kendi ii;sel tutars1zhgmm bilincine varamad1gi durumda maddi diinya bu i;ah�may1 ister istemez fiile doker ve kar�1thklar halinde ortaya koyar."

(Aion, sf. 71)

Bundan dolay1 kendini geli�meye ve kendini tammaya adamak ki�iye gelecekte daha

bilttin, mutlu ve aydmlannu� bir ruh vaat etmekle kalmaz, aym zamanda boyle bir ad1m,

ba�lang1i;taki karma�a ve cesaretsizlik a�ild1ktan sonra, �imdiki 1shrabm bilytik bir k1smm1

hafifletmeye ba�lar.

Boylece, hepimizin yilzle�mesi gereken baz1 karmik etkiler oldugunu gorebiliriz; ekti­

gimizin meyvelerini bii;memiz gerekir. Astroloji baghhklanm1zm, problernlerimizin, ye­

teneklerimizin ve zihinsel egilirnlerimizin bir izdil�ilmiinil bize sunarak, sadece

karmammnne olduguna dair ozel bir farkmdahk saglay1p, ii;teki ve dwtaki bu ytizle�me­

lerle ba�a i;1kmam1za yard1m etmekle kalmaz, aym zamanda bu karmarun ilzerine i;Ikarak

bir bak1� ai;1s1 kazanmaya ba�lama yolunu da gosterir. Ki�isel dogum haritasuun gei;mi�te

yaphklar1m1z1 yans1thgi fikri Edgar Cayce' in 5124-L-l no'lu psi�ik okumasmda da dogru­

lanmaktadir:

"Planetler, y1Id1zlar i�aretleri, mevsimleri ve y11Ian ba�Iang1i;tan beri gostermektedir ve birc;ok ki�i evreni uzun uzad1ya dii�iinmekle onlarla olan yakm ili�kisini bulabilir, insanoglu Tann' nm yarahc1hkta yard1mc1s1 olmu�tur. insan yild1zlarm konumuna gore iyi ya da kotii

olarak nitelendirilemez; ama y1Idizlann konumu insana maddesel goriiniime girme firsah ve­ rildigi donemlerde ki�inin Tann' nm diinyadaki eylemleri ile ilgili neler yaptigiru gosterir."

(26)

Bundan dolay1 dogum haritas1 gu�lerimizin ge�mi�te

yaratzcz

ya da

hatalz

kullammm1

gosterir. Eger bir insanm ak1l ve irade gucii oldugu fikrini kabul ediyorsak, dogum hari­

tasmda goruldtigu haliyle kaderimiz, alm yaz1m1z ve problemlerimizden sorumlu oldugu­

muz fikrini kabul etmemiz gerekir.

0

zaman daha da ileri giderek dogum haritasmm

sadece karmay1 gosterdigini bile soyleyebiliriz. Dogum haritasmdaki her �eyin dogrudan

dogruya ge�mi�teki hareketlerimiz, ba�anlanm1z ve arzulanrruzdan kaynakland1g1 dti�U­

niilebilir. Bir�ok yaz1da sadece Saturn i�in "karmanm planeti" denmi�se de bu a�m bir ba­

sitle�tirmedir. C::unku, astrolojiye "karmanm bilimi" �emek yanh� olmaz; yani ki�inin

sorumluluklannm kesinlikle dogru bir �ekilde farkma varmas1 ve kabullenmesi yoludur.

Dogum Haritasmm Ozel Unsurlan

Dogum haritas1 yorumunda hemen hemen btittin unsurlar karmik veya karmik an­

lama sahip olarak dii�Untilebilirler. Bununla birlikte, bu tur incelemelerde ozel bir dikkat

gostermemiz gereken baz1 belirli astrolojik unsurlar vardir. Bunlarm �ogundan kitabm ileri

boltimlerinde daha detayh bahsedilecektir, fakat odaklarulacak belirli �eylerden k1saca bu­

rada bahsedilmesi gerekiyor.

Genellikle "Karmanm Efendisi" olarak adlandwlan Saturn, baz1 astrologlar tarafmdan

-kimi ki�ilerin ya�amlarmdaki ana karmik sorunun simgesi olarak nitelendirilir. Saturn pla­

netine dogum haritasmda ki�isel karmanm bir a�1s1m sembolize eden tek unsur oldugu

i�in degil, Saturn'iin yeri ve a�ilan gerilim ve ac1y1 en fazla deneyimleyecegimiz yer ol­

dugu kadar, en ozel ve yogun smavlanm1zla kar�ila�acag1m1z yeri de gosterdigi i�in "Kar­

manm Efendisi" denmi�tir. Ve populer karma kavramma gore karma s1kmh verici ve

olumsuz bir �ey olduguna gore, Saturn deneyimleri �ogunluk tarafmdan "karma" eyle­

miyle ozde�le�mi� gibi gorulmektedir. Bu tabii ki �ok basit bir ifade old ugu kadar aym za­

manda ger�ekte ne oldugunun yanh� yorumlanmas1d1r. Dogum haritasmda Saturn'un

(ozellikle ev pozisyonuna ve kavu�um, kare ve kar�1t a�ilarma uygun olarak) ozellikle

odaklamlacak "zor" karmam1zm neredeoldugunu gosterdigini soylemek daha dogru ola­

bilir. Satiirn'iin bu meydan okuyana�1lan yarahc1 enerjimizin ak1�1m engelleyen eylem ve

dti�Uncenin kemikle�mi� ah�kanhk kahplanm gosterir. Boyle bir a�1 �imdi disipline etme­

miz ve yap1c1 kanallara tekrar yonlendirmemiz gereken, ge�mi�te yanh� kullamlm1� bir

yetenek veya gticii gosterebilir. i�te bu alanda yakla�1m ve tav1rlanm1zda koklii bir

ayar­

lama

gereklidir. Boyle bir a�1 (ve bu aym zamanda daha az onemle

150

derecelik, yanm-kare

(27)

enerjiyi farkmdahgumz1 arttmnakta ve yarahc1hk geli!?tirrnekte kullanabiliriz. Satilrn !?ekil

ve yap1 planetidir ve Satilrn'le yakm ac;1da olan bir planetin s1k s1k yeni bir ifade

§ekli

ge­

rektirdigini gorilrilz. (Saturn hakkmda daha fazla bilgi ic;in Bolilrn

5'

e bakm1z.)

Yine de Satilrn dogurn haritasmda ya!?arn1rnizda kar!?ila!?acag1rn1z engellerin tek gos­

tergesi degildir. Hemen hernen her a!?m vurgu, cans1zhk veya ozellikle gerilirnli birle!?irn­

ler -hangi gezegeni kapsad1g1 onernli degildir- geli!?irn ve biiyilrne ic;in onernli bir ihtiyac1

vurgulayabilirler. Fark edilrnesi gereken oncelikli !?ey hayahn

maksatlz

oldugu, ve bu <;e!?it

zorluklarla olurnlu bir sebepten dolay1 kar!?ila!?hg1rn1zdir. Medyurn Arthur Ford'un dedigi

gibi:

"Fiziki govdede engeller btiytidtik<;e ruh i<;in karmik bor<;lan odemek ve daha h1zh tin­ sel btiytimeyi ba�armak i<;in firsatlar artar. Engeller eger ba�anyla tistesinden gelinirse ad1m ta�land1r ve nefsi bedendeki fiziki engelleri ne�eyle kar�ilayan ve tistesinden gelen ruh, her �eyi ya!?am i<;inde dtinyevi rahathk standartlarma uyan ba�ka bir ruha gore daha h1zh btiytir. Odtil fiziksel formda degil tinsel geli�imdedir ve fiziki bir ya�am stirecinde tistesinden geli­ nen cngeller ne kadar fazla olursa, karakterinde kalan kaba noktalan torpiilemek i<;in fiziki forma geri donme geregi o kadar azahr." (Ruth Montgomery'nin A World Beyond'mdun, sf 46)

Aplar ve Elementler

Ac;Ilar konusu

6.

Bolilrnde detayh olarak incelenecektir, fakat burada baz1 onernli nok­

talardan kisaca bahsedebiliriz. Dogurn haritasuun karrnik yorurnunda tilrn kare

(90°)

ve

kar!?It

(180°)

ac;Ilar, kendi karrna!?1khg1rn1zla bagda!?rnak, ya!?arna oldukc;a degi!?ik yakla­

!?Irnlan sergilernek ic;in gereken farkindahg1 bir !?ekilde geli!?tirrne gerekliligini gosterirler:

Kare ac;mm ortaya koydugu kuvvetler c;eli!?ik arnac;hdir ve birbirinin ifadesini engeller tarz­

dadir. Bu sebeple bu kuvvetlerin bireyin ic;inde uyurnlu hale getirilrnesi gerekirse de bu

i!?lern, ki!?inin artan anlay1!? ve yeni davram!? kahplan geli!?tirrnesine bagh oldugu ic;in, do gal

olarak y1llar alan bir silrec; gerektirir. Kar!?It ac;1da yer alan kuvvetler ki!?inin ba!?kalan ile

ili!?kilerinde dogrudan dogruya hissettigi kar!?It arna buna ragrnen tarnarnlay1c1 ifade c;e­

kirnlerini gosterir. Bu kutupsalhklann uyurnlula!?hnlrnas1 ihtiyac1 bu ac;Ilarda da ifade

edi-* En azmdan bir<;ok vakada, "hayata belirgin farkh yakla�1mlarm" olmasmm ki�inin ge<;mi� ha­ yatlarmda farkh deneyim <;e�itlerine sahip olmasmdan kaynakland1g1 hipotezi bana olduk<;a makul geliyor. Omegin biri bir hay at siirecinde erkek sava�<;1 olarak, soma diger bir hay at siirecinde

gele-•

neksel bir ev hamm1 ve anne olarak yeti�tirilmi�se, bu ruh bu hayata omegin Yenge<; ve Ko<; planet-leri arasmda kare a<;1yla dogabilir ve bu da bu ki�inin �imdi bile boylesine belirgin farkh ya�am yonelimlerini ve deneyim tarzm1 hissedilebildigi i<;sel gerilimi gosterir.

(28)

lirse de, ozellikle kar�;it ac;1 sadece ki�inin kendisinin degil diger insanlarm arzulan, bek­

lentileri ve bakw ac;1lan hakkmda daha fazla farkmdahk geli�tirmesi geregini vurgular. Yu­

kanda bahsedilen uyum ise sadece ve sadece soz konusu kuvvetler ve itkiler hakkmda

daha yi.iksek seviyede farkmdahgm geli�tirilmesi ile temin edilebilir. Onli.i psikolog C. G.

Jung simya ile ilgili c;ah�malarmda s1khkla kadim simya ozdeyi�ini aktarmaktadir:

"ter­

tium non datur",

ki bu (tek ba�ma kar�1thklan ve ki�isel c;eli�kileri c;ozebilen) iic;iincii faktOr

verilmez anlamma gelir. Jung ac;1klamaya devam ederek bir c;ati�manm, asla ortaya c;1ktig1

seviyede c;ozi.imlenemeyecegini, ancak daha yi.iksek bir bak1� ac;1s1 ve bilinc; seviyesine da­

yah daha yiiksek bir seviyede c;ozi.imlenebilecegini soyler. Bundan dolay1 kare ve kar�1t

ac;Iiar hem kendi ic;imizdeki en btiyiik gerilim alanlanm hem de -memnuniyetle kar�Iia­

manuz gereken bir gerc;ek olarak- en bi.iyi.ik potansiyel geli�me alanlanm gosterirler.

Gerilimli ac;1larla ilgili zaman ic;inde daha fazla ozen gostermeye ba�lad1g1m bir diger

faktar de en yi.iksek gerilim alan planetlerin bulundugu element veya elementlerdir. Ge­

rilimli ac;1lar dogamm antmay1, ayarlamalar yapmay1 ve yeni yakla�1mlar geli�tirmeyi og­

renmemiz gereken alanlar olarak kabul edilebilecegine gore, boyle bir ac;1ya dahil olan

herhangi bir planet (ozellikle herhangi bir ki�isel planet) sadece

kendi

dogasma ve temel

prensibine gore degil aym zamanda bulundugu burcun elementine gore degerlendirilme­

lidir.

Astroloji, Psikoloji ve Dort Element'te

son derece detayh olarak gosterdigim gibi, dort

element ki�inin dogrudan dogruya deneyimleyebildigi ya�am boyutlarmm ve enetjilerinin

gerc;ek seviyesini ortaya c;1kard1gma gore bu yiiksek derecede �arj olmu�, kuvvetlice geril­

mi� planetlerden bir veya birkac;m1 ic;eren herhangi bir burcun elementi kac;milmaz olarak

ayarlama ve antma ihtiyacmm oldugu ya�am boyutudur. Boyle planetleri buldugumuz

element ne c;e�it

baglzlzk

ve

arzularzn

bizim ic;in en giic;lii oldugunu, bu ya�amm en biiyi.ik

amacmm ne oldugunu ve ya�amm hangi alanlarmm bize problem yaratmaya devam etti­

gini ve bu nedenle doni.i�i.im gerektirdigini gosterir. Eger bir ki�inin belli bir burc;ta biitiin

parc;alan ba�ka bir planet veya planetlerle gerilimli ac;1da olan yakm bir kavu�umu veya

stellumu varsa o burcun elementi istisnas1z olarak ki�inin ya enerjiyi daha uyumlu ve

olumlu olarak ifade ederek veya o alandaki baghhgm yogunluk ve bi.iyiikliigi.inii rafine

ederek ya�amm o alarunda �u veya bu �ekilde c;ah�mas1 gerektigini gosterir.

Baz1 ornekler bu son noktay1 ac;1klamaya yard1mc1 olabilir. Egei:gerilimli £lanet (veya

planetler)

b

r su burcunda ise kj§inin duygulanm ve duygusal ifade tarzm1 rafine etmesi

Boyle bir planetsel konumu olan bir ki�i bu ya�am siiresinde duygulanm c;ok a�m

veya c;ok zorlay1c1 bir tarzda ifade ediyor olabilir. Bu enerjinin degi�imini etkilemek ic;in ge­

reken ic;sel bask1y1 saglamak ic;in bir c;e�it.du�gusal dis

(bu duygulan bashrmak anla­

mma gelmez!) gerekli olabilir. Ki�inin ic;gi.idi.isel tepkileri ya a�m bastmlm1�

ya da

kontrol

edilemeyecek derecede bask1lay1c1 olabilir; bundan dolay1 hem duygusal gi.ici.ini.i yap1c1

(29)

,gel!;_-c

:!_

olumsuz etkilerden korumay1 ogrenmesi gerekS,. Bu ki�i ayru zamanda her �eyi bir ke­

nara birakarak sadece duygusal tatmine a�m bagh bir insan olabilir.

Eger gerilim altmdaki planet veya birle�im bir ate� burcunda ise ki�inin co�kun ve ben-

- .

....-mer k e z ci davranwlarmr kontrol ederek sevgi, duyarhhk ve sabir geli�tirmesi gerekebilir.

Bo! ate�li enerjinin armm1�, disiplinli bir �ekilde kullammr bo�una savunma tavrrlanrun

veya ki�isel abartmm c;ok otesindedir. Ki�inin bu hayatmda nasrl ya�ayacag1m ve kendini

daha yilksek bir iradeye veya ilahi giice adamaktan dogan alc;ak gonillliilii@ geli�tirme"i

ogrenmesi gerekebilir. Ate� burc;lan iizerindeki gerilimle ifade edilebilen diger dersler �un­

lardir: ahcr olmayr, kendi zay1fl1gm1 ve derin ihtiyac;lanm itiraf edebilmeyi, s1kmtr anla­

rmda yard1m istemeyi ogrenmek. Ate� agrrhkh insanlar genellikle kendilerinin de

ihtiyac;lan oldugunu dile getiremeyecek kadar gururludurlar; ve bu egilim ya�amla ba�a

c;1kmak ic;in

eyleme

olan a�m baghhkla bir araya gelince ic;sel ya�amlanna ivedi bir farkm­

dahk geli�tirmelerine genellikle engel olur.

Eger gerilim altmdaki planet veya birle�im bir hava burcun� ise, ki�inin sadece

nasil

dii�iindiigiinii degil, aym zamanda bu dii�iincelerini ba�kalarma hangi tarzda aktard1gm1,

yani �iltiin dii�Unce i�lemini disiplin altma almasr Qerek!4 Fanteziler, entelektuel kac;a­

maklar, gelecege yonelik gereksiz yansrtmalar ve mantrkh olma ah�kanhgr arhk i�levini

tamamlam1� olabilir; ve ki�i ya�amm butiin bu alamm yeniden yap1land1rma ihtiyacmm

yam srra zihnin dogru �ekilde disiplin altmda tutuldugunda iyi bir hizmetc;i ama c;ok zayrf

bir patron oldugunu ogrenme durumu ile yiiz yiize kalabilir. Entelektiiel bilgi, zekice fi­

kirler, "bilimsel" kamtlar ve diizenli kavramlara a�m bir bagrmhhk olabilir. Bu ki�inin, bil­

gisini eyleme dokmeyen, bire bir deneyimleme yoluyla gerc;ekle�tiremeyen bilgili ki�inin,

srrtinda bir kitap yiikii ta�1yan merkepten daha ileri bir �ey olmad1g1 gerc;egini kabullen­

mesi gerekir. Bu bilgi tamamen bir yuk haline gelebilir ve ki�inin zekasr giderek daha faz­

la "bilgi" ic;in ac;hg1 smrr tammayan obur bir canavara donii�ebilir.

- ..

Eger gerilim altmdaki planet (veya planetler) bir toprak burcundaJse, fiziksel duyular,

-diinyevi degerler, fiziksel rahathk, Un, mallara ve di.inyevi "bilgelige" c;ok a�m baghhk

ola-bilir. Kt'.ijkusuz ki�inin ozlem duydugu derin giivenlik duygusunu neyin gerc;ekten ve

k�-�

olarak saglayacag1 sorusu ile ba�a c;1kmas1 gerekecektir. ivedi ya�amsal ihtiyac;lann

(para, g1da, korunak vs .... ) farkmdahgr daha derin veya daha ilham verici eylemlerin Uze­

rinde oyle iistiinli.ik kazanabilir ki, ki�i ya�ammdaki mutluluk ve �evk eksikliginin yerini

doldurmak amacryla bir gi.ivenlik yaratmak -ki bu her an y1k1labilir- ic;in daha fazla c;aba­

lamaya ba�lar. Bu tip bir toprak vurgusu olan bir insan "ayaklan yere basar" tarzda ya�a­

maya ve di.i�Unmeye oylesine bagh olabilir ki, ki�isel ya�am diizeninde asla daha ilham

verici soyut bir dii�i.ince veya eyleme izin vermez.

Ruhsal bir egitmenin dedigi gibi "karma bag1mhhktrr". Bu nedenle dogum haritas1 ve

ozellikle de haritarun a�m vurgulu parc;alan kendimizi hangi ayar veya uyum kanalmda

(30)

tuttugumuzu, dolay1s1yla bag1mlrlrklanm1z1 ve bundan dolayr da karmam1z1 gosterir. Ha­

ritaya ve ki�inin ya�anuna bu ac;rdan bakmak her �eye yeni bir r�rk tutar. Dogum haritasr­

nm "pozitif ve "nega!if k1s1mlan arasmdaki keyfi, yarg1lay1�1 ve yarW� aymm eriyip

gitmeye ba�lar. "iyi" veya "koti.i" harita, ac;r veya insan kalmaz. Hepimiz btiyi.ik kozmik

dramm bir parc;as1y1z ve -bu maddesel di.izlemde - her birimiz kendi karma ag1m1za do­

lanmr� durumdayrz. Bu bir kere anla�rldrktan soma sorulacak soru �udur: Ki�i kendisini

bu karmik agdan ve varolu�un smrrlr modellerinden

kurtarmak

ic;in ne yapmalrdrr? Birc;ok

spirittiel i.istadm ogretilerinin derlenmesinden anlayabildigim �ey kurtulmayr veya "ay­

dmlanmayr" istemenin, arzulamanm veya ummanm, miktan ne olursa olsun, pek bir �ey

saglayamad1g1d1r. Ki�i eski alr�kanlrk modellerinden ancak daha iyi bir �eye

baglandzgz

zaman kopabilir. Ornegin, eger bir dilencinin sadece i.ic; kuru�u varsa ve bunlan dti�ti­

rtirse, sahip oldugu bu ma! varlrglll korumak ic;in hemen pe�inden ko�acaktrr. Arna eger

kuru�lanm dti�i.irdtigi.i anda

5

dolarlrk bir banknotun caddede uc;tugunu gortirse kuru�­

lanm unutup bu para� pe�inden ko�acaktrr. Boylelikle gormekteyiz ki ki�inin eski ben­

liginden, tarzmdan ve ya�am boyu stiren c;atr�malarmdan b1km1� olmasr yeterli degildir.

Gec;mi�e ait alr�kanlrk modelleri tizerimizde stirekli ve gtic;lti bir c;ekim uyguladrgma ve

bu alr�kanlrk modellerinden fazla uzakla�trg1m1zda kendimizi gi.ivensiz hissettigimize

gore, karmik egilimlerimizden bizi c;ekip c;rkarabilmesi ic;in baglanacak c;ok kuvvetli bir

�ey bulmamrz gerekir. Bu kopmayr saglamaya yetecek kadar kuvvetli ve slillrsrz olan ye­

gane �ey bir ttir spirituel bir kuvvettir. Kendi geli�im durumuna uygun olan bu ytiksek

gzke

baglanma metodunu bulmayr okuyucuya brrakryorum. Fakat, hangi yo! sec;ilirse se­

c;ilsin incil' den bir soz inancmuzr korumamrza destek vermektedir: "Ara ve bulacaksm;

-- ..._ _.,__ -- .. -�

Kap1y1 c;al ve ac;rlacaktrr."

- ---·'-...-- ... -· ---- ...___,

"Karmik"

Bur�lar

On

iki burcun karma ve doni.i�tim ile baglantrlandmlabilecek c;e�itli ozelliklerini burada

tartr�mak gereksiz. Her burc; ic;in hangi derslerin ogrenilmesi ve yeni yakla�rmlarm geli�­

tirilmesi gerektigini anlatan c;ok sayrda oldukc;a kaliteli kitap var: Arna burada bu burc;­

lardan tic; tanesinin bazr ozelliklerinden bahsetmek istiyorum:

al.��, Balrk ve Akri;p. On

iki burc; ic;inde, karma ile ac;rkc;a ili�kilendirilebilecek krizlerle en

belirgin

alakalr olanlar bu

tic; tanesidir. Genellikle Ba�ak ve Balrk insanlan (yani sadece Gi.ine�'i bu burc;ta olanlar de­

gil, haritalarmda bu bur larda a�m vurgu olanlar) kendi paylarma di.i�enden fazlasmr ta-

----

--* Ozellikle Dane Rudhyar'm Astrological Triptych and Astrological Signs: Ihe Pulse of Life; Isa­

bel Pagan' in Signs of the Zodiac Analyzed; J oan Hodgson' in Wisdom in the Stars. Bunlarm her biri bun;­ lann daha derin anlamlarmm analizini ii;erir.

(31)

§Imak durumunda kabr gibidirler; zor ve s1k1c1 i§ler ve gorevler (Ba§all ve duygusal

kan-.,.- /"'

--=---;1kbk ve yamlgi (Bahk). Bunun sebebi bu bun;larm ki§isel geli§imin kritik safhalanm,

ki-§inin kendi eyle�leri veya tav1rlarmm meyveleri ile kar§1la§tlg1 evrim ve geli§im safhala­

nm temsil etmeleridir.

(On

ikinci bun; olan Babk'm_l>iltiin ya§am dongiisiln.iiij_ sonun� i§aret

ettigini ve Ba9ak'm da

hasat

burcu oldugunu hatirlaym!) Her iki bun; da daha ileri bir

ge-.... F

li§ime hazirbk olarak bir armma i§lemini sembolize ederler. Ba§ak egonun ve a§ikar

dav-ram§larm arkasmda yatan ki§isel gildillerin safla9tinlmas1, Babk ise yiizy1llar boyunca

bi-- =

rikmi§ olan duygularm ve zihinsel imajlarm antilmas1 ile alakahdir. Akrep burcu ozellikle

kar�

_

_ile ili§kilendirilebilir, c;iinkil geli§imin bu evresinde ki§inin gerc;ek arzulan ile dii­

ril�tc;e yiizle§mesi veonlarm aynlmaz parc;as1 olan gilcii anlamas1 gerekir. Btvvetli Akrep

vurgusu olan birc;ok ki§inin gizemlere, okillte, deneyimin "yasak" alanlarma.ve

°' ., . ...

otesi l<onulara yogun ilgi duymasmm sebebi budur. Bu insanlar benliklerinin en olumsuz

_?zellikleriyle baglantI halindedir ve ba§kalarma gilven duymamalan kendi duygulanmn

ne kadar gilvenilmez ve kendi gildillerinin ne kadar ac1mas1z olabilecegini bilmelerin­

dendir. Dogal olarak diger insanlarm da aym giidiilerle hareketettiklerini varsayarlar.

_i:epl.. olilm ve yeniden dogumun burcudur ve dogum haritasmda Akrep vurgulannu§ olan

bir ki§i sirf ab§kanbklan geregi eski, zorlaylCl arzularma tutunmak ile en ic;sel benliginin

yeniden dogma arzusu arasmda kabr.

"Su" Evleri

"Su" evleri (IV, VIII, ve XII. Evler) "ruhun ilc;lemesi" veya "psi§ik ilc;leme" olarak am­

brlar ve ki§isel karma ile ilgili bir diger onemli unsuru olu§tururlar: Geleneksel astrolojide

on ikinci ev "karmik yatkmbk" evi olarak bilinmekte ise de, aslmda karmanm

tamamz

bizi

maddesel diizleme ve snurb bir bilinc; seviyesine baglayan bir yatkmhktir. Ve biitiin su ev­

leri gec;mi§le, §imdi

i�gudusel

olan ve duygular vas1tas1yla i§leyenle ve bundan dolay1 da

karmayla ili§kilidir. Belli bir seviyede bu evler ruhun en derin ozlemleriyle, dogalan geregi

en azmdan k1smen bilinc;d1§ma ait ozlemlerle ilgilidirler. Su evleri dongilsii gec;mi§in ozii­

niin hazmedilmesi ve kullam§bbglIU yitirmi§ kalmtilardan kurtulmak yoluyla bilinc;lilik

kazanma i§lemini gosterir. Duygusal artiklar ve tiikenmi§ duygusal davram§ modelleri

ruhun kendisini ac;1kc;a ifade edebilmesi ic;in antilmabd1r. Su evlerinde vurgusu olan kisi­

le.!.J..c;edoniik ya§arlar ve yakmdan tamnmalan (ozelli� ki§isel

benligin

sembolii olan

Gilne9 bu evlerden birinde ise) milthi§ zordur. Ya§am enerjilerinin bilyilk bir bolilmii du­

yularla algilanamayan bilinc;d1§I diizeyde faaliyet gosterir; gildiilerinin biiyiik bir boliimii

*Su evlerinin her biri hakkmda daha ozel bilgi i«;in ayru yazarm Astroloji, Psikoloji ve Dort Element

(32)

de mantik d1�1, ac;1klanamayan ve c;ogu zaman �a�utlc1 ntianslardan etkilenir. Duyarhhk­

lan onceden kestirilemez, c;iinkii eski bir hatiray1 neyin harekete gec;irecegini, eski bir ya­

ray1 neyin de�ecegini veya rahats1zhk veren bir kompleksi neyin uyaracagm1 kimse hic;bir

zaman bilemez. Bu nedenle bu evlerin hepsi gec;mi�ten bugtine ta�man duygusal huzur

ve ozgtirliik elde etme ihtiyac1 ile baglantihdu ve dogum haritasmda bu evlerde onemli

--VU!]_USU -

olan herhangi bir ki§ini.;t gec;mi� deneyimlerden kaynaklanan korkulan ve

hu-

,-zursuzluklan ytizeye getirmeye ve bu duygulan bilinc;te a�_mhg�-��_vu�turmaya ihtiyac1

�-Astrolojik kavramlann psikolojik terminoloji ile olan ili�kisinin yeniden formiile

edil-mesinde onciiliik yapan bir astrolog olan Richard Ideman su evlerinin c;e�itli korku tiirle­

rini gosterdigini belirtmektedir: aciz c;ocukluk durumuna donii� korkusu (IV), sosyal

tabular korkusu (VIII), kaos korkusu (XII). Bu korkular nereden gelmektedir? Ac;1ktir ki

bunlar gec;mi�teki �artlanmalar ve ozel bir egitim tarz1 veya ozel baz1 travmatik deneyim­

ler ve �oklardan, yarn gec;mi�ten kaynaklanmaktadu. Dolay1s1yla su evlerinde yer alan pla­

netler karmik modeller, duygusal onyarg1lar veya bilinc;altma ait gtidtiler ve korkularla

renklendirilmi� ifade tarzlanna olan dtirttileri temsil etmektedir. Ki�iye yakasm1 buak­

mayan gec;mi�e ait hayaletleri gosterirler ve bunlann belli derecede bilinc;d1�ma ait olmalan

bu enerji komplekslerinin ya�ama bilinc;li bir yonelimi nas1l sabote ettiklerini ac;1klamak­

tadu. Bu kuvvetler, bu diirtii ve enerjiler, bilinc;li c;abanuz yoluyla yeniden dogmay1 bek­

lerler; ve dtirtistc;e yiizle�ilip cesaretli eylemler vas1tas1yla bu enerji serbest buak1lmad1g1

mtiddetc;e bize huzur vermezler.

Su evlerindeki planetler g!zli veya bilinc;alti seviyelerde nelerin olup bittigini gosterir­

ler; bu ya�amda -uzak gec;mi�ten kaynakland1g1 halde- halen canh olan ve ya�am enerjisi-

_..

nin btiytik bir yogunlugunu olu�turan derin deneyim kaynaklanm ifade ederler.

Dogam1zm bu ozelliklerinin farkmda olmad1g1m1z mtiddetc;e, su evlerindeki planetler ta­

rafmdan temsil edilen enerji ve psi�ik fonksiyonlar

bilin(li

olarak yonlendirilmeye ve ya­

rat1C1 olarak kullamlmaya ac;1k degildirler. Ancak bu ozellikler bilinc;li hale getirilirlerse

btiytik bir gtic;le canlamrlar. Su evleri planetlerinin genellikle ya�ammuzdaki bilinc;li yo­

nelimimizi a�an, bastlran ve bozan unsurlan ortaya koydugu gerc;egi memnuniyetle kar­

�Ilanmahdu, c;tinki.i ego-bilinci smuh ifade modellerinde s1k1�u kahr ve bu nedenle

ic;imizdeki daha derin ya�am kaynaklanyla zaman zaman yiizle�me ihtiyac1 duyar. Boyle

bir deneyim tazeleyici olabilir; c;tinkti su evlerinde kuvvetli bir vurgusu olan bir ki�inin

deneyimledigi "kendini mahvetme", kaos, kendini kaybetme veya bilinc;li ego ki�iliginin

c;oziilmesi ki�iyi spiritiiel ic;gorii ve aydmlanmaya yoneltebilir. Su evlerindeki kuvvetli

vurgu ki�inin ya�anundaki bu unsurlann

bilinmek

ic;in, yani bilincin aydmhgma kavu�mak

lc;in c;upmd1gm1 gosterebilir. (Buradaki "bilinmek" kelimesi aslmda �u s1rada bilinc;d1�1

olan veya "unutulmu�" bir faktOri.in bilgisinin yeniden hatulanmas1 anlamma gelir.) Bu

Referensi

Dokumen terkait

Oleh karena itu, Kami menyusun Kebijakan Privasi ini untuk menjelaskan kepada Anda bagaimana Kami memperoleh, mengumpulkan, mengolah, menganalisis, menggunakan, menyimpan,

OCT-vel és UH pachymetriával végzett centrális corneavastagság mérések összehasonlítása egészséges- és PRK-n átesett alanyok esetében A kontroll csoportban az átlagos

Adapun bahan yang digunakan dalam proses pengolahan benang karet ini dibagi dalam tiga jenis yaitu bahan baku, bahan penolong dan bahan tambahan..

Dalam praktik sewa menyewa objek daripada transaksi jual beli al- wafa&gt; ini penulis akan menganalisis pelaksanaan dan praktik sewa menyewa, ini merupakan hal yang baru

kom bosiljka na koji je Gospod dunuo dah iz svojih usta. Iva se tema ponavlja u ritualnom udaranju zidova kuće.. stručkom bosiljka, za vreme ili posle molitve. Postoji be­

Dengan menggunakan sudut pandang individu, penelitian ini juga menjelaskan bagaimana faktor individu Park Junior yang dipengaruhi oleh karakteristik personal Park

Leukimia adalah keganasan pada organ pembuat sel darah, berupa proliferasi patologis sel hemapoetik muda yang ditandai oleh adanya kegagalan sum-sum tulang dalam

makan dan tempat penyediaan minum lainnya dan harus memenuhi ketentuan peraturan perundangan yang berlaku. Fasilitas Akomodasi Taman Rekreasi dapat dilengkapi de­ ngan hotel