• Tidak ada hasil yang ditemukan

İstanbul'un Antikçağ Tarihi: Klasik ve Hellenistik Dönemler

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Membagikan "İstanbul'un Antikçağ Tarihi: Klasik ve Hellenistik Dönemler"

Copied!
597
0
0

Teks penuh

(1)

ĠSTANBUL‟UN ANTĠKÇAĞ TARĠHĠ Klasik ve Hellenistik Dönemler

(2)

Bu kitap, DUMANKAYA‟nın katkılarıyla basılmıĢtır

(3)

ĠSTANBUL’UN ANTĠKÇAĞ TARĠHĠ

Klasik ve Hellenistik Dönemler

Murat ARSLAN

(4)

ODĠN YAYINCILIK

Eskiçağ Tarihi Dizisi: II Murat Arslan

ĠSTANBUL‟UN ANTĠKÇAĞ TARĠHĠ Klasik ve Hellenistik Dönemler

Yayınlayan ve Yöneten Huriye ARSLAN-Murat ARSLAN

Kapak Düzeni Aykan AKÇAY

Ege Basım, Matbaa ve Reklam Sanatları Ltd. ġti. Birinci Baskı, Haziran 2010

ISBN:975-9078-01-5

Kapak Resmi: 18. yüzyıl Ġtalyan Okulu ressamlarından, “Ġstanbul‟un Kuzeyden Panoromik Görüntüsü”

© Her türlü yayın hakkı saklıdır. 2010 Odin Yayıncılık

Aydıntepe Mah. Özek ĠĢ Merkezi D Blok no: 8 Tuzla, 34947, Ġstanbul

Tel.: 0 216 493 24 33 – 494 30 18 Fax: 0 216 493 27 38 e-mail: [email protected]

(5)

ÖNSÖZ . . . IX Teknik Noktalar . . . X Terimlere ĠliĢkin Kısaltmalar Listesi . . . XI Hellence Harflere ĠliĢkin Transkripsiyon Listesi . . . XI Standart ve Süreli Yayınlara ĠliĢkin Kısaltmalar Listesi . . . XII

GĠRĠġ . . . 1

A. KENTĠN KURULUġU: Efsanelerden Tarihsel Dönemlere . . . 5

B. ĠSTANBUL BOĞAZI‟NIN TARĠHSEL COĞRAFYASI‟NA GENEL BAKIġ . . . 31

1. Ġstanbul Boğazı‟nın OluĢumu ve Bosporos Adı . . . 31

2. Boğazın Uzunluğu ve GeniĢliği . . . 37

3. Boğazın ġekli ve Akıntı . . . 43

I. SĠYASAL GELĠġMELER 1. KLASĠK DÖNEM A. DAREIOS‟UN ĠSKĠT SEFERĠ (ĠÖ. ca. 512): Antikçağın ilk Boğaz Köprüsü . . . 53

B. IONIA AYAKLANMASI (ĠÖ. 499-ĠÖ. 494): Byzantion ve Kalkhedon‟un BaĢ KaldırıĢı ve Boyun EğiĢi . . . . 66

C. PERS-HELLEN SAVAġLARI: Pausanias‟ın Byzantion Hakimiyeti (ĠÖ. ca. 477/476) . . . 73

Ç. BĠRĠNCĠ ATTĠKA-DELOS DENĠZ BĠRLĠĞĠ: Byzantion ve Kalkhedon‟da Demokrasi Rejimi (ĠÖ. ca. 477-ĠÖ. 439) . . . 91

D. PELOPONNESOS SAVAġLARI (ĠÖ. 431-ĠÖ. 404): Byzantion ile Kalkhedon‟daki Güçler Dengesi ve OligarĢi Rejimi . . . 100

E. BYZANTION‟DAKĠ ĠÇ ÇEKĠġMELER (ĠÖ. 403): Klearkhos‟un Byzantion‟daki Tiranlık Rejimi . . . 131

F. ONBĠNLERĠN DÖNÜġÜ (ĠÖ. ca. 400/399): Byzantion‟un Ele GeçiriliĢi . . . 135

G. THRASYBULOS‟UN BYZANTION-KALKHEDON SEFERĠ (ĠÖ. ca. 389) ve ANTALKIDAS BARIġI (ĠÖ. 387): OligarĢi‟den Demokrasi‟ye GeçiĢ ve Kentlerin Özgürlük-Bağımsızlıklarının Tanınması . . . 147

(6)

VI Ġstanbul‟un Antikçağ Tarihi

H. ĠKĠNCĠ ATTĠKA-DELOS DENĠZ BĠRLĠĞĠ (ĠÖ. ca. 378/377): Byzantion‟un Konfederasyona Üye Olma ve

Ayrılma Sebepleri . . . 158

I. MÜTTEFĠKLER SAVAġI (ĠÖ. 357-ĠÖ. 355) . . . 163

J. MAKEDONYA KRALI II. PHILIPPOS‟UN PERINTHOS ve BYZANTION KUġATMASI (ĠÖ. 340-ĠÖ. 339) . . . 171

2. HELLENĠSTĠK DÖNEM A. ĠSKENDER‟ĠN ÖLÜMÜNDEN SONRA HELLENĠSTĠK KRALLIKLAR ARASINDAKĠ MÜCADELELER (ĠÖ. 323-ĠÖ. 280): Byzantion ile Kalkhedon‟un Durumuna Genel BakıĢ . . . 201

B. KUZEY ĠTTĠFAKI (ĠÖ. ca. 280) . . . 220

C. GALAT ĠSTĠLASI: Galatların Byzantion KuĢatması ve Küçük Asya‟ya GeçiĢleri (ĠÖ. ca. 278/277) . . . 226

Ç. Byzantion ve Kuzey Ġttifakı (ĠÖ. 266-ĠÖ. ca. 250) . . . 238

D. Byzantion‟daki Ekonomik Kriz (ĠÖ. ca. 250-ĠÖ. 220) . . . 249

E. Byzantion‟luların Bithynia Kralı I. Prusias ve Rhodos‟lulara KarĢı SavaĢmalarının Nedenleri ve Sonuçları (ĠÖ. ca. 220/219) . . 251

F. ROMA‟NIN DOĞU POLĠTĠKASI (ĠÖ. ca. 225-ĠÖ. 120): Byzantion ve Kalkhedon . . . 269

G. ROMA-MITHRADATES SAVAġLARI (ĠÖ. 89-ĠÖ. 63): Roma Taraftarı Byzantion ve Kalkhedon‟un Bağımsızlık Mücadeleleri . . . 304

1. Pontos Kralı VI. Mithradates‟in Kalkhedon, Kyzikos ve Byzantion KuĢatmaları (ĠÖ. 73-ĠÖ. 72) . . . 326

H. Byzantion‟lu Sürgünlerin Kentlerine Geri Dönme GiriĢimleri (ĠÖ. 58) ve Macedonia Proconsul‟ü Lucius Calpurnius Piso Caesoninus‟un Byzantion‟u Yağmalaması (ĠÖ. 57-ĠÖ. 55) . . . 347

I. ROMA ĠÇ SAVAġLARI: Byzantion ve Kalkhedon (ĠÖ. 49-ĠÖ. 31) . . . 353

II. TOPLUMSAL YAPI A. ĠDARĠ YAPI ve TOPLUM . . . 359

B. EKONOMĠ . . . 375

1. Sikke Sistemi . . . 383

2. Tarım ve Hayvancılık . . . 398

3. Balıkçılık . . . 407

C. KÜLTÜR TARĠHĠNDEN YANSIMALAR . . . 423

(7)

2. Boğazın Trakya Yakası‟ndaki Kültler ve Limanlar . . . 451

3. Kyaneai Adaları . . . 467

4. Boğazın Bithynia Yakası‟ndaki Kültler ve Limanlar . . . 474

III. SONSÖZ . . . 495

METĠNDE KULLANILAN ANTĠK KAYNAKLARA ĠLĠġKĠN KISALTMALAR LĠSTESĠ . . . 505

BĠBLĠYOGRAFYA . . . 537

Haritaların ve Resimlerin Listesi . . . 562

(8)
(9)

Uğur Dumankaya‟ya,

(10)
(11)

Ġstanbul, tarihin her döneminde doğulular için batıya batılılar içinse doğuya ve kuzeye açılan bir kapı olmuĢtur. Aynı denizin sularıyla arınan dünyanın iki yanı, baĢka hiçbir yerde Ġstanbul‟da olduğu kadar birbirine yaklaĢmaz. Onun iki kıta arasındaki bu doğal konumu, kenti tasvir etme çabasındaki pek çok yabancı gezgin ve araĢtırmacı için öncelikli ilgi alanını oluĢturur. Bu entellektüel eğilim, bazen stratejik göndermeler barındıran askeri ya da idari öngörüler bazen incelikle süzülmüĢ felsefi görüĢler içerirken çoğu kez baĢtan çıkarıcı bir romantizm ile kentin doğu ve batı dünyaları arasında ge-çit olma vasfını betimleme çabası güder. Onların, makul gerekçelere da-yandırarak kenti köprü sıfatıyla imleyen yaklaĢımlarına karĢın; Ġstanbul bi-linen en erken dönemlerden itibaren baĢlı baĢına bir iskan alanıdır. BaĢka bir deyiĢle gelip geçenlerin yanında, bu tarihsel derinliğin kültürel birikim-lerini kimliklerinde taĢıyan, gelenleri konuk edip gidenleri uğurlayan kadim bir Ġstanbul ve ötelenmiĢ bir Ġstanbullu vardır. Ne yazık ki onlar, Hagia Sophia ve Süleymaniye Camii‟ni kucaklayan entellektüel ilgi ve akademik araĢtırma birikiminden bugüne değin kendi hisselerine düĢen payı alama-mıĢlardır. Bu eksiklik ilk bakıĢta, Ġstanbul tarihinin nispeten sınırlı bir süre-cini tanımlıyor gibi algılansa da; asıl sorun, aynı zamanda batı uygarlığının da temellerinde yatan humanitas kavramı gibi değerli bir dünya görüĢünün göz ardı edilmesinde açığa çıkar.

Bu kitap, Ġstanbul‟un antikçağ tarihi gibi sınırsız uğraĢ ve sonsuz çaba gerektiren güç bir konuda eksikliklerin tespiti ve giderilmesi yolunda katkı sağlamak amacıyla atılmıĢ küçük bir adımdır. Bu adım, bundan sonra ko-nuyu çalıĢmak isteyen araĢtırmacılar için Ġstanbul‟un Klasik ve Hellenistik Dönem Tarihi‟ne iliĢkin temel kaynakların sistematik biçimde bir araya getirilmesini görev edinir. Bu yönüyle çalıĢmanın ani bir heves ve son za-manlarda popüler olan akımın ürünü olmadığı vurgulanmalıdır. Zira, kitabın yazılmasına 2006 yılının sonbaharında Uğur Dumankaya ile Dragos sahille-rinde yapılan bir yürüyüĢte, çocukluk ve ilk gençlik yıllarımızın geçtiği Ġs-tanbul‟a duyulan hayranlığa karĢın, gerçekte onu ne kadar az tanıdığımızı keĢfettiğimiz hoĢ bir sohbet sırasında karar verilmiĢtir.

ÇalıĢmanın kitaplaĢma aĢamasında birçok kiĢinin katkısı olmuĢtur. Bun-ların baĢında, -bu kez- Dumankaya Holding Yönetim Kurulu Üyesi olma sıfatıyla Uğur Dumankaya gelir. O, dostça bir sohbeti fikir aĢamasından yayımlanasıya değin aynı heyecan ve ilgiyle destekleyerek araĢtırmanın bu Ģekilde okuyucuya ulaĢmasını sağladı. Gerek Ġstanbul‟un antikçağ tarihi üzerine ilk çalıĢmalarıma baĢladığımda gerekse çalıĢma süresince yaptığımız

(12)

X Ġstanbul‟un Antikçağ Tarihi

sohbetler sırasında konuya iliĢkin değerlendirmeleri ve esin verici görüĢleri ile Dr. Gökhan Tiryaki bu kitabın Ģekillenmesinde önemli rol oynamıĢtır. Bununla birlikte, kitaplık çalıĢmaları ve manuskrinin gözden geçirilmesi sı-rasında, Akdeniz Üniversitesi‟nden Yrd. Doç. Dr. Nihal Tüner Önen; Yrd. Doç. Dr. Ebru Akdoğu Arca, Yrd. Doç. Dr. Burak Takmer, Sevgi Sarıkaya (Doktora) ve Ġstanbul Üniversitesi‟nden Yrd. Doç. Dr. Emre Erten çok bü-yük destek vererek, beni pek çok hatadan kurtarmıĢ oldular. Benzer biçimde, Ġstanbul Üniversitesi‟nden Prof. Dr. A. Vedat Çelgin, akademik hayatım boyunca yaptığım her çalıĢmada olduğu gibi bu çalıĢmada da desteğini esir-gememiĢtir. Antikçağ Ġstanbulu‟nun ekonomisinden sosyal yaĢamına değin pek çok konuda değerli araĢtırmalar yapmıĢ ve halen çalıĢmalarına devam eden Ġstanbul Üniversitesi‟nden Prof. Dr. Oğuz Tekin‟e yaptığımız yararlı görüĢmeler ve çalıĢmayı gözden geçirdiği için teĢekkürü bir borç bilirim.

Son olarak, kitaptaki her çeĢit hatadan tümüyle yazar sorumludur. Haziran 2010/Antalya Murat Arslan

Teknik Noktalar

Metinde kullanılan yer ve kiĢi adları Latince ve Hellence asıllarına uygun olarak verilmiĢtir. Standart, süreli yayınlar ve terimlere iliĢkin kısaltmalar ile Hellence‟lerin transkripsiyon listeleri çalıĢmanın baĢında; antik kaynak-lara iliĢkin kısaltmalar listesi ve bibliyografya ise, çalıĢmanın sonunda ve-rilmiĢtir. Süreli yayınlarda, L'année philologique (Revue des publications

épigraphiques relatives a l'antiquité romaine)‟in LXIV. cildinin (1996)

17-39. sayfalarındaki kısaltmalar kullanılmıĢ; ancak burada bulunmayan bazı periyodikler için baĢka kaynaklardaki kısaltmalardan yararlanılmıĢtır. Alıntı ya da gönderme yoluyla doğrudan doğruya kullanılan antik yazarlar ve eserlerinin kısaltmalarında Türkçe ortografyadaki farklılıkları da göz önünde tutularak, H. G. Liddle-R. Scott (19689

, A Greek-English Lexicon) adlı sözlüğün XVI-XXXVIII ve Das Grosse Lexikon der Antike adlı eserin I. cildinin (1971) 20-41. sayfalarındaki ilgili kısaltmalar esas alınmıĢ ve eserlerin değerlendirilmesinde kullanılan metin ve çeviriler ayrıca gösteril-miĢtir. Bibliyografya kısmında ise, metinde geçen tüm monografya ve ma-kaleler yazar soyadı + yayın yılı biçiminde kısaltılmıĢ olup, bir yazarın aynı yıl içinde çıkmıĢ birden fazla eseri söz konusu olduğunda, eserlerin adları alfabetik sıraya konularak, bunlar (a), (b) etc. Ģeklinde ifade edilmiĢtir.

(13)

bk. bakınız ĠS. Ġsa‟dan Sonra

böl. bölüm km kilometre

cm santimetre km2 kilometre kare

ca. circa/yaklaĢık krĢ. karĢılaĢtırınız

cat. katalog lev. levha Çev. Çeviren lib. liber/kitap

col. columna/kolon loc. cit. locus citatus/anılan yer

dn. dipnot loc. in. locus incertus/belirsiz yer

Ed. Editör m metre

et al. et alii/ve diğerleri m2 metrekare

etc. et cetera/ve ötekileri no numara

fasc. fasciculus/fasikül op. cit. opere citato/anılan eser

Fig. Figür p. pagina/sayfa

fr. fragman pars kısım, parça

gr gram sa. sayı

graf. grafik str. satır

har. harita s.v. sub voce/adı altında

Haz. Hazırlayan vd. ve devamı

ibid. ibidem/aynı yer vdd. ve devamının devamı

ĠÖ. Ġsa‟dan Önce vol. volumen/cilt

Metinde Kullanılan Hellence Harflere ĠliĢkin Transkripsiyon Listesi α = a ε = e κ = m ζ, ο = s αη = ai εη = ei λ = n η = t απ = au επ = eu μ = ks π = y β = b δ = z ν = o θ = ph γ = g ε = ē νη = oi ρ = kh γγ = ng ζ = th νπ = u ς = ps γθ = nk Η = i π = p σ = ō γρ = nkh θ = k ῥ = r,rh ῾ = h δ = d ι = l

(14)

Metinde Kullanılan Standart ve Süreli Yayınlara ĠliĢkin Kısaltmalar Listesi

AAraĢ Anadolu AraĢtırmaları. Ankara.

ABSA The Annual of the British School at Athens. London.

Adalya Suna-Ġnan Kıraç Akdeniz Medeniyetleri AraĢtırma Enstitüsü Yıllığı. Ġstanbul.

AE L‟année épigraphique. Paris.

AHB The Ancient History Bulletin. Calgary. AJA American Journal of Archaeology. New York.

AJAH American Journal of Ancient History. Cambridge,

Massachu-setts.

AJPh American Journal of Philology. Baltimore.

AM Mitteilungen des Deutschen Archäologischen Instituts, Atheni-sche Abteilung. Berlin.

ANRW Aufstieg und Niedergang der römischen Welt: Geschichte und

Kultur Roms im Spiegel der neueren Forschung. Hrsg. von H. Temporini I vd. Berlin-New York 1972 vd.

ANSMN American Numismatic Society Museum Notes. New York. AntCl L‟antiquité classique. Paris.

Ark.San. Arkeoloji ve Sanat. Ġstanbul.

AS Anatolian Studies. Journal of the British Institute of

Archae-ology at Ankara. London.

AST AraĢtırma Sonuçları Toplantısı. Ankara.

Athenaeum Athenaeum. Studi periodici di letteratura e storia dell‟antichità.

Università Pavia. Pavia.

ATL The Athenian Tribute Lists. B. D. Meritt- H. T. Wade Gery- M.

F. McGregor, Harvard Uni. Press. Cambridge Massachusetts. Princeton, New Jersey, vol. I 1939, vol. II 1949, III 1950, IV 1953.

AU Anadolu Uygarlıkları Ansiklopedisi. Görsel, I-VI. Ġstanbul 1982. BabylChron Babylonian Chronical. The Babylonian King List of the Hellen-istic Period. The cuneiform tablet (BM 35603=Sp. III 113) is

in the British Museum. Translated Bert van der Spek. London.

BAR British Archaeological Reports. Oxford.

BCH Bulletin de Correspondance Hellénique. Paris, Athènes. Belleten Belleten.Türk Tarih Kurumu Basımevi. Ankara.

Berl. Cat. Beschreibung der antiken Münzen: Taurische Chersonesus, Sarmatien, Dacien, Pannonien, Moesien, Thracien, Thracische Könige. Ed. A. Sallet. Königliche Museen zu Berlin Bd. I.

(15)

BMC Pontus A Catalogue of the Greek Coins of Pontus, Paphlagonia, Bithynia and The Kingdom of Bosporus. W. Wroth, London

1889.

BMC Trace A Catalogue of the Greek Coins of the Tauric Chersonese, Sarmatia, Dacia, Moesia, Thrace etc. B. V. Head, P. Gardner,

R. S. Poole. London 1877.

BMC A Catalogue of the Greek Coins in the British Museum. B. V.

Head, P. Gardner, G. F. Hill, W. Wroth et al., I-XXX London 1837-1929.

BMGS Byzantine and Modern Greek Studies. London, Massachusetts. CAH The Cambridge Ancient History. Ed. J. B. Bury, S. A. Cook.

I-XII. Cambridge, London 1923-1996.

Chiron Chiron. Mitteilungen der Kommission für Alte Geschichte und Epigraphic des Deutschen Archäologischen Instituts.

Mün-chen, Beck.

CIG Corpus Inscriptionum Graecarum. Berlin 1825-1877. P. Dethier

und I. H. Mordtmann=P. Dethier und I. H. Mordtmann,

Epi-graphik von Byzantion und Constantinopolis. Wien 1864. CIL Corpus Inscriptionum Latinarum, consilio et auctoritate

Aca-demiae Litterarum (Regiae) Borussicae editum. I-XVI.

Leip-zig, Berlin 1826-1843. Ed. Altera: LeipLeip-zig, Berlin 1893-. [Eserin birçok ek cildi bulunmaktadır].

CM Classica et Mediaevalia. Revue danoise de philologie et d‟histoire. Museum Tusculanum Press. Denmark.

CPh Classical Philology. Chicago. CQ The Classical Quarterly. Oxford.

CRAI Comptes rendus de l‟Académic des Inscriptions et Belles-Lettres.

Paris.

DOP Dumbarton Oaks Papers. Washington.

EA Epigraphica Anatolica. Zeitschrift für Epigraphik und

histo-rische Geographie Anatoliens. Bonn.

FGrHist Die Fragmente der griechischen Historiker. F. Jacoby. I-XV.

Berlin-Leiden 1923-1958.

G&R Greece & Rome. Oxford.

Gephyra Gephyra. Zeitschrift für Geschichte und Kultur der Antike auf

dem Gebiet der heutigen Türkei. Ġstanbul.

GRBS Greek, Roman and Byzantine Studies. Durham.

Habis Habis. Journal devoted to ancient history, classical archaeology, and classical philology, published by the University of Seville.

Seville.

(16)

Hesperia Hesperia: Journal of the American School of Classical Studies at Athens. Athens.

Historia Zeitschrift für alte Geschichte; Revue d‟Histoire Ancienne; Journal of Ancient History; Rivista di Storia Antica. Stuttgart. HSPh Harvard Studies in Classical Philology. Cambridge,

Massachu-setts-London, England.

I.Byzantion Die Inschriften von Byzantion. Ed. A. Łajtar. Bonn 2000 (IK 58). I.Délos Inscriptions de Délos. Ed. F. Durrbach–P. Roussel–M. Launey,

et al. Paris 1911-1972.

I.Didyma Didyma II: Die Inschriften. A. Rehm, Ed. R. Harder. Berlin

1958.

I.Ephesos Die Inschriften von Ephesos. Ed. H. Wankel, R. Merkelbach et al., Bonn 1979-1984 (IK 11-17).

I.Kalchedon Die Inschriften von Kalchedon. Ed. R. Merkelbach. Bonn 1980

(IK 20).

I.Lampsakos Die Inschriften von Lampsakos. Ed. P. Frisch. Bonn 1978 (IK 6). I.Magnesia Die Inschriften von Magnesia am Meander. Ed. O. Kern. Berlin

1900.

I.Nikaia Katalog der antiken Inschriften des Museums von Iznik (Nikaia). Ed. S. ġahin. Bonn teil I 1979; II/1 1981; II/2 1983; II/3 1987.

(IK 9-10).

I.Pergamon Die Inschriften von Pergamon. Ed. M. Fränkel. Berlin, vol. I

1980, vol. II 1895.

I.Perinthos-Herakleia Perinthos-Herakleia (Marmara Ereğlisi) und Umgebung: Geschichte, Testimonien, griechische und lateinische Inschriften.

Ed. M. H. Sayar. Wien 1998.

I.Side Side im Altertum: Geschichte und Zeugnisse. Ed. J. Nollé, band

I . Bonn 1993 (IK 43).

I.Smyrna Die Inschriften von Smyrna. Ed. G. Petzel et al., Bonn 1982,

1987, 1990 (IK 23 ve IK 24, 1-2).

IG Inscriptiones Graecae, consilio et auctoritate Academiae Litte-rarum Borussicae ed. maior: I-IV., VII., IX., XI., XII., XIV.

Berlin 1873-1939.

IGCH An Inventory of Greek Coin Hoards. Ed. M. Thompson, O.

Mørkholm and C. M. Kraay. New York 1973.

IGDOP Inscriptions grecques dialectales d'Olbia du Pont. Ed. L.

Dubois. Geneva (Switzerland)1996.

IGR Inscriptiones Graecae ad res Romanas Pertinentes. Ed. R.

Cagnat-J. Toutain. I-IV. Paris 1906-1928.

IK Inschriften griechischer Städte aus Kleinasien. Bonn 1972–. ILLRP Inscriptiones Latinae Liberae Rei Republicae. Ed. A. Degrassi.

(17)

IM Istanbuler Mitteilungen. Ġstanbul.

IOSPE Inscriptiones antiquae orae septentrionalis Ponti Euxini Grae-cae et Latinae. Ed. B. Latyshev. St Petersburg 1885-1901. JESHO Journal of the Economic and Social History of the Orient.

Lei-den.

JHS Journal of Hellenic Studies. London.

JOAI Jahreshefte des Österreichischen Archäologischen Institutes in Wien. Wien.

JRS Journal of Roman Studies. London. Klio Klio. Beiträge zur alten Geschichte. Berlin. KP Der Kleine Pauly. Stuttgart (München). KST Kazı Sonuçları Toplantısı. Ankara

MAMA Monumenta Asiae Minoris Antiqua. Ed. W. M. Calder et al.,

I-IX London 1929-1988.

Marm. Par. Marmor Parium. The Parian Marble. Translation B. The Paros Fragments. Translated by G. Newing. Ashmolean Museum,

Oxford University.

MBAH Münsterreichische Beiträge zur Antiken Handelsgeschichte. St.

Katherinen 1982-.

MEFRA Mélanges de l‟École française de Rome: Antiquité. Rome

1881-.

MEP Minima epigraphica et papyrologica. Rome 1998-.

MHR Mediterranean Historical Review. Ed. the Aranne School of

History, Tel Aviv University. Jarusalem, London.

NC Numismatic Chronicle and Journal of the Numismatic Society.

London.

NZ Numismatische Zeitschrift. Wien.

OCD The Oxford Classical Dictionary. Ed. S. Hornblower and A.

Spawforth. Oxford-New York 19963.

ODB The Oxford Dictionary of Byzantium. Ed. A. Kazhdan et al.,

vol. I-III. New York 1991.

OGIS Orientis Graeci Inscriptiones Selectae. Ed. W. Dittenberger.

I-II. Leipzig 1903-1905.

Olba Mersin Üniversitesi Kilikia Arkeolojisini AraĢtırma Merkezi

(KAAM) Yayınları. Mersin.

Oxyrh. Pap. Oxyrhynchus Papyri XIII. Editit with Translations and Notes

by B. P. Grenfell and A. S. Hunt. London 1919.

Pap. Cairo Zen.Zenon Papyri (Catalogue générale des Antiquités Egypt. Du Musée de Caire I-IV). Ed. C. C. Edgar. Paris 1925-1931. Pallas Pallas. Revue d‟études antiques. Toulouse.

(18)

Phoenix The Phoenix: The Journal of the Classical Association of Can-ada. Toronto.

Pontica Pontica. Muzeul de Istorie Nazionalǎ Ģi Arheologie Constanta.

Constanta.

RA Revue Archaéologique. Paris.

RE Paulys Real-Encyclopadie der classischen Altertumswissen-schaft. Stuttgart (München).

REA Revue des études anciennes. Bordeaux.

RhM Rheinisches Museum für Philologie. Frankfurt am Main. RIN Rivista Italiana di Numismatica Scienze Affini. Milano 1888-. SEG Supplementum Epigraphicum Graecum (1-25 Leiden 1923;

26-7 Alphen 1926-79-80; 28 vd. Amsterdam 1982–.

SGDI Sammlung der griechischen Dialektinschriften, vol. III. Ed. H.

Collitz und F. Bechtel, Göttingen 1899.

SIG3 Sylloge Inscriptionum Graecarum. Ed. W. Dittenberger, et al.

I-IV Leipzig 1883-1924.

SNG Sylloge Nummorum Graecorum. London.

TAPhA Transactions and Proceedings of the American Philological Association. Atlanta, Georgia.

TAVO Tübinger Atlas des Vorderen Orients. Wiesbaden Türk Ans. Türk Ansiklopedisi. Ankara.

TTK Türk Tarih Kurumu. Ankara.

VDI Vestnik drevnej istorii (Journal of Ancient History). Moscow. ZPE Zeitschrift für Papyrologie und Epigraphik. Bonn 1967–. ZfN Zeitschrift für Numismatik. Berlin.

(19)

Bu kitap Ġstanbul‟un Klasik-Hellenistik Dönem tarihi, tarihi coğrafyası ve toplumsal yapısını ele almaktadır. Kitabın amacı antik kaynaklar, epigrafik belgeler, nümismatik buluntular ile son zamanlarda ele geçen arkeolojik kalıntılardan elde edilen veriler ıĢığında, Ġstanbul Boğazı‟nın her iki yaka-sında ikamet eden otokton halklarla bölgeye sonradan yerleĢen kolonistlerin birbirleri ve dönemin önde gelen idari merkezleriyle kurdukları siyasi, eko-nomik ve kültürel iliĢkilerini analiz etmektir.

ÇalıĢma zaman bakımından Byzantion‟un kuruluĢu itibariyle Klasik-Hellenistik Dönemlerle sınırlandırılmıĢtır. Bu kronolojik sınırlandırmanın nedeni, ĠÖ. II. yüzyıldan itibaren Roma ile „civitas foederata‟ müttefik olan Byzantion‟un, Roma Ġmparatorluk Dönemi‟nde siyasal bağımsızlığını yitir-miĢ olmasından kaynaklanır. Bu bakımdan kentin ve bölgenin bundan son-raki tarihi esas itibariyle Roma imparatorluk ve eyaletler tarihi çerçevesinde ele alınmak zorundadır. Bununla birlikte, kentin sosyal yaĢamına iliĢkin bölümde, kültürel ardalanın bütün halinde kavranmasını sağlayabilmek amacıyla geniĢ bir perspektif sunulmuĢ ve Roma-Doğu Roma (Bizans) Dö-nemine ait baĢlıca mimari ve plastik eserler konuya dahil edilmiĢtir.

Byzantion‟un Klasik-Hellenistik Dönem tarih ve kültürüne iliĢkin gü-nümüze ulaĢan antik literatür bilgileri büyük ölçüde Hellen, Roma ve Doğu Romalı yazarlar tarafından kaleme alınmıĢtır. Bunlar içerisinde Klasik Dö-nem‟de (ĠÖ. 510-ĠÖ. 334) Herodotos, Thukydides, Ksenophon, Aristoteles, Theophrastos, Demosthenes, Isokrates, Lysias, Pindaros ile Hellenistik Dö-nem‟de (ĠÖ. 334-ĠÖ. 30) eserler veren Polybios, Cicero, Diodoros, Strabon ve Sallustius doğrudan kendi tanıklıklarını dile getirdikleri çalıĢmaları ile Byzantion ve Kalkhedon için temel baĢvuru kaynaklarını oluĢtururlar. Diğer yandan, Roma Ġmparatorluk Dönemi‟nde (ĠÖ. 30-ĠS. 330) yaĢayan Plinius, Polyainos, Frontinus, Memnon, Tacitus, Plutarkhos, Pausanias, Apollonios Rhodios, Athenaios, Arrianus, Cassius Dio ve Iustinus gibi yazarlar çalıĢ-malarının kimi bölümlerinde ya da naklettikleri anekdotlar aracılığıyla ko-nuya iliĢkin aydınlatıcı bilgiler sunarlar. Buna karĢın, onların tanıklıkları kentin kültür tarihsel serüveninin tutarlı bir bütün olarak kavranması yolunda yetersiz kalır. Zira onların hiçbiri doğrudan Byzantion ve Kalkhedon tarihini konu edinmemiĢ; bununla birlikte yeri geldikçe, duydukları ya da kendile-rinden önceki yazarlardan okuduklarını aktarmak suretiyle konuya eklem-lenmiĢlerdir. Bu yazarlar içerisinde Byzantion‟da yaĢayan Dionysios ayrı-calıklı bir yere sahiptir. Onun, Petrus Gyllius aracılığıyla günümüze ulaĢan

Anaplous Bosphorou (Boğaz Boyunca Yukarı Doğru Deniz Seyahati) adlı

(20)

Ġstanbul‟un Klasik-Hellenistik Dönem tarihine yoğunlaĢan bir araĢtırma, tarihçiyi ister istemez Doğu Roma kaynaklarına yöneltir ve onların geriye dönük aktarımlarını titizlikle gözden geçirmeyi zorunlu kılar. Bu kaynak-ların büyük bir bölümünü nispeten geç dönem eserleri oluĢturmaktadır. Diğer bir deyiĢle bu kitabın konusu olan dönemlerden yüzyıllarca –bazıları bin yıldan fazla– sonra yaĢamıĢ yazarların eserleridir. Bunlar arasından Ammianus Marcellinus, Procopius, Constantinus VII Porphyrogenitos ken-di dönem tarihlerini anlatırken Byzantion ve Kalkhedon‟un kenken-dilerinden önceki dönemlerine iliĢkin çok yönlü bilgiler sunmuĢlardır. Ġzleyen süreçte, Malalas, Miletos‟lu Hesykhios, Zosimos, Nikephoros Gregoras, Zonaras gibi yazarlar konuya bir tarihçi gözüyle bakarak bağımsız bilgiler aktarmıĢ ve biyografik eserler kaleme almıĢlardır. Diğer yandan Eusebios, Philostor-gios, Sokrates, Sozomenos‟un çalıĢmalarında söylenceler ile tarihsel olay-ların birbirine bağlandığı kalıplaĢmıĢ yazın geleneği çerçevesinde Ġstanbul hakkında çok ve çeĢitli bilgiler bulunur. Bu dönem içerisinde, baĢını Euse-bios‟unçektiği, Hieronymus,Malalas,ChroniconPaschale,Pseudo-Symeon; Porphyrios, Constantinus Manasses, Georgius Monachus gibi yazarlar ta-rihsel olayları, genellikle ahlaki ve dini yorumlar içeren ve bu yönüyle fark-lı eğilimleri yansıtan kronikon‟lar (vakayiname‟ler) nakletmiĢlerdir. Bu ya-zarlardan ayrı olarak, Byzantion‟lu Stephanos, Miletos‟lu Hesykhios ve Suda‟ya da değinmek gerekir. Zira onların Ġstanbul hakkında sundukları bil-giler, öncüllerinin analitik ya da gelenekçi bakıĢ açılarıyla biçimlendirdik-leri kroniklerden bağımsızlaĢarak, sözlük maddebiçimlendirdik-lerinden oluĢmuĢ ansiklo-pedik kayıtlara dönüĢmüĢtür.

Sonuç olarak, farklı tarih yazımı biçimlerini bünyesinde barındıran bu kaynaklar, Ġstanbul‟un Klasik-Hellenistik Dönem iktisadi, idari ve beĢeri tarihinin anlaĢılması yolunda vazgeçilmez baĢvuru eserlerini oluĢtururlar.

Bu çalıĢmada, söz konusu yazın geleneğine ait hemen hemen bütün antik kaynakların titizlikle gözden geçirilmiĢ olması yanında; epigrafi, nümismatik ve arkeoloji gibi farklı disiplinlere ait güncel araĢtırma birikimi de öncelikli bir baĢvuru kaynağı olarak değerlendirilmiĢtir. Ġstanbul üzerine gerçekleĢ-tirilen araĢtırmaların belli bir süreklilik göstermemesi ve hali hazırdaki ya-yınların dağınık yapısı kentin Klasik-Hellenistik Dönem tarihinin bir bütün olarak kavranmasına engel teĢkil etmektedir.

Bununla birlikte, Byzantion ve Kalkhedon‟un kent ve kırsal yaĢamından dinsel organizasyon ve yönetim Ģekillerine kadar her konuda ayrıntılı bilgi-ler edinilmesinde N. Fıratlı-L. Robert (1964, Les steles funéraries de

By-zance gréco-romaine avec l‟édition et l‟index commenté des épitaphes by L. Robert. [= Bibliotheque archéologique et historique de l‟Institut français

(21)

tion. IK 58) ve R. Merkelbach (1980, Die Inschriften von Kalchedon. IK 20)

tarafından yayımlanan epigrafik belge ve yazıt corpus‟larının rolü büyüktür. Byzantion‟a ait nümismatik veriler kentin Klasik-Hellenistik Dönem ekonomisi ve sosyo-politik yapısının nasıl Ģekillendiğinin anlaĢılmasına yardımcı olmaktadır. Bu yönüyle, Byzantion‟un tedavüle sürdüğü sikkeler üzerindeki lejantlar, sikkelerin dolaĢımı ve alım gücü bir yandan kentin eko-nomik yapısı hakkında bilgi edinilmesini sağlarken öte yandan iktisadi ve idari gidiĢatının kavranılmasına olanak sunmaktadır. Bunlara ek olarak, çeĢitli tanrısal kimlikler ve mitolojik aktarımları tasvir eden sikkeler aracılı-ğıyla Byzantion‟luların dinsel yaĢamının anlaĢılması mümkün kılınabil-mektedir. Magistratus inisialinin ya da monogramının bulunduğu üst bas-kılar ise, kentin siyasi yapısına iliĢkin birinci elden önemli bilgiler vermek-tedir. Klasik-Hellenistik Dönem Byzantion‟ununda basılan sikkelere iliĢkin B. V. Head et al., (1877, A Catalogue of the Greek Coins of the Tauric

Cher-sonese, Sarmatia, Dacia, Moesia, Thrace etc.); A. Sallet (1888, Beschrei-bung der antiken Münzen: Taurische Chersonesus, Sarmatien, Dacien, Pan-nonien, Moesien, Thracien, Thracische Könige. Königliche Museen zu

Ber-lin Bd. I); Schönert-Geiss (1970, Die Münzprägung von Byzantion. Teil I: Autonome Zeit; Teil II: Kaiserzeit, 1972); B. V. Head (19773 Historia

Numorum: A Manual of Greek Numismatics); S. Karwiese (1980, “Lysander

as Herakliskos Drakonopnigon” NC 20 1-27) ve O. Tekin (1994, Grek ve

Roma Sikkeleri. Yapı Kredi Kolleksiyonu) etc. gibi eksperlerin

yayımladık-ları kitaplar ve makalelerden yararlanılmıĢtır.

Doğrudan epigrafik belgeler ya da nümismatik buluntular üzerine yoğun-laĢan araĢtırma birikimi yanında, farklı disiplinlere ait verileri bir araya geti-rerek Ġstanbul tarihi üzerine yapılan araĢtırmaları sistematize eden ilk eserler H. Merle (1916, Die Geschichte der Städte Byzantion und Kalchedon von

ihrer Gründung bis zum Eingreifen der Römer in die Verhältnisse des Ostens) ve W. P. Newskaja‟nın (1955, Byzans in der klassischen und hellen-istischen Epoche. Koehler/Amelang-Leipzip 1955 -Rusça 1953

edisyon-undan çeviri-) adlı monografileridir. Bunlara, Doğu Roma öncesi Ġstanbul tarihine nispeten daha az yer ayırmakla birlikte, yörenin topografyası ve kültür tarihsel birikimini etraflıca ele alan W. Müller-Wiener‟in (20022

,

Ġstanbul‟un Tarihsel Topografyası. Çev.: Ü. Sayın) çalıĢması da

eklenmeli-dir. Bununla birlikte, O. Tekin‟in (20053

, Byzas‟tan I. Constantinus‟a Kadar

Eskiçağ‟da Ġstanbul) adlı el kitabı, Byzantion‟un antikçağ tarihine, kültürüne

ve ekonomisine iliĢkin kısa; ama değerli bilgiler sunmaktadır. K. Hanell‟in (1934, Megarische Studien) adlı eseri ise, Byzantion ile doğrudan iliĢkisi olmasa da kentin kuruluĢ süreci ve sosyal yaĢamına iliĢkin değerlendirmeler ve karĢılaĢtırmalar yapılarak belli sonuçlara ulaĢılması açısından yararlı

(22)

olmuĢtur. E. Oberhummer et. al. (19702

“Byzantion”. RE III/1 (19702) col. 1116-1158) tarafından kaleme alınan sözlük maddesi Byzantion‟a iliĢkin temel bilgilere eriĢilmesi açısından halen baĢvuru kaynaklarından biri olma özelliğini kaybetmemiĢtir.

Kitap esas itibariyle, GiriĢ, Siyasal GeliĢmeler, Toplumsal Yapı ve Son-söz olmak üzere dört ana bölümden oluĢmaktadır. GiriĢ bölümünde, Kentin KuruluĢu ve Ġstanbul Boğazı‟nın Tarihsel Coğrafyası üzerine bilgiler veril-miĢtir. Kronolojik olarak düzenlenmiĢ olan Siyasal GeliĢmeler bölümü, Kla-sik ve Hellenistik dönemler olmak üzere iki ana kısıma ayrılmıĢtır. Kentin Klasik Dönem Tarihi, Pers Kralı I. Dareios‟un ĠÖ. ca. 512 yılında Ġstanbul Boğazı‟nda kurdurduğu köprü üzerinden geçerek Ġskit Seferi‟ne çıkmasın-dan, ĠÖ. 440-ĠÖ. 439 yılında Makedonya Kralı II. Philippos‟un Perinthos ve Byzantion KuĢatması‟na kadarki dönemi ele almaktadır. Hellenistik Dönem Tarihi ise, Ġskender‟in ölümünden sonra Hellenistik krallıklar ara-sındaki mücadeleler sırasında Byzantion ve Kalkhedon‟un durumuna genel bakıĢtan (ĠÖ. 323-ĠÖ. 280) baĢlayarak Roma Ġç SavaĢları sırasında Byzanti-on‟un oynadığı (ĠÖ. 49-ĠÖ. 31) role kadarki olayları anlatmaktadır. Üçüncü bölümde, Byzantion siyasal yaĢamının iç dinamikleriyle iliĢkili olarak kentin idari ve toplumsal yapısı yanında Ekonomi baĢlığı altında sikke sistemi, tarım, hayvancılık ile balıkçılık iĢlenmiĢtir. Kültür Tarihinden Yansımalar baĢlığı altında ise, kentteki yapılar ve surlar ile boğazın Trakya ve Asya ya-kasındaki kültler ve limanlara iliĢkin bilgiler bir araya getirilmiĢtir. Kitap Byzantion‟un siyasal tarihine ve toplumsal yapısına iliĢkin genel bir değer-lendirmeyle son bulmaktadır.

(23)

Efsanelerden Tarihsel Dönemlere

Bütün ünlü kentlerin kuruluĢları, tarihi verilerle kanıtlanamayan Ģiirsel ya da mitolojik hikayelerle süslenmiĢtir. Söz konusu kentlerin kuruluĢlarından önceki zamanlara ait olan bu efsaneler, esas itibariyle insanlarla tanrısal olguları karıĢtırarak kentlerin baĢlangıçlarına değer katmak isteyen antikçağ yazarlarının ortaya attıkları söylencelerdir. Bu çeĢit öykülerde çoğu zaman efsanenin nerede bitip tarihin nerede baĢladığı belli olmaz. Zira mitoloji ile tarih bir defa birbirine karıĢmaya görsün, ondan sonra bir daha onları birbirinden ayırmak kolay olmaz. Ġstanbul açısından da durum böyledir.

Troya SavaĢı‟ndan önceki dönemleri anlatan, ĠÖ. II. binyıl efsanelerinden birinde Ġstanbul Boğazı‟nın isimlendirilmesine ve kentin „kurucusuna‟ (=

oikistes/ktistes [νἰθηζηήο/θηίζηεο]) iliĢkin Ģöyle bir söylence vardır: Argos

Kralı Inakhos‟un güzel kızı Io, aynı zamanda kentin Hera Tapınağı‟nın rahibelerinden biridir. Bir gün Zeus, Io‟yu görür ve ona âĢık olur. Genç kızı sık sık ziyaret etmeye baĢlar. Fakat kısa süre içinde Hera, Zeus‟un Io‟ya olan tutkusunu fark eder. Tanrıçanın kıskançlığı zamanla yerini öfkeye bı-rakır. Bunun üzerine Zeus sevgilisini eĢinin gazabından korumak için beyaz bir ineğe çevirir. Hera‟ya ise, bu hayvanla hiçbir Ģekilde iliĢkiye girmediği/ girmeyeceği konusunda güvence verir. Ancak tanrıça kocasının sözlerine inanmaz. Hayvanın kendisine verilmesini ister. Nitekim Io‟yu alır. Bir akrabası olan yüz gözlü dev Argos‟un gözetimi altına verir. Bu durumdan rahatsız olan ve sevgilisine acıyan Zeus, habercisi Hermes‟i gönderir. Hermes devi büyüleyerek öldürür1

. Buna kızan Hera, Io‟ya iĢkence etmek için, bu kez ona bir at sineği musallat eder. Sinek, inek kılığındaki Io‟nun böğrüne yapıĢıp ısırdıkça, onu çılgına çevirir. Bir yandan doğum sancısı çeken diğer yandan da baĢına Hera tarafından musallat edilen sinek tarafından rahatsız edilen Io, bu Ģekilde kaçarak birçok yeri aĢar. Trakya üzerinden geçer2. Sonunda Kydaros3 (Alibeyköy Deresi) ile Barbyses4 (Kağıthane

1

Apollod. bibl. II. 1. 3; Hes. Mil. Patr. Const. 6; Ovid. Met. I. 583-721. Konuya iliĢkin olarak ayrıca bk. Schol. Hom. Il. II. 103; Schol. Aesch. Pr. 651; 786; Paus. I. 25. 1; III. 18. 13.

2

Apollod. bibl. II. 1. 3 dn. 6; Hes. Mil. Patr. Const. 7-8; ayrıca bk. Aiskh. Suppl. 540- 545; Ovid. Met. I. 724 vdd.; Etym. Magn. s.v.Βόζπνξνο=Bosporos.

3

Dion. Byz. II. 3 fr. 18; Hes. Mil. Patr. Const. 3; 8=fr. IV. 19; 48. Ayrıca bk. Müller 19902, 28 fr. 18.

4

Barbyses kimilerine göre, Byzas‟ın evlendiği Phidaleia‟nın babası (Malal. chron. 320- 321; Chron. Pasch. I. 493-494); kimilerine göre, Byzas‟ın eğitmeni; kimilerine göre, Iason ile birlikte Argo Gemisi‟yle Kolkhis‟e giden gemicilerin sefer komutanı; kimilerine göre

(24)

Deresi) ırmaklarının Khrysokeras‟ın (Altınboynuz=Haliç) bitimindeki bal-çık denize döküldükleri Semystra5

(Eyüp) adı verilen yere gelir. Burada Zeus ile olan iliĢkisinden bir kız çocuğu dünyaya getirir6

. Byzantion‟lu Dionysios7, bir at sineği tarafından rahatsız edilmeye devam eden ineğin, daha sonradan Byzantion‟un kurulacağı burna doğru kaçtığını ve oradan su geçidini aĢtığını kaleme alır. Bundan dolayı boğazın Bosporos “Ġnek geçidi” (Boğaziçi)8; burnun ise, Bosporos Akra “Bosporos Burnu” (Saray-burnu) adını aldığını ifade eder. Ardından at sineğinin dürttüğü ineğin Bos-poros Burnu‟ndan yüzerek, Avrupa‟yı Asya‟dan ayıran boğazdan geçmiĢ olduğu söylencesinin halk arasında yaygın olduğunu anlatısına ekler9

. Io‟nun Kydaros ile Barbyses ırmaklarının yakınlarında doğurduğu be-beği, bu civarda oturan Semystra adlı bir kadın bularak evlat edinir. Bu kıza dadılık yaparak onu büyütür. Annesinin dönüĢümünün izlerini taĢıyan ço-cuğun alnında boynuz biçiminde çıkıntılar olması nedeniyle, ona Keroessa “boynuzlu” adı verilir10

. Keroessa genç kızken, güzellikte Trakya kızlarını aĢtığı için Poseidon ona âĢık olur. Keroessa‟nın deniz tanrısıyla olan iliĢki-sinden adeta bir tanrı gibi onurlandırılan Byzas adında bir oğlu olduğu ri-vayet edilir11.

Byzas12 adı çok eskidir. Trakya kökenlidir13. Bu nedenle, kentin ilk efsanevi hikayeleri de Trakyalılarla iliĢkilidir14. Yerel bir efsaneye göre,

ise, yerel bir kahramandır (Dion. Byz. II. 3 fr. 18). Bu bakımdan ırmağın kime izafeten bu Ģekilde adlandırıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Nikephoros (Brev. Hist. 14; 18) tarafından Barbyssos; Malalas (chron. 321) ve Chronicon Paschale (I. 493-494) tarafından Barbysios olarak adlandırır. P. Gyllius‟a (Bosp. II. 3) göre, 15 mil uzunluğundadır. GeniĢ-liği 10 mil boyunca aynıdır. O kadar yavaĢ akar ki, hiçbir bölümde hareket ettiği fark edilmez. Ama o kadar derindir ki; tüm yaz boyunca köprüsüz geçilmez. Konuya iliĢkin olarak ayrıca bk. Hes. Mil. Patr. Const. 3; 8.

5

Bu yer ismini, oradaki Semystra Sunağı‟ndan (günümüzde, Eyüp Ensari‟nin Ģifalı olduğuna inanılan suyu ile türbesinin bulunduğu alan: Özbayoğlu 2003, 110 vd.) alır. Söylenceye göre Semystra, Byzas‟ın annesi Keroessa‟nın dadısıdır (Dion. Byz. II. 3 fr. 18). Miletos‟lu Hesykhios‟a (Patr. Const. 3; 5; 8; 15) göre ise, dadının ismi Semestra olup aslında bir nymphe (su perisi)‟dir.

6

Hes. Mil. Patr. Const. 8.

7

Gyllius Bosp. I. 2 fr. 2; ayrıca bk. Dion. Byz. I. 3 fr. 3; Eust. Comm. in Dion. Per. 140-141; Etym. Magn. s.v. Βόζπνξνο=Bosporos.

8

Amm. Marc. XXII. 8. 13.

9

Dion. Byz. II. 1 fr. 7; ayrıca bk. Eust. Comm. in Dion. Per. 140-143.

10

Dion. Byz. II. 3 fr. 18; Hes. Mil. Patr. Const. 8.

11

Dion. Byz. II. 3 fr. 18; Hes. Mil. Patr. Const. 9; ayrıca bk. Philostr. vit. Soph. I. 24. [528] dn. 1; Proc. de Aedif. I. 5. 1; Etym. Magn. s.v. Βύδαληεο=Byzantes.

12

(25)

1) Kentin KuruluĢu

13

Tomaschek 19702, col. 1158; Miller 19702, col. 1158.

Byzantion‟un Trakçadan gelme adı, daha sonradan bölgeye koloni kurma amaçlı gelen Hellenler tarafından efsaneleĢtirilerek Megara‟lı kahraman Byzas ile synkronize edilmiĢtir. Daha detaylı bilgi ve tartıĢmalar için bk. Georgacas 1947, 349 vdd.

14

(26)

bu aĢkın ürünü olan çocuk Trakyalı nymphe (su perisi) Bizye15

tarafından bakılıp, büyütüldüğü için Byzas adını almıĢtır16

. Diğer bir yerel söylenceye göre ise Byzas, nymphe Semystra‟nın çocuklarından biridir17

. Byzas er-genliğe eriĢince Trakya Dağları‟nda ikamet etmeye baĢlar. Son derece korku uyandıran vahĢi hayvanlar ve barbarlar tarafından rahatsız edildiğinden ön-celeri sıkıntı çeker. Bu sırada bölgede ikamet eden otokton Trakya liderleri tarafından gönderilen elçi heyeti gelir. Onu kendileriyle dost ve müttefik olmaya teĢvik ederler. Byzas elçilerin davetini kabul eder18. Bunun üzerine Trakya krallarından Medias onu bölgeyi zarara uğratan vahĢi bir hayvanla dövüĢmeye gönderir. Byzas bu hayvana karĢı yaptığı çarpıĢmada üstünlük kazanır. Ardından Kydaros ile Barbyses derelerinin birleĢtiği yere gelir. Bu-rada yere devirdiği bir boğayı tanrılara kurban eder. Ancak bir kartal suna-ğın üzerinden boğanın kalbini kapar. Uçarak Khrysopolis‟in (Üsküdar) kar-Ģısındaki Bosporos Burnu (Sarayburnu) ucuna konar19

. Kartalı takip eden Byzas, Sarayburnu‟na gelir. Burada bir kent kurmaya karar verir. Ardından kentin planlarını yapar20.

Malalas (chron. 320-321) ve Chronikon Paschale‟ye (I. 493-494) göre bu sırada Trakya kralı olan Byzas, Barbyses‟in ölümünden sonra, onun kızlarından Phidaleia ile evlenir. Doğduğu bölgede, adına izafeten Byzan-tion‟u kurar. Kenti Poseidon ile Apollon‟un yardımıyla surlarla çevirerek

15

Miletos‟lu Hesykhios (Patr. Const. 9), Bizye‟nin (Vize Deresi) kendi yaĢadığı yıl-larda –ĠS. VI. yüzyılda– Constantinopolis‟e su sağladığını yazar. Zira söz konusu su yolu Roma Ġmparatoru Hadrianus (ĠS. 117-ĠS. 138) tarafından yapılmıĢ ve sağladığı bol miktarda suyla Byzantion‟un o zamanki su ihtiyacını büyük ölçüde karĢılamıĢtı (Chron. Pasch. I. 619).

16

Hes. Mil. Patr. Const. 9.

17

Hes. Mil. Patr. Const. 5.

18

Hes. Mil. Patr. Const. 10.

19

Hes. Mil. Patr. Const. 11.

E. Oberhummer et. al. (19702, col. 1118), Byzas‟a atfedilen söz konusu efsaneden dolayı kentin kuruluĢunun Haliç‟in yukarı ucunda Barbyses ve Kydaros ırmaklarının birleĢtiği Semystra Sunağı civarında olduğunu düĢünmektedir (ayrıca bk. Erzen 1954, 139 vd.).

20

Hes. Mil. Patr. Const. 12.

Patria Constantinopoleos‟a (parast. 37-38; 41) göre Byzas, kenti gene mitolojik bir kahraman olan Antes ile birlikte kurmuĢtur. Parastaseis syntomoi chronikai adlı eserde Byzas ve Antes‟in günlerinden (parast. 37) söz edilir. Bu bakımdan söz konusu iki efsanevi kahramanın isimlerinin ön eklerinin bir araya getirilmesinden kentin toponym/ yer adı Byz-Ant-ion oluĢmuĢ olabilir. Konuya iliĢkin olarak ayrıca bk. Mango-Kazhdan 1991, 334.

(27)

tahkim eder21. Miletos‟lu Hesykhios‟a (Patr. Const. 17) göre, Byzantion kurulduktan kısa süre sonra, Trakya tiranı Haimos‟un saldırısına uğrar. Byzas, Haimos‟u teke tek dövüĢe davet eder. Düelloda Haimos‟u öldürür. Ardından lidersiz kalan Trakya ordusuna saldırır. Onları bozguna uğratır. Geri çekilen düĢmanı Trakya‟nın içlerine kadar kovalar. Ancak Byzas‟ın yokluğunda bu durumu fırsat bilen Ġskit Kralı Odryses, Tuna‟yı [Istros= Danuvius] aĢar. Byzantion önlerine kadar ilerler. Kenti kuĢatır. Ama Byzas‟ın karısı Phidaleia22

, diğer kadınların da yardımıyla Ġskit kampına bir sürü zehirli yılan salarak kenti kurtarır23

. Phidaleia daha sonra, kenti ikinci bir kez daha düĢmanların saldırısından kurtarmıĢtır. Byzantion‟lu Stephanos‟a (Ethnika s.v. Γπκλαηθόζπνιηο=Gymnaikospolis) göre24, Phidaleia kadın-larla birlikte Byzas‟ın erkek kardeĢi Stroibos25

ve diğer erkeklerin

21

Dion. Byz. II. 3 fr. 18; Hes. Mil. Patr. Const. 5; 9; 12; ayrıca krĢ. Malal. chron. 320; Chron. Pasch. I. 493-494.

Zosimos‟un (II. 36. 2; 37. 1 str. 12), Sibylla kehanetine istinaden yaptığı bir alıntıda Byzantion‟un surları için, tanrıların iradesiyle, insanlar için „tanrıların yaptığı surlar‟ [ζεόθηηηα ηείρεά] ifadesi geçmektedir.

Homeros‟a (Il. XXI. str. 443-447) göre, Troya surlarının efsanevi kurucusu da Po-seidon‟dur.

Halikarnassos‟lu Dionysios‟a (Rh. VI. 2) göre ise, Byzantion tanrı –Apollon?– tarafından kurulmuĢtur.

22

Hes. Mil. Patr. Const. 18.

Bu bakımdan „güçlü‟ Byzas ve „zarif eĢi‟ Phidaleia Doğu Roma Ġmparatorluğu zamanında bile çeĢitli kereler onurlandırılmıĢ ve kente heykelleri dikilmiĢtir (I.Byzantion 35 vd. no 8 A-B; Hes. Mil. Patr. Const. 34=fr. 236-242 (34)=FGRHist IIIB 390 F 34 „Hesykhios‟; Anth. Graec. XVI. 66-67; Nikeph. Greg. Hist. Rom. I. 305). Byzantion‟lu Dionysios‟a (II. 13 fr. 37) göre ise, bazıları (Chron. Pasch. I. 494-495) Phidaleia/ Phai-dalia‟nın Barbyses‟in kızı olduğunu ileri sürerler. Byzas ile cinsel iliĢkiye girmiĢ; fakat iffetsizliğinin utancı ve babasının korkusu nedeniyle kendini denize atarak intihar et-miĢtir. Ancak Poseidon ona acır. Ana karanın büyük bir bölümünü parçalar. Phida-leia‟yı boğazın derinliklerine diker ve orada sabitleĢtirir. Bu Ģekilde, sonraki kuĢaklara Phidaleia‟nın mezarının Balta Limanı civarındaki adacıkta olduğu söylencesi yayıl-mıĢtır.

23

Hes. Mil. Patr. Const. 18-19; Tzet. Chil. II. str. 829-849. Daha detaylı bilgi için bk. Müller 19902

, 47 dn. 1.

24

Konuya iliĢkin olarak ayrıca bk. Hes. Mil. Patr. Const. 19-20.

25

Miletos‟lu Hesykhios‟a (Patr. Const. 20) göre ise, Keroessa‟nın diğer çocuğunun adı Strombos‟tur.

Miletos‟lu Hesykhios‟a (Patr. Const. 20) göre, Strombos Byzantion‟dayken Ġskitler büyük bir güçle kente saldırmıĢtır. Bu sırada Kalkhedon‟dan Dineos adlı biri araların-daki ittifaka binayen Byzantion‟a yardım etmiĢtir. Kalkhedon‟dan emrindeki birçok gemiyle Byzantion‟a yelken açmıĢ ve kentin Ġskitlere karĢı savunulmasında önemli bir rol oynamıĢtır. Bu yüzden Byzantion halkı tarafından strategos‟lukla [general]

(28)

ödüllendi-ğunda kenti kuĢatan düĢmanları boğazın içlerine kadar kovalamıĢ ve onları bozguna uğratmıĢtır. Phidaleia ve Byzantion‟lu kadınların düĢmanları yen-dikleri yere, bu utkuya istinaden Kadınlar Limanı26 (Balta Limanı) adı veril-miĢtir27

.

Kentin kurucusu olarak gösterilen Byzas‟ın, daha geç bir tarih gelene-ğinin ürünü olması muhtemeldir. Byzantion‟lu Stephanos (Ethnika s.v. Βπδάληηνλ=Byzantion); Etymologicum Magnum (s.v. Βύδαληεο=Byzantes) ve Eustathius (Comm. in Dion. Per. 803), Byzantion‟un Keroessa ve Po-seidon‟un oğlu Byzas ya da koloni kurucu Megara‟lıların donanma ko-mutanı Byzes tarafından kurulduğunu yazarlar28

. Ancak, Byzantion29 adı,

rilmiĢtir (Patr. Const. 20; 22-23=FGRHist IIIB 390 F 20; 22-23 „Hesykhios‟). Ayrıca bk. Hanell 1934, 125; Malkin-Shmueli 1994, 19 dn. 52.

26

Byzantion‟lu Dionysios‟a (II. 13 fr. 37) göre ise, Kadınlar Limanı adını erkeklerin yokluğunda bu koya giren çok sayıda balığı kadınlar tuttuğu için almıĢtır.

27

Plinius (nat. IV. 11 [46]) Kadınlar Limanı‟nın Leosthenion (Ġstinye) ile Anaplus (Arnavutköy) arasında olduğunu iĢaret eder. Fakat söz konusu yerlerin lokalizasyonları konusunda herhangi bir yorumda bulunmaz.

28

Bu bakımdan Megara yerleĢimi olan Byzantion‟u da Kalkhedon gibi statülerine is-tinaden „koloni‟ (= apoikia [ἀπνηθία]) olarak adlandırmak gerekmektedir.

29

Antikçağda Byzantion adıyla anılan iki kent daha bilinmektedir. Bunlardan biri Lybia/Kuzey Afrika (Steph. Byz. Ethnika s.v. Βύδαληεο=Byzantes; Etym. Magn. s.v. Βύδαληεο= Byzantes; Eust. Comm. in Dion. Per. 803; Dessau 19702

, col. 1115) diğeri ise, India/Hindistan‟dadır (Peripl. mar. Erythr. 53; Ptol. geo. VII. 1. 7; Steph. Byz.

Eth-nika s.v. Βόζπνξνο=Bosporos; s.v. Βπδαληεῖνλ=Byzanteion; Georgacas 1947, 348 dn. 4;

Tomaschek 19702, col. 1158).

Byzantion ismi G. Curtius‟a (1879, 291) göre, Βπδα-λη-; Βπδα-ελη- kökünden türe-miĢ olup „kartal yuvası‟ anlamına gelmektedir (ayrıca bk. L. Grasberger 1888, 110; 278). Pape-Benseler (1863-1870, 232b), Byzantion‟un isminin „su yurdu/ülkesi‟ anlamı içerdi-ğini iddia eder. K. Ostir‟e (1929, 23 vdd) göre ise Byzantion adı, Hint-Avrupa kökenli dil grubuna ait değildir. Pre-Trakya kökenli olup, βπδ- kökünden türemiĢtir. Su ile iliĢki-lidir. Bu durum benzer Ģeklilde Βύδε, βπδία, Βύδεξεο, Βαξβύδεο örneklerinde de gö-rülmektedir. K. Ostir‟i izleyen N. Zupanić (1939, 337) ise, Byzantion isminin Kafkas ya da Etrüsk kökenli olduğunu düĢünerek, Βπδάληηνλ‟un „su kenti‟ anlamına geldiğini ileri sürmüĢtür. W. Kubitschek (19702

, col. 1127); W. Tomaschek (19702, col. 1158) ve J. Miller‟e (19702

, col. 1158) göre de Byzas ve Byzantion isimleri, Βύδεο, Βύδνο, Βαξβύδεο gibi Trakya kökenlidir. P. Kretschmer (1935, 217 vd.) ise, Byzantion ismini gerek etimolojik gerekse filolojik bakımdan açıklamaya çalıĢırken, kelimenin sonuna getirilen –ηνλ son eki ihtiva eden isimlerin iyelik/mülkiyete iĢaret ettiğini ifade etmiĢtir. Benzer örneklere Phrygia Bölgesi‟ndeki yer adlarında [Μίδαο‟tan Μηδάηνλ; Γόξδηνο‟tan Γνξδίεηνλ; Μάλεο‟ten Μαλήζηνλ; Γαζθπινο‟tan Γαζθύιεηνλ etc.] rastlandığını belirt-miĢtir. Yazar (1934-1935; 385; 1935, 217) ayrıca Hellenler tarafından Byzas, Byzant Ģeklinde okunan, Illyria‟lıların Beuzas- Beuzant isimlerinden türetilmiĢ Byzantion isminin Illyria ve Trakya öğeleri içerdiğini ileri sürmüĢtür. Zira Βπδ- hem Illyria hem de

(29)

kentin kurucusu Byzas‟tan gelmektedir30. Çünkü kurucu-nun adı Byzes olsaydı; kuru-lan kente Byzantion değil de, Byzeion denmesi gerekirdi.

Miletos‟lu Hesykhios‟un (Patr. Const. 5) kaleme al-dığı anekdotlardan birine gö-re ise, Megara‟lı Nysos‟un soyundan gelenler Byzas‟ın

Trakyalılar tarafından kullanılan bir isim köküydü (ayrıca bk. Etym. Magn. s.v. Βπδάληηνλ=Byzantion; s.v. Βύδαληεο=Byzantes). Bu bakımdan ĠÖ. VII. yüzyılın ilk yarısında buraya yerleĢen Dor kolonistlerin kentin yerel ismini Hellence‟ye uyarlayarak Byzantion Ģeklinde kullandıklarını belirtmiĢtir. Bu durum E. Schwyzer (1939, 66; 526); H. Krahe (1937, 287 dn. 20) ve F. v. Duhn (1939, 3) tarafından kabul görmüĢtür. Daha detaylı bilgi için ayrıca bk. Georgicas 1947, 350 vdd.; Erzen 1954, 136 vdd.

Bununla birlikte G. Semerano (1994, sv. Byzantion) ise, Byzantion adının Byzas ya da Byzia‟dan kaynaklanmadığını ileri sürmüĢ ve byssos‟un Sümerce kökenine kadar ulaĢmıĢtır.

30 Chron. Pasch. I. 494; ayrıca bk. Schol. Dem. V. 40; Malal. chron. 321; Etym. Magn.

s.v. Βπδάληηνλ=Byzantion; Gyllius Const. I. 1.

Bu bakımdan Iustinus (IX. 1. 3) ve Orosius‟da (hist. III. 13. 2) geçen Byzantion‟un Sparta‟lı Pausanias tarafından kurulduğu Ģeklindeki tümcenin kentin yeniden imar edildiği doğrultusunda anlaĢılması gerekmektedir. Zira Byzantion, konumu itibariyle tarihin her dönemimde baĢka bir kurucu bulabilmiĢtir. Kent boĢ kaldığında (Hdt. VI. 33; Eust. Comm. in Dion. Per. 803), ĠÖ. 478 yılında yaratıcısı olarak Sparta‟lı Pausanias‟ı bulmuĢtur. Miletos‟lu tarihçi Hesykhios (Patr. Const. 38=fr. IV. 38) ve Eustathius‟a (Comm. in Dion. Per. 803-804) göre ise, ĠS. 196 yılında Septimius Severus tarafından temellerinden yıkıldıktan sonra, kent Severus‟un oğlu (Caracalla) Antoninus tarafından büyük ölçüde imar edildiğinden dolayı „Antonina‟ adını almıĢtır. Ancak bu ad, Septimius Severus yaĢadığı sürece (ĠS. 211 yılına kadar) ve sonrasında bir süre daha kullanılmıĢ olabilir. ĠS. 324-ĠS. 330 yıllarında Roma Ġmparatoru Constantinus tarafından görkemli bir Ģekilde yeniden kurulduğunda ise, kente „Yeni Roma‟, „Constantinopolis‟ (Schol. Dem. V. 40; Sozom. Hist. Eccl. II. 3. 5; Vales. Orig. VI. 30; Step. Byz. Ethnika s.v. Βπ-δάληηνλ=Byzantion; Etym. Magn. s.v. Βύδαληεο= Byzantes), çiçek açmıĢ ya da çiçek an-lamındaki „Anthusa‟ adları verilmiĢtir (Malal. chron. 320; Chron. Pasch. I. 528; Eust.

Comm. in Dion. Per. 803-804). Priscianus ise, Constantinus‟tan dolayı kentin „Nova

Roma Constantinopolitana‟ olarak adlandırıldığını yazmıĢtır (ayrıca bk. Gyllius Bosp. I;

Const. I. 1). Nova Roma ismi kente Constantinus tarafından verilmiĢ ve imparatorun

ölümünden sonra bu ad Constantinopolis‟e dönüĢmüĢtür. Bu bakımdan, kentin söz ko-nusu kiĢiler tarafından kurulduğu söylendiğinde, aslında anlatılmak istenen Ģey, onların kenti ilk olarak kurdukları değil; fakat yeniden imar ettikleri ya da geniĢletikleri olsa ge-rektir.

M. Aurelius (ĠS. 161-ĠS. 180) döneminde basılan Byzantion sikkesi

(30)

önderliğinde yelken açarak Sarayburnu‟na gelmiĢlerdir. Burada yerleĢmiĢ ve Byzas adına istinaden buraya Byzantion adını vermiĢlerdir. Flavius Philostratus (vit. Soph. I. 24 [528-529]) ise, Byzas‟ın soyundan geldiğini söyleyen Byzantion‟lu sofist Marcus‟un ĠS. II. yüzyılda Megara‟ya gittiğini ve onun Byzantion‟a koloni gönderen halk tarafından çok iyi karĢılandığını bildirir31. Megara‟lı donanma komutanının adının Byzas olduğunu ve Megara‟lıların Apollon Pythios‟a koloni kentini nereye kurmaları gerektiğini danıĢtıklarında, „körler ülkesinin karĢısında‟ bir yer aramaları kehanetini aldıklarını anlatır. Pythia‟nın bu imlemi aslında, Kalkhedon (Kadıköy) halkına iĢaret ediyordu. Çünkü onlar bölgeye daha önce gelmiĢ olmalarına karĢın daha elveriĢsiz bir yer seçmiĢlerdi. Antikçağda Kalkhedon‟un „körler

ülkesi‟ olarak anılması bilinen bir öykü olsa gerekti. Tarihin babası32 Halikarnassos‟lu Herodotos‟a (IV. 144) göre, Pers Kralı I. Dareios‟un komutanı Megabazos, bu doğrultuda Kalkhedon‟lulara unutulmaz hatıra olarak, tarihe geçecek bir söz bırakmıĢtır. Megabazos, Khersonesos (Geli-bolu Yarımadası) ve Hellespontos (Çanakkale Boğazı) yörelerinde henüz Pers hakimiyeti altında olmayan kentlere karĢı sefer düzenlerken, ĠÖ. ca. 511 yılında Byzantion‟a uğramıĢtır. Burada bulunduğu sırada, Kalkhe-don‟luların kentlerini Byzantion‟lulardan 17 sene önce kurduklarını öğren-miĢtir33. Bunun üzerine:

“Kalkhedon‟luların o zamanlar kör olmaları gerektiğini; zira eğer

kör olmasalardı; ellerinin altında böylesine güzel bir mevki varken, gidip de o kadar güzel olmayan bir yeri seçmeyeceklerini”

31

Antikçağda ana kent ile kolonileri arasındaki bağlar sadece kültürel ve duygusal düzlemde kalmamakta; savaĢ anı dıĢında sık sık yurttaĢlık haklarının karĢılıklı değiĢimi ya da ithalat-ihracat vergilerinin iki taraflı kaldırılması gibi ayrıcalıkları da içermek-teydi.

32

Cic. Leg. I. 1. 5.

33

Kalkhedon‟un, ĠÖ. ca. 685 yılında kurulduğu gerek Eusebios (chron. 163d) gerekse birçok antikçağ yazarı tarafından genel olarak kabul görmektedir. Byzantion‟un kuruluĢ tarihi olarak, Eusebios (chron. 165h), ĠÖ. ca. 659; Hieronymus (chron. 1358; 1360), ĠÖ.

ca. 659; ĠÖ. ca. 657; Lydus (de Mag. III. 70. 3 dn. u) ise, otuz sekizinci Olimpiyatı yani,

ĠÖ. ca. 628/625 yıllarını vermektedir.

Eusebios‟a (chron. 165h) göre Byzantion, Kalkhedon‟dan 26 yıl (ĠÖ. ca. 659); Miletos‟lu Hesykhios‟a (Patr. Const. 20) göre, 19 yıl (ĠÖ. ca. 666); Herodotos‟a (IV. 144) göre ise, 17 yıl sonra (ĠÖ. ca. 668) kurulmuĢtur (Eust. Comm. in Dion. Per. 764). Daha detaylı bilgi için bk. Pease 1917; 11 dn. 3; Trever 1925, 118 dn. 4; Hanell 1934, 122 vd.; Burn 1935, 133 vd.; Cook 1946, 71 vdd.; Roebuck 1959, 110 vdd.; Wiesner 1967, 10 vd.; Ruge 19562, col. 1555 vd.; Kubitschek 19702, col. 1127 vd.; Avram 2004, 979 no 743; Demir 2008, 17 vd.

(31)

söylemiĢtir34

. Benzer bir Ģekilde Amaseia‟lı (Amasya) coğrafyacı Strabon (VII. 6. 2 c. 320) ve Romalı ünlü tarih yazarı Tacitus‟a (ann. XII. 63) göre, Kalkhedon‟un Megara‟lılar tarafından kurulmasından kısa süre sonra, Byzantion‟u kuran insanlar kahineye danıĢtıklarında, Apollon onlara;

„kör-lerin karĢısındaki yere‟ yerleĢme„kör-lerini buyurarak, Kalkhedon‟luları „kör‟

olarak tanımlamıĢtır35. Çünkü onlar söz konusu bölgeye daha erken bir tarihte gelmelerine rağmen, hatalı davranarak, bütün zenginliği ile gözleri önünde duran bir ülke yerine, daha fakir bir memlekete yerleĢmiĢlerdi. Plinius‟a (nat. V. 43 [149]) göre de, Kalkhedon eskiden Procerastis, ardın-dan Colpusa ve daha sonra Caecorum oppidum “Körlerin kenti” Ģeklinde adlandırılmıĢtır.

Byzantion‟lu Dionysios36 (II. 2 fr. 17); Byzantion‟lu Stephanos (s. v.

Ethnika s.v. Βπδάληηνλ=Byzantion); Miletos‟lu Hesykhios (Patr. Const. 3;

32) ve Eustathius‟a (Comm. in Dion. Per. 803) göre, Byzantion kentini nereye kurmaları gerektiğini danıĢan kolonistlere, Delphoi‟daki Apollon Tapınağı‟ndan verilen kehanette:

ὄιβηνη νἳ θείλελ πόιηλ ἀλέξεο νἰθήζνπζηλ,

O kente yerleĢecek insanlara ne mutlu,

ἀθη῅ο Θξεηθίεο ζηελπγξὸλ παξ᾽ ἄθξνλ ζηόκα πόληνπ,

Trakya kıyısında, Pontos‟un ağzındaki burnun yanında,

ἔλζ᾽ ἰρζὺο ἔιαθόο ηε λνκὸλ βόζθνπζη ηὸλ αὐηόλ·

Balıkla geyiğin aynı yemden beslendiği yerde37

.

Ģeklinde cevap verilmiĢti. Bu bakımdan kolonistler, tanrının uyardığı gibi Haliç Körfezi‟nin uç sınır bataklığında Kydaros (Alibeyköy Deresi) ile Barbyses (Kağıthane Deresi) çaylarının ağzındaki Semystra adı verilen yer-de Byzantion‟u kurmaya hazırlanırken bir karga kesilen kurbanın parçasını alevlerin arasından kapıp Sarayburnu‟na taĢımıĢ; böylelikle kentin aslında bu burunda kurulması gerektiğini açıklığa kavuĢturmuĢtu. Koloni kurucu-ları da, bunun Apollon tarafından kendilerine gönderilen bir alamet olduğu sonucunu çıkarmıĢlardır38

. Bu Ģekilde, kentin nereye kurulması gerektiği

34

Hdt. IV. 144; ayrıca bk. Eust. Comm. in Dion. Per. 764.

35

Ayrıca bk. Hes. Mil. Patr. Const. 21; Eust. Comm. in Dion. Per. 764.

36

Gyllius Bosp. II. 2; Const. I. 1.

37

P. Gyllius‟a (Bosp. II. 2 fr. 17) göre, geyikler kıĢın ormandan körfez sahillerine inerek, Haliç‟in bitimindeki bataklıkta sazların köklerini yerlerdi. Diğer yandan ba-lıklar da körfezin dingin denizi ve dereleri boyunca avlanarak geyiklerin otladıkları sığ-lıklarda kökleri yutarlardı. Ayrıca bk. Pease 1917, 7 dn. 6; 11 dn. 2-3.

38

Zira karga Apollon‟un izleyicisi ve antikçağ kehanetleri açısından son derece kutsal bir kuĢtu (Ael. An. I. 48).

(32)

konusunda yönlendirilmiĢ oldular. Byzantion‟u Avrupa ile Asya‟yı ayıran Ġstanbul Boğazı‟nın Trakya yakasında, günümüzde Topkapı Sarayı, Hagia Sophia ile Sarayburnu‟nun kapsadığı alan içinde kurdular39.

Bununla birlikte Megara‟lıların Byzantion‟dan önce Kalkhedon‟u kur-malarının bir hata olup olmadığı tartıĢma konusudur. Kalkhedon‟un se-çimi Megara‟lıların bilinçli tercihin sonucu olma ihtimali yüksektir40

. Ni-tekim ĠÖ. 750-550 yılları, Hellenlerin Akdeniz ve Karadeniz‟de büyük kolonizasyon hareketine giriĢtikleri dönem olarak kabul edilir. Platon‟un (Phaid. 109 b) deyimiyle, Hellenler kısa süre içinde „tıpkı bir havuzun

kenarında yaĢayan karıncalar ve kurbağalar gibi deniz kıyısında‟

yerleĢ-miĢlerdir41

. Akdeniz‟i büyük ölçüde iskan ettikten sonra, Hellespontos (Çanakkale Boğazı) ve Propontis‟te (Marmara) koloniler kurmaya baĢla-mıĢlardır. Hellenlerin kolonizasyon hareketlerinin çok çeĢitli nedenleri

39

Dion. Byz. II. 2 fr. 17; 3 fr. 18=Gyllius Bosp. II. 2 fr. 17; III. 1 fr. 18; Const. I. 3; II. 2; Hes. Mil. Patr. Const. 3-4. Byzantion‟lu Dionysios (II. 3 fr. 19) ve Miletos‟lu Hesy-khios‟a (Patr. Const. 4) göre, kolonistler karganın nereye uçtuğunu yolda rastladıkları bir çiftçiye sormuĢlardır. Ayrıca bk. Müller 19902

, 28 fr. 19.

Scholia in Demosthenem (V. 40); Ps.-Skymnos (716-717); Flavius Philostratus

(vit. Soph. I. 24. [529]); Byzantion‟lu Dionysios (II. 2 fr. 10; 7 fr. 28); Lydus (de Mag. III. 70. 3 dn. u); Byzantion‟lu Stephanos (Ethnika s.v. Βπδάληηνλ=Byzantion) ve Eusta-thius‟a (Comm. in Dion. Per. 803) göre Byzantion Megara‟lılar tarafınd an kurulmuĢtur. Bu bakımdan „metropolis‟ Megara takviminde kullanılan ay adları ile „kolonisi‟ Byzanti-on‟daki ay adları birbiriyle uyuĢmaktadır. Bu benzerlik, ayrıca epigrafik olarak Byzan-tion‟daki onomastik (kiĢi adları) delillerle de desteklenmektedir (Fıratlı-Robert 1964, 135, Zacharia 2008, 31).

Bununla birlikte Byzantion: Ammianus Marcellinus‟a (XXII. 8. 8) göre, Attika‟lı-ların; Velleius Paterculus‟a (II. 7. 7) göre -Kyzikos‟la birlikte- Miletos‟luAttika‟lı-ların; Chronicon Paschale‟ye (I. 593) göre, Ionia‟lıların; Constantinus VII Porphyrogenitos‟a (de Them. „Asia‟ I. 17. 21-22) göre ise, Dor‟ların bir kolonisiydi. Çünkü Constantinus‟a (de Them. „Europe‟ II. 1. 43-45) göre Byzantion: Hellenlerin en eski –köklü- soyu olan Megara, Lakedaimon ve Boiotia‟lıların bir kolonisiydi. Konuya iliĢkin olarak ayrıca bk. Hanell 1934, 123 vdd.; Dawkins 19693, 252 vd. dn. 1; Loukopoulou-Łaitar 2004, 915 no 674.

Byzantion‟un kurulduğu yere iliĢkin olarak ayrıca bk. Polyb. IV. 43. 1; Strab. VI. 6. 1-2 c. 319-320; Plin. nat. IV. 11 [46]; Tac. ann. XII. 63; Step. Byz. Ethnika s.v. Βπδάληηνλ=Byzantion; Etym. Magn. s.v. Βύδαληεο=Byzantes. Daha detaylı bilgi için bk. Kubitschek 19702, col. 1128; Müller 19902, 26 vd. fr. 17.

40

Tekin 20053, 5 vdd.

41

D. Braund‟a (1997, 121) göre, Platon‟un söz konusu ifadesi, Cebelitarık (Herakles Sütunları) Boğazı‟ndan Kolkhis‟teki Phasis (Rioni) Irmağı‟na kadarki alanı kapsamak-taydı (ayrıca bk. King 2004, 26 dn. 3). S. Mitchell‟a (2002, 40) göre, bu ifade Akde-niz‟den çok Karadeniz sahillerinde kurulan Hellen kolonilerine iliĢkin olarak söylenmiĢti. Ayrıca bk. Arslan 2007a, 6 vdd.

(33)

vardı: Bu nedenlerin ortaya çıkmasında iç ve dıĢ dinamiklerin rolü büyüktü. Bunlar siyasal, sosyal, ekonomik ve dinsel olmalarının yanı sıra, politik etkenlere de dayanabilirdi. Çoğu zaman dıĢ güçlerin baskısı ve emperyalist istila hareketleri bağımsızlıklarından ödün vermek istemeyen Hellenleri koloni kurmaya sevk ediyordu. Diğer yandan Hellas‟ın dağlık topografyası devamlı artan yoğun nüfusu kaldıracak güçte değildi. Zaten az olan verimli toprakların küçük parsellere bölünmemesi için Hellenler

primi-genius yasasını uygularlardı. Yani, ilk doğan erkek çocuk babasının bütün

mirasına sahip olurdu. Ġkinci çocuk ise, hiçbir pay alamazdı. Bu bakımdan iĢsiz ve parasız gençler çoğunlukla Ģanslarını askerlikte ya da yeni kurulacak kolonilerde ararlardı. Her zaman için kentlerdeki parti çekiĢmeleri, politik sebepler ve bazen de tanrı kehanetleri nedeniyle bazı yurttaĢlar vatanla-rından ayrılıp baĢka topraklarda ve iklimlerde koloni hareketine giriĢirlerdi. Bütün bunların yanında, Hellas ve Anadolu‟nun ĠÖ. VIII.-VII. yüzyıllar-daki endüstriyel geliĢimi Hellen kentlerinde bir yandan hammadde ihtiya-cının artmasına neden olurken diğer yandan üretilen malların pazarlan-ması için yeni pazarlar ihtiyacı doğuruyordu. Bu durum kentler ve bölge-ler arasındaki ihracat ve ithalat hacminin büyümesine neden olmasının yanı sıra, aralarındaki rekabeti de artırıyordu. Zaten kentlerin her zaman için daha fazla tahıl, kereste, metal ve köleye ihtiyaçları oluyordu. Bu ba-kımdan Hellenler Akdeniz, Ege, Marmara, Çanakkale ve Ġstanbul boğazları ile Karadeniz‟de tarıma, balıkçılığa uygun, doğal ve yeraltı zenginliklerine sahip bölgelerin liman olmaya elveriĢli koylarında koloniler kurmaya baĢla-mıĢlardır. Ardından ana kentleriyle olduğu kadar, yörenin otokton halkla-rıyla iliĢkiye geçmiĢlerdir42

.

Megara‟lıların, ĠÖ. VIII. yüzyılın son çeyreğiyle ĠÖ. VI. yüzyılın ilk yarısında Marmara ve Karadeniz‟deki yoğun kolonizasyon hareketinin, söz konusu yüzyıllarda Megara‟daki siyasi ortamın gerginliğine bağlanabilir. Zira Megara kentinin kuruluĢu ĠÖ. VIII. yüzyıla denk düĢer. O zamanlar Megara, yöredeki „beĢ köyün‟ [πέντα κῶμαι] synoikismos43 yaparak

42 Daha detaylı bilgi için bk. Greaves 2002, 104 vdd. 43

Genel olarak synoikismos [ζπλνηθηζκόο] yeni bir kent kurmanın baĢka bir biçimiydi. Antikçağda, dağınık olan „hanelerin‟ (= oikos [νἶθνο]), küçük hane kümelerinin ve köylerin bir araya getirilerek ya da baĢka yerleĢimlerden nüfus aktarılarak oluĢturulan yerleĢimlere synoikismos denirdi. Bununla birlikte yeni bir kent kurmanın ardındaki nedenler çeĢitli ve genellikle politik, ekonomik ve stratejik etmenleri içermekte olup oldukça karmaĢıktı. Hellen-Romalıların oluĢturdukları synoikismos‟lar kimi zaman ticaret, kimi zaman bir bölgenin tarımsal potansiyelinden ya da doğal kaynaklarından istifade etmek, kimi zaman da fazla nüfusu baĢka yere taĢımak için stratejik ve askerî amaçlı kurulmaktaydılar. Gene de antikçağın siyasi kelime dağarcığındaki synoikismos

Gambar

Fig.  Figür    p.  pagina/sayfa

Referensi

Dokumen terkait

Dukungan sosial dan sumber- sumber masyarakat serta lingkungan sekitar individu akan sangat membantu seseorang dalam menghadapi stresor, pemecahan masalah

jaringan prasarana sumber daya air, dan jaringan transmisi tenaga listrik untuk mendukung fungsi pelayanan kawasan perkotaan yang berskala internasional, nasional, dan

diterbitkan oleh Penanggung Jawab Anggaran (PJA) harus dilengkapi dengan dokumen-dokumen pendukung serta telah ditandatangani oleh Penanggung Jawab Anggaran (PJA)

Konsentrasi sisa paraquat dalam media filtrat air tanah dan kondisi perlakuan perlakuan terpapar sinar matahari dan kondisi gelap dianalsis dengan selang waktu tertentu

Adapun faktor yang mempengaruhi pelaksanaan kewajiban nafkah suami kepada isteri daam masa idah talak raj‟i, yaitu MS, melaksanakan kewajiban nafkah kepada isteri

Setelah diberikan tindakan kebijakan berupa perubahan tata guna lahan, pemberian bahan organik, dan pembuatan teras bangku sempurna untuk konservasi, DAS

Reksa dana saham adalah reksa dana yang portofolio investasinya pada instrumen berbentuk saham (equity) dengan jumlah sekurang-kurangnya 80% (delapan puluh persen) dari total

Setelah menerima informasi tersebut saksi Khairul Al Razy, saksi Roy Chandra, saksi Darsono Sitanggang melakukan pemeriksaan di pusat perbelanjaan Nagoya Hill Mall Batam