• Tidak ada hasil yang ditemukan

Bill Price - Kelt Mitolojisi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Membagikan "Bill Price - Kelt Mitolojisi"

Copied!
124
0
0

Teks penuh

(1)

KELT

M İTO LOJİSİ

BILL PRICE

(2)

KELT MİTOLOJİSİ

Bu çalışma kuzeybatı Avrupa’nın Atlantik kıyılarının toplu olarak Kekler diye bilinen -Mandalı, Galli, Iskoç, Manx, Cornish ve Breton- halklarının hayatta kalan mitolojisiyle ilgilidir. Kitap genel olarak mitlerin ne ve niçin olduklarım kısaca ele alarak başlamaktadır. Ardından Romalılar gelmeden önce Britanya ve İrlanda’da yaşayan Kadim Keltler’in aslında kim olduklannı ve içinde yaşadıkları toplumun yapısını ele alır. Son bölüm ise genel olarak hikâye anlatımıyla ve sözlü geleneğin bir parçası olarak Hıristiyanlık öncesi kültür içerisinde oluşan mitolojik hikâyelerin Hıristiyanlığa dönüşümde nasıl ve ne biçimde canlı kalıp modem çağdaki bizlere ulaştığıyla ilgilidir. Bu kitap, hikâyeler ve hikâye anlatımı, bu dünya ve öbür dünya hakkındadır. Hikâyeler acıklı, romantik, etkileyici ya da gülünç, bazen de bunlardan bazılarının bileşimi olabilir. Bunlar büyüleyici ya da acımasız biçimde gerçekçi, ölçü olarak destansı ya da çok kişisel, sembolizm ve ima dolu ya da tamamen doğrudan, zekice gerçekleştirilmiş edebiyat çalışmaları ya da zaman zaman icat edilmiş saçmalıklar olabilir. Bu hikâyeler ozanlar ve hikâyeciler tarafından anlatıldığında dünya çok farklı bir yerdi ve bizler bunların içerdiği gizli anlamların ve göndermelerin hepsini muhtemelen asla tam olarak anlamayacağız, ama öyle bile olsa, bunlar halen içinde yaşadığımız dünyayla alâkalı olabilir. Tüm büyük sanatlar gibi Kelt mitleri de temel olarak insan olmanın nasıl bir şey olduğuyla ilgilidir ve diğer şeyler değişse bile bu çoğunlukla aynı kalan bir şeydir.

ISBN 978-605-5679-94-1

(3)

KELT MİTOLOJİSİ

Bili P rice

Kalkedon Yayıncılık: 164 Popüler Tarih: 13

Orijinal Adı: Celtic Myths

Hocapaşa Mah, Kargılı Sok, Celal Orman tşhanı, No 1/ Kat 3, Daire 32 Sirkeci-tstanbul

Telefon ve Fax: 0212 512 43 56

Web: www.kalkedonyayinlari.com e-mail: [email protected]

Yayma Hazırlayan: Hakan Tanıttıran Kapak Tasarım: Semiha Şahin Düzelti: Irmak Yavlal

Bu kitap Can Matbaası’nda basılmıştır.

Davutpaşa Cad. İpek İş Merkezi, Kat 3 No 17 Topkapı İstanbul. Tel: O 212 613 10 77

isbn: 978-605-5679-94-1

İngilizce Baskı: Pocket Essentials - 2008

Türkçe İlk Baskı: Kalkedon Yayınları - Mayıs 2011 Copyright© Kalkedon Yayınları 2011

(4)

KELT

MİTOLOJİSİ

BILL PRICE

Türkçesi

(5)

İçindekiler

Giriş 7 Mitoloji Hakkında 11 Mitin Amacı 11 Mythos ve Logos 16 Mitler Zamanı 17 Kek Miti 20 Keltler 23 Giriş 23 Keltler Kimdi? 24 DNA’daki Hikâye 30 Arkeoloji, Genler ve Mitler 32 Demir Çağı Toplumu 34 Tara ve Navan Kalesi 41

Din 44 Söylenen ve Yazılan Söz 51 Sözel Gelenek 51 Hikâye Anlatıcıları 56 Yazılı Hikâye 59 Kek Dirilişi 63 İrlanda Dönemleri 67 Genel Bakış 67 Ulster Dönemi 70 Culann’ın Tazısı 77

(6)

Tâin 82 Fenian Dönemi 90 Mitolojik Dönem 94 Krallar Dönemi 97 Serüvenler ve Seyahatler 99 Galler’den Masallar 101 Mabinogion 101 Dört Dal 104 Diğer Kaynaklar 113 Kalanlar 115

Mitoloji ve Halk Masalları 115

tskoçya ve Man 117

Cornwall ve Brittany 121

(7)

Giriş

1880’lerd e genç M ary M acD onald İrla n d a’n ın k u z e y b a tısın ­ dak i D onegal K o ntluğu kıyısı aç ık la rın d a b ir ad ad ak i ev in d en B irm in g h am ’dak i b ir k a d ın la r m an astırın d a h izm etçi o lm ak ü ze re ayrıldı. İrlan d a K ıtlığı’n ın en k ö tü h a lin d e n 30 yıl k ad a r so n ray d ı am a İrla n d a’n ın b a tısın d a h alâ zo r zam a n lard ı ve iş b u lm a k ve fa k irlik ten k a ç m a k için göç etm ek alelade b ir h a d i­ seydi. M ary için b ir sanayi şe h rin d e h ayata u y u m sağlam ak ilk başta biraz zo r o lm u ştu r, ç ü n k ü geldiğinde h iç İngilizce b ilm i­ y o rd u . Ailesi, İrla n d a’n ın o k ısm ın d a n o lan h a lk ın ç o ğ u n lu ğ u gibi o za m a n lar İrlan d aca k o n u şu y o rla rd ı ve İngilizce, o da k o n u şu lu rsa , yalnızca y abancılarla k o n u ş u lu rk e n k u llan ılırd ı. M an a stırd a k i k o şu lla rın n asıl o ld u ğ u n u bilm esem de d ü z e n in sık ı ve işin zo r o ld u ğ u n u hayal etm ek kolay. O n lu yaşların ın so n u , yirm ili y aşların ın b aşın d a M ary M cD onald m an astırı te rk etti ve y in e B irm ingham ’d ak i K atolik ce m a a tin d e n gelen genç b ir adam la evlenip b ir aile k u rd u lar.

Bu h ik âyede istisn ai b ir şey yok, am a b e n im için önem li, ç ü n k ü M ary M cD onald b ü y ü k a n n e m d i. A ilem in n asıl

(8)

İrlan-8 K elt M itolojisi

d a y ı te rk ettik le ri ve B irm ingham ’a yerleştikleri h ik ây esin in b ir p arçası bu. H adiselerin b u y o ru m lan ışm ı b iç so rg u lam a­ dım , şim di y azark en de hikâyeye d o ğ ru şekilde v akıf o ld u ğ u ­ m a em in o lm ak için k o n tro l etm edim . A ilem in d iğer üyeleri b u n u tam am en farklı b ir şekilde anlatab ilirler, am a b u b en im y o ru m u m , b an a an latılan ları h atırlad ığ ım şekil bu.

H ikâye b en im kişisel o lu şu m m itim in* b ir aşam ası olarak görülebilir. Bana n ereli o ld u ğ u m ve b ir dereced e kim o ld u ­ ğ u m h a k k ın d a bazı şeyler an latm ak ta. K ök en im izin ve atala rı­ m ızın cazibesine k ap ılm ak in sa n lık ve b ü tü n k ü ltü rle r tara fın ­ d a n paylaşılan evrensel b ir özellik gibi g ö rü n ü y o r ve y azın ın icad ın d a n ö nceki zam anlara geri d ö n ü ld ü ğ ü n d e , b u fikirleri ifade etm en in , aç ık la m a n ın ve k o ru m a n ın y o lların d an b ir ta ­ nesi hikâye anlatm ak tı. E sasında m itoloji b u d u r. M itoloji, baş­ ka tü rlü an laşılm ayan şeylere açıklam a su n m a k için hik ây ele­ ri ku llan ır.

H ikâyeyi an latm a am aç larım d an b ir diğeri b en im k e n d i Kelt k ö k e n im i sergilem ektir. G ayet bariz b ir şekilde k en d im le bu k ita b ın k o n u s u arasın d a b ağ lan tı k u rm ay a çalışıyorum , san k i b u n u y ap m ak la hik ây elerd e, ced d im İrla n d a ’n ın b atı sahiline g ö tü rem e y en b irisin d e n daha m eşru h a k k ım v arm ış gibi. E l­ b ette b u tam am en b ir saçm alık, am a h ik ây ele rin ilk başta g ö ­ rü n d ü ğ ü n d e n daha fazla anlam ve am aca sah ip olabileceğini gösteriyor. M itler k esin lik le b u k ategoriye girm ek ted ir. B üyük m eselelere (D ouglas A dam s’m O to sto p ç u n u n G alaksi R ehbe- ri’nde b elirttiğ i gibi, yaşam , evren ve h e r şeye) açıklam a ö n e ­ rebilirler; o n lar yaşadığım ız düny ay ı an lam a m ızın b ir y o lu ­ dur; dinley en lere to p lu m içerisin d e k i y erlerin i g ö stere rek k ü l­ tü rel bağları g ü çlen d ireb ilirler; bilgi kaynağı ro lü n ü de oy n a­

* Yazar daha aşağıda ‘mit’ sözcüğünü 'efsaııe’den ayırt ettiğini belirttiği için Yunanca kökenli olan myth karşılığında mit, çoğulu olan myths karşılığındaysa miller’i kullan­ mayı uygun buldum - ç.n.

(9)

BiU P ric e 9

yabilirler. K onuyla ilgili ak a d em ik lite ra tü rd e çok detaylı bir şekilde tartışılm asa bile m itler k eyif verici ve eğlendirici de olabilir. A slında b irin ci işlevlerinin çe k m ek ve b ü y ü lem ek o l­ d u ğ u id d ia edilebilir. T ü m ay rın tı ve so n u ç la rın ı anlam asak, ya da sadece öyküsüyle sü rü k le n se k bile iyi b ir hikâyeyi h e p i­ m iz severiz. Ö rn eğ in , açıkça geleneksel hikâye an latım ın a da­ y a n a n ve k ah ram an ları, p re n sesleri ve tiran ları ve iyiyle k ö tü a rasın d ak i kavgayı içeren tem aları o lan Yıldız Savaşları film le­ rin in h a y ra n la rın d a n kaç tan esin in film lerin d ah a d e rin h an g i an lam lara sah ip olabileceğine g erçek ten aldırabileceğini öğ­ re n m e k ilginç o lu rd u . Ç ok m u h te m e ld ir ki seyirciler b u n la rı yalnızca eğlence değerleri için izlem ektedirler.

Bu k itap öncelikle ku zey b atı A vrupa’n ın A tlan tik k ıy ıla rın ın to p lu olarak K eltler diye b ilin e n -M an d alı, G alli, İskoç, M anx, C o rn ish ve B reton- h a lk la rın ın h ay atta k alan m itolojisiyle il­ gilidir. Bu iki yarısı o lan b ir k itap tır. İlk yarısı, R om alılar gel­ m ed en önce B ritanya ve İrla n d a’da yaşayan K adim K eltler’in aslında k im o ld u k ları ve için d e y aşadıkları to p lu m u n nasıl o l­ d u ğ u tartışm alı so ru su y la u ğ ra şm a d an önce, genel o larak m it­ le rin ne ve niçin o ld u k la rın ı kısaca ele alarak başlam ak tad ır. Ü ç ü n c ü b ö lü m genel o larak hikâye anlatım ıyla ve sözlü gele­ n eğ in b ir parçası o larak H ıristiy an lık öncesi k ü ltü r içerisin d e o lu şan m ito lo jik h ik ây ele rin H ıristiyanlığa d ö n ü şü m d e nasıl ve ne b içim d e canlı kalıp m o d e rn çağdaki b izlere ulaştığıyla il­ gilidir.

H ayatta k alan m itlerin b ü y ü k ço ğ u n lu ğ u İrla n d a’dan, daha azı da G aller’d en gelm ektedir. Bu sebeple, k itab ın bizatih i m it­ leri ele alan ikin ci yarısı b u iki ülk e ü ze rin d e y o ğ u n laşm ak ta­ dır. Bu, diğer Kelt bölgeleri m itlerin in İrlan d a ve G aller’inkiler- d en daha aşağı o ld u ğ u n u im a etm ek kastıyla olm ayıp altıncı b ö lü m d e b u n la r ele alınm ıştır. N e yazık ki, İskoçya, M an, C orm vall ve B rittany m itlerin in b ü y ü k kısm ı k ay b o lm u ştu r ve b u n la rın zenginlikleri a rtık ancak h alk h ik ây elerin d en , Kelt

(10)

1 0 K e lt M itolojisi

dillerini k o n u şan lar arasında şim dilere k ad a r an latılan lard an anlaşılabilir. Bazı b ak ım lard an b u g ü n de b u devam etm ektedir.

Ö yleyse b u , hik ây eler ve hik ây e an latım ı h a k k ın d a , k a h ra ­ m a n la r C ü c h u la in n ve F io n n m ac C u m h aill, ve k a d ın k a h ra ­ m a n la r D eirdre ve R h ian n o n h a k k ın d a , b u d ü n y a ve ö b ü r d ü n y a h a k k ın d a b ir k itap tır. H ikâyeler acıklı, ro m a n tik , e tk i­ leyici ya da g ü lü n ç, b azen de b u n la rd a n b az ıla rın ın bileşim i olabilir. B unlar b üyüleyici ya da acım asız biçim d e gerçekçi, ölçü o lara k d estan sı ya da ço k kişisel, sem b o lizm ve im a d o lu ya da tam am en d o ğ ru d a n , zekice gerçekleştirilm iş edebiyat çalışm aları ya da zam an zam an icat edilm iş saçm alık lar olab i­ lir. Bu h ik ây ele r ozan lar ve hik ay eciler tara fın d an a n la tıld ığ ın ­ da d ü n y a ço k farklı b ir y erdi ve b izler b u n la rın içerdiği gizli an lam ların ve g ö n d erm e lerin h ep sin i m u h te m e le n asla tam o larak anlam ayacağız, am a öyle bile olsa, b u n la r h a le n içinde yaşadığım ız dünyayla alâkalı olabilir. T ü m b ü y ü k san a tla r gi­ bi Kelt m itleri de tem el olarak in san o lm a n ın nasıl b ir şey o l­ duğu y la ilgilidir ve d iğer şeyler değişse bile b u ço ğ u n lu k la ay­ nı k alan b ir şeydir.

(11)

Mitoloji Hakkında

M itin A m acı

Y irm inci yüzy ılın b ü y ü k b ey in lerin d e n -S igm und F reu d , C ari G ustav Ju n g , V ladim ir P ro p p , C laude Levi S trauss gibi- b azıları m ito lo ji k o n u s u n d a ö n em li ö lçü d e akıl y ü rü tm ü ş le r­ dir. M ito lo jin in ak a d em ik b ir d isip lin şeklinde o lu şm asın ı göz ö n ü n e alm ak bu k ita b ın k ap sam ı ö tesin d e olsa bile' h em Kelt M itolojisi özel alan ım tan ıtm a , h e m de b u n u genel b ir çe rçe­ ve içerisine yerleştirm e vasıtası olarak k o n u h a k k ın d a k i genel d ü şü n c e n in çeşitli y ö n leri k esin lik le araştırılm aya değer.

E n b ariz başlangıç n o k ta sı belk i de m it sö zcüğüyle n ey in k asted ild iğ in in tan ım la n m ası ve m iti efsane ve h a lk m asalları gibi b en zeri d iğ er hikâye b iç im le rin d e n n ey in farklılaştırdığı­ n ın d ü şü n ü lm e sid ir. Kısa O x fo rd İngilizce Sözlüğü m y t h ana başlığı altın d a şu açık tan ım ı verm ektedir:

Doğal ya da toplumsal bir olayla ya da dinsel bir inanç ya da ritüel ile ilgili açıklama sağlayan ya da po- 1

(12)

12 K c lt M itolojisi

püler bir fikri somutlaştıran tamamen ya da kısmen hayali olan geleneksel hikâye; özellikle doğaüstü kişi­ leri, eylemleri ya da olayları içeren; yeni yaratılmış benzeri hikâye.2

M it sö z c ü ğ ü n ü n b u k itap ta k u llan ıld ığ ı an lam b u d u r. T an ı­ m ın açıkladığı gibi m itler ilk ve en geleneksel h ikâyelerdir. Bu h ik ây ele rin am acı h a k k ın d a p ek çok şey y azılm ıştır am a b u n ­ la rın h ay a tta kalm aları ve hikâye anlatıcısı nesilleri b o y u n ca gelm iş olm aları için h ik ây ele rin k en d ileri dinleyicileri çekm iş, b ilg ilen d irm iş ve h e p sin in ü s tü n d e eğlendirm iş o lm ak z o ru n ­ daydı. M itlerin b u y ö n ü , b elk i de dinleyicisini sık an b ir h ik â ­ y e n in h iç b ir hikâye an latıcısın ın re p e rtu a rın d a u z u n sü re k al­ m ayacağı k en d iliğ in d e n belli o ld u ğ u için, ak a d em ik y azında ço k d ah a az b elirtilm iştir.

Ö yleyse m itin ne o ld u ğ u n u n anlatılışı gayet kolay g ö rü n m ü ş olm alıdır, am a k elim en in m o d ern k u lla n ım ın d a n b ir p roblem doğm aktadır. S özlükteki ikinci b ir tanım , m itin araştırıldığın­ da tam am en yanlış o lduğu ortaya çık an yaygın şekilde inan ılan bir hikâye ya da inanış o ld u ğ u n u belirtm ek ted ir. A m erika’daki in san ların , geçm işleri ya da m ali d u ru m la rı ne o lursa o lsu n çok çalışm a ve sebatla y ap m ak istedikleri h e r şeyi b aşarm ak için eşit şansa sah ip o ld u ğ u n u n varsayıldığı A m erikan rüyası m iti b u n a b ir ö rn e k olabilir. Bu fikir çekici olsa da, hep im iz biliyo­ ru z ki. eğer d ü rü s t olacaksak b u , A m erika’da d ü n y a n ın başka b ir yerin d e o ld u ğ u n d a n d aha fazla h ak ik at değildir.

Birisi ‘b u b ir m it’ ifadesini k u lla n d ığ ın d a söylediği şey, h e r n e d e n b ah sed iy o rsa o n u n h a k ik a t olm adığıdır. Bu k u llan ım ın , b u h ik ây ele rin h a k ik i o lm adığı ve tü m m ito lo jin in d üzm ece b ir d ü şü n c e şekli o lu ştu rd u ğ u fikrini d o ğ u ra ra k m itolojiyi o lu ştu ra n hik ây eleri içerecek şekilde genişletildiğini d ü ş ü n ­

(13)

Bili P ıi c e i 3

m ek kolaydır. F ak at m itler elbette a n lattık ları düny ay ı ö zellik­ le n ey in d o ğ ru ya da yanlış o ld u ğ u b a k ım ın d a n ele alm az. Ay­ nı şekilde ro m an la r ve film ler de m u tla k a d o ğ ru d a n realiteyle ilgilenm ezler. M eselâ hiç kim se an latılan d u ru m la r ve k a ra k ­ terle r yazar tarafın d an icat edilm iş olsa da, T olstoy’u n A r ı n a K a r e n i n a’sini h ak ik at dışı olarak tanım lam ayı d ü şü n m ez. Ro­ m a n ın m ak sad ı gerçek kişilerin d o ğ ru biyografilerini verm ek değil, in sa n k o şu lu diyebileceğim iz şeyin ü zerin e biraz ışık tu tm a k için k a ra k te rle rin h a rek etlerin i ve d ü rtü le rin i in cele­ m ektir. M itler, genel o larak m o d e rn ro m a n ya da sanat gibi, başka tü rlü anlaşılm az olabilecek b ir şeyi an latm ay a çalışm a­ n ın ve h ay atın k arm aşık lık ları ve değişiklikleri içerisin d e en az ın d a n b ir dereceye k adar an lam ve anlayış sağ lam an ın bir yolu o larak görülebilir.

M itolojiyi o lu ştu ran hikâyeleri, apayrı o lan m istisizm k o n u ­ suyla k arıştırm a eğilim inden b ir başka p ro b lem doğm ak tad ır. Bu k arışık lık m u h te m e le n h em m itoloji h em de m istisizm farklı y o llard a n da olsa bilin m ezle ve ö b ü r dün y ay la ilgili ol­ d u ğ u için değil, k elim eler de göze ve kulağa b e n z e r geldiği için o lm ak tad ır. B ugün kelim e sık sık gizli ve a lte rn a tif inanç sistem leriyle ilişkilendirilse bile, m istisizm h â k im d in le r d â­ hil, in sa n anlayışını aşan in an çla rı ele alır. Bu iki k elim en in k arışm asın d a n d o ğ an şaşkınlığa b ir ö rn e k b irç o k k ita p ç ın ın k o n u y la ilgili u k alâ ak a d e m ik ciltler de dâhil, m ito lo ji k ita p ­ ların ı ‘N ew Age’ ya da ‘A kıl, B eden ve R uh’ gibi başlıklı b ö lü m rafların a k o y m alarıd ır ki, b u k ita p la r edebiyat b ö lü m ü n e çok d ah a y ak ışırlar.3 Bu iki d estan sı şiir çalışm asıyla b irço k m it a rasın d ak i tek fark b u n la rın adı olan bir yazara sah ip olm ala­ rı da olsa, tü m Batı edebiyatı ilk elerin in tem el taşları o lan î l -y a d a ve O d i s e u s ' ı u ı , ed e b iy attan başka b ir rafa k o n u lm a sı d ü ­

şünülem ez.

3) Bu yazarın bu kitabı kitapçının, dükkân çalışanları hangi bölüme yerleştirmeyi uy­ gun görürlerse o bölümünde bulmaktan zevk alacağını söylemeye gerek yoktur.

(14)

1 4 K e lt M itolojisi

K elt m ito lo jisin e h erh an g i başka b ir k ü ltü re b ak ıld ığ ın d a n d ah a b ü y ü k ölçü d e m istik lik g ö z lü ğ ü n d e n bakılm ıştır. B u n u n n e d e n le rin d e n b irisi k o m şu A nglo-S aksonların, B ritanya ad a­ la rın ın K elt kıyıları h alk ın ı, (başka şeylerin yanı sıra) aşırı b a ­ tıl in an çlı, k e n d i A nglikan H ıristiy an lık la rın d ak i güçlü , sağ­ d u y u lu in an ca kıyasla o lu m su z, p eriler ve h ay aletlerle zayıf k a ra k te rli b ir çekiciliğe sah ip şeklinde n ite le n d ire re k k ü ç ü m ­ sem e eğilim leri o lm u ştu r. O n sekizinci yüzyılda başlayan Kelt D irilişi de, K eltler’le ilgili h e rh a n g i b ir şeyin gözler b u ğ u la n ­ m a d a n ve d u y g u sallaşm ad an d ü şü n ü lm e s in i n ered ey se im ­ k ân sız h ale getirm e n o k ta sın a k ad a r, Kelt k ü ltü r ü n ü n ö b ü r dün y ay la ilgili, m istik y ö n lerin i v urgulam ıştır.

A C e l t i c M i s c e l l a n y [Bir K elt D erlem esi] girişinde K e n n eth Ja c k so n ‘K elt kafasını m uazzam b ir geçm iş b o y u n ca k a ra n lık d ü şü n ce le rle d o lu gizem li, sih irli b ir şey o larak d ü şü n m e k m o d a o lm u ştu r’ diye yazıyor. O b u fikirleri akıl alm az diye re d d e tm e k te ve şöyle söyleyerek b u n la rın m itoloji zevkim iz h a k k ın d a n asıl bilgi v erd iğ in i göz ö n ü n d e b u lu n d u rm a k ta d ır:

Aslında Kelt edebiyatı mistisizme ve duygusallığa mümkün olduğunca az düşkündür; en öne çıkan nite­ liği daha çok onun şaşırtıcı hayal gücüdür.4

K e n n eth Ja c k so n ’u n sam im i dili ab a rtı olabilir, yin e de ge­ çerli b ir h u s u sa d eğ in m ek ted ir. M itolojiyi o lu ştu ra n h ikâyeler belirsizlik ve ta h m in edilm ez so ru larla d o lu b ir düny ay ı ele al­ m aya k a lk m a n ın b ir y o lu o larak görülebilir. B u n d an m u tla k a h ikâyeleri d in ley en k işile rin b aşk a la rın d an d ah a fazla b ir m a­ nevi bilgi kazan d ığ ı ya da d ah a y ü k sek bilin ç seviyeleriyle te­ m as h a lin d e o ld u ğ u çıkm az.

M itler b ir n o k tay a k ad a r ezoterikle* ilgilenm eyi g erek tireb i­

* Belli bir gruba hilap eden, özel ve gizli - ç.n. 4) Jackson (1971).

(15)

Bili P ric e 15

lir, am a genel o larak alın d ığ ın d a ço k d ah a g erçekçidirler. B un­ ları o lu ştu ra n k ü ltü rle r içerisinde m itle rin am acı h ak k ın d a, çoğu b u am açların genel o lara k insanlığa uygu lan ab ilecek ev­ ren sel y ö n leri b u lu n d u ğ u n u ö n e s ü re n teo riler d o ğ u rarak , farklı k ü ltü rle rin m itleri arasın d a ortay a çık arılan b e n z e rlik le ­ ri kıyaslam ayı s ü rd ü re n devasa b ir edebiyat m ev cu ttu r. Bu k o ­ n u n u n ay rın tılı bir tartışm ası bu k ita b ın geri k a la n ın ın yanı sı­ ra d ah a b irço k cildi de kolaylıkla d o ld u rab ilir. Aşağıda ço k k ı­ sa b ir özet b u lu n m a k ta d ır.

M itler d inleyicileri eğlendirdiği k a d a r fiilen bilgi d e p o su ro ­ lü o y n ay arak b ir n esild en diğ erin e bilgi n a k le d ilm e sin in b ir yolu olabilir. H ik ây elerin h atırlan m ası n isp e te n k o lay d ır ve sık sık y en id en an latılara k k o ru n a b ilirler. M itlerin o lu ştu ğ u h içb ir şeyin yazılı olm adığı k ü ltü rle rd e ö n em li bilgileri h a tır­ lam a san atı b u n u n sü re k li o larak tek ra rlan m asın ı g erek tirir, ö b ü r tü rlü u n u tu lu r. Bu o lu rsa kayıp b ilg in in geri getirilm esi­ n in b ir yolu y o k tu r. Şim di için d e yaşadığım ız ‘Bilgi Ç ağı’ b a­ kış a ç ısın d a n b u n u n tasavvur edilm esi kolay değildir, am a ya­ z ın ın b u lu n u ş u n d a n önce hik ây e an latıcıları ve taşıdıkları b il­ gi d e p o su içinde yaşadıkları to p lu m la rın k o le k tif hafızası ro ­ lü n ü o ynam ıştır. O n lar sözlü b ir k ü ltü rd e şim d ik i k ü tü p h a n e ­ ler, m edya ve in te rn e t k a d a r ö n em li olm u ş o lm alıdırlar.

F arklı m ito lo jilerin paylaştıkları o rta k ö ze llik lerd e n bazıları d ü n y a n ın ilk b aştan n asıl o lu ştu ğ u n u a n la ta n -yaradılış m itle­ ri- h ikâyeleri ve b ir g ru p in sa n ın b ir to p lu m o lu ş tu rm a k ü z e ­ re n asıl b ir araya g eld ik lerin i -k u ru lu ş m itleri- a n la ta n h ik ây e­ lerle b irlik te (K elt m ito lo jisin in b ir özelliği o lan ) o to p lu m u n k a h ra m a n ata la rın ın am elleriyle n asıl s ü rd ü rü lü p y ü k seltild i­ ği h ik ây ele rin i içerm ek ted ir. Bu h ik ây ele r h em b ir dinleyici ce m a a tin in parçası olm a paylaşılan deneyim iyle, h e m de g ru ­ b u n k ü ltü re l k im liğ in i g ü ç le n d ire re k d in leyicilere b ir b irlik te ­ lik ve aidiyet d u y g u su verir. İn san lara n ereli o ld u k la rın ı ve nasıl b ir araya g eld ik lerin i an lata rak b irey le rin d ü n y a d a k i y e r­

(16)

1 6 K elt M itolojisi

le rin i b u lm aların a ve k en d i to p lu m la rm ın in an çları çerçevesi içerisinde yaşam alarına izin vererek m itler in san lığ ın o rta k te­ m el so ru la rın d a n b azılarına cevap sağlarlar.5

Bu, d in in am acına çok benzer. F ark lı d in le rin tak ip çileri m u h te m e le n m it sö z c ü ğ ü n ü n b u g ü n gerçek o lm ay an b ir fik­ rin tan ım la n m ası için k u llan ılm a sı n ed en iy le b u ilişkilendir- m eye genellikle fazla değer verm ese bile, bazı y o ru m c u la r d in ­ le rin m itolojiyle ayinin b ir alaşım ın d an o lu ş tu ğ u n u ö n e s ü r­ m üşlerd ir. M ito lo jin in b ir başka özelliği din le o rta k b ir tem e­ li de p aylaşm aktadır. M itler b ir to p lu m için d e nasıl d o ğ ru şe­ kild e y aşanacağının ve zo r d u ru m la rla karşılaşıldığında nasıl d av ran ılacağ m m ö rn ek lerin i tem in eder. Bir başka deyişle m it­ ler d in e ço k b en z er şekilde b ir ah lâk ve m oral sistem i sergiler. Ö rn e ğ in İncil hikây elerin e de k elim en in m o d e rn k u llan ılışıy ­ la olm asa da m it denilebilir.

Ö yleyse özet olarak m itler o n ları d in ley en in san lara ait o l­ d u k la rı to p lu m u n h e r y erin d e tu ta rlı b ir dün y ay a bak ış şekli su n ar. Ç o ğ u n lu k la akılcı açıklam alar su n m a y a n ve talihsizlik te h d id in in h ep m ev cu t o ld u ğ u belirsiz b ir d ü n y a d a m itolojiyi m eydana g etire n hik ây eler d iğer tü rlü in san b ilin c in in ö te sin ­ de k alacak o lan so ru lara cevap verir.

M y th o s ve Logos

M ito lo jin in içeriğ in in an laşılm asına y ak laşm an ın b ir yolu a n tik Y unancada ‘h ik ây e’ an lam ın a gelen m y t h o s ve ‘m a n tık ’ an lam ın a gelen ve logic k elim esin in k ö k ü olan l o g o s k elim ele­ rin in ifade ettiği fikirler arasın d ak i ikiliği d ü şü n m ek tir.

D ünyayı, m u tla k a z ıt olm ayan, iki farklı d ü şü n m e ve açıkla­ m a şekli arasın d a san a t ve bilim arasın d ak i farka b en zey en bir ik ilik vardır. S anat in sa n o lm an ın neye b en zed iğ in i an latm a çabası içerisin d e h ay a ld e n y ararlan ırk e n , b ilim in d o ğ ru d a n

(17)

Bili P li c e 17

gözlem le ve çıkarım cı m a n tık y ü rü te re k fiziki d ü nyayı açıkla­ m an ın peşin d e o lduğu iddia edilebilir. O n yed in ci ve o n sek i­ zinci y üzyılların -bazen Akıl Çağı den ilen - A y d ın la n m a sın d a n beri d ü n y a o laylarının akılcı bilim sel çizgide izah edilm esini, bir başka deyişle logostan y ararlan ılm asın ı b ek ler old u k . D aha önceleri, b ilim sel y ö n te m d e n ö nce açık lam alar hayale, m y t h o -sa d ay an m ak zorun d ay d ı.

M itoloji, bazı y o ru m c u la rın o n u k ad im d ü n y a n ın bilim i ola­ rak tan ım lam asın a yol açarak, d ü n y a n ın n asıl işlediğini, o n u n nasıl yaratıld ığ ın ı ve in sa n la rın nasıl var o ld u ğ u n u an lata rak izah eder. Eğer m itoloji bilim sel açıklam a sağlam a açısından d ü şü n ü lü rse o zam an am acın d a tam am en başarısız o lu r ve k o ­ layca reddedilebilir. F akat b u , m itleri h içb ir m a n ad a u y m a d ık ­ ları b ir k avram o lan l o g o s aç ısın d a n d ü şü n m e k tir. M itler d o ğ ­ ru d a n düny ay ı nasıl tecrü b e ettiğim izi an latm ak yerine, d ü n ­ yada yaşam an ın ve in san o lm an ın neye benzed iğ in i anlatm a çabası içerisinde sem bolizm , kinaye ve m ecaz gibi edebi te k ­ n ik leri ku llan ır.

M itle r Z am anı

M itlerin tanım layıcı n ite lik le rin d e n b irisi h ik ây elerin tarih i zam an içerisin d e belirli h e rh a n g i b ir n o k ta d a değil, hikâyeleri din ley en k im selerin h ik ây ele rin k a h ra m a n la rın ı gerçek tarih i kişiler o larak k ab u l edem eyecekleri k ad a r u za k geçm işteki b e ­ lirsiz b ir n o k tad a, yaşayan hafızaların ın ö tesin d e ve yeterin ce u zakta ortaya çıktığıdır. M itleri efsan elerd en ayırt etm ek için, h ik ây en in h e rh a n g i b ir zam an ve h iç b ir zam an şek lin d e ta­ nım lan ab ilecek m itler za m a n ın a y erle ştirilm esin d en y ararla­ nılm aktadır. M itlere zıt o larak efsaneler belirli tarih sel d ö ­ nem lerde ve tarih sel b ir gerçekliğe sah ip k arak terlerce yaşan ­ m ış hik ây eler şek lin d e tanım lanabilir.

Böyle açık şekilde ayırt e tm e k m itler tartışm asın d a faydalı­ dır, am a g erçekte farklı k ateg o rile r arasın d ak i çizgiler ç o ğ u n ­

(18)

1 8 K e lt M itolojisi

lu k la ço k d ah a b u lan ık tır. Ö rn eğ in , hikây elerd e geçen olayla­ rın n e zam an m eydana geldiği, h a tta A rth u r’u n tarih sel b ir k i­ şi o lara k g erçek ten var o ld u ğ u b ilin m ed iğ i h alde, Kral A rth u r ile ilgili h ikâyeler genel olarak efsane ya da b azen ro m an s şek ­ lin d e tanım lan ab ilir. G eçm işte hikâye anlatıcıları h ik ây ele rin i şim di bizim yaptığım ız şekilde sın ıflan d ırm ay a gerek d u y m a ­ m ış g ö rü n m ek te d ir. Bu, özellikle b u k ita b ın k o n u s u n u o lu ştu ­ ran , b irço ğ u n a hikâye, d estan , ep ik ya da h alk h ikâyesi de d e ­ nileb ilecek hikây elerd e barizdir. A kadem ik çevrelerde b u n la r ço ğ u n lu k la E ski İrla n d a E debiyatı ya da O rtaçağ G aller E debi­ yatı gibi d ah a da u kalâca g ö rü n e n b aşlıklar altın d a g ru p la n d ı­ rılırlar, am a bu k itap ta k olaylık adına ve h ik ây ele rin h ep si geçm işteki belirsiz b ir zam an d a m eydana geldiği için tü m ü tek b ir Kelt M itolojisi başlığı altın d a bir araya getirilm iştir.

Belirli b ir tarih sel d ö n em d e değil, m itler za m a n ın d a geçen hikâyeler, belli b ir dinleyiciyle sın ırlı o lm ad ık ları için ç o ğ u n ­ lu k la ço k d ah a geniş b ir çekiciliğe sah ip olabilir. Elikâye an la­ tıcısına çok d ah a b ü y ü k b ir h ikâyeleri dinleyicilere ve h e r p e r­ form an sı çağdaş k o şu llara u yarlam a esnekliği verilm iştir. H i­ kâyeler asla b u g ü n k ü gibi taşlaşm ış, basılı k esin y o ru m la m a ­ lar içerisin d e sab itlen m iş değildir. Bu O d i s e u s yoluyla g ö steri­ lebilir. H ikâyeler m itler za m a n ın d a m eydana gelm iş b ir çatış­ m a o lan T ruva Savaşı’n ın erte sin d e geçtiği h ald e b ah sed ilen gem iler, silah lar ve giysiler gibi n esn e le r, genel o larak ilk kez yazıldığı k ab u l ed ilen zam ana u y u m lu şekilde M .Ö . yedinci yüzyıla tarih len eb ilir. D inleyiciyi y abancılaştırm a risk in e g ir­ m ek ya da h ik ây ele rin geçtiği zam an lard a in sa n la rın nasıl y a­ şadığını açıklam a sıkıcı sü re c in d e n geçm ek y erin e hikâye a n ­ latıcısı basitçe b u n la rı güncelleştirm iş ve u y arlam ıştır.

Bu özellikler -h ik ây e lerin belirli b ir d ö n em e k o n u lm am ası ve u y arla n ab ilir olm ası- kayıtlı tarih b aşlam a d an önce sözel k ü ltü rle r içerisin d e k i o lu şu m la rın ın s o n u c u d u r. (Bu, B ölüm 3 ’te genişletilecek b ir k o n u d u r.) Bu, sözel k ü ltü rle rd e m ito lo ­

(19)

Bili P ric e 19

jin in , b u g ü n k ü tarihle aynı şekilde, geçm işte o lan ların kaydı şek lin d e d ü şü n ü ld ü ğ ü teo risin e g ö tü rm ü ştü r. Bu teo rid e k i so­ ru n b u n u n aslında yalnızca yazılı k ü ltü r in sa n la rın ın geçm işi nasıl olayların b u g ü n e k ad a r gelen devam lılığı şeklinde d ü ­ ş ü n d ü k le rin i yan sıtm ası ve sözel k ü ltü r in sa n la rın ın nasıl d ü ­ ş ü n d ü k le rin i y an sıtm am asıd ır.6 G erçekleri k o n tro l etm ek için b aşv u ru la cak yazılı k ay ıtların o lm adığı y erlerde geçm iş fikriy­ le canlı hafızad an önce m eydana gelen olaylar çok farklıdır.

Ö yleyse b u an lam d a m itoloji tarih le ilişkilendirilem ez. Ka­ re n A rm stro n g ’u n A S h o r t H i s t o r y o f M y t h [Kısa b ir M it T ari­ hi] k ita b ın d a söylediği gibi, ‘M itoloji b ir an lam d a b ir za m a n ­ lar o lm u ş am a h e r zam an olm u ş b ir o lay d ır’7. İdealleştirilm iş olayların h ik ây elerin i s u n a n b u m itler fikri, J u n g ’u n m itle rd e ­ k i k arak terleri, en iyi savaşçı ya da en ü s tü n k a h ra m a n gibi p ro to tip le r şeklinde, o k a ra k te rin sim gesi şek lin d e tan ım la m a­ sıyla çakışm ak tad ır. J u n g ’a göre b u sim ge tip le r hikâyedeki olayların y erin e getirdiği b ir b ek len ti olan, k a ra k te rle rin nasıl dav ran acak ları h a k k ın d a b ek len tilere sah ip ço k sayıda in san tara fın d an bilinçsizce kabullen ilm iştir.

Sözel b ir k ü ltü rd e m itin kalıcı olm ası için anlatılm aya d e­ vam ed ilm esi gereklidir, ö b ü r tü rlü u n u tu la c a k tır. H em ilişki­ li olayların tabiatı nedeniyle, h em de d in ley icilerin k e n d ile ri­ ni k arak terlerle tan ım lam aları neden iy le, y en id en anlatılm ası en m u h te m e l o lan lar dinley icilerin i etkileyen, o n u n için de en yaygın çekiciliğe sah ip olan, en u z u n sü re yaşayacak ve yazıl­ m ası en m u h te m e l o lan hik ây eler olacaktır. M itler za m a n ın d a geçen b ir hik ây e b u seb ep lerle ve geniş çekiciliği ned en iy le ta ­ rih sel bir zam an d a g eçen b ir h ik ây ed en d ah a fazla yaşam şa n ­ sına sahiptir.

A rm stro n g şöyle devam etm ektedir:

6) Sözel ve yazılı kültürler arasındaki farklar tartışması için Ong’a (1982) bakınız. 7) Armstrong (2005).

(20)

2 0 K elt M itolojisi

Mitoloji, rastlantısal olayların kaotik akışının ötesi­ ne geçmemize ve gerçekliğin özüne göz atmamıza yar­ dımcı olan, tarihin ötesine, insan varlığındaki zamanı olmayan şeye işaret eden bir sanat biçimidir.0

M itlere rüyaya b en z er b ir n itelik v eren ve F re u d ’u n n e d e n b u n la rla (özellikle O e d ip u s m itiyle) b u k a d a r ilgilendiğini açıklayabilecek olan şey belk i de b u zam an ı olm ay an n ite lik ­ tir. M itlerin hikâye sah n e le ri d o ğ ru d a n , b ariz şekilde birbiriy- le sağlam ca k aynaşm ış kişi ve m ek ân larla ve h em in san ların h em de h ay v an ların şekil değiştirdiği, b ir fiziksel b içim d en d i­ ğerin e d ö n ü ştü ğ ü rü y a la rd an gelm iş g ö rü n ü m e de b ü rü n e b i­ lir. M itlerin k ü ltü rle r b o y u n ca b u k ad a r o rta k zem ine sah ip o lu ş u n u n n e d e n le rin d e b iri b u olabilir, ç ü n k ü b u n la r b ir m ik ­ tar b ilinçsiz ak im ü rü n ü , in san lığ ın paylaşılan p sik o lo jisin in b ir parçası ya da k avram bilim cilerin b elirttiğ i gibi b eyin telle­ rin in b ir so n u c u olabilir.

K elt M iti

B uraya k a d a r bu b ö lü m ço ğ u n lu k la, b az en K ıyaslam ak M i­ tolo ji diye bah sed ilen , m itlerd e k ü ltü rle r arasın d a paylaşılan n itelik le r ve k o n u larla , M itoloji h a k k ın d a genel olarak söyle­ neb ilecek şeyleri ele alm ıştır. F ak at b u k itap özellikle Kelt M itleri’yle ilgilidir, o n u n için m itlerin k en d ile rin e b a k m a k ü zere devam etm ed e n önce belirtilm esi g erek en b irk aç genel h u su s b u lu n m a k ta d ır.

Y ukarda tartışıldığı gibi geleneksel hik ây eler m o d e rn m it, efsane ve başka h an g i te rim ler k u llan ılıy o rsa sın ıflan d ırm alar arasın d ak i sın ırları ço ğ u n lu k la aşar ve Kelt m itle rin d e k i d u ­ ru m da özellikle b u d u r. Ö rn e ğ in İrla n d a’d an k alan h ik ây ele­ rin en u z u n la rın d a n b irisi o lan T âin, m it o ld u ğ u k ad a r ep ik 8

(21)

Bil! P r ic e 2 1

edebiyat o larak da tanım lanabilir. H ikâye an latıcıların ru h h a ­ liyle, b ir m iti n eyin o lu ştu rd u ğ u ve n ey in o lu ştu rm ad ığ ı h a k ­ k ın d a bilgiçlik y ap m ak yerine, h e r h ik ây en in k esin kategorisi h a k k ın d a fazla endişelenm em eyi ö n eriy o r ve halâ m ev cu t olan h ik ây ele rin tü m ü n ü m it başlığı altın d a gö rü y o ru m .

Kelt m ito lo jisin in çoğu, İrlan d a g elen e ğ in d en C ü ch u lain n ve F io n n m ac C um haill (İngilizce çevirilerde b azen F in n Mac- C ool şeklinde yazılm ak tad ır) gibi k a h ra m a n atala rın işleriyle ilgilidir. Bu k a h ra m a n la r alelade h e rh a n g i bir ö lü m lü için m ü m k ü n k ab u l edilebileceğin ö tesin d e b ü y ü k yeten ek lere sa­ h ip olsalar bile, içinde b u lu n d u k la rı hik ây eler d iğer k ü ltü rle ­ rin b irço k m itin e benzem ez b ir şekilde doğ aü stü y le p e k fazla ilgili g ö rü n m em e k te d ir. B un u n , bir tanesi g eleneksel hikâye an latıcıların ın h ik ây elerin i b u d o ğ aü stü alanlara sokm am ayı terc ih etm esi o lan birk aç m u h te m e l n e d e n i vardır. H â lb u k i h i­ kây elerin d aha y a k ın d a n o k u n m a sı b u n la rın g erçek ten d oğa­ ü stü y le y ak ın d an b ağlantılı o ld u ğ u n u ortaya koym ak tad ır. Y alnızca bağ lan tılar h e m e n belli olm am ak tad ır. H ayatta k alan hik ây eler yedinci yüzyıl civarında başlayarak ilk H ıristiyan İr­ lan d a m an astırların d a k i k â tip le r tarafın d an yazılm ıştır. K esin­ likle bilin m esi im k ân sızd ır am a b u k â tip le rin ya p agan olarak k a b u l etik leri b ah isleri çık ard ık la rın ı ya da ilk önce yalnızca H ıristiy an lık öncesi İrla n d a ’n ın tan rı ve tan rıç aların a y er v e r­ m ey en hik ây eleri k ay d e ttik le rin i hayal etm ek zo r değildir. Ay­ rıca h ik ây ele rin k aydedildiği za m a n lard a m itleri k âtip lere ak ­ taran, k en d ileri de H ıristiy an o lan hikâye an latıcıların ın h ik â ­ yelerini to p lu m la rın m ihtiy acın a uyarlam ış olm aları da m ü m ­ k ü n d ü r. Oysa eğer d u ru m buysa, h ay atta k alan h ik ây elerin g erçekte sah ip o ld u k la rın d a n daha fazla H ıristiy an eğilim i gösterm eleri b eklenebilirdi.

Kelt m ito lo jisin i o lu ştu ra n h ay atta kalm ış h ik ây ele rin ço ­ ğ u n lu ğ u eski H ıristiy an İrla n d a’daki m an astır k â tip le rin in ça­ lışm a la rın d an gelm ektedir. Ç ok daha k ü ç ü k b ir hikâye k ü lli­

(22)

2 2 K elt M itolojisi

y atı da G aller’deki k âtip le r tarafın d an , o n ü ç ü n c ü y ü zy ıld an başlayarak biraz d aha geç b ir tarih te yazılm ıştır. Bu G al h ik â ­ y e le rin in yapısı ve içeriği ortaçağ ın hikâye an latım ta rz la rın ­ d a n ve A rth u r ro m a n sın d a n e tk iler gösterm esiyle k esin lik le b u so n ra k i tarih i y an sıtırk en , h ik ây ele rin G aller’d ek i ço k d a­ ha eski b ir sözel geleneğe d ayandığı da bellidir.

K elt d ü n y a sın ın geri k alanı için kıyaslanabilir yazılı k ay n a k ­ la rın olm am ası k esinlikle h ü s ra n v ericidir, am a özellikle de İngilizce’n in etk isin d e n u za k olan, Kelt d ille rin in k o n u ş u lm a ­ ya devam ettiği bazı yerlerd e hikâye söylem e gelen eğ in in bazı y ö n leri m o d e m zam an d a h ayatta kalm ıştır. G eleneksel hikâye söylem ek y azılıdan ço k sözlü b ir k ü ltü rü n özelliğidir ve b u g ü ­ n ü n y ü k sek o k u ry a zarlık seviyeleri, kitlesel m ed y an ın ege­ m enliğiyle b irlik te a rtık b u geleneği tam am en y o k etm iştir. Yi­ ne de folklorcular u z u n yıllardır birk aç yerde hikâyeleri kay­ detm işlerdir. Bu süreç genel o larak Kelt d ü n y asın a ilginin Kelt D irilişi olarak b ilin e n şey içerisin d e y en id en u y an d ırıld ığ ı o n sekizinci yüzyılda başladı. Bu şekilde kayd ed ilen bazı h a lk h i­ k ây e le rin in hak ik iliğ i k u şk u y a gayet açıktır, am a d ah a g ü v en i­ lir fo lk lo rcu la rd an b az ıla rın ın yazıları, özellikle sık sık h alk h ik ây ele rin in çok d ah a eski tarih li m itlerle aynı g elen ek ten g eldiklerini ortaya çık ard ık la rı için kesinlikle d ü şü n ü lm ey e değer.

M itlerle h a lk hik ây eleri arasın d ak i fark, m itlerle efsaneler arasın d ak i gibi keyfi b ir farktır. M itlerin n o k sa n o ld u ğ u , am a h alk h ik ây ele rin in k aydedildiği bölgeler için h alk hikây eleriy ­ le ilgili tartışm a, başka sebeple olm asa da yalnızca onlara sa­ h ip o ld u ğ u m u z için b u k itab a alınm ıştır.

(23)

K eltler

G iriş

Bir ö n cek i b ö lü m d e tartışıldığı gibi çeşitli farklı k ü ltü rle rin m ito lo jisi içerisinde o rta k k o n u la r ortaya çıkar, am a b u k o n u ­ ların ifade ediliş şekli genel o larak içerisin d e o lu ştu ru ld u k la rı belli k ü ltü re çok d ah a ö zg ü d ü r. D iğer h e r şey gibi, m itler tec­ rit içerisinde var o lm azlar ve geldikleri belli k ü ltü rle rin , bu vakada Batı A vrupa’n ın A tlan tik k ıy ıla rın ın K elt k ü ltü rle rin in ta k d ir edilm esi yalnızca m ito lo jilerin anlaşılm asını arttırab ilir.

Bu b ö lü m Kelt k ü ltü rü n e , özellikle de k ü ltü rü n m ito lo jisiy ­ le ilgili tarafına b ak m ak ta d ır. F ak at b u n u y a p m ad a n önce şim ­ di genel olarak ‘K eltler’ dediğim iz h a lk ın g erçekte kim o ld u ğ u tartışm alı k o n u s u n d a n b a h se tm e k gereklidir. Bu s o ru n u n ce­ vabı ilk b aştan belli gibi g ö rü n eb ilir. M o d ern d ü n y a d a Kelt d i­ ye an latılan in san ları tan ım la m ak zo r değildir. K eltler İrlanda ve B ritanya A daları’n m b atı kıyıları, k en d ilerin i F ran sız’d an ço k B reton olarak d ü şü n e n B rittany sakinleriyle b irlik te, is­ m en G aller, İskoçya, Cornvvall ve M an Adası sak in lerid ir. Bu yerleri b irleştiren o rta k fak tö r paylaşılm ış b ir Kelt olm a algısı­ na d ay an an b ir ulu sal ya da bölgesel k im lik kavram ıdır. Bu,

(24)

2 4 K e lt M itolojisi

evrensel olarak k o n u şu lm asa, h a tta C ornw all ve M an d u r u ­ m u n d a o ld u ğ u gibi y o k o ld u k ta n so n ra diriltilm esi gerekm iş olsa bile, Kelt d ille rin in sü rd ü rü lm esiy le b irlik te gitm ektedir.

Bu bölgeler arasın d ak i bağ lan tılarla ilgili k u şk u olam azken, so n yıllarda b u n la rın tan ım la n m ası için K elt sö z c ü ğ ü n ü n k u l­ lan ılm ası h a k k ın d a tartışm alar çıkm ıştır. Bu m esele h a k k m d a - k i fikirler k e sk in b ir şekilde b ö lü n m ü ş o larak k alm ak tad ır, fa­ k a t özellikle Kelt M itolojisi ü ze rin e geçen b irk aç sen e d ir Bri­ tanya ve İrla n d a’da sü rd ü rü le n g en etik incelem eler b u g ü n K elt’in ne d em ek o lduğu ü zerin e yeni b ir ışık tu ttu ğ u n d a n ta r­ tışm a d ü şü n ü lm ey e değer.

K eltler K im di?

Bu b ö lü m b aşlığının ortaya k o y d u ğ u s o ru n u n y an ıtı, en az ın d a n y ak ın zam a n lard a ak a d em ik çevrelerde sağlam b ir şe­ kilde tesp it edilm iş g ö rü n m ek te d ir. Bu, H e ro d o t, Strabo ve Yaşlı Pliny d âh il klasik yazarların yazılarına, K elt d ille rin in dilbilim sel incelem e y o ru m ların a ve A vrupa’d ak i sitelerin a r­ k eo lo jik araştırm a so n u çların a dayan d ırılm ıştır. A vrupa D e­ m ir Çağı ve Y u n an istan ve R om a’n m k lasik y ükseliş d ö n e m in ­ de K eltler, O rta A vrupa’da Rom a İm p a ra to rlu ğ u ’yla k u ze y in G erm en k abileleri arasın d a, b atıd ak i İberik Y arım adası’n d a n d o ğ u d a şim di T ü rk iy e’n in b ir p arçası olan A n a d o lu ’ya k ad a r m uazzam b ir hilâli işgal etm ekteydiler.

M .Ö. beşin ci yüzyılda D em ir Çağı’n d a K elt k a b ilelerin in k ı­ ta A vrupa’sın d a n ad a la rın d aha ö nceki h a lk ın ı y e rin d e n ed e­ re k ve kendileriy le b irlik te b u y ap ıtların ö rn e k le rin in ilk kez b u lu n d u ğ u A vusturya’daki H a lstatt ve İsviçre’deki La T ene si­ teleriyle a d la n d ırıla n k ü ltü re l uygu lam aları ve san a t tarzların ı g etire rek B ritanya ve İrla n d a’yı istila ettik le ri d ü ş ü n ü lm e k te ­ dir. B u n u n k a n ıtı B ritanya ve İrlan d a dâhil, A vrupa’n ın h e r ta­ ra fın d ak i sitelerd e b u lu n a n kılıç ve k alk an la r gibi H alstatt ve La T en e’deki ö rn e k le rle b ariz stil b en z erlik leri taşıyan ark e­

(25)

B ili P ric e 2 5

olojik yapıtlara d ay andırılm ıştır. Bu iki site, so n ra d a n göç ve fetihlerle A vrupa’ya yayıldığı d ü şü n ü le n Kelt k ü ltü rü n ü n m erk ezi o larak k ab u l edilm iştir.

R om a İm p arato rlu ğ u ’n u n B ritanya’n ın M.S. 43 yılında istilâ­ sıyla zirveye ulaşan Kelt ü lkelerine yayılışı R om alılaştırm a sü ­ re cin in oluşm asıyla yavaş yavaş Kelt k ü ltü rü n ü n p arçalan m a­ sına yol açm ıştır. G aller ve İskoçya’n m b ü y ü k kısm ı dâhil Bri­ tanya’n ın R om alılar tarafın d an işgal edilm eyen yerleri, hiç Ro­ m a istilasına k o n u olm ayan İrla n d a’nın tüm üyle birlikte, bu d ö n em b o y u n ca k en d i Kelt k ü ltü rle rin i sü rd ü rm ü ştü r. N e re­ deyse 400 yıl sonra, yaklaşık M.S. 4 1 0 ’da R om alılar ark aların ­ da K uzey A vrupa’d an gelip istila ed en G erm en kab ilelerin in - A ngllar’m , S aksonlar’ın ve J ü tle r’in- d o ld u rd u ğ u b ir ik tid a r b o şlu ğ u b ıra k a ra k B ritanya’d an çekildiler.

B ritanya ad a la rın ın R om a k o n tro lü altın d a olan kısım ların a şim di, k alan Kelt k ab ilelerin i ya yok edip ya da Rom a bölgesi­ n in eski sın ırları ötesin e taşınm aya zo rlay an istilacı Anglo- S aksonlar h â k im o lm uşlardı. A nglo-S akson b ö lg elerin in Kelt- le r’d en neredeyse tam am en tem izlendiği ve o ralard a yaşayan in sa n la rın yavaş yavaş İngilizce’ye d ö n ü şec ek b ir G erm en dili­ n i b en im sed ik leri d ü şü n ü lm e k te d ir.

Bu sırada Kelt bölgeleri k en d i k ü ltü r ve dillerin i m o d e rn çağlarda s ü rd ü re re k d aha ö nceki gibi devam ettiler. K o n u şu ­ lan Kelt dilleri İrlandaca, İskoç G alcası ve M anx’ı içeren Go- idelic ya da Q -K eltçesi ve Galce, C o rn ish , B reton ve tü k en m iş C u m b ric’te n o lu şan B rito n ik ya da P-K eltçesi o larak b ilin e n kabaca iki dil g ru b u n a b ö lü n e b ilir1. B unları A vrupa k ıtasın d a k o n u şu la n G aulish, C eltib erian ve L epontic gibi a rtık tam a­ m e n tü k e n m iş Kelt d ille rin d e n ayırm ak için A dalı Kelt dilleri o larak da b ilinirler. 9

9) Cumbric Galce’ye akraba ve İngiltere’nin kuzeydoğusunda ve ovalık İskoçya’da ko­ nuşulan bir dildi. On birinci yüzyılda ölmüş olduğu düşünülmektedir. Bin yıldır ko­ nuşulmayan bir dilde kelimelerin telâfuz edilmesinin zorlukları açık olsa bile son yıl­ larda bunu diriltme teşebbüslerinde bulunulmuştur.

(26)

Y ukarıdaki kısa anlatım , K eltler h a k k ın d a k i p o p ü le r k ita p ­ lard a teşvik ed ilen ve o ld u k ça y ak ın zam an lara k ad a r p ek k a r­ şı çıkılm ayan, ak ad em ik çevrelerde h âk im sta n d a rt K elt tarih i uyarlam ası olarak görülebilir. 1990’larda, m ev cu t ark eo lo jik k a n ıtla rın olayların bu y o ru m lan ışın a tam o larak u y d u ğ u n u d ü şü n m e y e n b ir g ru p arkeolog arasın d a a rta n b ir ra h atsız lık oluşm aya başladı. K anıtları geçm işte o ld u ğ u n d a n d ah a eleşti­ rel b ir şekilde incelem eye b aşladılar ve tü m K elt tarih i b in a sı­ n ın çok zayıf tem ellere ü ze rin e inşa edilm iş o ld u ğ u n u keşfet­ tiler. Bu ark eo lo g lard an birisi o lan S im on Jam es p ro b lem i ta­ vizsiz b ir biçim de tanım ladı:

Artık [Keltler gibi] arkeolojik ‘kültürler’ açıkça göz­ lemlenebilir gerçeklerden çok, büyük ölçüde arke­ ologların beyin ve beklentilerinin ürünleri şeklinde görünmektedir: arkeologlar bunların mutlaka var ol­ madığı yerlere sınırlar çizerek benzerlik ve tekdüzelik aramış ve vurgulamışlardır.10 11

B ritanya ve İrla n d a’n ın D em ir Çağı sak in lerin i tan ım lam ak için ‘K eltler’ sö z c ü ğ ü n ü n kullan ılm ası o n sekizinci yüzyılın başlan g ıcın d an çok d ah a gerilere gitm ez. Bu sö zc ü k klasik ya­ zarlar tara fın d an R om a’n ın k u ze y in d e k i ve şim d ik i F ran sa’nın g ü n ey in d ek i in san ları k astetm ek ü zere ‘b aşk aları’ ya da ‘ya­ b an c ıla r’ an lam ın d a k u llan ılm ış am a asla A vrupa’n ın A tlantik kıyılarında yaşayan in san lar için k u llan ılm am ıştır. Ö rn eğ in J ü l Sezar G aul’deki seferleri sırasın d a B ritanya’ya M Ö 55 ’te başlayan b irk aç keşif yapm ış, am a orad a rastladığı in san ları h içb ir zam an G aul’de fethettiği Kelt kabileleriyle ilişkili olarak tarif e tm em iştir."

2 6 K e lt M itolojisi

10) James (1999). Ayrıca ‘Keli olma’ fikrinin kökenleri hakkında bir tartışma için Cunliffe (2001) ve Collis’e (2004) bakınız.

11) Jül Sezar’ın Commenlarii de Bcllo Gallico, Carolyn Hammond tercümesi (Oxford 1999).

(27)

Bili P ric e 2 7

O n sek izin ci y üzyılın ilk yılların d a m ü m ta z O xford a n tik a ­ cısı E d w ard L huyd A tlan tik sa h ilin in yerli dilleri arasın d ak i b en z erlik leri fark etti ve b u n la rı sü re ç içerisinde ‘K elt’ sö z c ü ­ ğ ü n ü n k u lla n ım ın teşvik edilm esi için çok şey yap an ‘K elt’ dil g ru b u n a ait o larak tanım ladı. S onraki dil araştırm aları b u d il­ leri d o ğ ru o larak G aulish, L epontic ve C eltib erian ile b ağdaş­ tırd ılar, so n ra da diller b enzediği için b u n la rın k o n u şu ld u ğ u b ölgelerdeki in sa n la rın tü m ü k lasik y az arların K eltler diye ta ­ nım lad ık larıy la aynı in san lar o lm alıd ır neticesin e vardılar. Ö nde gelen D em ir Çağı o to rite le rin d e n b irisi olan P rofesör B arry C u nbffe’in b elirttiğ i gibi:

Bir on yedinci yüzyıl antikacısının Kelt dilleri dedi­ ği şeyin, Yunan ve Roma yazarlarının gevşek bir şekil­ de tanımladığı Kekleri temsil ettiğinde ısrar etmek da­ iresel bir tartışmayı gerektirir. Basit gerçek ise, hiçbir klasik yazarın Britanya ve İrlanda sakinlerinden asla Kelt olarak bahsetmediğidir.12

C u n b ffe’in k astettiğ i p ro b le m in k ö k leri L h u y d ’u n Kelt d ille­ rin in B ritanya ve İrla n d a’ya B rittany’d en yayıldığı varsayım m - dadır. Bu o n sekizinci yüzyılda elde edileb ilen delillere daya­ n a ra k v arılacak so n d erece m an tık lı b ir so n u ç tu am a a rtık ge­ nelde yanlış o ld u ğ u k ab u l edilm ek ted ir. D ilbilim i incelem ele­ ri B reton d ilin in M.S. beşin ci yüzyılda C o rn ish d ilin d e n geliş­ tiğini ik n a edici biçim d e g österm iştir. Bir başka deyişle d ille­ rin h a re k e ti tersin e değil, B ritanya’d an B rittany’ye d o ğ ru idi. Kelt d ille rin in B ritanya’ya M .Ö. b eşinci yüzyılda in san ların A vrupa’d an h a re k e tle ri yoluyla geldiği fikrini dilbilim i delille­ ri d estek lem em ek ted ir.

Ö yleyse Barry C unliffe’in b ah se ttiğ i dairesel tartışm a, b u lu ­ n a n y ap ıtları in sa n la rın B ritanya’ya göç etm esi ve yerli h a lk la ­ rın b u in sa n la r tara fın d an ko v u lm ası şek lin d e y o ru m lay a n o n

(28)

d o k u z u n c u ve yirm in ci y üzyıllardaki ark eo lo g lar tarafın d an k arm a şık la ştırılm ışım Bu yeni g elenlerin Kelt dillerin i de b ir­ likte g etird ik lerin i d ü şü n m e k böylece tartışm a d airesini ta­ m am lam ak için kısa b ir adım dı. Kelt ta rih in in sta n d a rt u y a r­ lam asın ı eleştiren ler çok da sü rp riz olm ayacak bir şekilde b u ­ n u , ark eo lo jin in k a n ıtın k e n d isin in k o n u şm asın a izin v erm ek yerine, ö n ce d en o lu ştu ru lm u ş bir fikrin o naylanm ası için y o ­ ru m lan m ası süreci olarak görm ek ted irler.

B ritanya ve İrla n d a’daki hızla arta n D em ir Çağı k a n ıtla rın ın tarafsızca g özden geçirilm esi, M.Ö. b irin ci binyılda, d aha d o ğ ­ ru su h erh an g i bir d ö n em d e geniş çaplı b ir Kelt istilâsı için çok az -bazıları hiç diyecektir- d estek b u lm ak tad ır. Ayrıca genelde Kelt olarak tan ım la n an san at tarzın ın , farklı k ü ltü rle r birbirle- riyle u z u n süre tem as ettik le rin d e dil ve san at tarzı gibi k ü ltü ­ rel ö zelliklerin karşılıklı değişim in d en (a ccu llu ratio n ) başka bir yöntem le A vrupa’n ın h e r tarafına yayıldığının varsayılm ası için de b ir n e d e n y o k tu r. Binlerce yıl önce, D em ir Ç ağı’n d a k ı­ ta A vrupa’sıyla B ritanya ve İrla n d a’yı y o ğ u n ticaret rotaları b ir­ leştirm ekteydi ve bu tem asın artık Kelt tasarım ları taşıyan ya­ p ıtla rın adalara taşınm asıyla sonu çlan d ığ ı iddia edilm ektedir. Bu tasarım lar B ritanya sak in leri tarafın d an şim diki giysi ve pop m ü zik tek i m oda değişikliklerinin g ö rü ld ü ğ ü şekilde b e­ nim senm işti. Barry C unliffe, Kelt d ille rin in de sanat tarzlarına b en zer b ir şekilde, m alların h arek et rotaları b o y u n ca o rtak ti­ caret dilleri h alin e gelerek yayıldıklarını öne sü rm ek ted ir.

Bu iddia çizgisi B ritanya’da en çok T i m e T e a m TV p ro g ram ı­ na çıkm asıyla tan ın an arkeolog F ran cis P ryor tarafın d an d ü z ­ g ü n b ir şekilde d ille n d irile n neticeye g ö tü rm ek ted ir:

Eğer Demir Çağı istilâları yoksa o zaman Keltler Britanya’ya nasıl ulaştılar? Cevap ancak onların dışarı­ dan gelmedikleri olabilir. Bir başka deyişle onlar hep buradaydılar.13

2 8 K elt M itolojisi

(29)

Bili P r ic e 2 9

P ryor tara fın d an ifade edilen b u g ö rü ş yavaş yavaş ark eo lo g ­ ların çoğu tarafın d an k ab u l e d ilm ek led ir am a b u n u n sta n d a rt Kelt tarih i u yarlam asını tam am en ç ü rü tm e sin in geniş to p lu m ­ da, özellikle de in san ların e tn ik Kelt o ld u k larım d ü ş ü n d ü k le ­ ri y erlerde tartışm alı o ld u ğ u n u n k a n ıtla n d ığ ım söylem eye ge­ re k y o k tu r. S onuçları ne k ad a r radikal o lu rsa olsun ark eo lo jik k a n ıtla rın y en id en y o ru m la n m a sın ın böyle b ir g ü ce n ik lik ya­ ratm ası için gerçek b ir n ed e n y o k tu r. E tn isite ve u lu s devlet, h e r ikisi de, B ritanya ve İrlan d a tarih ö n cesin e yansıtıld ığ ın d a geçerliliği az o lan m o d e rn kavram lardır.

K işinin Kelt b ö lg elerin d e n b irin e ait olm ası fikri şek lin d ek i K ekliğin b azen o n sekizinci y ü zy ıld an d ah a eskiye gitm eyen m o d e rn b ir k avram o ld u ğ u sö y len m ek ted ir. Bu h içb ir şekilde b u b ö lg elerin b ü y ü k ihtim alle, b ir so n ra k i b ö lü m d e ö ze tle n e­ ceği gibi, M.Ö. b eşinci y ü zy ıld an ço k d ah a eskiye g iden k ü ltü ­ rel m irasına zarar verm ez ya da değersizleştirm ez. Kelt h a lk la ­ rı arasın d ak i bağlantılar, d ü n y a n ın h e r y erin d e k i K elt ü lk e le ­ rin d e k ö k leri o ld u ğ u n u d ü şü n e n (bazen ‘Kelt d iyasporası’ d e ­ nilen) m ilyonlarca in san la b irlik te şim di de h e r za m an k i k a­ d ar g ü çlü d ü r. Barry C unliffe’in söylediği gibi:

Kuşkulu olmayan şey, Galiçya, Brittany, İrlanda ya da Galler ile tanışık herkesin iyi bileceği gibi ortak bir Kelt kökeninin paylaşılması fikrinin sahip olduğu o duygusal çekiciliktir. Belki de Kelt’in tek gerçek tanı­ mı şimdi, eskisi gibi, Keltin, kendisinin Kelt olduğuna inanan kişi olduğudur. 4

Ö yleyse ark eo lo jid ek i b u yeni eğilim ler m o d e rn K elt etnisi- tesi k av ram ın ı a n tik K e k le rin gerçekte k im o ld u k la rı so ru s u ­ na daha fazla ışık tu tm a k ta n fazla etkilem ez. Bu k esin lik le, b a­ zı sallantılı o n sekizinci yüzyıl v arsayım larına dayandığı g ös­

(30)

3 0 K e lt M itolojisi

terilm iş olan fikirlere sarılm ak tan ço k d ah a anlam lıdır. Bazıla­ rı tara fın d an k asıtlı k ışk ırtm a o larak alm an , b irk aç ark eo lo g u n a rtık B ritanya ve İrlan d a D em ir Ç ağı’yla ilgili h e rh a n g i b ir şe­ yi b e lirtm e k için ‘Kelt’ sö z c ü ğ ü n ü k u llan m ay ı d ü ş ü n d ü k le rin i b ild irm eleri, sö z c ü k arkeolojiyle h iç b ir ilgisi o lm ayan a n la m ­ larla fazla y ü k lü bir hale geldiği için faydalıdır. Yine de b u n u n sö z c ü ğ ü n ço k d ah a m o d e rn k u lla n ım ı ü z e rin d e k i etkisi az o la­ caktır. İskoç futb o l tak ım ı C eltic FC ve A m erik an b ask etb o l tak ım ı B oston C eltics’in y ak ın b ir za m an d a isim lerin i d eğ iştir­ m eleri olası değildir.

D N A ’d a k i H ikâye

İn sa n n ü fu sla rın ın g en e tik y ap ıların ın araştırılm ası ve ek o larak b u n ü fu sla rd a k i değişiklikleri ve b u n la rın h a re k e tle rin i izlenm esi için DNA a n a liz in in k u llan ılm a sı 1990’la rd a n beri o lağ an ü stü b ir b o y u ta u la şm ıştır.15 K ullan ılan y ö n te m le r gayet k a rm a şık tır am a esas o larak araştırılan n ü fu s u n n esiller b o ­ y u n ca geçm iş o lan belli g en e tik işare tle rin in (DN A’d ak i m u- ta s y o n la rın ) iz le n m e s in i içerir. Bu, sad e ce m ito k o n d r i DNA’sım n geldiği dişi h a ttın ın ve yalnızca erk ek te olan Y k ro ­ m o zo m DNA’sın ın analiziyle ayrı ayrı yapılabilir. M utasyonla- rın o lu şu m sıklığı tü m n ü fu s u n g en etik b ileşim in d e k i değişik­ lik le rin tarih len d irilm esi o lanağına g ö tü re c e k şekilde ta h m in edilebilir. Bu ayrıca g en e tik ç ilerin b in lerce yıllık sü rece geri d ö n e re k b u m u ta sy o n la rm h a re k e tle rin i izlem elerin e de izin verir.

Bu çalışm an ın h e r y ö n ü h a k k m d a k i ay rın tılı b ir y o ru m b u k ita b ın k a p sa m ın ın ö te sin d e d ir fakat h e m B rian Sykes, h em de S te p h en O p p e n h e im e r tara fın d an bağım sız şekilde s ü rd ü ­

15) Bu genetik araştırmaların ayrıntıları için Sykes (2006) ve Oppenheimer’e (2006) bakınız. Stephen Oppenheimer bulduklarının bir özetini Prospecl Magazine'in

(31)

Bili P ıi c e 31

rü len analizler b en z er neticelere ulaşm ıştır. H em Britanya, hem de İrlanda h alk ların d ak i DNA’n ın ço ğ u n lu ğ u adaları so n B uzul Çağı’n m yaklaşık 12,000 yıl önce başlayan b itim in d e n sonra şim di İspanya ve P ortekiz olarak b ilin en y erd en tek rar işgal ed en M ezolitik (O rta Taş D evri) avcı toplayıcılarından gelm ek­ tedir. S tephen O p p e n h eim e r b u n u şu şekilde belirtm ektedir:

Kuzeybatı Avrupa’nın genetik girdisinin çoğunluğu 7,500 sene evvel, Son Buzul Azamisi’nden sonra ve Avrupa Neolitiği’nin başlangıcından önce İberya göç­ menlerinin yeniden artmasından diremektedir.16

O p p e n h e im e r B ritanya ve İrla n d a n ü fu sla rın d a k i g en lerin % 6 0 -7 0 ’in in b u d ö n em d e İberya Y arım adası’n d a n geldiğini ve bölgesel b irç o k farklar olsa bile, b e n z e rlik le rin b u n la ra ağır bastığ ın ı ta h m in etm ek ted ir. Ayrıca k u zey İspanya’n m Bask bölg esin i b u g en lerin an a k a y n a k la rın d a n b irisi o larak ta n ım ­ lam aktadır.

D iğer y e rle rd en gelen %5’ten fazla olm ay an g en e tik m alze­ m eyle adalara o lan so n ra k i gen akışları o rijin al akışa kıyasla n isp e te n önem siz o lm u ştu r. Bu, b ir za m an lar yaygın o lan ta rı­ m ın B ritanya ve İrla n d a’ya Y akın D oğu k ö k e n li in sa n la r tara­ fın d an g etirildiği inancıyla ve aynı şekilde yaygın olan beşinci yüzyılda R om alılar’m ç e k ilm esin d en so n ra k i A nglo-S akson iş­ g alin in b u ra d a k i K elt n ü fu s u n u tam am en y e rin d e n ettiği te­ orisiyle o ld u ğ u gibi K elt istilası teorisiyle de gayet bariz şekil­ de çelişm ektedir. B ü tü n b u h ad isele r d o k u z u n c u ve o n u n c u y ü zy ıllard ak i V iking ak m ları ve 1066 N o rm a l istilası gibi ge­ n e tik izler b ıra k m ıştır am a kalıcı g en etik etk ileri so n 50 yılda B ritanya’ya g ö ç le rin k in d e n fazla olm am ıştır.

Dış g ö rü n ü şe göre b u araştırm a B ritanya ve İrla n d a’n ın tü m

(32)

3 2 K elt M itolojisi

h alk ları arasında, b u h a lk la rın k e n d ile rin i Kelt m i yoksa Ang- lo-S akson ınu k ab u l ettik le rin e b ak m ak sızın , g en etik farklılık­ la rd a n ço k b en z erlik leri ö n e sü rm e k te d ir. O p p e n h eim e r, b u ­ n u k ab u l ed e rk en Kelt topraklarıyla İngiltere arasın d a Anglo- S ak so n ların M.S. beşin ci yüzyılda gelişlerin d en ço k d aha geri­ ye g id en b ir k ü ltü re l b ö lü n m ey i varsaym aktadır. Şim di Kelt bölgeleri olarak d ü şü n d ü ğ ü m ü z y erlerin farklı to p lu m la rd a n o lu ştu ğ u n u ve b u n la rın birbirleriyle, şim di İn giltere o lan y er­ le o la n d a n çok d ah a fazla b ağlantılı o ld u k la rın ı iddia e tm e k te ­ dir. Ayrıca İn giltere’n in g ü n e y d o ğ u su n d a k i kab ilelerin Kelt d ille rin in bir d iy alek tin d en çok, şim diki kuzey F ran sa ve Bel­ çika’d ak i Belgic k ab ilelerin in diliyle akrab a b ir G erm en dili k o n u ştu k la rı ta h m in in d e b u lu n m a k ta d ır. Bu, p roto-İngilizce d ilin in ilk ortaya çıkışını h a le n d ü şü n ü le n d e n çok d ah a eski b ir tarihe k oym akta ve K eltler için b ir başka ayrı k ü ltü re l k im ­ lik ö rn e ğ in e işaret etm ek ted ir. Belli b ir m ik ta r dilbilim sel k a­ n ıt b u k u ra m ı d estek le m e k te d ir, am a şim d ilik geniş şekilde k ab u l edilm iş değildir.

A rk eo lo ji, G e n le r ve M itle r

P arlak F a c i n g t h e O c e a n [O kyanusla Y üzleşm e] k itab ın d a Barry C unliffe k u zey b atı A vrupa’n ın A tlan tik cephesi olarak tanım ladığı y erin ark eo lo jisin in kapsam lı ay rın tıların ı s u n ­ m ak tad ır. Bu b ö lg en in M .Ö . 8 ,0 0 0 ’lere k ad a r geri g id en k ü l­ tü rle rin d e k i sürekliliği an latm ak tad ır. Bu b ö lg en in to p lu m la- rın ın , d eğişiklikler ço ğ u n lu k la içerd en doğsa bile, sü re k li bir değişim h alin d e o ld u k la rı k arm a şık b ir resim de ortaya çık ­ m ak tad ır. Bu, h aric i etk ilerin girişini dışlam az, ayrıca C unlif­ fe n isp eten az sayıda g ö çm en in gelişini de k ab u l eder, am a d e ­ ğişiklikler kitlesel in san g ö ç ü n ü n s o n u c u değildir.

S on yıllarda s ü rd ü rü le n g en etik araştırm alar ço k b en z er so ­ n u çlara v arm ak tad ır. Bu b u lu n tu la rın ak a d em ik çevrelerde şim dilik genel k ab u l gö rm ed iğ in i ve çok farklı şekillerde

(33)

yo-B ili P r ic e 3 3

ru m la n a n başka in celem elerin de o ld u ğ u n u söylem ek d o ğ ru ­ d u r, am a b u n la r k esin lik le ark eo lo jik k u ra m la rı d estek le m e k ­ te belli b ir yol alm aktadır. Bu araştırm a h alen devam e tm e k te ­ d ir ve b ü y ü k tartışm alara ve fikir birliğine y ak ın b ir yere ulaş­ m ad an önce k u şk u su z bazı sıcak m ü n ak aşa lara k o n u o lacak ­ tır. Şu anda, bağım sız ve ayrı d isip lin le r yoluyla yap ılan araş­ tırm alard a b en z er neticelere ulaşıldığı ve b ir (yerel vaka o la­ ra k B ritanya ve İrla n d a ’n ın Kelt k ü ltü rle ri) a ra ştırm a n ın n e ti­ ce le rin in diğer a ra ştırm a n ın so n u çların a bağım lı h a tta o n la rın etkisi altın d a bile olm adığı gerçeği, d av a n ın ik n a edici o lduğu an lam ın a gelm ektedir.

D iğer h e r şey gibi ak a d em ik d isip lin ler de değişen m odalara tab id ir ve şu an d a g ö rd ü ğ ü m ü z ü n b u o ld u ğ u id d ia edilebilir. G eçm işte b ir k ü ltü rd e k i gözlem len eb ilir h e rh an g i b ir değişik­ lik b ir g ru p in sa n ın y erin i to p ta n b ir d iğ erin in alm asın a y o ru l­ m u ştu r. B ugünlerde ise sark aç tersin e aşırılığa gitm iş ve n e re ­ deyse tü m k ü ltü re l d eğişiklikler in san ların h a re k e tin d e n çok, fik irlerin b ir k ü ltü rd e n diğerine a k m asın ın (a c c u ltu ra tio n ) so ­ n u c u o larak tan ım la n m ıştır. Belki gelecekte b ir za m an d a deği­ şikliğin h e r iki y ö n tem le ve h e r ik isin in k arm aşık b ileşim leriy­ le gerçekleştiğini g ö recek o rta b ir k o n u m b en im sen ecek tir.

Bu gelişim teo rilerin in Kelt m ito lo jisi d ü şü n ce si ü ze rin d ek i etkisi B ritanya ve İrla n d a’d ak i Kelt to p lu m u n u n diğer y ö n le ri­ n in in celen m esin e o lan etk isin e çok b en zerd ir. Eğer sü re k li k ü ltü r iddiaları k a b u l edilirse, o zam an 2,500 yıl ö nce o rta Av­ ru p a ’d an Kelt h alklarıyla gelm eyip, H ıristiy an lık öncesi za­ m an lara ve (b ü y ü k olasılıkla) ta rih ö n ce sin in çok d aha g erile­ rin e g iden Kelt hik ây e an latm a geleneği yerel b ir vakaydı. Sö­ zel bir k ü ltü rü n sözel ü rü n le rin i ele alırk e n b u n la rın k ö k e n i­ nin tarih ö n ce sin in ne k ad a r gerilerine gittiğini b ilm e k im k â n ­ sızdır, am a m itle rin B ritanya ve İrla n d a’ya İberya Y arım ada- sı’n d ak i b a rın a k la rd a n gelen M ezolitik avcı-toplayıcılarla b ir şekilde ulaştığ ın ı öne sü rm e k m an tık sız olm ayacaktır.

(34)

3 4 K e lt M itolojisi

İngilizce’de, İrlandaca ism i L e b o r G a b d l a E r e n n ’in tercü m esi T h e B o o k o f I n v a s i o n s [İstilâlar Kitabı] o lara k b ilin e n o n b irin ­ ci yüzyıl O rta İrlan d aca k o le k siy o n u n u m ey d an a g etire n h ik â ­ y e le rd e n b az ıla rın d a İrla n d alıla r’m k ö k e n i o larak İspanya im aları b ile vardır. E lbette b u k ay n a k la rın d o ğ ru lu ğ u n u k o n ­ tro l e tm e n in b ir yolu y o k tu r, o n u n için b u n la rd a n belirli n e ti­ celer çıkarılm ası g erçekte m ü m k ü n değildir. H ik ây elerd en b i­ risi G aliçya’n m B rigantium şe h rin in (g ü n ü m ü z d e genellikle La C oru a olarak b elirlen m iştir) te p esin d e n u za k ta k i İrla n ­ d a’n ın yeşil sah ilin i g ö rebilecek k a d a r yü k sek , b ü y ü k b ir k u le inşa e d e n M ilesyalı k ra lı B reogân ile ilgilidir. O ğulları bu yeni ülk ey e b ir keşfe çıkarlar, am a oraya v ard ık la rın d a b irisi ü lk e ­ n in o za m a n k i sak in le rin d e n o lan T u a th a D e D anaan tarafın ­ d a n ö ld ü rü lü r. Bu cin ay etin in tik a m ı o lara k B reogân’ın to ru n ­ la rın d a n b irisi İrla n d a’ya tam b ir istilâ kuv v eti g ö tü rü r ve sa­ vaşta T u a th a De D a n aan ’ı m ağ lu p eder, böylece İrla n d a ’n ın k o n tro lü n ü ele g eçirir ve m o d e rn îrla n d a lıla r’ın ataları o lurlar.

Y ukarıdaki id d iaların ışığında K elt m itolojisiyle ilgili göz ö n ü n d e b u lu n d u ru la c a k so n b ir so ru b u lu n m a k ta d ır. H ikâye­ lere b u ism in verilm esi h alâ k a b u l edilebilir m i? Ö rn e ğ in bu k itab a K u z e y B a t ı A v r u p a ’n ı n A t l a n t i k C e p h e s i n i n Y e r e l H i k â y e ­ l e r i ya da E s k i d e n K e l t l e r O l a r a k B i l i n e n H a l k ı n D e s t a n s ı H i k â ­ y e l e r i ad ı verilebilirdi. Belki de d ah a u y g u n te rm in o lo ji y o k lu ­

ğ u n d a K e l t M i t o l o j i s i ’n e bağlı k alm ak en iyisi olacaktır.

D e m ir Ç ağı T o p lu m u

H ayatta k a la n K elt m itle rin in h a k ik a te n a n tik olu şu h a k k ın ­ da ta h m in d e b u lu n m a k , b u n la rın binlerce yıl geriye, tarih ö n ­ cesine g id en h ik ây e a n latm a g eleneğinin b ir parçası olabilece­ ğini ö n e sü rm e k m ü m k ü n d ü r, am a k esin lik le söylenilebilecek o lan şey b u n la rın H ıristiy an lığ ın d ö rd ü n c ü ve b eşinci yüzyıl­ lard a B ritanya ve İrla n d a ’ya varışı ö n ce sin d e var o ld u ğ u d u r. M itolojileri o lu ştu ra n hik ây eler y azıldığında b u n la r za te n çok

Referensi

Dokumen terkait

Menurut Garrison yang dialih bahasakan oleh Kartika Dewi (2013:224), “ Titik impas didefinisikan sebagai tingkat penjualan yang dihasilkan ketika laba perusahaan adalah

(FKRP2RK) Provinsi Pengembanga n Pembangkit listrik Program/Kegiatan Alokasi Tahun 2016 Alokasi Tahun 2017 Alokasi Tahun 2018 Alokasi Tahun 2019 Kementerian/Lembaga Kalimant an

OCT-vel és UH pachymetriával végzett centrális corneavastagság mérések összehasonlítása egészséges- és PRK-n átesett alanyok esetében A kontroll csoportban az átlagos

Hasil kuat geser dalam yang dilakukan pada material timbunan menujukkan nilai 4 – 10 derajat, nilai paling rendah tersebut sesuai dengan sudut repose material longsor di

Kegiatan bimbingan dan konseling pada dasarnya adalah usaha sadar yang dilakukan oleh guru pembimbing bersama siswa untuk mencapai kemandirian dalam keseluruhan

Informasi dalam laporan keuangan akan lebih berguna bila dapat dibandingkan Informasi dalam laporan keuangan akan lebih berguna bila dapat dibandingkan dengan

Polres Bima diperiksa dan didengar keterangannya sebagai Ahli Bahasa/Linguistik dalam perkara pidana penghinaan dan hujaran kebencian melalui media sosia facebook,

Proses pelarutan pada batuan karst berpotensi menghasilkan air tanah, hal ini terjadi karena batuan tersebut memiliki porositas sekunder sehingga hasil pelarutannya