27/1/2008 - Arifler Yolunun Edepleri (Semerkand Yayınları) S. Muhammed Saki Haşimi Hazretleri
27/1/2008 - Arifler Yolunun Edepleri (Semerkand Yayınları) S. Muhammed Saki Haşimi Hazretleri
Kategori:Kategori:Arifler Yolunun EdepleriArifler Yolunun Edepleri
SEMERKAND SEMERKAND İstanbul, 2005
İstanbul, 2005
S. Muhammed Saki Haşimî S. Muhammed Saki Haşimî SEMERKAND SEMERKAND SEMERKAND: 44 SEMERKAND: 44 Tasavvuf Kitaplığı: 12 Tasavvuf Kitaplığı: 12 ISBN:975-8466-92-5 ISBN:975-8466-92-5
Bu eserin tüm yayın hakları Bu eserin tüm yayın hakları Semerkand Basım Yayın Dağıtım Semerkand Basım Yayın Dağıtım San. Tic. Ltd. Şti’ne
San. Tic. Ltd. Şti’ne aittiraittir.. SEMERKAND
SEMERKAND
Eyüp Sultan Mah. Osmangazi Cd. Esma Sk. No: 4 Eyüp Sultan Mah. Osmangazi Cd. Esma Sk. No: 4 Samandıra – İSTANBUL
Samandıra – İSTANBUL T
Tel: 0 216 311 el: 0 216 311 13 35 Faks: 0 216 311 83 13 35 Faks: 0 216 311 83 0303 MUKADDİME
MUKADDİME
Evliyanın kalplerini ilim ve marifet nuruyla aydınlatan Yüce Allah’a (c.c) hamd olsun.
Evliyanın kalplerini ilim ve marifet nuruyla aydınlatan Yüce Allah’a (c.c) hamd olsun.
Onun sayısız salat ve selamı Hz. Muhammed (s.a.v) Efendimizle, onun
Onun sayısız salat ve selamı Hz. Muhammed (s.a.v) Efendimizle, onun şşerefli ehl-ierefli ehl-i
beytinin, kıymetli ashabının ve onların izinden gidenlerin üzerine olsun.
beytinin, kıymetli ashabının ve onların izinden gidenlerin üzerine olsun.
Elinizdeki eser, kâmil bir mür
Elinizdeki eser, kâmil bir mürşşid terbiyesine giren ve bu terbiye ile Allah rızasınaid terbiyesine giren ve bu terbiye ile Allah rızasına
ula
ulaşşmak isteyen bütün hak yolcularına temel ölçü ve edepleri öğreten bir rehber kitaptır.mak isteyen bütün hak yolcularına temel ölçü ve edepleri öğreten bir rehber kitaptır.
Bu yolda gerçek mür
Bu yolda gerçek mürşşidi bulmak ve tanımak kadar; yolun usûl ve edeplerini bilmek deidi bulmak ve tanımak kadar; yolun usûl ve edeplerini bilmek de
önemlidir. Ne aradığını bilmeyen kimse, hedefine ula
önemlidir. Ne aradığını bilmeyen kimse, hedefine ulaşşamayacağı gibi; nasıl gidileceğiniamayacağı gibi; nasıl gidileceğini
bilmeyen kimse de yolda kalır. Biz aslı itibariyle Kur’an ve sünnetten alınan ve büyük
bilmeyen kimse de yolda kalır. Biz aslı itibariyle Kur’an ve sünnetten alınan ve büyük
arifler tarafından uygulanan bu yolun usûl ve edeplerini, bu eserde bir araya getirdik ve
arifler tarafından uygulanan bu yolun usûl ve edeplerini, bu eserde bir araya getirdik ve
karde
kardeşşlerimizin istifadesine sunduk. Bütün hayır ve balerimizin istifadesine sunduk. Bütün hayır ve başşarılar Yüce Allah’ın kudretarılar Yüce Allah’ın kudret
elindedir. O’nun sonsuz yardım ve rahmetiyle konumuza giriyoruz
elindedir. O’nun sonsuz yardım ve rahmetiyle konumuza giriyoruz Yorum
Yorum(0)(0) ::::Yorum yaz!Yorum yaz!:::: BağlantıBağlantı
27/1/2008 - TASAVVUF TERBİYESİ
27/1/2008 - TASAVVUF TERBİYESİ
Kategori:Kategori:Arifler Yolunun EdepleriArifler Yolunun Edepleri T
TASAVVUF TERASAVVUF TERBBİİYESYESİİ TERB
TERBİİYENYENİİN TEMELN TEMELİİ: N: NİİYETYET Hak yolu kalple ba
Hak yolu kalple başşlar. Kalp, karar merkezidir. Kalbin kesin kararlar. Kalp, karar merkezidir. Kalbin kesin kararıına niyet denir. Niyet ina niyet denir. Niyet işşin evvelidir. Niyet,in evvelidir. Niyet,
amelden hay
amelden hayıırlrlııddıır. Niyet, samimiyettir. Samimiyet, bütün hayr. Niyet, samimiyettir. Samimiyet, bütün hayıırlarrlarıın anahtarn anahtarııddıır. Yüce Allah her ir. Yüce Allah her işşimizdeimizde
kalbe ve kalpteki niyete bakar. Niyeti güzel olan güzel sonuç al
kalbe ve kalpteki niyete bakar. Niyeti güzel olan güzel sonuç alıır; kötü olan, yolda kalr; kötü olan, yolda kalıır. Fahr-i Kâinatr. Fahr-i Kâinat
Efendimiz (s.a.v), bu konuda
Efendimiz (s.a.v), bu konuda şöşöyle buyurmuyle buyurmuşştur.tur.
"Hiç
"Hiçşüşüphesiz ameller ancak niyetlere göre dephesiz ameller ancak niyetlere göre değğerlendirilir ve karerlendirilir ve karşışıllıık bulur.k bulur.
Herkese niyet etti
Herkese niyet ettiğğiişşey verilir.ey verilir.
Kim, hicretini Allah ve Resûlü için yapm
Kim, hicretini Allah ve Resûlü için yapmışışsa, onun hicreti Allah ve Resûlü için olmusa, onun hicreti Allah ve Resûlü için olmuşştur.tur.
Kim de hicretini elde edece
Kim de hicretini elde edeceğği bir dünyali bir dünyalıık ve evlenmek istedik ve evlenmek istediğği bir kadi bir kadıın için yaparsa, onun hicreti den için yaparsa, onun hicreti de
niyet etti
niyet ettiğği bui buşşeylere olmueylere olmuşştur. "1tur. "1
Bu hadis-i
Bu hadis-i şşerif, mükellef olan bir kulun yapterif, mükellef olan bir kulun yaptığıığıbütün ibadet ve ibütün ibadet ve işşleri içine almaktadleri içine almaktadıır. Bu hadisin beyanr. Bu hadisin beyan
edilmesine sebep olan olay da konumuz için ibretlik bir olayd
edilmesine sebep olan olay da konumuz için ibretlik bir olaydıır. Rivayetr. Rivayetşöşöyledir:yledir:
Mekke-i Mükerreme’de adam
idi. Kad
idi. Kadıın adama Medine’ye hicret etmeyin adama Medine’ye hicret etmeyişşart koart koşştu. Adam da hicretin fazilet ve sevabtu. Adam da hicretin fazilet ve sevabıına ulana ulaşşmak içinmak için
de
değğil, sil, sıırf kadrf kadıına kavuna kavuşşmak için Mekke-i Mükerreme’den mak için Mekke-i Mükerreme’den kalkkalkııp Medine-i Münevvere’ye hicret etti.p Medine-i Münevvere’ye hicret etti.
Görünü
Görünüşşte bu adam da dite bu adam da diğğer Müslümanlar gibi vataner Müslümanlar gibi vatanıınnııterk etti. Fakat diterk etti. Fakat diğğer Müslümanlar bu hicreti ser Müslümanlar bu hicreti sıırf rf
Allah ve Resûlü için yapt
Allah ve Resûlü için yaptıılarlar. Ada. Adammıın durumu Resûlullah (s.a.v) Efendimize sorulunca, bu n durumu Resûlullah (s.a.v) Efendimize sorulunca, bu hadisi beyanhadisi beyan
buyurdular. Arkada
buyurdular. Arkadaşşlarlarııona, Allah için deona, Allah için değğil de kadil de kadıın için Medine’ye göç ettin için Medine’ye göç ettiğği için: "Ümmü Kays’i için: "Ümmü Kays’ıınn
muhâciri" diyorlard
muhâciri" diyorlardıı.2.2
Herkes, amelden önce niyetine
Herkes, amelden önce niyetine bakmalbakmalııddıır. Niyet Allah rr. Niyet Allah rıızaszasııolmayolmayıınca, ne yapnca, ne yapıılsa bolsa boşştur; sahibinetur; sahibine
faydas
faydasııyoktur. Ta ki niyetini düzeltene kadar.yoktur. Ta ki niyetini düzeltene kadar.
Hadis-i
Hadis-işşerifte niyetin önemierifte niyetin önemişöşöyle belirtilmiyle belirtilmişştir:tir:
"Müminin niyeti amelinden hay
"Müminin niyeti amelinden hayıırlrlııddıırr. Mümin (Allah i. Mümin (Allah için) bir amel çin) bir amel yaptyaptığıığızaman kalbinde bir nur yayzaman kalbinde bir nur yayııllıır."3r."3
Bütün arifler, bu konu üzerinde çok durmu
Bütün arifler, bu konu üzerinde çok durmuşşlardlardıırr. Öyle ki, . Öyle ki, terbiye yolunda ilerlemenin veya geri terbiye yolunda ilerlemenin veya geri kalmankalmanıınn
temelde niyete ba
temelde niyete bağğllııolduolduğğunu söylemiunu söylemişşlerdir.lerdir.
Büyük veli Cüneyd-i Ba
Büyük veli Cüneyd-i Bağğdâdî (k.s), bu mühim dâdî (k.s), bu mühim konuyakonuya şöşöyle dikkat çekmiyle dikkat çekmişştir:tir:
"Manevi terbiyeye giren kimseyi hak yolunda gerileten, manev
"Manevi terbiyeye giren kimseyi hak yolunda gerileten, manevi yükselmesini engelleyen ve yolunu ti yükselmesini engelleyen ve yolunu tııkayankayan ş
şeylerin çoeylerin çoğğu, bau, başşlanglangıçıçhâlinin ve niyetinin bozukluhâlinin ve niyetinin bozukluğğundan kaynaklanundan kaynaklanıırr."."
Gavs-Gavs-ııSâni Hz.leri de bu konu üzerinde çok durmakta ve sSâni Hz.leri de bu konu üzerinde çok durmakta ve sıık sk sııkkşşu uyaru uyarııyyııyapmaktadyapmaktadıır: "Sizler niyetinizir: "Sizler niyetinizi
Allah için güzel yap
Allah için güzel yapıın, her in, her işşiniz güzel olur, güzel sonuç verir. Kulun güzel niyetini Allah bilsin yeter."iniz güzel olur, güzel sonuç verir. Kulun güzel niyetini Allah bilsin yeter."
Yine Gavs
Yine Gavsıımmıız (k.s), niyet konusundaz (k.s), niyet konusunda şöşöyle buyurdular:yle buyurdular:
"Bir insan sabah kalk
"Bir insan sabah kalkıınca, güzelce abdestini alsa, evinden inca, güzelce abdestini alsa, evinden işşine giderken: "Ya Rabbi, sen Rezzâk-ine giderken: "Ya Rabbi, sen Rezzâk-ıı
mutlaks
mutlaksıın/bütün yaratn/bütün yaratııklarklarıın rn rıızkzkıınnııverensin. Biz çalverensin. Biz çalışışsak da çalsak da çalışışmasak da sen bizim rmasak da sen bizim rıızkzkıımmıızzııverirsin.verirsin.
Lakin r
Lakin rıızzıık için çalk için çalışışmaymayııbize sen emrettin. Biz senin emrine uyup bize sen emrettin. Biz senin emrine uyup rrıızkzkıımmıızzııaramaya, kazanmayaaramaya, kazanmaya
gidiyoruz." diyerek niyet etse ve bu niyetle
gidiyoruz." diyerek niyet etse ve bu niyetle iişşe bae başşlasa, bütün gün boyunca balasa, bütün gün boyunca başışınnıısecdeden kaldsecdeden kaldıırmayrmayııpp
nafile namaz k
nafile namaz kıılan kimse gibi lan kimse gibi sevap kazansevap kazanıırr..İİnsan için bunu yapmak çok kolaydnsan için bunu yapmak çok kolaydıır. Bu sevabr. Bu sevabııkazanmak içinkazanmak için
güzel niyet e
güzel niyet etmek yeterlidir."tmek yeterlidir."
Güzel niyetin güzel sonuç vermesi, amelin salih olmas
Güzel niyetin güzel sonuç vermesi, amelin salih olmasıına bana bağğllııddıırr. Kötü amelde . Kötü amelde iyi niyet olmaz. iyi niyet olmaz. Haram birHaram bir
i
işş, iyi niyetle helal olmaz, yapana fayda vermez., iyi niyetle helal olmaz, yapana fayda vermez.
Münaf
Münaf ıık kimse, görünük kimse, görünüşşte güzel ite güzel işşler yapabilir; namaz kler yapabilir; namaz kıılar, hacca gider, sadaka verir, zikir çeker, fakatlar, hacca gider, sadaka verir, zikir çeker, fakat
niyeti Allah r
niyeti Allah rıızaszasııolmadolmadığıığıiçin bunlariçin bunlarıın bir faydasn bir faydasıınnııgöremez. Hatta bütün yaptgöremez. Hatta bütün yaptııklarklarııazap sebebi olur.azap sebebi olur.
Bu, münaf
Bu, münaf ııklklığıığın cezasn cezasııddıırr..
Bir mümin, kötü bir i
Bir mümin, kötü bir işşe niyetlense, fakat kötü ie niyetlense, fakat kötü işşi yapmadan düi yapmadan düşüşünse ve yapmaktan vazgeçse, bu nse ve yapmaktan vazgeçse, bu davrandavranışıışı
kendisine bir sevap
kendisine bir sevap kazandkazandıırrıırr. G. Günahünahııyaparsa, bir günah olarak yazyaparsa, bir günah olarak yazııllıır. Günaha samimi olarak tövbe edenr. Günaha samimi olarak tövbe eden
kimsenin ise, bütün
kimsenin ise, bütün günahlargünahlarııaffedilir. Bütün bunlar, imanaffedilir. Bütün bunlar, imanıın kerameti ve faziletidir.n kerameti ve faziletidir.
Mümin, iyi bir i
Mümin, iyi bir işşe niyetlense de yapmasa, bir e niyetlense de yapmasa, bir sevap kazansevap kazanıırr..İİyiliyiliğği yapi yapıınca, en az on sevap kazannca, en az on sevap kazanıır; bur; bu
sevap ihlas
sevap ihlasıına göre yüz, yedi yüz ve daha fazlasna göre yüz, yedi yüz ve daha fazlasıına kadar devam eder.na kadar devam eder.
Bütün ibadetlerin özü, Yüce Allah’a kar
Bütün ibadetlerin özü, Yüce Allah’a karşışısamimiyet ve ihlastsamimiyet ve ihlastıırr.. İİhlasshlassıız amel, ruhsuz insan gibi ölüdür,z amel, ruhsuz insan gibi ölüdür,
faydas
faydasıızdzdıırr..
Allah r
Allah rıızaszasıınnııhedefe almayan hiçbir terbiye sistemi kulu Allah’a ve ebedi saadete ulahedefe almayan hiçbir terbiye sistemi kulu Allah’a ve ebedi saadete ulaşşttııramaz.ramaz.
T
Tasavvuf terbiyesinin hedefi, asavvuf terbiyesinin hedefi, kulu ihlasa ve kulu ihlasa ve rrııza makamza makamıına ulana ulaşşttıırmaktrmaktıırr.. İİhlas her ihlas her işşini Yüce Allah’ini Yüce Allah’ıınn
istedi
istediğğiişşekilde O’nun rekilde O’nun rıızaszasııiçin yapmaktiçin yapmaktıırr. R . R ııza da, Yüce Allah’za da, Yüce Allah’ıın her emrine ve tecellisine teslimn her emrine ve tecellisine teslim
olmakt
olmaktıırr..
Bu yola Allah için girmeyen kimse, niyetini düzeltmeden bir fayda göremez. Niyeti güzel ve
Bu yola Allah için girmeyen kimse, niyetini düzeltmeden bir fayda göremez. Niyeti güzel ve düzgün olandüzgün olan
kimse, ameli az olsa bile fayda görür.
kimse, ameli az olsa bile fayda görür.
Hadis-i
Hadis-işşerifteerifteşöşöyle buyrulmuyle buyrulmuşştur:tur:
"Allah’
Ba
Başştan sona zikir ve edeb için tan sona zikir ve edeb için kurulan tasavvuf terbiyesini, nefsinin kötü arzularkurulan tasavvuf terbiyesini, nefsinin kötü arzularıına ve dünya menfaatinena ve dünya menfaatine
alet edenlerin hesab
alet edenlerin hesabıınnııAllah görürAllah görür. Bütün peygamberler ve . Bütün peygamberler ve arifler ondan davacarifler ondan davacııolur.olur.
Bu yol, hak yoludur. Bu yol cennet yoludur. Bu yol, terbiye yoludur. Bu yol, Yüce Allah’
Bu yol, hak yoludur. Bu yol cennet yoludur. Bu yol, terbiye yoludur. Bu yol, Yüce Allah’ıın yoludur. Bu yol,n yoludur. Bu yol,
nazik ve k
nazik ve kııymetli bir ymetli bir emanettiremanettir. Ona . Ona ihanet edenin sonu felakettir.ihanet edenin sonu felakettir. Yorum
Yorum(0)(0) ::::Yorum yaz!Yorum yaz!:::: BağlantıBağlantı
27/1/2008 - TASAVVUFUN DİNDEKİ YERİ VE ÖNEMİ
27/1/2008 - TASAVVUFUN DİNDEKİ YERİ VE ÖNEMİ
Kategori:Kategori:Arifler Yolunun EdepleriArifler Yolunun Edepleri TASAVVUFUN DİNDEKİ YERİ VE ÖNEMİ TASAVVUFUN DİNDEKİ YERİ VE ÖNEMİ
Din, Yüce Allah’ın kullarını terbiyesinden ibarettir. Bu terbiye üç temel alanda
Din, Yüce Allah’ın kullarını terbiyesinden ibarettir. Bu terbiye üç temel alanda
gerçekle
gerçekleşşmektedir. Birincisi inanç, ikincisi ibadet, üçüncüsü de ahlaktır. Din inanmaklamektedir. Birincisi inanç, ikincisi ibadet, üçüncüsü de ahlaktır. Din inanmakla
ba
başşlar; ibadet ve taatle yalar; ibadet ve taatle yaşşanır. Edeb, güzel ahlak, ilahi sevgi, kalp temizliği, nefisanır. Edeb, güzel ahlak, ilahi sevgi, kalp temizliği, nefis
terbiyesi ile Allah’a dostluğun tadına varılır.
terbiyesi ile Allah’a dostluğun tadına varılır. ŞŞu halde kâmil bir mümin olmak, dini kâmilu halde kâmil bir mümin olmak, dini kâmil
olarak ya
olarak yaşşamaya bağlıdır.amaya bağlıdır.
Dinimizin bu üç temel esasa dayandığını
Dinimizin bu üç temel esasa dayandığını şşu meu meşşhur hadis-ihur hadis-i şşerif orerif ortaya koymaktadırtaya koymaktadır..
"Bir gün Allah Resûlü (s.a.v) Efendimiz, mescitte Sahabe-i Kiram ile oturuyordu. O
"Bir gün Allah Resûlü (s.a.v) Efendimiz, mescitte Sahabe-i Kiram ile oturuyordu. O
esnada cemaatin içinden birisi çıkageldi. Gelen kimse, beyaz elbiseli, siyah saçlı, güzel
esnada cemaatin içinden birisi çıkageldi. Gelen kimse, beyaz elbiseli, siyah saçlı, güzel
kokulu, üzerinde yol izi bulunmayan, kimsenin de tanımadığı birisi idi. Resûlullah (s.a.v)
kokulu, üzerinde yol izi bulunmayan, kimsenin de tanımadığı birisi idi. Resûlullah (s.a.v)
Efendimizin huzuruna kadar geldi, selam verdi, edeple önüne oturdu, ellerini dizlerinin
Efendimizin huzuruna kadar geldi, selam verdi, edeple önüne oturdu, ellerini dizlerinin
üzerine koydu ve kendisine sorular sormaya ba
üzerine koydu ve kendisine sorular sormaya başşladı. Önce:ladı. Önce:
"Ya Muhammed! Bana İslam’ın ne olduğunu haber verir misiniz? Diye sordu. Resûlullah
"Ya Muhammed! Bana İslam’ın ne olduğunu haber verir misiniz? Diye sordu. Resûlullah
(s.a.v) Efendimiz:
(s.a.v) Efendimiz:
"İslam, Allah’tan ba
"İslam, Allah’tan başşka ilah olmadığına, Muhammed’in O’nun peygamberi olduğunaka ilah olmadığına, Muhammed’in O’nun peygamberi olduğuna ş
şehadet etmendir. Ayrıca namaz kılmandır, zekat vermendir, oruç tutmandır ve gücünehadet etmendir. Ayrıca namaz kılmandır, zekat vermendir, oruç tutmandır ve gücün
yetiyorsa Allah’ın evini ziyaret edip hac yapmandır," diye cevap verdi. Bu zat tekrar:
yetiyorsa Allah’ın evini ziyaret edip hac yapmandır," diye cevap verdi. Bu zat tekrar:
"Bana imanın ne olduğunu haber verir misiniz?" diye sordu; Resûlullah (s.a.v) Efendimiz:
"Bana imanın ne olduğunu haber verir misiniz?" diye sordu; Resûlullah (s.a.v) Efendimiz:
"İman, Allah’a, O’nun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, bütün
"İman, Allah’a, O’nun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, bütün
iyilik ve kötülüğün bir kaderle meydana geldiğine inanmandır," diye cevap verdi. Gelen
iyilik ve kötülüğün bir kaderle meydana geldiğine inanmandır," diye cevap verdi. Gelen
zat, tekrar:
zat, tekrar:
"İhsan nedir, bana ihsanı haber verir misin?" diye sordu; Resûlullah (s.a.v) Efendimiz:
"İhsan nedir, bana ihsanı haber verir misin?" diye sordu; Resûlullah (s.a.v) Efendimiz:
"İhsan, Yüce Allah’ı görüyor gibi O’na ibadet etmendir. Her ne kadar sen O’nu
"İhsan, Yüce Allah’ı görüyor gibi O’na ibadet etmendir. Her ne kadar sen O’nu
görmüyorsan da, O seni görmektedir, bunu kesin olarak bilmendir," buyurdular. Gelen
görmüyorsan da, O seni görmektedir, bunu kesin olarak bilmendir," buyurdular. Gelen
zat:
zat:
"Bana kıyametin ne zaman kopacağını haber verir misiniz?" diye sordu; Resûlullah
"Bana kıyametin ne zaman kopacağını haber verir misiniz?" diye sordu; Resûlullah
(s.a.v) Efendimiz:
(s.a.v) Efendimiz:
"Bu konuda soru sorulan kimse, sorandan daha bilgili değildir, ben bu konuda kesin bir
"Bu konuda soru sorulan kimse, sorandan daha bilgili değildir, ben bu konuda kesin bir
saat söyleyemem," buyurdular. Fakat bu zatın sorusu üzerine kıyametin bazı
saat söyleyemem," buyurdular. Fakat bu zatın sorusu üzerine kıyametin bazı
alametlerinden haber verdiler. Bu soruları soran zat izin isteyip kalktı, cemaatin içine
alametlerinden haber verdiler. Bu soruları soran zat izin isteyip kalktı, cemaatin içine
daldı, bir anda gözden kayboldu. Sahabe-i kiram dikkatini Resûlullah (s.a.v) Efendimiz’e
daldı, bir anda gözden kayboldu. Sahabe-i kiram dikkatini Resûlullah (s.a.v) Efendimiz’e
çevirmi
çevirmişşlerdi. Bir ara Efendimiz (s.a.v):lerdi. Bir ara Efendimiz (s.a.v):
"
"ŞŞu soru soranı bulup bana getirin!" buyurdular; Sahabe geleni aradı, fakat bulamadı.u soru soranı bulup bana getirin!" buyurdular; Sahabe geleni aradı, fakat bulamadı.
Resûlullah (s.a.v) Efendimiz:
Resûlullah (s.a.v) Efendimiz:
"O Cibril’di; size dininizi öğretmeye geldi," buyurdular.5
"O Cibril’di; size dininizi öğretmeye geldi," buyurdular.5
Demek ki Cebrail (a.s), kendisi bir
Demek ki Cebrail (a.s), kendisi bir şşey öğrenmeye değil, bu yolla insanlara diniey öğrenmeye değil, bu yolla insanlara dini
öğretmeye gelmi
öğretmeye gelmişşti. Onu, Peygamber (s.a.v) Efendimiz’e Yüce Allah göndermiti. Onu, Peygamber (s.a.v) Efendimiz’e Yüce Allah göndermişş, onunla, onunla
dinin aslını bizlere öğretmi
dinin aslını bizlere öğretmişş ayrıca Sahabe-i Kiram’a onu buayrıca Sahabe-i Kiram’a onu bu şşeklide görmeeklide görme şşerefinierefini
bah
Bu hadiste belirtildiği gibi, din üç temel üzerine bina edilmektedir. Bunlar: İman, ibadet,
Bu hadiste belirtildiği gibi, din üç temel üzerine bina edilmektedir. Bunlar: İman, ibadet,
ahlak.
ahlak.
İman, inanç esaslarıdır. Bunu akide ve kelam alimleri inceler. İbadetleri fıkıh alimleri
İman, inanç esaslarıdır. Bunu akide ve kelam alimleri inceler. İbadetleri fıkıh alimleri
i
işşler. Ahlak ise, insanın iç terbiyesidir. Ahlak terbiyesi, ilim ve ahlak konusunda kâmiller. Ahlak ise, insanın iç terbiyesidir. Ahlak terbiyesi, ilim ve ahlak konusunda kâmil
insanların rehberliğinde olur. Bu kâmil insanlar daha çok bir mür
insanların rehberliğinde olur. Bu kâmil insanlar daha çok bir mürşşid nezaretinde tasavvuf id nezaretinde tasavvuf
mekteplerinde yeti
mekteplerinde yetişşirir..
Bu hadis-i
Bu hadis-i şşerifte belirtilen ihsan, asıl hedefi iç temizliği olan tasavvuf terbiyesininerifte belirtilen ihsan, asıl hedefi iç temizliği olan tasavvuf terbiyesinin
temelini olu
temelini oluşşturmakta ve bu terbiyenin önemini ortaya koymaktadır.turmakta ve bu terbiyenin önemini ortaya koymaktadır.
Her mümine, sahih iman ve düzgün ibadet farz olduğu gibi; kalp temizliği, nefis terbiyesi
Her mümine, sahih iman ve düzgün ibadet farz olduğu gibi; kalp temizliği, nefis terbiyesi
ve güzel ahlak da farzdır. Bu farzları yapmaya vesile olan
ve güzel ahlak da farzdır. Bu farzları yapmaya vesile olan şşeyler de onlar kadareyler de onlar kadar
önemlidir.
önemlidir.
Hiçbir mümin, ben imanı ve ibadeti öğrenirim, yaparım fakat bana ihlas lazım değildir;
Hiçbir mümin, ben imanı ve ibadeti öğrenirim, yaparım fakat bana ihlas lazım değildir;
ilahi sevgi gerekmez, benim marifetullaha ihtiyacım yok, ben kalp temizliği istemem,
ilahi sevgi gerekmez, benim marifetullaha ihtiyacım yok, ben kalp temizliği istemem,
nefis terbiyesi ile uğra
nefis terbiyesi ile uğraşşamam diyemez. Derse hak yolda gidemez, dinini hakkıylaamam diyemez. Derse hak yolda gidemez, dinini hakkıyla
ya
yaşşayamaz, Yüce Allah’ın rızasını kazanamaz, hakiki huzuru bulamaz.ayamaz, Yüce Allah’ın rızasını kazanamaz, hakiki huzuru bulamaz.
Bitmeyen huzur ilahi sevgiye ve zikrullaha bağlanmıştır. Hiçbir zaman deği
Bitmeyen huzur ilahi sevgiye ve zikrullaha bağlanmıştır. Hiçbir zaman değişşmeyecek bumeyecek bu
kesin hüküm Kur’an-ı Hakim’de
kesin hüküm Kur’an-ı Hakim’de şöşöyle ferman buyrulmuyle ferman buyrulmuşştur:tur:
"Allah kendisine yönelen kulunu hidayete, rızasına giden yola erdirir. Onlar iman edenler
"Allah kendisine yönelen kulunu hidayete, rızasına giden yola erdirir. Onlar iman edenler
ve kalplerini Allah’ın zikriyle huzura erdirenlerdir. Dikkat edin, kalpler ancak Allah’ın
ve kalplerini Allah’ın zikriyle huzura erdirenlerdir. Dikkat edin, kalpler ancak Allah’ın
zikriyle huzur bulur."6
zikriyle huzur bulur."6
İşte tasavvuf, kalbi Allah ile tanıştırıp huzura kavu
İşte tasavvuf, kalbi Allah ile tanıştırıp huzura kavuşşturma yollarını öğreten ve bunuturma yollarını öğreten ve bunu
bizzat gerçekle
bizzat gerçekleşştiren bir terbiye sistemidir. Tasavvuf, güzel ahlak okuludur. Kalptiren bir terbiye sistemidir. Tasavvuf, güzel ahlak okuludur. Kalp
temizliği ve güzel ahlak, dinin bâtınî fıkhıdır. Buna Kur’an’da takva denir. Takvaya
temizliği ve güzel ahlak, dinin bâtınî fıkhıdır. Buna Kur’an’da takva denir. Takvaya
ula
ulaşşmak için yapılan mücahedeye tezkiye denir. Tezkiye, kalbi inkar,mak için yapılan mücahedeye tezkiye denir. Tezkiye, kalbi inkar, şşirk, isyan ve gafletirk, isyan ve gaflet
kirlerinden temizlemek, ruhu arındırmak, nefsi çirkin huylarından kurtarıp güzel
kirlerinden temizlemek, ruhu arındırmak, nefsi çirkin huylarından kurtarıp güzel
sıfatlarla bezemektir. Bütün bunlarla hedef, Yüce Allah’ın rızasına ve dostluğuna
sıfatlarla bezemektir. Bütün bunlarla hedef, Yüce Allah’ın rızasına ve dostluğuna
ula
ulaşşmaktır. Hedefi Allah rızası olan bir terbiyenin elbette bütün usul ve adabı da Allahmaktır. Hedefi Allah rızası olan bir terbiyenin elbette bütün usul ve adabı da Allah
rızasına uymalıdır.
rızasına uymalıdır.
Allahu Teala, ilahi terbiyenin ve dostluğun merkezine Resûlü Hz. Muhammed (s.a.v)
Allahu Teala, ilahi terbiyenin ve dostluğun merkezine Resûlü Hz. Muhammed (s.a.v)
Efendimizi koymu
Efendimizi koymuşştur. Ona uymadan kimse Yüce Allah’a gidemez, O’na dostluk yapamaz.tur. Ona uymadan kimse Yüce Allah’a gidemez, O’na dostluk yapamaz.
Allahu Teala bu konuda bütün insanlığın önüne
Allahu Teala bu konuda bütün insanlığın önüne şşu ilâhî ölçüyü koymuu ilâhî ölçüyü koymuşştur:tur:
"Rasûlüm! De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana tâbi olunuz/ uyunuz ki Allah da sizi
"Rasûlüm! De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana tâbi olunuz/ uyunuz ki Allah da sizi
sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah çok affedici ve esirgeyicidir."7
sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah çok affedici ve esirgeyicidir."7
Alimlerin belirttiği gibi, bu ayette geçen ‘tabi olmak’, sıradan bir tabi olmak değildir.
Alimlerin belirttiği gibi, bu ayette geçen ‘tabi olmak’, sıradan bir tabi olmak değildir.
Buradaki ittiba, Hz. Peygamber’e (s.a.v) gerçek manada duyulan bir sevgiyi içine
Buradaki ittiba, Hz. Peygamber’e (s.a.v) gerçek manada duyulan bir sevgiyi içine
almaktadır. Bu sevgi, Fahr-i Kainat Efendimize (s.a.v) kalple, dille, özle, sözle, hâl ve
almaktadır. Bu sevgi, Fahr-i Kainat Efendimize (s.a.v) kalple, dille, özle, sözle, hâl ve
ahlak ile tam bir teslimiyetle uymayı gerektirir. Mümin, içi ve dışıyla, inanış ve ya
ahlak ile tam bir teslimiyetle uymayı gerektirir. Mümin, içi ve dışıyla, inanış ve yaşşantısıantısı
ile sünnet uyduğu ve buna ölene kadar sımsıkı sarıldığı zaman, Yüce Allah’a itaatini
ile sünnet uyduğu ve buna ölene kadar sımsıkı sarıldığı zaman, Yüce Allah’a itaatini
gerçekle
gerçekleşştirmitirmişş ve O’nun sevgisini kazanmış olur.ve O’nun sevgisini kazanmış olur.
Efendimiz (s.a.v), Ashab-ı Kiram’a (r.anhüm) dini, iman, ibadet ve ihsan boyutuyla
Efendimiz (s.a.v), Ashab-ı Kiram’a (r.anhüm) dini, iman, ibadet ve ihsan boyutuyla
öğretmi
öğretmişş, göstermi, göstermişş, ya, yaşşatmış ve öylece ahiretiatmış ve öylece ahireti şşereflendirmiereflendirmişştir.tir.
Sahabe-i Kiram da (r.anhüm) kendilerinden sonra gelenlere dini, iman, ibadet ve ihsan
Sahabe-i Kiram da (r.anhüm) kendilerinden sonra gelenlere dini, iman, ibadet ve ihsan
boyutu ile bir bütün olarak aktarmıştır. Din, ilk iki nesilde bir bütün olarak ele alınıyor,
boyutu ile bir bütün olarak aktarmıştır. Din, ilk iki nesilde bir bütün olarak ele alınıyor,
zâhirî ve bâtınî yönü aynı hassasiyetle korunuyor ve ya
zâhirî ve bâtınî yönü aynı hassasiyetle korunuyor ve yaşşanmaya çalışılıyordu.anmaya çalışılıyordu.
T
TASAVVUFUN SİASAVVUFUN SİSTEM STEM OLARAK OLARAK ORTORTAYAYA ÇIKIŞIA ÇIKIŞI
Hicri ikinci asırdan itibaren dinî hayatta bir zayıflama gözükmeye ba
Hicri ikinci asırdan itibaren dinî hayatta bir zayıflama gözükmeye başşlandı. Yeni fetihlerlandı. Yeni fetihler
ve İslam’a yeni girenlerle İslamiyet geni
ve İslam’a yeni girenlerle İslamiyet genişş alanlara yayıldı. Bu durum çealanlara yayıldı. Bu durum çeşşitli sıkıntıları daitli sıkıntıları da
yanında getirdi. Dine yeni girenlere, onu hakkıyla anlatmak ve ya
yanında getirdi. Dine yeni girenlere, onu hakkıyla anlatmak ve yaşşatmak için alimler veatmak için alimler ve
salihler büyük çabalar harcadılar.
Akaid alimleri, itikat konularına, fakihler ibadet konularına, muhaddisler hadisleri
Akaid alimleri, itikat konularına, fakihler ibadet konularına, muhaddisler hadisleri
tespite, müfessirler Kur’an’ın tefsirine, dil alimleri Arapçaya yönelip İslam’ın temel
tespite, müfessirler Kur’an’ın tefsirine, dil alimleri Arapçaya yönelip İslam’ın temel
ilimlerini ihya etmeye ve insanlara ula
ilimlerini ihya etmeye ve insanlara ulaşştırmaya çalıştılar ve Allah’ın izniyle bundatırmaya çalıştılar ve Allah’ın izniyle bunda
muvaffak da oldular. Bu arada arif, salih, veli, sufi ismiyle anılan Allah dostları da dinin
muvaffak da oldular. Bu arada arif, salih, veli, sufi ismiyle anılan Allah dostları da dinin
edep, ahlak, kalp temizliği ve ilahi a
edep, ahlak, kalp temizliği ve ilahi aşşk yönüne yöneldiler; himmet ve gayretlerini buk yönüne yöneldiler; himmet ve gayretlerini bu
alanda sarfettiler. Bu arada, insanların fıtratlarına uygun terbiye metodları, ıslah usulleri
alanda sarfettiler. Bu arada, insanların fıtratlarına uygun terbiye metodları, ıslah usulleri
geli
gelişştirdilertirdiler. Bu . Bu iişşte, Kur’an ve sünnet esaslarına dayandılar. Sahabe-i Kiram’ınte, Kur’an ve sünnet esaslarına dayandılar. Sahabe-i Kiram’ın
uygulamalarını ve onları takip eden salihleri örnek aldılar. Dinin terbiyesini bizzat
uygulamalarını ve onları takip eden salihleri örnek aldılar. Dinin terbiyesini bizzat
nefisleri
nefislerinde nde yayaşşayarak tattılar ve insanlara gösterdiler. İnsanların gönlüne hitap ettiler.ayarak tattılar ve insanlara gösterdiler. İnsanların gönlüne hitap ettiler.
Sohbet, muhabbet, vaaz, nasihat, tövbe, a
Sohbet, muhabbet, vaaz, nasihat, tövbe, aşşk, güzel ahlak, incelik, sadelik, cömertlik gibik, güzel ahlak, incelik, sadelik, cömertlik gibi
güzelliklerle gönülleri fethettiler.
güzelliklerle gönülleri fethettiler.
İşte bu maneviyat önderleri, hicri be
İşte bu maneviyat önderleri, hicri beşşinci asırdan itibaren İslam aleminde görüleninci asırdan itibaren İslam aleminde görülen
terbiye ocaklarını ve tasavvuf okullarını kurdular. Bu terbiye ocakları dini ihya hizmetini
terbiye ocaklarını ve tasavvuf okullarını kurdular. Bu terbiye ocakları dini ihya hizmetini
yürütmü
yürütmüşş ve hâlen yürütmektedir.ve hâlen yürütmektedir.
Zâhirî ilimler nasıl konu
Zâhirî ilimler nasıl konuşşma, duyma ve yazı yoluyla bir nesilden diğerine aktarılıyorsa;ma, duyma ve yazı yoluyla bir nesilden diğerine aktarılıyorsa;
hâl, maneviyat ve kalp ilmi denilen ihlas, feyiz, sevgi, ilahi a
hâl, maneviyat ve kalp ilmi denilen ihlas, feyiz, sevgi, ilahi aşşk, göz yak, göz yaşışı, edep ve güzel, edep ve güzel
ahlaklar da, kalpten kalbe, gönülden gönüle aktarılarak ve bizzat ya
ahlaklar da, kalpten kalbe, gönülden gönüle aktarılarak ve bizzat yaşşanarak günümüzeanarak günümüze
kadar getirilmi
kadar getirilmişştir. Kıyamete kadar da böyle gidecektir. Çünkü Kur’an, sünnet vetir. Kıyamete kadar da böyle gidecektir. Çünkü Kur’an, sünnet ve
dinimize ait ilimler ilahi koruma altındadır. Allahu Teala, rahmetiyle, her devirde bu dinin
dinimize ait ilimler ilahi koruma altındadır. Allahu Teala, rahmetiyle, her devirde bu dinin
hem zahirî ilimlerini, hem de manevi ilimlerini öğrenecek, anlayacak ve ba
hem zahirî ilimlerini, hem de manevi ilimlerini öğrenecek, anlayacak ve başşkalarınakalarına
aktaracak kimseler yaratmıştır. Maneviyat ve ahlak ilmini, kâmil mür
aktaracak kimseler yaratmıştır. Maneviyat ve ahlak ilmini, kâmil mürşşidler taidler taşışımakta vemakta ve
nasibi olanlara ula
nasibi olanlara ulaşştırmaktadır. Bu nimet, Hz. Peygamber (s.a.v) Efendimizin alemleretırmaktadır. Bu nimet, Hz. Peygamber (s.a.v) Efendimizin alemlere
rahmet olma mucizesinin bir devamıdır.
rahmet olma mucizesinin bir devamıdır.
Üzerlerinde ilahî a
Üzerlerinde ilahî aşşk ve güzel insanlık mucizesi gerçeklek ve güzel insanlık mucizesi gerçekleşştirilen büyüt zatlar, tarihin hertirilen büyüt zatlar, tarihin her
devrinde insanlığın yüz akı olmu
devrinde insanlığın yüz akı olmuşşlardır. Yönünü ve sevgiyi kaybeden kitleler, onlarla yönlardır. Yönünü ve sevgiyi kaybeden kitleler, onlarla yön
bulmu
bulmuşş, huzuru yakalamış, kendini tanımış, gerçek insanlık ve edeple tanışmıştır., huzuru yakalamış, kendini tanımış, gerçek insanlık ve edeple tanışmıştır.
Seyyid Abdulkadir Geylanî, Yunus Emre, Mevlana Celaleddin Rûmî, Hacı Bekta
Seyyid Abdulkadir Geylanî, Yunus Emre, Mevlana Celaleddin Rûmî, Hacı Bektaşş-ı Veli,-ı Veli, Ş
Şah-ı Naah-ı Naşışıbend, İmam Rabbani, Mevlana Halid, Ahmed Rufâî ve diğer büyük zatlar (Allahbend, İmam Rabbani, Mevlana Halid, Ahmed Rufâî ve diğer büyük zatlar (Allah
hepsinin derecesini âli etsin ve kudsiyetini artırsın) bütün insanlığa ilahi a
hepsinin derecesini âli etsin ve kudsiyetini artırsın) bütün insanlığa ilahi aşşkı yakı yaşşayarak ayarak
göstermi
göstermişşler, nicelerini bu saadetle tanıştırmışlardır.ler, nicelerini bu saadetle tanıştırmışlardır.
Bu büyük zatların ba
Bu büyük zatların başışında bulunduğu terbiye ocakları, padinda bulunduğu terbiye ocakları, padişşahtan köydeki insana kadarahtan köydeki insana kadar
cemiyetin her kesimine terbiye vermi
cemiyetin her kesimine terbiye vermişş, halkın arasındaki fitneleri temizlemi, halkın arasındaki fitneleri temizlemişş, aile, aile
içindeki sıkıntılara varana kadar her türlü problemi en kolay yoldan çözmü
içindeki sıkıntılara varana kadar her türlü problemi en kolay yoldan çözmüşş, birlik ve, birlik ve
dirliğin öncülüğünü yapmıştır.
dirliğin öncülüğünü yapmıştır.
Hak yolunun rehberi olan Allah dostları, bütün insanlığa rahmet olurken, tasavvufu kötü
Hak yolunun rehberi olan Allah dostları, bütün insanlığa rahmet olurken, tasavvufu kötü
emellerine kullanmak isteyen ehliyetsiz ve kötü niyetli insanlar da çıkmıştır. Bunlara
emellerine kullanmak isteyen ehliyetsiz ve kötü niyetli insanlar da çıkmıştır. Bunlara
dikkat etmelidir. Bu yol, Yüce Allah’ın yoludur. Bu yolun ölçüsü, esası, usulü, edebi, ameli
dikkat etmelidir. Bu yol, Yüce Allah’ın yoludur. Bu yolun ölçüsü, esası, usulü, edebi, ameli
kıyamete kadar deği
kıyamete kadar değişşmez. Yol açıktır; usul bellidir, edep ve ahlak gizli değildir. Hâl vemez. Yol açıktır; usul bellidir, edep ve ahlak gizli değildir. Hâl ve
gidi
gidişşatı Kur’an ve sünnete uymayan kimseyi terk etmelidir. Tehlikeden kurtulmanın enatı Kur’an ve sünnete uymayan kimseyi terk etmelidir. Tehlikeden kurtulmanın en
kolay yolu
kolay yolu budurbudur..
Büyük sâdatlar, ulu ârifler edeb ve takva yolunda nasıl rehberlik yapılacağını herkese
Büyük sâdatlar, ulu ârifler edeb ve takva yolunda nasıl rehberlik yapılacağını herkese
göstermi
göstermişşlerdir. Onları takip etmeyen kimse, yanılır, zarar eder, zarar verir.lerdir. Onları takip etmeyen kimse, yanılır, zarar eder, zarar verir.
Mânevî Silsile, bu yolun emniyetidir. Büyük zatlar bu silsile ile ilahi a
Mânevî Silsile, bu yolun emniyetidir. Büyük zatlar bu silsile ile ilahi aşşkı, feyzi, ilmi,kı, feyzi, ilmi,
edebi, ahlakı ve emaneti birbirlerinden alarak ya
edebi, ahlakı ve emaneti birbirlerinden alarak yaşşamış ve kendilerinden sonrakilereamış ve kendilerinden sonrakilere
aktarmışlardır. Onları takip edenler, tehlikeden emin olur. Kendi ba
aktarmışlardır. Onları takip edenler, tehlikeden emin olur. Kendi başışına kalan kimse,na kalan kimse,
tehlike ve bidattan kurtulamaz.
tehlike ve bidattan kurtulamaz.
Yüce Allah bu büyük emaneti bize kadar ta
Yüce Allah bu büyük emaneti bize kadar taşışıyanlara rahmet eylesin, bizim adımıza onlarayanlara rahmet eylesin, bizim adımıza onlara
bol mükafat versin, onların derecelerini âli, makamlarını yüksek etsin. Bizleri onlardan
bol mükafat versin, onların derecelerini âli, makamlarını yüksek etsin. Bizleri onlardan
ayırmasın. Âmin.
ayırmasın. Âmin. Yorum
Yorum(0)(0) ::::Yorum yaz!Yorum yaz!:::: BağlantıBağlantı
27/1/2008 - MÜRŞİD TERBİYESİNE GİRİŞ ADABI (Teslimiyet)
27/1/2008 - MÜRŞİD TERBİYESİNE GİRİŞ ADABI (Teslimiyet)
Kategori:Kategori:Arifler Yolunun EdepleriArifler Yolunun Edepleri TESLiMiYET
TESLiMiYET
Mürid Allah yolunda tabi oldu
tatl
tatlııher hâlde kendisine uymalher hâlde kendisine uymalııddıırr. Onun emir, tavsiye ve tercihlerinin kendisi . Onun emir, tavsiye ve tercihlerinin kendisi için en hayiçin en hayıırlrlııolduolduğğunauna
inan
inanııp gönül hop gönül hoşşluluğğu ile emirlerine saru ile emirlerine sarıılmallmalııddıır. Bir ölü kendisini yr. Bir ölü kendisini yııkayan kimseye naskayan kimseye nasııl hiç itiraz etmezl hiç itiraz etmez
ise, mürid de mür
ise, mürid de mürşşidinin önünde bu derece idinin önünde bu derece bir teslimiyet göstermelidir. Böyle yaparsa manevi kirlerdenbir teslimiyet göstermelidir. Böyle yaparsa manevi kirlerden
temizlenmesi, kötü hâllerden kurtulmas
temizlenmesi, kötü hâllerden kurtulmasııkolay olur.kolay olur.
Teslim olan kimse tez zamanda ilerler, kemale erer. Aksi takdirde oldu
Teslim olan kimse tez zamanda ilerler, kemale erer. Aksi takdirde olduğğu yerde durur, itiraz veu yerde durur, itiraz ve şüşüpheylepheyle
yolunu kaybeder.
Sadat-yolunu kaybeder. Sadat-ııKiramKiramıın zahiren ve batn zahiren ve batıınen tasarruflarnen tasarruflarııaltaltıına girmek ve kendilerinden tam faydana girmek ve kendilerinden tam fayda
görmek için onlara son derece itimat etmeli ve
görmek için onlara son derece itimat etmeli ve kendilerine teslim olarak üzerimizde sanatlarkendilerine teslim olarak üzerimizde sanatlarıınnııicra etmeicra etme
imkan
imkanııvermelidir. Teslim olmayan tabi olmaz, tabi olmayan yol alamaz.vermelidir. Teslim olmayan tabi olmaz, tabi olmayan yol alamaz.
Büyük arif
Büyük arif İİmam Gazâlî’nin (rah) belirttimam Gazâlî’nin (rah) belirttiğği gibi; manen hasta bir müridin müri gibi; manen hasta bir müridin mürşşidinden tedavi olup faydaidinden tedavi olup fayda
görmesi için
görmesi içinşşu üçu üçşşey çok önemlidir:ey çok önemlidir:
1-Mürid önce kendisinin hasta oldu
1-Mürid önce kendisinin hasta olduğğunu kabul etmeli, sonra kâmil bir mürunu kabul etmeli, sonra kâmil bir mürşşidin elinde iridin elinde irşşat olma veat olma ve
manevi hastal
manevi hastalııklarklarıından kurtulma arzusunda samimi olmalndan kurtulma arzusunda samimi olmalııddıır. Kendisini hasta kabul etmeyen kimse doktorr. Kendisini hasta kabul etmeyen kimse doktor
aramaz, aray
aramaz, arayışıışında samimi olmaz, bu kimse doktoru bulsa bile teslim olamaz.nda samimi olmaz, bu kimse doktoru bulsa bile teslim olamaz.
2-Mürid kalbinin doktoru olan mür
2-Mürid kalbinin doktoru olan mürşşidine güvenmelidiridine güvenmelidir. Onun manevi tedavi . Onun manevi tedavi iişşinde ehil olduinde ehil olduğğuna kesinuna kesin
olarak inanmal
olarak inanmalııddıır. Çünkü kâmil mürr. Çünkü kâmil mürşşidin bu iidin bu işşteki ehliyeti önceki mürteki ehliyeti önceki mürşşid taraf id taraf ıından tasdik ve ilanndan tasdik ve ilan
edilmi
edilmişştir.tir.
Mür
Mürşşid ümmetin önüne çid ümmetin önüne çııkmadan önce çok ciddi bir kmadan önce çok ciddi bir terbiyeden geçmektedirterbiyeden geçmektedir. Nefsin bütün s. Nefsin bütün sııfatlarfatlarıınnıı
tan
tanıımakta, onun hastalmakta, onun hastalııklarklarıınnııve tedavi yollarve tedavi yollarıınnııbilmektedirbilmektedir. Kendisi . Kendisi nefsin mutmainne makamnefsin mutmainne makamıınnıı
geçerek Allahu Teala’n
geçerek Allahu Teala’nıın sevgili bir kulu olmun sevgili bir kulu olmuşş ve bundan sonra kendisine irve bundan sonra kendisine irşşat izni verilmiat izni verilmişştir.tir.
3-Mürid mür
3-Mürid mürşşidinin verdiidinin verdiğği manevi reçeteyi i manevi reçeteyi aynen uygulamalaynen uygulamalııddıır. Mürr. Mürşşide güvendiide güvendiğği gibi onun verdii gibi onun verdiğğii
ilaçlara da güvenmeli ve nefsine ac
ilaçlara da güvenmeli ve nefsine acııda gelse onlarda gelse onlarıısabsabıırla ve gönül horla ve gönül hoşşluluğğu ile devamlu ile devamlııiçmelidir. Buiçmelidir. Bu ş
şartlara uyan kimse -inartlara uyan kimse -inşşaallah- derdine derman aallah- derdine derman bulacak, kalbi Allah ile huzura kavubulacak, kalbi Allah ile huzura kavuşşacaktacaktıırr..
Mür
Mürşşide teslim olmak, aklide teslim olmak, aklııbir kenara atmak, onu kiraya vermek, akbir kenara atmak, onu kiraya vermek, akıılslsıız,z,şşuursuz bir insan olarak neuursuz bir insan olarak ne
denirse onu yapmak de
denirse onu yapmak değğildir. Teslimiyet, doildir. Teslimiyet, doğğruyu tercih etmektir, hak yoldaki rehbere tabi olmaktruyu tercih etmektir, hak yoldaki rehbere tabi olmaktıırr,,
doktora güvenmektir. Akl
doktora güvenmektir. Aklıınnııkullankullanııp onun dedip onun dediğği gibi ilaci gibi ilacıınnııkullanmaktkullanmaktıır. Kulluk için akr. Kulluk için akııl lazl lazıımdmdıır. Akr. Akıılslsıız,z,
niyet olmaz, amel yap
niyet olmaz, amel yapıılmaz, zikir çekilmez, fikir edilmez, yol allmaz, zikir çekilmez, fikir edilmez, yol alıınmaz, Allah’a ulanmaz, Allah’a ulaşışılmaz.lmaz.
Mür
Mürşşide teslim ol demek, nefsinin keyfine deide teslim ol demek, nefsinin keyfine değğil, Allah yolunda önündeki rehbere hak yolunda uy ve il, Allah yolunda önündeki rehbere hak yolunda uy ve kurtulkurtul
demektir. Mür
demektir. Mürşşid terbiyesine gid terbiyesine giren kimseye bu iren kimseye bu teslimiyet gerekmektedirteslimiyet gerekmektedir. Yoks. Yoksa müra mürşşid, kendisineid, kendisine
inanmayan, teslim olmayan, kalbini önüne koymayan kimseye sanat
inanmayan, teslim olmayan, kalbini önüne koymayan kimseye sanatıınnııicra edemez, fayda veremez.icra edemez, fayda veremez.
Mür
Mürşşide teslimiyet, gerçekte Allah ve Resûlüne (s.a.v) teslimiyeti gerçeide teslimiyet, gerçekte Allah ve Resûlüne (s.a.v) teslimiyeti gerçeklekleşştirmek içindir. Manevî tirmek içindir. Manevî
terbiyenin sonucu, marifetullah ve muhabbetullah
terbiyenin sonucu, marifetullah ve muhabbetullahııelde etmektir. Bu da güzel kulluk için gereklidir.elde etmektir. Bu da güzel kulluk için gereklidir.
Ancak, dünyan
Ancak, dünyanıın en zor ve en kn en zor ve en kııymetli iymetli işşi, nefsi, gönlü, ruhu hak yoluna teslim etmek oldui, nefsi, gönlü, ruhu hak yoluna teslim etmek olduğğundan, kâmilundan, kâmil
insan az ç
insan az çııkmkmışışttıırr. Ancak, herkesin iman . Ancak, herkesin iman ve teslimiyetine ve teslimiyetine göre bu göre bu nimetten bir nimetten bir nasibi olurnasibi olur. Yeter ki insan,. Yeter ki insan,
kâmil mür
kâmil mürşşide karide karşışımünkir olmasmünkir olmasıın, münaf n, münaf ııklklıık yapmask yapmasıın.n.
Muhabbetin Kayna Muhabbetin Kaynağığı
Gavs-Gavs-ııSânî Hz.lerine soruldu: "Efendim, Sânî Hz.lerine soruldu: "Efendim, uzun zamanduzun zamandıır ziyaretinize gelip r ziyaretinize gelip gidiyoruz. Yagidiyoruz. Yannıınnıızdaykenzdayken
hâlimizde bir
hâlimizde bir düzelme oluyordüzelme oluyor. Sizden . Sizden ayrayrııldldııktan sonra, memlekete döndüktan sonra, memlekete döndüğüğümüzde bu hâl bir süre dahamüzde bu hâl bir süre daha
devam ediyor
devam ediyor. Daha sonra hâlimiz . Daha sonra hâlimiz muhafaza edemiyoruz. Bize muhafaza edemiyoruz. Bize ne buyurursunuz?"ne buyurursunuz?"
Gavs-Gavs-ııSânî Hz.leri, elini yumruk hâline getirerekSânî Hz.leri, elini yumruk hâline getirerek şöşöyle buyurdular.yle buyurdular.
"
"İİnsannsanıın kalbi bu yumruk kadardn kalbi bu yumruk kadardıır. Bunun içinde muhabbetullah olmasr. Bunun içinde muhabbetullah olmasıılazlazıımdmdıır." Sonra orada yananr." Sonra orada yanan ışığıışığı
göstererek: "
göstererek: "ŞŞu andau anda ışıışık yank yanııyor, etraf aydyor, etraf aydıınlnlıık. Buk. Buışıışık sönerse etraf karanlk sönerse etraf karanlıık olacak. Aynk olacak. Aynııanda hemanda hem ışıışıkk
hem karanl
hem karanlıık olmaz. Ik olmaz. Işışık yanarsa aydk yanarsa aydıınlnlıık olur; sönerse karanlk olur; sönerse karanlıık olur. Kalbin durumu da böyledir. Onunk olur. Kalbin durumu da böyledir. Onun
içinde muhabbetullah/Allah sevgisi olmas
içinde muhabbetullah/Allah sevgisi olmasıılazlazıımdmdıır. Muhabbetullah yoksa bar. Muhabbetullah yoksa başşkakaşşeyler vardeyler vardıır. Bar. Başşkakaşşeylereyler
olunca kalbe Alla
olunca kalbe Allah muhabbeti girmez. Allah muhabbetini elde h muhabbeti girmez. Allah muhabbetini elde etmek için sofietmek için sofi şşu dörtu dört şşeye devam etmesieye devam etmesi
gerekir: gerekir: 1-Mür 1-Mürşşid ziyareti.id ziyareti. 2-Mür 2-Mürşşid sohbeti.id sohbeti. 3-Rab
3-Rabııta.ta.
4-Vird.
4-Vird.
İ
İkinci Bölümkinci Bölüm MÜR
Mür
Mürşşidin terbiyesine girmek tövbe ile baidin terbiyesine girmek tövbe ile başşlar. Tövbe mürlar. Tövbe mürşşide deide değğil, Yüce Allah’a yapil, Yüce Allah’a yapıılmaktadlmaktadıır. Ancak, mürr. Ancak, mürşşid buid bu tövbede, mümine
tövbede, mümineşşahit ve yardahit ve yardıımcmcııolmaktadolmaktadıır. Mürr. Mürşşid günahlarid günahlarııaffetmez, ona böyle bir yetki verilmemiaffetmez, ona böyle bir yetki verilmemişştir.tir. Günahlar
Günahlarııaffedecek olan sadece Yüce Allah’taffedecek olan sadece Yüce Allah’tıır. Mürr. Mürşşid, Yüce Peygamberimize (s.a.v) uyarak, bir mümininid, Yüce Peygamberimize (s.a.v) uyarak, bir müminin affedilmesi için alemlerin Rabbine yönelmekte ve
affedilmesi için alemlerin Rabbine yönelmekte ve yalvarmaktadyalvarmaktadıırr. Yüce Rabbinin . Yüce Rabbinin huzurunda nashuzurunda nasııl davranacal davranacağığınnıı bilmeyen ve buna kendini ehil görmeyen kimseye mür
bilmeyen ve buna kendini ehil görmeyen kimseye mürşşit, yol göstermekte, usul öit, yol göstermekte, usul öğğretmektedir. Ayrretmektedir. Ayrııca ona tövbesindeca ona tövbesinde yard
yardıımcmcııolmakta, tövbe eden kimsenin kalbine ilahi izin olmakta, tövbe eden kimsenin kalbine ilahi izin ve destekle feyiz, sevgi ve nur ak ve destekle feyiz, sevgi ve nur ak ııtmaktadtmaktadıır. Daha dar. Daha da önemlisi, mür
önemlisi, mürşşid, tövbe ile Allah’a dönen kimseyi, özel terbiye dairesine almaktadid, tövbe ile Allah’a dönen kimseyi, özel terbiye dairesine almaktadıır. Böylece nefsine ver. Böylece nefsine veşşeytana kareytana karşışı zay
zayııf düf düşşen mümin, arten mümin, artıık kendisine hayk kendisine hayıır ve takva yolunda yardr ve takva yolunda yardıım edecek gerçek bir dost ve yardm edecek gerçek bir dost ve yardıımcmcııbulmubulmuşş olmaktad
olmaktadıırr.. Yorum
Yorum(0)(0) ::::Yorum yaz!Yorum yaz!:::: BağlantıBağlantı
27/1/200
27/1/2008 -
8 - NAKŞİBENDİLİK NEDİR?
NAKŞİBENDİLİK NEDİR?
Kategori:Kategori:Arifler Yolunun EdepleriArifler Yolunun Edepleri NAK
NAK ŞİŞİBENDBENDİİLLİİK NEDK NEDİİR?R? Nak
Nakşşibendî terbiye okulu, hicri: 791, miladi: ibendî terbiye okulu, hicri: 791, miladi: 1389 tarihinde vefat eden Hace Muhammed Bahauddin1389 tarihinde vefat eden Hace Muhammed Bahauddin
Nak
Nakşşibend Hz.lerinin temel usullerini belirlediibend Hz.lerinin temel usullerini belirlediğği bir manevi i bir manevi terbiye sistemidirterbiye sistemidir. Onun ad. Onun adıına nispet edilerekna nispet edilerek
"Nak
"Nakşşibendîlik" diye anibendîlik" diye anıılmaktadlmaktadıırr..
Bu terbiye yolu ve usûlü,
Bu terbiye yolu ve usûlü, ŞŞah-ah-ııNakNakşşibend Hz.leri ile baibend Hz.leri ile başşlamlamışışdedeğğildir. Kendisi bu yolun usûl, adap veildir. Kendisi bu yolun usûl, adap ve
feyzini önceki büyüklerden alm
feyzini önceki büyüklerden almışışttıır. Bu terbiye yolunun usûl ve âdabr. Bu terbiye yolunun usûl ve âdabıı, silsile yolu ile Hz. Ebu Bekir, silsile yolu ile Hz. Ebu Bekir
S
Sııddddıık’a (rk’a (r.a) ve ondan Hz. .a) ve ondan Hz. Resûlullah (s.a.v) Efendimize ulaResûlullah (s.a.v) Efendimize ulaşşmaktadmaktadıırr. Terbiyenin . Terbiyenin babaşışında ve merkezindenda ve merkezinde
alemlere rahmet olan Hz. Resûlullah (s.a.v)
alemlere rahmet olan Hz. Resûlullah (s.a.v) Efendimiz bulunmaktadEfendimiz bulunmaktadıırr. Bu terbiye . Bu terbiye yolunun temel özelliyolunun temel özelliğğii
gizli zikir ve
gizli zikir ve ilahi muhabbettirilahi muhabbettir. Bu zikir ve terbiye . Bu zikir ve terbiye yolu, tarih içinde gelen müryolu, tarih içinde gelen mürşşidlerin ismiyle farklidlerin ismiyle farklııadlarlaadlarla
an
anıılmlmışışttıırr..
Hz. Ebu Bekir S
Hz. Ebu Bekir Sııddddıık’tan (r.a) sonra bu yola "Sk’tan (r.a) sonra bu yola "Sııddddııkiyye" ismi verildi. Hz. Beyazid-i Bistamî’ye (k.s) kadar bukiyye" ismi verildi. Hz. Beyazid-i Bistamî’ye (k.s) kadar bu
isimle an
isimle anııldldıı. Ondan sonra "Tayfûriyye" ismi verildi. Tayfur, Beyazid-i Bistamî’nin bir di. Ondan sonra "Tayfûriyye" ismi verildi. Tayfur, Beyazid-i Bistamî’nin bir diğğer ader adııddıır. Hâcer. Hâce
Abdulhâlik Gücdevanî Hz.lerine kadar bu isimle an
Abdulhâlik Gücdevanî Hz.lerine kadar bu isimle anııldldıı. Ondan sonra, "Hâcegâniyye" ismi verildi.. Ondan sonra, "Hâcegâniyye" ismi verildi. ŞŞah-ah-ıı
Nak
Nakşşibend Hz.lerine kadar bu isimle anibend Hz.lerine kadar bu isimle anııldldıı..ŞŞah-ah-ııNakNakşşibend Hz.lerinden sonra, "Nakibend Hz.lerinden sonra, "Nakşşibendiyye" ismiibendiyye" ismi
verildi. Bu yol bu isimle
verildi. Bu yol bu isimle İİslam alemine yayslam alemine yayııldldıı, me, meşşhur oldu. Dihur oldu. Diğğer kollardaki isimler zamanla unutuldu. Buer kollardaki isimler zamanla unutuldu. Bu
yol, Mevlana Halid Ba
yol, Mevlana Halid Bağğdâdi’den sonra "Nakdâdi’den sonra "Nakşşibendî Hâlidiyye" ismiyle de anibendî Hâlidiyye" ismiyle de anııllııp yayp yayııldldıı. Bu gün. Bu gün
Anadolumuzda yayg
Anadolumuzda yaygıın olan kol "Halidiyye" koludur. Bu yol, günümüzden olan kol "Halidiyye" koludur. Bu yol, günümüzde ŞŞah-ah-ııNakNakşşibend Hz.lerine nispetibend Hz.lerine nispet
edilen me
edilen meşşhur ismiyle "Nakhur ismiyle "Nakşşibendîlik"ibendîlik"şşeklinde aneklinde anıılmaktadlmaktadıırr..
Nak
Nakşşibend, "nakibend, "nakş”ş”ile "bend" kelimelerinden oluile "bend" kelimelerinden oluşşmumuşşbir terkiptir. Bir isim debir terkiptir. Bir isim değğil sil sııfattfattıır; ancak isim gibir; ancak isim gibi
me
meşşhur olmuhur olmuşştur.tur.
Nak
Nakşş, bir, birşşeyi bir yere nakeyi bir yere nakşşetmek, naketmek, nakışışgibi igibi işşlemek, hiç çlemek, hiç çııkmayacak hâle getirmek, mühür gibikmayacak hâle getirmek, mühür gibi
kaz
kazıımaktmaktıırr..
Bend, Farsça bir isim olup, dilimizde hem isim, hem s
Bend, Farsça bir isim olup, dilimizde hem isim, hem sııfat olarak kullanfat olarak kullanıılmaktadlmaktadıırr.. İİsim olarak, basim olarak, bağğ,,
kelepçe, baraj, bent,
kelepçe, baraj, bent, kemer gibi kemer gibi manalarmanalara gelmektedir. Sa gelmektedir. Sııfat olarak, sfat olarak, sııkkııca baca bağğllıı, iyice ba, iyice bağğlayan,layan,
kuvvetlice ba
kuvvetlice bağğlanmlanmışışmanalarmanalarıına gelir.na gelir.
Kalbe Allah zikrini hiç ç
Kalbe Allah zikrini hiç çııkmayacakkmayacak şşekilde nakekilde nakışış gibi igibi işşledikleri ve ondan hiç kopmadledikleri ve ondan hiç kopmadııklarklarııiçin, gizli zikiriçin, gizli zikir
sahiplerine Nak
sahiplerine Nakşşibendî denmiibendî denmişştir.tir.
Tarikat yol ve usul manas
Tarikat yol ve usul manasıındadndadıır. Tarikat bir din ve mezhep der. Tarikat bir din ve mezhep değğil, dini anlama ve yail, dini anlama ve yaşşamaamaşşeklidir.eklidir.İİnsannsanıı
terbiye için kurulmu
terbiye için kurulmuşşturtur. T. Tarikatlar terbiye için tercih etarikatlar terbiye için tercih ettikleri usullere ve tikleri usullere ve zikirlere göre zikirlere göre farklfarklııadlarlaadlarla
an
anıılmlmışışlardlardıır. Tasavvufun kaynar. Tasavvufun kaynağığı, do, doğğunun felsefesi, batunun felsefesi, batıınnıın batn batııl dinleri del dinleri değğil, Kur’an ve sünnettiril, Kur’an ve sünnettir
Bütün manevi terbiye yollar
Bütün manevi terbiye yollarıına kna kıısaca "tasavvuf" denir.saca "tasavvuf" denir.
Nak
Nakşşibendi terbiyesi, gizli zikir ibendi terbiyesi, gizli zikir usulü üzerine kurulmuusulü üzerine kurulmuşştur. Bu usulü benimseyen büyük veliler taraf tur. Bu usulü benimseyen büyük veliler taraf ıındanndan
geli
gelişştirilerek günümüze kadar gelmitirilerek günümüze kadar gelmişştirtir. Bu . Bu usul ve usul ve adaplar bizzat Kur’an adaplar bizzat Kur’an ayetlerinden, rahmet Peygamberiayetlerinden, rahmet Peygamberi
Hz. Muhammed (s.a.v) Efendimizin sünnetinden ve O’nun
Hz. Muhammed (s.a.v) Efendimizin sünnetinden ve O’nun şşerefli Ashaberefli Ashabıınnıın (r.anhüm) hâllerindenn (r.anhüm) hâllerinden
al
alıınmnmışışttıır. Herr. Her şşeyi ile Kur’an ve sünnete baeyi ile Kur’an ve sünnete bağğllııddıır. Bu yolun usul ve âdaplarr. Bu yolun usul ve âdaplarıı, Kur’an ve sünnette ya aç, Kur’an ve sünnette ya açııkçakça
belirtilmi
belirtilmişş, ya da i, ya da işşaret, delalet ve aret, delalet ve sükût yoluyla kabul edilmisükût yoluyla kabul edilmişştir. Yani,tir. Yani,İİslam’slam’ıın ruhuna uymayan hiçbirn ruhuna uymayan hiçbir ş
şey yoey yokturktur..
Fakihler nas
Fakihler nasııl f l f ııkkııh alanh alanıında içtihat yapma yetkisine sahiplerse kâmil mürnda içtihat yapma yetkisine sahiplerse kâmil mürşşidler de, ahlak ve terbiyeidler de, ahlak ve terbiye
alan
alanıında içtihat etme, yeni nda içtihat etme, yeni usuller belirleme usuller belirleme yetkisine sahiptirleryetkisine sahiptirler..
Bu terbiye sistemi yeni bir din
insan
insanııgüzel ahlaka ve Allah rgüzel ahlaka ve Allah rıızaszasıına ulana ulaşşttıırmaktrmaktıırr. Metodu, . Metodu, muhabbetle kalpleri Yüce Allah’a bamuhabbetle kalpleri Yüce Allah’a bağğlamaktlamaktıırr..
Temel usulü gizli zikir, toplu zikir, muhabbet, sohbet, rab
Temel usulü gizli zikir, toplu zikir, muhabbet, sohbet, rabııta, teveccüh, tasarruf, hizmet ve edeple nefsinta, teveccüh, tasarruf, hizmet ve edeple nefsin
çirkin s
çirkin sııfatlarfatlarıınnııııslah etmektir.slah etmektir.
Dinimizin bize ö
Dinimizin bize öğğrettirettiğği amel ve edepler iki ki amel ve edepler iki kııssıımda özetlenebilir:mda özetlenebilir:
1- Zahiri hâller: Vücudumuzun d
1- Zahiri hâller: Vücudumuzun dışışazalarazalarııile yaptile yaptığıığıbütün ibadetleri içine albütün ibadetleri içine alıır. Yeme içme, temizlik, alr. Yeme içme, temizlik, alışış-
-veri
verişş, aile hukuku gibi vazifeler de bu k, aile hukuku gibi vazifeler de bu kıısma girersma girer. Bu vazife ve . Bu vazife ve edepler f edepler f ııkkııh kitaplarh kitaplarıında anlatnda anlatıılmaktadlmaktadıırr..
Hangi vazifeyi yap
Hangi vazifeyi yapııyorsak, onunla ilgili ilahi emri ve edebi yorsak, onunla ilgili ilahi emri ve edebi ööğğrenmemiz gerekir.renmemiz gerekir.
2- Bat
2- Batııni hâller: Kalbin gafletten ni hâller: Kalbin gafletten uyanmasuyanmasııve zikirle ihya edilmesi, ve zikirle ihya edilmesi, nefsin manevi hastalnefsin manevi hastalııklardanklardan
ar
arıındndıırrıılmaslmasıı, ruhun ilahi huzura yükselmesi, böylece insan, ruhun ilahi huzura yükselmesi, böylece insanıın ilahi nur, ilim, an ilahi nur, ilim, aşşk, edep ve güzel ahlakak, edep ve güzel ahlaka
ula
ulaşşmasmasııddıır. Zahiren ve batr. Zahiren ve batıınen terbiye olan insannen terbiye olan insanıın elde edecen elde edeceğği en büyük nimet güzel kulluktur. Bu hâlei en büyük nimet güzel kulluktur. Bu hâle
k
kıısaca ihsan mertebesi denir.saca ihsan mertebesi denir. İİhsanhsanııyukaryukarııda tarif ettik. Bu yol herkese da tarif ettik. Bu yol herkese açaçııktktıır. Bütün insanlar bu edeplerer. Bütün insanlar bu edeplere
ve nimetlere davet edilmi
ve nimetlere davet edilmişştir.tir.
Zâhirî ve bât
Zâhirî ve bâtıınî edepleri koruyan kimse ihsan mertebesini elde eder. Bu mertebeyi elde eden kimse Yücenî edepleri koruyan kimse ihsan mertebesini elde eder. Bu mertebeyi elde eden kimse Yüce
Allah taraf
Allah taraf ıından sevilir, O’nun huzurunda kabul görür. Kalbi ilahi sevgi, hundan sevilir, O’nun huzurunda kabul görür. Kalbi ilahi sevgi, huşşu, haya ve hau, haya ve haşşyet ile dolar.yet ile dolar.
TASAVVUFTA YOL ALMAK EDEPLE OLUR TASAVVUFTA YOL ALMAK EDEPLE OLUR Nak
Nakşşibendi büyükleri, Hz. Resûlullah (s.a.v) Efendimizin öibendi büyükleri, Hz. Resûlullah (s.a.v) Efendimizin öğğrettirettiğği hem zâhir hem de bâti hem zâhir hem de bâtııni edeplereni edeplere
s
sıımsmsııkkıısarsarıılmlmışışlardlardıırr..
Seyri sülük esnas
Seyri sülük esnasıındaki sohbet, vird, hatme ve dindaki sohbet, vird, hatme ve diğğer zikirler zâhirî er zikirler zâhirî edepler içine girer.edepler içine girer.
Kalbin gaflet ve kötülüklerden temizlenmesi, nefsin terbiye edilmesi ve
Kalbin gaflet ve kötülüklerden temizlenmesi, nefsin terbiye edilmesi ve ruhun ilahi huzura yükselecek hâleruhun ilahi huzura yükselecek hâle
getirilmesi de bât
getirilmesi de bâtıınî edepler içinî edepler içine girerne girer..
Edeb, her
Edeb, herşşeyi gereeyi gereğğince ve yerince yapmaktince ve yerince yapmaktıırr. Bunun yolu da, bütün . Bunun yolu da, bütün fikir ve fifikir ve fiillerde edeb abidesi,illerde edeb abidesi,
peygamberlerin imam
peygamberlerin imamııHz. Resûlullah (s.a.v) Efendimize uymaktHz. Resûlullah (s.a.v) Efendimize uymaktıır. Bütün Allah dostlarr. Bütün Allah dostlarıı, Hak yolunda ne, Hak yolunda ne
elde etmi
elde etmişş iseleriseler, Efendimizin , Efendimizin edebine uyarak elde etmiedebine uyarak elde etmişşlerdir.lerdir.
Büyük veli Seriy es-Sakati: (k.s):
Büyük veli Seriy es-Sakati: (k.s):
"Edeb, akl
"Edeb, aklıın tercümann tercümanııddıırr."8 d."8 demiemişştir. Demek ki herkes edebi kadar aktir. Demek ki herkes edebi kadar akııllllıı, akl, aklııkadarkadarşşerefli,erefli,şşerefi kadarerefi kadar
k
kııymetlidir.ymetlidir.
Edebine göre yap
Edebine göre yapıılmayanlmayanşşeyler ne kadar çok olursa olsun fayda eyler ne kadar çok olursa olsun fayda sasağğlamaz.lamaz.İİnsan bir insan bir işşin usulüne görein usulüne göre
gitmez ise o i
gitmez ise o işşte ömrünü verse hayte ömrünü verse hayıırlrlııbir sonuç alamaz.bir sonuç alamaz.
Allah’
Allah’ıın yeryüzündekin yeryüzündeki şşahidi ve hâlifesi ahidi ve hâlifesi olan ariflere hürmet olan ariflere hürmet kalpteki takvadan ileri gelirkalpteki takvadan ileri gelir. Onlara kar. Onlara karşışı edebi koruyamayan kimsenin tasavvuf yolunda hiç bir nasibi olmaz.9
edebi koruyamayan kimsenin tasavvuf yolunda hiç bir nasibi olmaz.9
Arifler: "Önce
Arifler: "Önce usul, sonra vusul" demiusul, sonra vusul" demişşlerdir. Yani, maksadlerdir. Yani, maksadıına ulana ulaşşmak isteyen kimse, önce o imak isteyen kimse, önce o işşin usulünein usulüne
göre yola ç
göre yola çııkarsa, hedefine varkarsa, hedefine varıır, yoksa yolda kalr, yoksa yolda kalıırr..
Büyük alim Abdullah b. Mubarek
Büyük alim Abdullah b. Mubarek (r(r.a) ne .a) ne güzel söylemigüzel söylemişş::
"Bizler daha çok ilme de
"Bizler daha çok ilme değğil, daha fazla edebe muhtacil, daha fazla edebe muhtacıız."10z."10
Hak yoluna giren talip için
Hak yoluna giren talip için ana sermaye edeptirana sermaye edeptir. Edebi olmayan. Edebi olmayanıın Allah yolunda elde edecen Allah yolunda elde edeceğği hiç biri hiç bir şşeyieyi
yoktur.
yoktur.
Edeb, kalbte, sözde ve fiilde olur
Edeb, kalbte, sözde ve fiilde olur
Kalbin edebi, niyette ihlas
Kalbin edebi, niyette ihlas ve samimiyettirve samimiyettir. Bunlar. Bunlarıın sonucu, Allah için sevmek, Allah için vermek, Allahn sonucu, Allah için sevmek, Allah için vermek, Allah
için yermek ve Allah için
için yermek ve Allah için menetmektirmenetmektir. Bu hâl, . Bu hâl, imanimanıın en yüksek zirvesidir ve kâmil insan olmann en yüksek zirvesidir ve kâmil insan olmanıınn
alametidir. O, Allahu Tealan
alametidir. O, Allahu Tealanıın sevdin sevdiğği kullari kullarıına bir hediyesidir. Büyükler, bu ahlakna bir hediyesidir. Büyükler, bu ahlakıın ihsan mertebesin ihsan mertebesi
oldu
olduğğunu ve onun vücuda ancak zati zikir unu ve onun vücuda ancak zati zikir sayesinde yerlesayesinde yerleşşeceeceğğini belirtiyorlarini belirtiyorlar. Zati zikir; her . Zati zikir; her yerde, heryerde, her
i
işşte, her hâlde kalb, ruh, ste, her hâlde kalb, ruh, sıır ve dir ve diğğer er latifelerle Allahu Teala’ylatifelerle Allahu Teala’yıızikretmekten ibarettir.zikretmekten ibarettir.
Gavs-Gavs-ııBilvanisî Seyyid Abdulhakim el-Hüseyni (k.s) zikir ve Bilvanisî Seyyid Abdulhakim el-Hüseyni (k.s) zikir ve edep hakkedep hakkıındaki bir sohbetindendaki bir sohbetinde şöşöyleyle
buyurmu
"Bak
"Bakıınnıız, bu milletin baz, bu milletin başışına ne geldiyse gafletten geldi.na ne geldiyse gafletten geldi.ŞŞah-ah-ııHazne (k.s): "gaflet kadar hiçbir Hazne (k.s): "gaflet kadar hiçbir kötü hâlkötü hâl
yoktur" derdi. Kimin ba
yoktur" derdi. Kimin başışına ne geldiyse nefsinin hilelerinden gafil kaldna ne geldiyse nefsinin hilelerinden gafil kaldığıığıiçin gelmiiçin gelmişştir. Bir kitir. Bir kişşi kendii kendi
kuvveti ile gafleti terk edemiyorsa edebe
kuvveti ile gafleti terk edemiyorsa edebe sarsarıılslsıın.n.ŞöŞöyle ki, Rabbim her an her yle ki, Rabbim her an her yerde beni görüyor diyeyerde beni görüyor diye
dü
düşüşünsün ve o konuda nefsini zorlasnsün ve o konuda nefsini zorlasıın. Açn. Açıık ve gizli edeplere k ve gizli edeplere uymakla insanuymakla insanıın kalbi uyann kalbi uyanıır. Böylece gafletr. Böylece gaflet
yok olur."11
yok olur."11
Sözün edebi, makama uygun söylenmesidir. Her makam, ayr
Sözün edebi, makama uygun söylenmesidir. Her makam, ayrııbir tarz ve tavbir tarz ve tavıır ister. Her söz yerinde,r ister. Her söz yerinde,
zaman
zamanıında, gerenda, gereğği kadar söylenirse dei kadar söylenirse değğerli ve erli ve geçerlidirgeçerlidir. Söz, . Söz, hacet kadar sarf edilmelidirhacet kadar sarf edilmelidir. Sözde yalan ve. Sözde yalan ve
yapmac
yapmacıık olmamalk olmamalııddıırr. Söz sahibinin sözü ile özü, içi . Söz sahibinin sözü ile özü, içi ile dile dışıışıaynaynııolmalolmalııddıır. Mürr. Mürşşide ve müminlere karide ve müminlere karşışı samimiyet ancak böyle mümkün olur.
samimiyet ancak böyle mümkün olur.
Fiilin/i
Fiilin/işşin edebi, in edebi, makama uygun davranmakama uygun davranmaktmaktıır. Herr. Herşşahsahsıın, her makamn, her makamıın, her ibadet ve taatn, her ibadet ve taatıın kendine hasn kendine has
edebi vard
edebi vardıır. Bütün edepler, sünnet-i seniyyede ör. Bütün edepler, sünnet-i seniyyede öğğretilmiretilmişştir. Edep, Hakka ve halka kartir. Edep, Hakka ve halka karşışınasnasııll
davranaca
davranacağığınnııbilmektir. K bilmektir. K ıısaca güzel ahlaktsaca güzel ahlaktıır. Bu edepleri, tek tek ör. Bu edepleri, tek tek öğğrenmeli ve güç nisbetinderenmeli ve güç nisbetinde
yapmal
yapmalııddıırr..
İ
İlim edeple güzel lim edeple güzel olurolur. Hak yolcusu ancak edeple . Hak yolcusu ancak edeple yol alyol alıır. Zikir, edeple fayda verir.r. Zikir, edeple fayda verir.İİbadet edeple yapbadet edeple yapııllıırsarsa
Allah’a yükselir
Allah’a yükselir. Tövbe, . Tövbe, edeple kabul edilir. Bunun için Allah edeple kabul edilir. Bunun için Allah dostlardostlarııtalebelerinden her italebelerinden her işşte edep ister,te edep ister,
edep bekler. Tasavvuf yolunda, bütün menzil ve makamlarda insan
edep bekler. Tasavvuf yolunda, bütün menzil ve makamlarda insanıın önüne tek levha çn önüne tek levha çııkar:kar:
"Edep Yâ Hû!"
"Edep Yâ Hû!" Yorum
Yorum(0)(0) ::::Yorum yaz!Yorum yaz!:::: BağlantıBağlantı
27/1/2008 - TÖVBE VE İNTİSAP ( sekiz şart adabı - 8 şart)
27/1/2008 - TÖVBE VE İNTİSAP ( sekiz şart adabı - 8 şart)
Kategori:Kategori:Arifler Yolunun EdepleriArifler Yolunun Edepleri
TÖVBE VE
TÖVBE VE
İ
İ
NT
NT
İ
İ
SAP
SAP
MürMürşşidle birlikte yapidle birlikte yapıılan tövbede iki önemli ilan tövbede iki önemli işşolmaktadolmaktadıır: Birisi, günahlardan tövbe, dir: Birisi, günahlardan tövbe, diğğeri de tövbeyieri de tövbeyi
korumak için mür
korumak için mürşşide intisap,ide intisap,
Bir mümin, tek ba
Bir mümin, tek başışına da tövbe yapabilir; na da tövbe yapabilir; fakat tek bafakat tek başışına tövbesini korumak ve manevi terbiyesinina tövbesini korumak ve manevi terbiyesini
gerçekle
gerçekleşştirmek oldukça zordur. Hatta bugünün insantirmek oldukça zordur. Hatta bugünün insanııiçin imkansiçin imkansıızdzdıırr..
İş
İşte Allah’te Allah’ıın dostu ile Allah yolunda yürümek için yapn dostu ile Allah yolunda yürümek için yapıılan bu manevi sözlelan bu manevi sözleşşmeye intisap, inabe, el alma,meye intisap, inabe, el alma,
manevi terbiyeye girme
manevi terbiyeye girme denirdenir..İİntisap, irade intisap, irade işşidir. Bu baidir. Bu bağğlanmada müridin irade, niyet lanmada müridin irade, niyet ve kararve kararıılazlazıımdmdıırr..
İ
İradesiz intisap olmaz.radesiz intisap olmaz. İİntisap için mürntisap için mürşşidin istemesi yetmez, bu iidin istemesi yetmez, bu işş tek tarafltek taraflııolmaz. Kulun kendisiolmaz. Kulun kendisi
istemelidir ki i
istemelidir ki işş babaşşlaslasıın. Bu bir manevi anlan. Bu bir manevi anlaşşmadmadıır. Bu anlar. Bu anlaşşma Allah’a güzel kulluk etmek için yapma Allah’a güzel kulluk etmek için yapııllıırr..
Gayesi Allah r
Gayesi Allah rıızaszasıınnııelde etmektir. Mürelde etmektir. Mürşşid bu güzel yolda vasid bu güzel yolda vasııtadtadıır, rehberdir, örnektir, yardr, rehberdir, örnektir, yardıımcmcııddıırr,,
duac
duacııddıırr,,şşahittir.ahittir.
Tövbe ile intisap ettikten sonra yap
Tövbe ile intisap ettikten sonra yapıılmaslmasııgereken bazgereken bazıışşartlar vardartlar vardıır. Bunlar, manevi terbiyeye girmeninr. Bunlar, manevi terbiyeye girmenin
ilk ad
ilk adıımlarmlarııddıır. Mürr. Mürşşidin manevi terbiyesi ve tasarrufu altidin manevi terbiyesi ve tasarrufu altıına girmek için buna girmek için bu şşartlar noksansartlar noksansıız yapz yapıılmallmalııddıırr.. Ş
Şekizekiz şşart ve âdab diye isimlendirilen bu vazifeler art ve âdab diye isimlendirilen bu vazifeler gece yapgece yapıılacaktlacaktıır. Bazr. Bazııözel durumlarda gündüz deözel durumlarda gündüz de
yap
yapıılabilir. Bununlabilir. Bununşşekli daha sonra anlatekli daha sonra anlatıılacaktlacaktıır. Gece yapr. Gece yapıılacalacağığızaman yatszaman yatsıınamaznamazıından sonra, yatmayandan sonra, yatmaya
yak
yakıın bir zamanda yapn bir zamanda yapııllıır. Bu vazifelerr. Bu vazifelerşşunlardunlardıır:r:
1-Tövbe Niyetiyle Abdest Almak 1-Tövbe Niyetiyle Abdest Almak
Bu ve bundan sonraki vazife banyoda yap
Bu ve bundan sonraki vazife banyoda yapıılacaktlacaktıırr. Banyoya girilince . Banyoya girilince önce, günahlardan temizlenme veönce, günahlardan temizlenme ve
tövbe niyetiyle bir abdest al
tövbe niyetiyle bir abdest alıınnıırr. Abdestten gaye vücudun . Abdestten gaye vücudun kirlerini ykirlerini yııkamak dekamak değğildir. Asildir. Asııl maksat kalbinl maksat kalbin
manevi kirlerini temizlemek ve
manevi kirlerini temizlemek ve gafletini gidermektirgafletini gidermektir. Bu niyetle abdest al. Bu niyetle abdest alıırken her azanrken her azanıın yaptn yaptığıığıgünahagünaha
tövbe etmeli ve onlarla bir
tövbe etmeli ve onlarla bir daha günah idaha günah işşlememeye samimi olarak niyet lememeye samimi olarak niyet etmelidiretmelidir. Hz. . Hz. Rasulullah (a.s)Rasulullah (a.s)
Efendimizin müjde etti
Efendimizin müjde ettiğği gibi, i gibi, abdest suyunun son damlasabdest suyunun son damlasııyla o aza ile iyla o aza ile işşlenen günah kirlerinin delenen günah kirlerinin de
döküldü
döküldüğüğünü bilmelidir.nü bilmelidir.
2- Tövbe Niyetiyle
2- Tövbe Niyetiyle Boy Abdesti AlmakBoy Abdesti Almak Abdestin hemen pe
Abdestin hemen peşşinden yine tövbe niyetiyle bir gusül abdesti alinden yine tövbe niyetiyle bir gusül abdesti alıınnıırr. Abdest . Abdest alalıırken yaptrken yaptığıığımmıız gibi aynz gibi aynıı
niyet ve edeple bütün vücut y
niyet ve edeple bütün vücut yııkankanıır, per, peşşinden: "Allahinden: "Allahıım! ben vücudumun ancak dm! ben vücudumun ancak dışıışınnııyyııkayabkayabildim. ildim. SenSen
de nurun ile içimi y
de nurun ile içimi yııka, kalbimi temizle !" diye dua ka, kalbimi temizle !" diye dua ediliredilir. Y. Yııkankanıırken, mümkün oldurken, mümkün olduğğu kadar edebe veu kadar edebe ve
avret yerini örtmeye dikkat edilir. Sonra elbiseler giyilip banyodan ç